GSCimbom
Yeni: Temayı kendine göre ayarla — renk, yazı boyutu, sayfa genişliği ve daha fazlası.
GSC Futbol Nöbeti | Hedef #27
Keramettin TANRIVERDİ

GSC Futbol Nöbeti | Hedef #27 Sayfa 119

Keramettin TANRIVERDİ ·

Cevap
4,2K
Okunma
131,7K
Sayfa
119/211
Oyun yok, planlama yok, rakip analizi yok, sıkıldık artık..."

Hadi ligi küçümsüyorsun şu yukarıda yazdığı şekilde CL de 16 yaptırırlar mı sana?

"Her maça aynı taktikle çıkılmaz.
Her maça aynı taktikle çıkmıyor. Yine CL de örnek; L.pool maçları o bahsedilen yaldır yaldır önde pres yapılmdı.

"Yunus-Sane-Barış son maçlarda döküldü, 4-2-3-1'de neden ısrar ediyor anlamıyoruz.

Yunus ile Bay bu taktikte geçen sene iyi performans gösterdiler bu sene ama suçlu taktik?

"Trabzonspor'un orta sahasının olmadığını tüm dünya biliyor. Batrakov ile başlayıp orta sahayı üçleyebilirdi!"
Senin Ts ye kaybetmenin en büyük nedeni Batrakov un oynamaması filan değil. Seçtiğin yanlış strateji ile kendi evinde gibi yüklenmen bunun dönüşü arkayı konya ovası gibi bırakman. İlk golde Batrakov 11 de olsa o arkası konya ovası gibi olmayacak mıydı?

"Prenslerinden vazgeçip defansif olarak orta sahayı güçlendirmeli.
Burada prensleri diye bahsettiği Torreira ve Sara olarak düşünüyorum. Senin elle tutulur Torreira ve Sara haricinde kim var? O ağlayan yönetici unutmasın geçen sene devre arası Gueye filan diye çıkılan yolda Nhaga baba ortasaha diye çıktıkları yola ugoçukvu getirdiler.

"Lemina-Osimhen-Singo yoksa ve koyduğun adamlar yerlerini dolduramıyorsa aynı taktikle oynamakta ısrar etmemeli."

Singo yu saymıyorum burada. Osimhen ve Lemina takımın omurgası. Bu adamlar olmadığı zaman zorlanacaksın. Aynı taktikle de oynamıyorsun zaten; Lemina varken arkayı toparlar, ön alan baskısına o kadar katılmazdı. Bunu yapan/yapmaya çalışan yok bizde; kaybedilen topu hızlıca geri kazanmaya çalışıyorlar beceremediklerinde de pozisyon oluyor. Osimhen çoğunlukla kendine atılan toplarda Osimhen ya kendi yetenekleri ile pozisyona girer ya da oluşan boşluklardaki arkadaşlarına topu iletir. BAY ile Deniz rakibi sırtına alıp etrafındakileri oynatma çabasında olurlar; çoğunlukla da başaramadılar şimdiye kadar.


şimdi o ders bitti havalarını bırak. Düzgünce tartışalım diye yazdım
sabit fikirli
futbol profesörü
ders bitti gibi cümleler kurdun.
Yazdıklarında doğru/tartışılır gibi cümleler dışında tek bir argüman sunmadın ama fikirlerinin doğru olmasını kabullenmemi istiyorsun.
Hadi ligi küçümsüyorsun şu yukarıda yazdığı şekilde CL de 16 yaptırırlar mı sana?
16'ya kalmak elbette başarı ama 16’ya kaldık demek benim oyunla ilgili eleştirime cevap değil, kaldı ki deplasmanlarda yaşadığımız faciaları unutmadık.

