- 16 Haziran 2010
- 203.141
- 154.988
- 6.838
Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Erkekliğin %90ı kaçmaktır dostum utanma bizim de geri çekilmişliğimiz vardır elbetben kaçmadım oyun disipliniyle geri çekildim. Taktiksel hamleydi o.![]()
Nelerle uğraştığınızı öğrenmek isterim. Ben şahsen 23/24 sezonunda fb/ist maçından dönerken 7-10 kişilik gs taraftarı tarafından metrobüs durağı boyunca kovalandım. Tek suçum fenerbahçe forması giymekti. O gün belki de şampiyonluğu sakin sakin kutlayarak evime gidebilirdim.
İyi forumlar dilerim.
Belki de tribün tozu yutmuşsunuzdur, bilemem. Ama ben o gün oradaydım, lafla değil gerçekten yaşadım. Panikle kaçmadım, kahramanlık da taslamadım; sadece formamla evime dönmeye çalışıyordum.
7-10 kişi bir anda üstüne abanıyor, sen hâlâ yakalasalar yakalardı diyorsun. O an matematik değil, refleks konuşur. Klavyeden kolay tabi, metrobüs durağında o kalabalığın sesini bir duysan, adrenalin değil ne olduğunu sen de anlarsın.
Kusura bakma renkdaş okumadım ama dizisi çıkarsa izleriz.İlk mesajından sonra yazacaktım boşver uğraşmıyayım şimdi dedim ama hala bunla ilgili yazdığını görünce paylaşmaya karar verdim.
Ey benim fenerli kardeşim Suphi, sen şu kadarcık olayla travmamı yaşadın? Kıyamam, şimdi ben sana travma neymiş bir anlatayım. Bununla hem rahatlarsın hem de camianı tanırsın:
Sanırım 2001 yılıydı. Fener - Samsunla, bizde Trabzon ile oynuyorduk. Şampiyonluk son maça kalmıştı, iki maçta aynı anda oynanıyordu. O dönem öğrenciyim, maç yayınını izlemek için mahalledeki bir kahvehaneye gittim. Fener 1 puan alsa şampiyon olacaktı, çok avantajlıydı o sebeple Galatasaray'lılar azınlıktaydı. Neyse sonuçta FB yenilmedi ve şampiyon oldu. Bizde evlerimize doğru üzgün, sessiz bir şekilde sokakta yürümeye başladık. Eve yaklaşık 15 dakikalık bir mesafe var.
Fenerliler mahallede sokaklara çıkmaya, şampiyonluklarını kutlamaya başladılar. Ortalarda neredeyse Galatasaraylı yok, her yer sarı lacivert bayraklı insanlarla dolmaya başlamıştı. Gayet doğal.
Neyse biz 5 Galatasaray'lı mahallenin pazaryeri olan geniş alandan geçiyorduk. Eve varmama birkaç dakikalık mesafe kalmıştı. Fenerli'ler araçlarla konvoya çıkıyorlar, heryerde yürüyen sevinen yayalar vs. Biz orada evimize yürürken karşıdan kafile halinde elleri bayraklı, marşlar söyleyen bi gurup Fenerli bize doğru geliyordu. Sanırım birbirlerini yolda gördükçe biraraya gelip kalabalık olmuşlardır.
Neyse bunlar bize baktılar ve üzerimizde forma olduğunu görünce küfürler edip sataşmaya başladılar. 60 - 70 kişi kadar bir guruptu bu. Yaklaşınca da bize ana avrat sinkaflı küfürler etmeyi sürdürdüler.
Düşün yani maç çıkışı değil, derbi değil hatta İstanbul'da bile değiliz, mahallemizin ortası. Daha beş dakika önce şampiyon olmuşsunuz sevinip zıplayacakken onu bırakıp rakibe sataşıuorsun. Zaten o yanlış anonsta ilk yaptığınızda timsah yürüyüşüydü zaten.
Neyse içimizden en öndeki arkadaş küfür etmelerini içine sindiremediği için gurubu sakince uyardı, şampiyonluğunuzu kutlayın işte biz size birşey yapmadık, terbiyesizlik etmeyin dedi ama dinlemediler. Keşke dinleselerdi.
