- 3 Haziran 2015
- 57.729
- 67.040
- 4.143
Bir zamanlar, uzak bir köyde Maviş adında bir Çoban yaşardı. Çoban Maviş, sürüsünü otlatmak için geniş ve yeşil vadiler arardı. Vadiler o kadar güzeldi ki, içinde ırmaklar akar, çeşit çeşit kuşlar, ağaçlar ve bitkiler yaşardı. Çoban Maviş, bir gün sürüsünü otlatmaktan sıkılmış, kendine bir eğlence arıyordu. Ta ki karşısına görülmemiş bir heykel çıkmıştı.

Heykeli daha iyi araştırmak için heykele yanaşması gerekiyordu ve Maviş heykele doğru emeklemeye başlamıştı.

Etrafını kuş bakışı açısından görmek için heykele tırmanma kararı almıştı. Tırmanırken heykelin temelini daha iyi tanımak için dilinin ucuyla tadına bakmıştı.

Tam heykelin üzerine otururken uzaklardan „DURRR YAPMA“ diye bağıran Doruk Ata adlı arkadaşının sesini duymuştu. Ama Maviş Çoban zevkten öyle kendinden ğeçmişti ki heykelin üzerinde tepinmeye bile başlamıştı.

Birdenbire heykel titremeye başlamıştı. Bir kaç saniye önce ufak bir heykel olan bu yapı saniyeler içinde göklere kadar yükselmesi Doruk Ata’yı tedirgin etmişti.

Sizce Doruk Ata arkadaşı olan Mavişi nasıl kurtarabilir?

Heykeli daha iyi araştırmak için heykele yanaşması gerekiyordu ve Maviş heykele doğru emeklemeye başlamıştı.

Etrafını kuş bakışı açısından görmek için heykele tırmanma kararı almıştı. Tırmanırken heykelin temelini daha iyi tanımak için dilinin ucuyla tadına bakmıştı.

Tam heykelin üzerine otururken uzaklardan „DURRR YAPMA“ diye bağıran Doruk Ata adlı arkadaşının sesini duymuştu. Ama Maviş Çoban zevkten öyle kendinden ğeçmişti ki heykelin üzerinde tepinmeye bile başlamıştı.

Birdenbire heykel titremeye başlamıştı. Bir kaç saniye önce ufak bir heykel olan bu yapı saniyeler içinde göklere kadar yükselmesi Doruk Ata’yı tedirgin etmişti.

Sizce Doruk Ata arkadaşı olan Mavişi nasıl kurtarabilir?