Her maça aynı taktikle çıkmıyor. Yine CL de örnek; L.pool maçları o bahsedilen yaldır yaldır önde pres yapılmdı.
2 liv maçı dışında örnek verebileceğin maç sayısı çok az ama ben sana onlarca örnek verebilirim kısaca her maça aynı taktik eleştirim doğru

Yunus ile Bay bu taktikte geçen sene iyi performans gösterdiler bu sene ama suçlu taktik?
Şayet taktikte sıkıntı yoksa o zaman adamlar formsuz diyeceğiz değil mi? O zaman da şunu soruyorum Yunus, Barış, ve Sara'nın bu kadar kötü oyunu devam ederken neden sürekli ilk 11’de oynuyorlar? Ama geçen sene iyi oynuyorlardı mı diyeceğiz

Senin Ts ye kaybetmenin en büyük nedeni Batrakov un oynamaması filan değil. Seçtiğin yanlış strateji ile kendi evinde gibi yüklenmen bunun dönüşü arkayı konya ovası gibi bırakman. İlk golde Batrakov 11 de olsa o arkası konya ovası gibi olmayacak mıydı?
Kendin bile söylüyorsun işte yanlış strateji diyorsun peki iş yalnızca stratejide mi bitiyor? 10 numarada defalarca denediğin ve kötü oynayan Yunus’un yerine Batrakov başlaması gerekmez miydi? Burada da doğru bir eleştiri var kısaca

Burada prensleri diye bahsettiği Torreira ve Sara olarak düşünüyorum. Senin elle tutulur Torreira ve Sara haricinde kim var? O ağlayan yönetici unutmasın geçen sene devre arası Gueye filan diye çıkılan yolda Nhaga baba ortasaha diye çıktıkları yola ugoçukvu getirdiler.
Prensler derken bence Barış, Sara, Yunus'dan bahsediliyor; tahminimce Torreira’ya laf eden yok. Ayrıca Nhaga, Lesley ve Kazımcan neden doğru düzgün denenmiyor mesela? Alternatifleri oynatmadan başka kim var demek doğru değil. Önce adamları bir sür sahaya görelim bakalım değil mi yani bu eleştiri de haksız sayılmaz. Ama yönetim konusunda hemfikiriz

Singo yu saymıyorum burada. Osimhen ve Lemina takımın omurgası. Bu adamlar olmadığı zaman zorlanacaksın. Aynı taktikle de oynamıyorsun zaten; Lemina varken arkayı toparlar, ön alan baskısına o kadar katılmazdı. Bunu yapan/yapmaya çalışan yok bizde; kaybedilen topu hızlıca geri kazanmaya çalışıyorlar beceremediklerinde de pozisyon oluyor. Osimhen çoğunlukla kendine atılan toplarda Osimhen ya kendi yetenekleri ile pozisyona girer ya da oluşan boşluklardaki arkadaşlarına topu iletir. BAY ile Deniz rakibi sırtına alıp etrafındakileri oynatma çabasında olurlar; çoğunlukla da başaramadılar şimdiye kadar.
Lemina ve Osimhen olmayınca yerlerine oynayanların aynı işi yapamadığını ve zorlandığımızı zaten kendin söylüyorsun. O zaman elindeki oyunculara uygun başka bir planla çıkman gerekmez mi? Keza Barış ve Deniz, Osimhen’in yaptığını yapamıyorsa onlardan aynı rolü istemen abes değil mi? Burada da eleştirilen şey de tam olarak bu zihniyetin yanlış olduğunu söylemek değil mi?

Gelelim son paragrafa
Üslup konusunu da ilk başlatan sendin dostum. "2-3 tane kafandakine uyan bir şey gördün bütün yazılanı doğru kabul ettin" dediğin zaman ben de senin gibi bir futbol profesöründen bu konuda bir ders almak istedim açıkçası
Ama gördüm ki verdiğin cevapların çoğu sorularıma doğrudan karşılık vermiyor; yalnızca dolambaçlı yollardan gidip konuyu başka yere çekmişsin.
Hayal kırıklığına uğradım açıkçası

her neyse bu muhabbeti uzatmanın da pek bir anlamı yok olayı kişisel ego savaşına çevirip forumun tadını kaçırmayalım
Sağlıcakla kal...
 
abi gerçekten milli takım cart curt bunlar futbolun katili olmaya başladı

kulüp takımı gibi sürekli milli takım izliyoruz hayır bi esprisi de kalmıyor

valla allah belanızı versin çok sinirlendim
Fifa ve uefa para kazansın diye yapılan işler. Milli takım dediğin şey yaz mevsiminde yapılan dünya kupası ve avrupa şampiyonasında tüm ülke insanının izlemekten zevk aldığı şeydir. Yok eleme yok uluslar ligi falan kimsenin umrunda değil
 