Kalabalık olmaktan buldukları cesaretle etrafımızı sarıp dalaşmayı bir üst boyuta taşıdılar. İnanılmaz küfürler ediyorlardı. Biz kaçmıyoruz küfrü yiyip boynumuzu eğmiyoruz diye de iyice dellendiler. Zaten önümüzü kesmişlerdi, geçilecek bir yerde kalmamıştı. Bir noktada içlerinden biri elindeki bayraklarla o arkadaş vurmaya kalktı. O vurunca diğer fenerlilerde galeyana gelip saldırmaya başladılar. Hesap edemedikleri şeyse bizim ekibin kavga konusunda epey deneyimli olduğuymuş. Ben boks ile ilgileniyordum tamam ama o arkadaşların da kavgada iyi olduklarını bilmiyordum. Yani bizim ekip pek geri vites yapacak kişiler değilmiş. Ama sayı çok ve kaçacak yerde yoktu, bir afallamadık değil.
Ama bil bakalım ne oldu, adamlar ordu gibi ama ben ilk yumruğu enseme yedim. Kaldı ki ağzımı bile açmamıştım yalnızca üzerimde forma vardı. Yani Kerem Aktürkoğlu'nun o en şerefli camiasından beklenmeyecek bir şekilde hareket edildi. Bariz sayı üstünlüğüne rağmen bana ensemden arkadan vurdular. Hani bir de bunlar ipsiz sapsız, holigan tribün keşleri falan da değildi. Mahallenin çocuğu, genci, adamı bunlar. Yani sizler malesef bir şampiyonluk sevincine bile yakışmayacakişler yapıyorsunuz. Herneyse devam edelim.
Bunlar çevreyi sarıp birde arkadan vurunca 4 GS li birden sırt sırta verdi ama ben dışarda kaldım. Kalabalığın ortasında küçük bir alanda etrafımız çember gibi sarılı bir halde linç girişimi resmen başladı.
Karakol hemen 300 metre ilerde biz ise semt pazar yerinin girişindeyiz. Polisler ancak 5 - 10 dakika kadar sonra coplarla müdahale edebildiler. Polisler gelip millet dağılmaya başlayınca etrafımızdaki kalabalığın artmış belki 100 kişiden fazla bir sayıya ulaşmış olduğunu gördük. O anda birçok arabanın durmuş ve herbirinin 4 kapısı açık şekilde bırakılmıl olduğu o manzarayı da gördük. Yayalar yetmemiş araç konvoyundaki FB'liler de 5 GS'liyi dövmeye inmişler. O resim gözümün önünden gitmiyor ortalık açık otopark gibi. İşte siz böyle güzel böyle adil insanlarsınız kardeşim.
Peki sonuç ne mi oldu?
Polisler bize ulaşıp kalabalığı dağıttığında manzara şöyleydi: Biz 5 kişinin elinde birer baygın fenerli duruyor. Yerdeyse bir okadar daha ama onlar daha perişan haldelerdi. Bunlar bizden darbeyi alıp ilk düşenler, düşünce de millet üstlerine basmış olabilir. O an bilemiyorum ben kime kaç tane vurduğumu. Neyse kargaşada birbirimizi göremeyen bizlerse yara bere içinde ama ayakta biranda birbirimizi gördük. O resimde aklımdan hiç gitmez. Benim önümde bir fenerli grogi halde yatıyor elimde bir başkası, onlarında ellerinde birer fenerli hala dövüyorlar.
Yerde yatan fenerli sayısını tam netleştiremeden ellerimizdekileri de bırakıp fenerlilerle beraber polisten kaçmaya başladık. Bizim suçumuz yoktu ama çok darbe almıştık, birde laf anlatana kadar cop yemeyelim dedik.
Bunu bir kahramanlık olarak anlatmıyorum bu bir travmaydı. Bizim şansımız çokça kavga etmiş olmamız ve gurubun bizi acemice gereğinden fazla sıkıştırmasıydı. Bundan dolayı dış halkadaki fenerliler bize ulaşamamışlardı. Bizse iç çemberde elimizden geleni sergiledik. Hatta fenerlilerde inanamadılar kalabalık birden açılınca biz 5 kişi Spartalı gibi ayaktayız yerde birsürü fenerli.
