Oyun yok, planlama yok, rakip analizi yok, sıkıldık artık..."
Hadi ligi küçümsüyorsun şu yukarıda yazdığı şekilde CL de 16 yaptırırlar mı sana?
"Her maça aynı taktikle çıkılmaz.
Her maça aynı taktikle çıkmıyor. Yine CL de örnek; L.pool maçları o bahsedilen yaldır yaldır önde pres yapılmdı.
"Yunus-Sane-Barış son maçlarda döküldü, 4-2-3-1'de neden ısrar ediyor anlamıyoruz.
Yunus ile Bay bu taktikte geçen sene iyi performans gösterdiler bu sene ama suçlu taktik?
"Trabzonspor'un orta sahasının olmadığını tüm dünya biliyor. Batrakov ile başlayıp orta sahayı üçleyebilirdi!"
Senin Ts ye kaybetmenin en büyük nedeni Batrakov un oynamaması filan değil. Seçtiğin yanlış strateji ile kendi evinde gibi yüklenmen bunun dönüşü arkayı konya ovası gibi bırakman. İlk golde Batrakov 11 de olsa o arkası konya ovası gibi olmayacak mıydı?
"Prenslerinden vazgeçip defansif olarak orta sahayı güçlendirmeli.
Burada prensleri diye bahsettiği Torreira ve Sara olarak düşünüyorum. Senin elle tutulur Torreira ve Sara haricinde kim var? O ağlayan yönetici unutmasın geçen sene devre arası Gueye filan diye çıkılan yolda Nhaga baba ortasaha diye çıktıkları yola ugoçukvu getirdiler.
"Lemina-Osimhen-Singo yoksa ve koyduğun adamlar yerlerini dolduramıyorsa aynı taktikle oynamakta ısrar etmemeli."
Singo yu saymıyorum burada. Osimhen ve Lemina takımın omurgası. Bu adamlar olmadığı zaman zorlanacaksın. Aynı taktikle de oynamıyorsun zaten; Lemina varken arkayı toparlar, ön alan baskısına o kadar katılmazdı. Bunu yapan/yapmaya çalışan yok bizde; kaybedilen topu hızlıca geri kazanmaya çalışıyorlar beceremediklerinde de pozisyon oluyor. Osimhen çoğunlukla kendine atılan toplarda Osimhen ya kendi yetenekleri ile pozisyona girer ya da oluşan boşluklardaki arkadaşlarına topu iletir. BAY ile Deniz rakibi sırtına alıp etrafındakileri oynatma çabasında olurlar; çoğunlukla da başaramadılar şimdiye kadar.
şimdi o ders bitti havalarını bırak. Düzgünce tartışalım diye yazdım
sabit fikirli
futbol profesörü
ders bitti gibi cümleler kurdun.
Yazdıklarında doğru/tartışılır gibi cümleler dışında tek bir argüman sunmadın ama fikirlerinin doğru olmasını kabullenmemi istiyorsun.
Hadi ligi küçümsüyorsun şu yukarıda yazdığı şekilde CL de 16 yaptırırlar mı sana?
16'ya kalmak elbette başarı ama 16’ya kaldık demek benim oyunla ilgili eleştirime cevap değil, kaldı ki deplasmanlarda yaşadığımız faciaları unutmadık.
Her maça aynı taktikle çıkmıyor. Yine CL de örnek; L.pool maçları o bahsedilen yaldır yaldır önde pres yapılmdı.
2 liv maçı dışında örnek verebileceğin maç sayısı çok az ama ben sana onlarca örnek verebilirim kısaca her maça aynı taktik eleştirim doğru
Yunus ile Bay bu taktikte geçen sene iyi performans gösterdiler bu sene ama suçlu taktik?
Şayet taktikte sıkıntı yoksa o zaman adamlar formsuz diyeceğiz değil mi? O zaman da şunu soruyorum Yunus, Barış, ve Sara'nın bu kadar kötü oyunu devam ederken neden sürekli ilk 11’de oynuyorlar? Ama geçen sene iyi oynuyorlardı mı diyeceğiz
Senin Ts ye kaybetmenin en büyük nedeni Batrakov un oynamaması filan değil. Seçtiğin yanlış strateji ile kendi evinde gibi yüklenmen bunun dönüşü arkayı konya ovası gibi bırakman. İlk golde Batrakov 11 de olsa o arkası konya ovası gibi olmayacak mıydı?
Kendin bile söylüyorsun işte yanlış strateji diyorsun peki iş yalnızca stratejide mi bitiyor? 10 numarada defalarca denediğin ve kötü oynayan Yunus’un yerine Batrakov başlaması gerekmez miydi? Burada da doğru bir eleştiri var kısaca
Burada prensleri diye bahsettiği Torreira ve Sara olarak düşünüyorum. Senin elle tutulur Torreira ve Sara haricinde kim var? O ağlayan yönetici unutmasın geçen sene devre arası Gueye filan diye çıkılan yolda Nhaga baba ortasaha diye çıktıkları yola ugoçukvu getirdiler.
Prensler derken bence Barış, Sara, Yunus'dan bahsediliyor; tahminimce Torreira’ya laf eden yok. Ayrıca Nhaga, Lesley ve Kazımcan neden doğru düzgün denenmiyor mesela? Alternatifleri oynatmadan başka kim var demek doğru değil. Önce adamları bir sür sahaya görelim bakalım değil mi yani bu eleştiri de haksız sayılmaz. Ama yönetim konusunda hemfikiriz
Singo yu saymıyorum burada. Osimhen ve Lemina takımın omurgası. Bu adamlar olmadığı zaman zorlanacaksın. Aynı taktikle de oynamıyorsun zaten; Lemina varken arkayı toparlar, ön alan baskısına o kadar katılmazdı. Bunu yapan/yapmaya çalışan yok bizde; kaybedilen topu hızlıca geri kazanmaya çalışıyorlar beceremediklerinde de pozisyon oluyor. Osimhen çoğunlukla kendine atılan toplarda Osimhen ya kendi yetenekleri ile pozisyona girer ya da oluşan boşluklardaki arkadaşlarına topu iletir. BAY ile Deniz rakibi sırtına alıp etrafındakileri oynatma çabasında olurlar; çoğunlukla da başaramadılar şimdiye kadar.
Lemina ve Osimhen olmayınca yerlerine oynayanların aynı işi yapamadığını ve zorlandığımızı zaten kendin söylüyorsun. O zaman elindeki oyunculara uygun başka bir planla çıkman gerekmez mi? Keza Barış ve Deniz, Osimhen’in yaptığını yapamıyorsa onlardan aynı rolü istemen abes değil mi? Burada da eleştirilen şey de tam olarak bu zihniyetin yanlış olduğunu söylemek değil mi?
Gelelim son paragrafa
Üslup konusunu da ilk başlatan sendin dostum.
"2-3 tane kafandakine uyan bir şey gördün bütün yazılanı doğru kabul ettin" dediğin zaman ben de senin gibi bir futbol profesöründen bu konuda bir ders almak istedim açıkçası
Ama gördüm ki verdiğin cevapların çoğu sorularıma doğrudan karşılık vermiyor; yalnızca dolambaçlı yollardan gidip konuyu başka yere çekmişsin.
Hayal kırıklığına uğradım açıkçası
her neyse bu muhabbeti uzatmanın da pek bir anlamı yok olayı kişisel ego savaşına çevirip forumun tadını kaçırmayalım
Sağlıcakla kal...