Lig,Avrupa deplasmanda geriye düşünce puan aldığımız son maç 9 mart 2025 te oynadığımız Alanya deplasmanıymış..1-0 gerideyken 2-1 kazandığımız maç..O tarihten itibaren 14 maçta geriye düşüp tek puan alamamışız bırak galibiyeti..Yani aynı sürede Eyüp ün bile geri döndüğü maç olmuş mesela..Akıl alır gibi değil bu tablo gerçekten
 
Hadi ligi küçümsüyorsun şu yukarıda yazdığı şekilde CL de 16 yaptırırlar mı sana?
16'ya kalmak elbette başarı ama 16’ya kaldık demek benim oyunla ilgili eleştirime cevap değil, kaldı ki deplasmanlarda yaşadığımız faciaları unutmadık.

Her maça aynı taktikle çıkmıyor. Yine CL de örnek; L.pool maçları o bahsedilen yaldır yaldır önde pres yapılmdı.
2 liv maçı dışında örnek verebileceğin maç sayısı çok az ama ben sana onlarca örnek verebilirim kısaca her maça aynı taktik eleştirim doğru

Yunus ile Bay bu taktikte geçen sene iyi performans gösterdiler bu sene ama suçlu taktik?
Şayet taktikte sıkıntı yoksa o zaman adamlar formsuz diyeceğiz değil mi? O zaman da şunu soruyorum Yunus, Barış, ve Sara'nın bu kadar kötü oyunu devam ederken neden sürekli ilk 11’de oynuyorlar? Ama geçen sene iyi oynuyorlardı mı diyeceğiz

Senin Ts ye kaybetmenin en büyük nedeni Batrakov un oynamaması filan değil. Seçtiğin yanlış strateji ile kendi evinde gibi yüklenmen bunun dönüşü arkayı konya ovası gibi bırakman. İlk golde Batrakov 11 de olsa o arkası konya ovası gibi olmayacak mıydı?
Kendin bile söylüyorsun işte yanlış strateji diyorsun peki iş yalnızca stratejide mi bitiyor? 10 numarada defalarca denediğin ve kötü oynayan Yunus’un yerine Batrakov başlaması gerekmez miydi? Burada da doğru bir eleştiri var kısaca

Burada prensleri diye bahsettiği Torreira ve Sara olarak düşünüyorum. Senin elle tutulur Torreira ve Sara haricinde kim var? O ağlayan yönetici unutmasın geçen sene devre arası Gueye filan diye çıkılan yolda Nhaga baba ortasaha diye çıktıkları yola ugoçukvu getirdiler.
Prensler derken bence Barış, Sara, Yunus'dan bahsediliyor; tahminimce Torreira’ya laf eden yok. Ayrıca Nhaga, Lesley ve Kazımcan neden doğru düzgün denenmiyor mesela? Alternatifleri oynatmadan başka kim var demek doğru değil. Önce adamları bir sür sahaya görelim bakalım değil mi yani bu eleştiri de haksız sayılmaz. Ama yönetim konusunda hemfikiriz

Singo yu saymıyorum burada. Osimhen ve Lemina takımın omurgası. Bu adamlar olmadığı zaman zorlanacaksın. Aynı taktikle de oynamıyorsun zaten; Lemina varken arkayı toparlar, ön alan baskısına o kadar katılmazdı. Bunu yapan/yapmaya çalışan yok bizde; kaybedilen topu hızlıca geri kazanmaya çalışıyorlar beceremediklerinde de pozisyon oluyor. Osimhen çoğunlukla kendine atılan toplarda Osimhen ya kendi yetenekleri ile pozisyona girer ya da oluşan boşluklardaki arkadaşlarına topu iletir. BAY ile Deniz rakibi sırtına alıp etrafındakileri oynatma çabasında olurlar; çoğunlukla da başaramadılar şimdiye kadar.
Lemina ve Osimhen olmayınca yerlerine oynayanların aynı işi yapamadığını ve zorlandığımızı zaten kendin söylüyorsun. O zaman elindeki oyunculara uygun başka bir planla çıkman gerekmez mi? Keza Barış ve Deniz, Osimhen’in yaptığını yapamıyorsa onlardan aynı rolü istemen abes değil mi? Burada da eleştirilen şey de tam olarak bu zihniyetin yanlış olduğunu söylemek değil mi?