Polis gelmese ordan canlı çıkamayabilirdik. Ama Allah bizi orda korudu ve bir de o hakkaniyetsizlere haddini bildirmeyi nasip etti. Öyle bir amacımız yoktu ama canımızla uğraşırken sonuç böyle oldu. Biz ağrı sızı içinde koşarken biraz önce bizi linç etmeye çalışan fenerliler bizimle teke tek kalmaktan korkusuna hep yön değiştirdiler. Hortlak görmüş gibi etrafımızdan çekilip mesafeli koşuyu tercih ettiler.
İşte biz sizi böyle insanlar olarak tanıdık kardeşim.
Orda eğer bizi kurtarmak için arabadan inmiş veya olaya karışmamış, ayırmaya çalışmış Fenerliler varsa onları tenzih ediyorum.
Sizler konu tuttuğunuz takım olunca akli melekelerini kaybeden, doğruyu yanlıştan, yalanı gerçekten ayırt edemeyen, saldırgan canlılara dönüşüyorsunuz. Ben yaşadım gördüm. Allah bizi korumasa o gün ölebilirdik.
Ailemde fenerliler olduğu için sizlere düşmanlık hissetmeyen ben işte o günden beri hiçbirinizden hazetmem.
O fanatik Galatasaray'lılar sizi korkutmuşlar o da yanlış ama size vurmamışlar. Bizse mahallenin ortasında linç girişiminden sağ kurtulduk. Bu hikayeyi o mahalledeki herkes hatırlar. İşte ben o ayakta kalan 5 Spartalı'dan biriyim kardeşim.
Nelerle uğraştığınızı öğrenmek isterim. Ben şahsen 23/24 sezonunda fb/ist maçından dönerken 7-10 kişilik gs taraftarı tarafından metrobüs durağı boyunca kovalandım. Tek suçum fenerbahçe forması giymekti. O gün belki de şampiyonluğu sakin sakin kutlayarak evime gidebilirdim.
İyi forumlar dilerim.
Kusura bakma renkdaş okumadım ama dizisi çıkarsa izleriz.
Beni kastettiysen yer, tarih, olay belli. Polis birçok kişiyi karakola götürdü. Kayıtları vardır. Biz kendimizi savunduğumuz, akabinde de yakalanmadığımız için ifade vermedik. Bütün mahallenin de bildiği bir olaydır.Bu forumda bazen okuduklarıma inanamıyorum
Hepsini okudum. Tam olarak aynı şeyi anlatmaya çalışıyorum. Ben de cimbomlulardan haz etmezdim ve hayatımdaki bütün büyük nefretimi, yaşadığım haksızlıkları Galatasaray’a atfedip o şekilde yaşardım. Çocukken çok kez bu konuda da dayak yedim. Size çok geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Benim anlattığım tabi ki sizinkinin yanında devede sinek. Ama benim bahsettiğim şey bu gereksiz nefretin kaynağı sadece Fenerbahçe ve Galatasaray mı yoksa insanın insan olmasıyla mı alakalı? İnsan gücü elde ettiğinde zayıfı alt edip üstüne çıkmaya çalışır. İçgüdüsel olarak hepimiz birer katiliz. Bu içgüdünün törpülenmesini eğitimle sağlayan toplumlarda suç ve şiddet oranının az olmasını neye bağlıyorsunuz merak ediyorum? Maalesef yaşadığımız memleket bu içgüdüyü herhangi bir şekilde yönlendirebilecek sağduyu düzeyine tarihi boyunca gelemedi.İlk mesajından sonra yazacaktım boşver uğraşmıyayım şimdi dedim ama hala bunla ilgili yazdığını görünce paylaşmaya karar verdim.
