Son Monaco yenilgisi sonrası yine klasik refleks başladı:
“İstifa etsin, kadro planlaması facia, Avrupa’da yine hüsran” vs…
Eleştirinin bir kısmı haklı, bunu inkâr edecek değiliz. Ama iş “hemen istifa” noktasına gelince, biraz durup verilerle ve akılla düşünmek gerekiyor.
Elimizdeki mevcut problemlere şöyle bir bakalım:
-Savunma hattındaki alternatif yetersizliği
- Yedek kulübesinden oyuna girip fark yaratacak oyuncu sayısının azlığı
- Final pası ve bitiricilik sorunu
- Avrupa seviyesinde fizik kalitesinin yetersiz kaldığı anlar
Bunlar neyin sonucu? Sezon başı kadro planlamasının yetersizliği. Ama bu planlama sadece hocanın değil: Yönetim, transfer komitesi, bütçe, FFP dengesi… Hepsi bu tablonun parçası. Burada faturayı tek kişiye kesmek açıkçası kolaycılık. Ancak aslan payı tabii ki Okan hoca.
Taraftar bugünü hisseder, sonuca bakar ve o anki sinirle konuşur; buna kimse kızamaz. Ama kulüp yönetmek taraftar refleksiyle olmaz. Yönetimin görevi 1 ayı değil, 3 yılı planlamaktır. Her kötü sonuçta “Hoca gitsin”, “Takım dağılsın”, “Her şey sil baştan” mantığıyla hareket edersen, hiçbir zaman sürdürülebilir bir başarı düzeni kuramazsın. Başarı dediğin şey sabır, istikrar ve doğru planlamayla gelir; panikle değil.
Sezon ortasında yapılan teknik direktör değişiklikleri kısa vadede bir “şok etkisi” yaratıp birkaç maçlık performans artışı sağlayabiliyor; ancak bu etki kalıcı olmuyor. Bu konuda 2010 ve 2020'lerin başında Scientific Reports'ta yayımlanan önemli iki çalışma mevcut. Sezon içi hoca değişikliği sonrası fiziksel ve skor performansındaki artış ortalama 5 maç sonra kayboluyor. Yeni gelen hocanın uzun vadede eski hocanın performans seviyesini aşamadığı ortaya konmuş durumda. Yani bilimsel veriler de şunu söylüyor: Panikle yapılan hoca değişikliği uzun vadeli başarı getirmiyor. Sezonun bu noktasında da yapacağın değişim sadece "panik değişim"dir.
Bana göre çözüm çok net: Sezon sonuna kadar istikrar korunmalı. Avrupa için fizik gücü yüksek, yedek kulübesi derin, gerçekten alternatifli bir kadro planlaması yapılmalı. Transfer stratejisi baştan aşağı yeniden ele alınmalı ve “hocayı değil, sistemi düzeltme” yaklaşımı esas alınmalı. Monaco yenilgisi ciddi bir uyarıdır, evet; mevcut kadro planlaması da eleştirilmeyi hak ediyor, buna da itiraz yok. Ama şu an Okan Buruk’un istifa etmesi takımı kurtarmaz, aksine daha büyük bir belirsizliğin içine sürükler.
Doğru yol şudur: Sezonu tamamla, yapısal hataları net şekilde tespit et, bu hataların bir daha olmamasını sağla ve yoluna devam et.