Gelelim son paragrafa
Üslup konusunu da ilk başlatan sendin dostum. "2-3 tane kafandakine uyan bir şey gördün bütün yazılanı doğru kabul ettin" dediğin zaman ben de senin gibi bir futbol profesöründen bu konuda bir ders almak istedim açıkçası
Ama gördüm ki verdiğin cevapların çoğu sorularıma doğrudan karşılık vermiyor; yalnızca dolambaçlı yollardan gidip konuyu başka yere çekmişsin.
Hayal kırıklığına uğradım açıkçası

her neyse bu muhabbeti uzatmanın da pek bir anlamı yok olayı kişisel ego savaşına çevirip forumun tadını kaçırmayalım
Sağlıcakla kal...
2 liv maçı dışında örnek verebileceğin maç sayısı çok az ama ben sana onlarca örnek verebilirim kısaca her maça aynı taktik eleştirim doğru
örnek vermemişsin. Ligi genel olarak küçümsediğin için CL den örnek verdim.
En son aldığımız FB maçında da aynısını oynadın.
16'ya kalmak elbette başarı ama 16’ya kaldık demek benim oyunla ilgili eleştirime cevap değil, kaldı ki deplasmanlarda yaşadığımız faciaları unutmadık.
Ne faciası yaşadın geçen sene? bak yine aynısını yapıyorsun ben ortaya bir şey sunuyorum sen hiç bir örnek vermiyorsun.

Şayet taktikte sıkıntı yoksa o zaman adamlar formsuz diyeceğiz değil mi? O zaman da şunu soruyorum Yunus, Barış, ve Sara'nın bu kadar kötü oyunu devam ederken neden sürekli ilk 11’de oynuyorlar? Ama geçen sene iyi oynuyorlardı mı diyeceğiz
Yunus formsuz değil. Bay yerine Leao oynattı. Sara satılacak diye düşünüldü büyük ihtimalle yaz boyu yerine kimse de almadılar büyük ihtimalle mecburiyet Sara.


Kendin bile söylüyorsun işte yanlış strateji diyorsun peki iş yalnızca stratejide mi bitiyor? 10 numarada defalarca denediğin ve kötü oynayan Yunus’un yerine Batrakov başlaması gerekmez miydi? Burada da doğru bir eleştiri var kısaca
Sen yenilgiyi Batrakov oynamamasına bağlıyorsun. Ben hatası yoktu demedim. Sorunun oynayan/oynamayan oyuncu değil oyun stratejisi dedim.

Prensler derken bence Barış, Sara, Yunus'dan bahsediliyor; tahminimce Torreira’ya laf eden yok. Ayrıca Nhaga, Lesley ve Kazımcan neden doğru düzgün denenmiyor mesela? Alternatifleri oynatmadan başka kim var demek doğru değil. Önce adamları bir sür sahaya görelim bakalım değil mi yani bu eleştiri de haksız sayılmaz. Ama yönetim konusunda hemfikiriz
Yunus konusunda katılmıyorum. Barış yedek başladı, Sara ile ilgili değiştiremedi yönetim yazın kaldı elimizde.
Nhaga belki savruk halini attıktan sonra oynatırsın ama Lesley pek olacak gibi ışık vermiyor ne yazık ki zerre agresiflik yok; Hani Lemina ya da Toreyra kötü bile oynasa müdahalesinde hissedersin o agresifliği onların yanında Lesley baya pasif bu konuda. Kazımcan yararı olmuştur, temiz bir karakter ama pek beğendiğim bir futbolcu değil benim; taraflı olur yorumum.

Lemina ve Osimhen olmayınca yerlerine oynayanların aynı işi yapamadığını ve zorlandığımızı zaten kendin söylüyorsun. O zaman elindeki oyunculara uygun başka bir planla çıkman gerekmez mi? Keza Barış ve Deniz, Osimhen’in yaptığını yapamıyorsa onlardan aynı rolü istemen abes değil mi? Burada da eleştirilen şey de tam olarak bu zihniyetin yanlış olduğunu söylemek değil mi?
Lemina ve Osi li dominantlığı onlar yokken kuramazsın diyorum. .Aynı rollerde oynamıyorlar orada yazdığımda zaten (BAY ile Deniz rakibi sırtına alıp etrafındakileri oynatma çabasında olurlar; çoğunlukla da başaramadılar şimdiye kadar.) Gelişir mi gelişir ama şurada 2 maç sonra Bay ya kanata ya kulübeye Deniz de kulübeye dönecek.