Ey benim fenerli kardeşim Suphi, sen şu kadarcık olayla travmamı yaşadın? Kıyamam, şimdi ben sana travma neymiş bir anlatayım. Bununla hem rahatlarsın hem de camianı tanırsın:
Sanırım 2001 yılıydı. Fener - Samsunla, bizde Trabzon ile oynuyorduk. Şampiyonluk son maça kalmıştı, iki maçta aynı anda oynanıyordu. O dönem öğrenciyim, maç yayınını izlemek için mahalledeki bir kahvehaneye gittim. Fener 1 puan alsa şampiyon olacaktı, çok avantajlıydı o sebeple Galatasaray'lılar azınlıktaydı. Neyse sonuçta FB yenilmedi ve şampiyon oldu. Bizde evlerimize doğru üzgün, sessiz bir şekilde sokakta yürümeye başladık. Eve yaklaşık 15 dakikalık bir mesafe var.
Fenerliler mahallede sokaklara çıkmaya, şampiyonluklarını kutlamaya başladılar. Ortalarda neredeyse Galatasaraylı yok, her yer sarı lacivert bayraklı insanlarla dolmaya başlamıştı. Gayet doğal.
Neyse biz 5 Galatasaray'lı mahallenin pazaryeri olan geniş alandan geçiyorduk. Eve varmama birkaç dakikalık mesafe kalmıştı. Fenerli'ler araçlarla konvoya çıkıyorlar, heryerde yürüyen sevinen yayalar vs. Biz orada evimize yürürken karşıdan kafile halinde elleri bayraklı, marşlar söyleyen bi gurup Fenerli bize doğru geliyordu. Sanırım birbirlerini yolda gördükçe biraraya gelip kalabalık olmuşlardır.
Neyse bunlar bize baktılar ve üzerimizde forma olduğunu görünce küfürler edip sataşmaya başladılar. 60 - 70 kişi kadar bir guruptu bu. Yaklaşınca da bize ana avrat sinkaflı küfürler etmeyi sürdürdüler.
Düşün yani maç çıkışı değil, derbi değil hatta İstanbul'da bile değiliz, mahallemizin ortası. Daha beş dakika önce şampiyon olmuşsunuz sevinip zıplayacakken onu bırakıp rakibe sataşıuorsun. Zaten o yanlış anonsta ilk yaptığınızda timsah yürüyüşüydü zaten.
Neyse içimizden en öndeki arkadaş küfür etmelerini içine sindiremediği için gurubu sakince uyardı, şampiyonluğunuzu kutlayın işte biz size birşey yapmadık, terbiyesizlik etmeyin dedi ama dinlemediler. Keşke dinleselerdi.
Kalabalık olmaktan buldukları cesaretle etrafımızı sarıp dalaşmayı bir üst boyuta taşıdılar. İnanılmaz küfürler ediyorlardı. Biz kaçmıyoruz küfrü yiyip boynumuzu eğmiyoruz diye de iyice dellendiler. Zaten önümüzü kesmişlerdi, geçilecek bir yerde kalmamıştı. Bir noktada içlerinden biri elindeki bayraklarla o arkadaş vurmaya kalktı. O vurunca diğer fenerlilerde galeyana gelip saldırmaya başladılar. Hesap edemedikleri şeyse bizim ekibin kavga konusunda epey deneyimli olduğuymuş. Ben boks ile ilgileniyordum tamam ama o arkadaşların da kavgada iyi olduklarını bilmiyordum. Yani bizim ekip pek geri vites yapacak kişiler değilmiş. Ama sayı çok ve kaçacak yerde yoktu, bir afallamadık değil.
Ama bil bakalım ne oldu, adamlar ordu gibi ama ben ilk yumruğu enseme yedim. Kaldı ki ağzımı bile açmamıştım yalnızca üzerimde forma vardı. Yani Kerem Aktürkoğlu'nun o en şerefli camiasından beklenmeyecek bir şekilde hareket edildi. Bariz sayı üstünlüğüne rağmen bana ensemden arkadan vurdular. Hani bir de bunlar ipsiz sapsız, holigan tribün keşleri falan da değildi. Mahallenin çocuğu, genci, adamı bunlar. Yani sizler malesef bir şampiyonluk sevincine bile yakışmayacakişler yapıyorsunuz. Herneyse devam edelim.
Bunlar çevreyi sarıp birde arkadan vurunca 4 GS li birden sırt sırta verdi ama ben dışarda kaldım. Kalabalığın ortasında küçük bir alanda etrafımız çember gibi sarılı bir halde linç girişimi resmen başladı.
Karakol hemen 300 metre ilerde biz ise semt pazar yerinin girişindeyiz. Polisler ancak 5 - 10 dakika kadar sonra coplarla müdahale edebildiler. Polisler gelip millet dağılmaya başlayınca etrafımızdaki kalabalığın artmış belki 100 kişiden fazla bir sayıya ulaşmış olduğunu gördük. O anda birçok arabanın durmuş ve herbirinin 4 kapısı açık şekilde bırakılmıl olduğu o manzarayı da gördük. Yayalar yetmemiş araç konvoyundaki FB'liler de 5 GS'liyi dövmeye inmişler. O resim gözümün önünden gitmiyor ortalık açık otopark gibi. İşte siz böyle güzel böyle adil insanlarsınız kardeşim.
Peki sonuç ne mi oldu?
Polisler bize ulaşıp kalabalığı dağıttığında manzara şöyleydi: Biz 5 kişinin elinde birer baygın fenerli duruyor. Yerdeyse bir okadar daha ama onlar daha perişan haldelerdi. Bunlar bizden darbeyi alıp ilk düşenler, düşünce de millet üstlerine basmış olabilir. O an bilemiyorum ben kime kaç tane vurduğumu. Neyse kargaşada birbirimizi göremeyen bizlerse yara bere içinde ama ayakta biranda birbirimizi gördük. O resimde aklımdan hiç gitmez. Benim önümde bir fenerli grogi halde yatıyor elimde bir başkası, onlarında ellerinde birer fenerli hala dövüyorlar.
Yerde yatan fenerli sayısını tam netleştiremeden ellerimizdekileri de bırakıp fenerlilerle beraber polisten kaçmaya başladık. Bizim suçumuz yoktu ama çok darbe almıştık, birde laf anlatana kadar cop yemeyelim dedik.
Bunu bir kahramanlık olarak anlatmıyorum bu bir travmaydı. Bizim şansımız çokça kavga etmiş olmamız ve gurubun bizi acemice gereğinden fazla sıkıştırmasıydı. Bundan dolayı dış halkadaki fenerliler bize ulaşamamışlardı. Bizse iç çemberde elimizden geleni sergiledik. Hatta fenerlilerde inanamadılar kalabalık birden açılınca biz 5 kişi Spartalı gibi ayaktayız yerde birsürü fenerli.
Polis gelmese ordan canlı çıkamayabilirdik. Ama Allah bizi orda korudu ve bir de o hakkaniyetsizlere haddini bildirmeyi nasip etti. Öyle bir amacımız yoktu ama canımızla uğraşırken sonuç böyle oldu. Biz ağrı sızı içinde koşarken biraz önce bizi linç etmeye çalışan fenerliler bizimle teke tek kalmaktan korkusuna hep yön değiştirdiler. Hortlak görmüş gibi etrafımızdan çekilip mesafeli koşuyu tercih ettiler.
İşte biz sizi böyle insanlar olarak tanıdık kardeşim.
Orda eğer bizi kurtarmak için arabadan inmiş veya olaya karışmamış, ayırmaya çalışmış Fenerliler varsa onları tenzih ediyorum.
Sizler konu tuttuğunuz takım olunca akli melekelerini kaybeden, doğruyu yanlıştan, yalanı gerçekten ayırt edemeyen, saldırgan canlılara dönüşüyorsunuz. Ben yaşadım gördüm. Allah bizi korumasa o gün ölebilirdik.
Ailemde fenerliler olduğu için sizlere düşmanlık hissetmeyen ben işte o günden beri hiçbirinizden hazetmem.
O fanatik Galatasaray'lılar sizi korkutmuşlar o da yanlış ama size vurmamışlar. Bizse mahallenin ortasında linç girişiminden sağ kurtulduk. Bu hikayeyi o mahalledeki herkes hatırlar. İşte ben o ayakta kalan 5 Spartalı'dan biriyim kardeşim.