Ama gördüm ki verdiğin cevapların çoğu sorularıma doğrudan karşılık vermiyor; yalnızca dolambaçlı yollardan gidip konuyu başka yere çekmişsin.

Örnek verip, düşündüklerimi yazdım. Senden de aynısını beklerdim ama hala aynı şekilde devam ediyorsun.

Ego savaşına çevirmiyoruz bana sorarsan gayet düzgün bir şekilde tartışıyoruz.
 
mert ve emrah'ın tartışmaya baksanıza

chatgpt vs gemini
Nedimcim öncelikle Yapay zekayı önemsiyorum

ama şükür ki ona bakmadan da cevap verebilecek kadar bilgi ve sözcük dağarcığına sahibiz diye düşünüyorum

Ayrıca yapay zekanın beyni tembelleştirdiğine inanıyorum

O yüzden işim dışında kullanmamaya gayret ediyorum

DNP-NX9 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Nedimcim öncelikle Yapay zekayı önemsiyorum

ama şükür ki ona bakmadan da cevap verebilecek kadar bilgi ve sözcük dağarcığına sahibiz diye düşünüyorum

Ayrıca yapay zekanın beyni tembelleştirdiğine inanıyorum

O yüzden işim dışında kullanmamaya gayret ediyorum

DNP-NX9 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
uzun yazdınız diye demiştim

yapay zekaya yazdırıyorsunuz diye değil yav
 
hocanın tek bildiği oyun ön alan baskısı gidiyor batrakov gibi çıtkırıldım bi oyuncuyu alıyor sonra oynatmıyor niye alıyorsun o zaman arkadaş enciso'yu al sana kralını yapardı bu sene şampiyon olamazsak hoca da yönetim de kalmaz bu kadar maddi yükün altından şampiyonluksuz kalkmak çok zor
Batrakov çok iyi oyuncu ancak Okan elinde geri gidecek. Genç oyuncuya tahammülü yok adamın. Ancak Okan’ın oyun tarzına da uygun değil. Bize bence de Enciso iyi giderdi. Okan efendi takım eksikliklerine çalışacağına, Dursunu korumak için mesai harcıyordu.
 
2 liv maçı dışında örnek verebileceğin maç sayısı çok az ama ben sana onlarca örnek verebilirim kısaca her maça aynı taktik eleştirim doğru
örnek vermemişsin. Ligi genel olarak küçümsediğin için CL den örnek verdim.
En son aldığımız FB maçında da aynısını oynadın.
16'ya kalmak elbette başarı ama 16’ya kaldık demek benim oyunla ilgili eleştirime cevap değil, kaldı ki deplasmanlarda yaşadığımız faciaları unutmadık.
Ne faciası yaşadın geçen sene? bak yine aynısını yapıyorsun ben ortaya bir şey sunuyorum sen hiç bir örnek vermiyorsun.

Şayet taktikte sıkıntı yoksa o zaman adamlar formsuz diyeceğiz değil mi? O zaman da şunu soruyorum Yunus, Barış, ve Sara'nın bu kadar kötü oyunu devam ederken neden sürekli ilk 11’de oynuyorlar? Ama geçen sene iyi oynuyorlardı mı diyeceğiz
Yunus formsuz değil. Bay yerine Leao oynattı. Sara satılacak diye düşünüldü büyük ihtimalle yaz boyu yerine kimse de almadılar büyük ihtimalle mecburiyet Sara.


Kendin bile söylüyorsun işte yanlış strateji diyorsun peki iş yalnızca stratejide mi bitiyor? 10 numarada defalarca denediğin ve kötü oynayan Yunus’un yerine Batrakov başlaması gerekmez miydi? Burada da doğru bir eleştiri var kısaca
Sen yenilgiyi Batrakov oynamamasına bağlıyorsun. Ben hatası yoktu demedim. Sorunun oynayan/oynamayan oyuncu değil oyun stratejisi dedim.

Prensler derken bence Barış, Sara, Yunus'dan bahsediliyor; tahminimce Torreira’ya laf eden yok. Ayrıca Nhaga, Lesley ve Kazımcan neden doğru düzgün denenmiyor mesela? Alternatifleri oynatmadan başka kim var demek doğru değil. Önce adamları bir sür sahaya görelim bakalım değil mi yani bu eleştiri de haksız sayılmaz. Ama yönetim konusunda hemfikiriz
Yunus konusunda katılmıyorum. Barış yedek başladı, Sara ile ilgili değiştiremedi yönetim yazın kaldı elimizde.
Nhaga belki savruk halini attıktan sonra oynatırsın ama Lesley pek olacak gibi ışık vermiyor ne yazık ki zerre agresiflik yok; Hani Lemina ya da Toreyra kötü bile oynasa müdahalesinde hissedersin o agresifliği onların yanında Lesley baya pasif bu konuda. Kazımcan yararı olmuştur, temiz bir karakter ama pek beğendiğim bir futbolcu değil benim; taraflı olur yorumum.

Lemina ve Osimhen olmayınca yerlerine oynayanların aynı işi yapamadığını ve zorlandığımızı zaten kendin söylüyorsun. O zaman elindeki oyunculara uygun başka bir planla çıkman gerekmez mi? Keza Barış ve Deniz, Osimhen’in yaptığını yapamıyorsa onlardan aynı rolü istemen abes değil mi? Burada da eleştirilen şey de tam olarak bu zihniyetin yanlış olduğunu söylemek değil mi?
Lemina ve Osi li dominantlığı onlar yokken kuramazsın diyorum. .Aynı rollerde oynamıyorlar orada yazdığımda zaten (BAY ile Deniz rakibi sırtına alıp etrafındakileri oynatma çabasında olurlar; çoğunlukla da başaramadılar şimdiye kadar.) Gelişir mi gelişir ama şurada 2 maç sonra Bay ya kanata ya kulübeye Deniz de kulübeye dönecek.

Ama gördüm ki verdiğin cevapların çoğu sorularıma doğrudan karşılık vermiyor; yalnızca dolambaçlı yollardan gidip konuyu başka yere çekmişsin.

Örnek verip, düşündüklerimi yazdım. Senden de aynısını beklerdim ama hala aynı şekilde devam ediyorsun.

Ego savaşına çevirmiyoruz bana sorarsan gayet düzgün bir şekilde tartışıyoruz.

Çok uzun yazmadan devam edelim madde madde gidelim derim

Mesela 1. Madde madem Avrupa dedik o zaman Avrupa maçlarından örneklerimi söyleyeyim

Örnekler şunlar: Bayern, Manchster, Juventus, Bodo, Atletico, Tothennam, Leverkusen, Prag, Sporting ilk Liverpool maçı (kontrollü pres ve en iyi oyunumuz) vesaire

Kısaca hemen hemen her Avrupa maçında aynı taktik ile çıkıyoruz diyebilirim

İşte benim burada itirazım başlıyor

Her maça aynı taktikle çıkmamamız gerektiğine inanıyorum

İlk liv maçında ki gibi akıllı ve alan daraltmalı pres yapacaksak ona lafım yok

Yani kısaca ortamız yok hocam

Ya herro ya merro diyoruz
 
Son düzenleme:
Çok uzun yazmadan devam edelim madde madde gidelim derim

Mesela 1. Madde madem Avrupa dedik o zaman Avrupa maçlarından örneklerimi söyleyeyim

Örnekler şunlar: Bayern, Manchster, Juventus, Bodo, Atletico, Tothennam, Leverkusen, Prag, Sporting ilk Liverpool maçı (kontrollü pres ve en iyi oyunumuz) vesaire

Kısaca hemen hemen her Avrupa maçında aynı taktik ile çıkıyoruz diyebilirim

İşte benim burada itirazım başlıyor

Her maça aynı taktikle çıkmamamız gerektiğine inanıyorum

İlk liv maçında ki gibi akıllı ve alan daraltmalı pres yapacaksak ona lafım yok
Deplasmanda katılırım ama evimizdeki maçlarda o agresifliği isterim eğer eksik yoksa kadroda. Şimdi diyeceksin barça maçı geliyor ona da mı öyle çıkılmalı. Barçanın oyununu kabul ederek çıkmak idam fermanını imzalamak olur eğer varsa bir şansımız (Ts maçındaki gibi arkayı uzay boşluğu gibi bırakmadan) agresif pres ile oynamaktır.
 
Geri
Üst Alt