Doğrudur abi de futbol için kavga etmek dünyanın en boş işi (tabi siz değil onlar saldırmış yapacak bir şey yok)Beni kastettiysen yer, tarih, olay belli. Polis birçok kişiyi karakola götürdü. Kayıtları vardır. Biz kendimizi savunduğumuz, akabinde de yakalanmadığımız için ifade vermedik. Bütün mahallenin de bildiği bir olaydır.
Gscde fbli ilk defa görüyoruz olur o kadarHayatinizda hic fbli gormediniz mi?
Ne bu ilgi ve satasma?
Ilk kez ciplak kadin goren abazalar gibi![]()
20' li yaslarda Iskender 2 kitayi fethetmisti. Fatih ise fetihleri haric 4. Dili ogreniyordu falan filan. Su an yasayip bu oldukca uzun ve olaganustu kahramanlik hikayelerini dinleselerdi '' bir omur bosa gecmis " derlerdi.İlk mesajından sonra yazacaktım boşver uğraşmıyayım şimdi dedim ama hala bunla ilgili yazdığını görünce paylaşmaya karar verdim.
Ey benim fenerli kardeşim Suphi, sen şu kadarcık olayla travmamı yaşadın? Kıyamam, şimdi ben sana travma neymiş bir anlatayım. Bununla hem rahatlarsın hem de camianı tanırsın:
Sanırım 2001 yılıydı. Fener - Samsunla, bizde Trabzon ile oynuyorduk. Şampiyonluk son maça kalmıştı, iki maçta aynı anda oynanıyordu. O dönem öğrenciyim, maç yayınını izlemek için mahalledeki bir kahvehaneye gittim. Fener 1 puan alsa şampiyon olacaktı, çok avantajlıydı o sebeple Galatasaray'lılar azınlıktaydı. Neyse sonuçta FB yenilmedi ve şampiyon oldu. Bizde evlerimize doğru üzgün, sessiz bir şekilde sokakta yürümeye başladık. Eve yaklaşık 15 dakikalık bir mesafe var.
Fenerliler mahallede sokaklara çıkmaya, şampiyonluklarını kutlamaya başladılar. Ortalarda neredeyse Galatasaraylı yok, her yer sarı lacivert bayraklı insanlarla dolmaya başlamıştı. Gayet doğal.
Neyse biz 5 Galatasaray'lı mahallenin pazaryeri olan geniş alandan geçiyorduk. Eve varmama birkaç dakikalık mesafe kalmıştı. Fenerli'ler araçlarla konvoya çıkıyorlar, heryerde yürüyen sevinen yayalar vs. Biz orada evimize yürürken karşıdan kafile halinde elleri bayraklı, marşlar söyleyen bi gurup Fenerli bize doğru geliyordu. Sanırım birbirlerini yolda gördükçe biraraya gelip kalabalık olmuşlardır.
Neyse bunlar bize baktılar ve üzerimizde forma olduğunu görünce küfürler edip sataşmaya başladılar. 60 - 70 kişi kadar bir guruptu bu. Yaklaşınca da bize ana avrat sinkaflı küfürler etmeyi sürdürdüler.
Düşün yani maç çıkışı değil, derbi değil hatta İstanbul'da bile değiliz, mahallemizin ortası. Daha beş dakika önce şampiyon olmuşsunuz sevinip zıplayacakken onu bırakıp rakibe sataşıuorsun. Zaten o yanlış anonsta ilk yaptığınızda timsah yürüyüşüydü zaten.
Neyse içimizden en öndeki arkadaş küfür etmelerini içine sindiremediği için gurubu sakince uyardı, şampiyonluğunuzu kutlayın işte biz size birşey yapmadık, terbiyesizlik etmeyin dedi ama dinlemediler. Keşke dinleselerdi.
Kalabalık olmaktan buldukları cesaretle etrafımızı sarıp dalaşmayı bir üst boyuta taşıdılar. İnanılmaz küfürler ediyorlardı. Biz kaçmıyoruz küfrü yiyip boynumuzu eğmiyoruz diye de iyice dellendiler. Zaten önümüzü kesmişlerdi, geçilecek bir yerde kalmamıştı. Bir noktada içlerinden biri elindeki bayraklarla o arkadaş vurmaya kalktı. O vurunca diğer fenerlilerde galeyana gelip saldırmaya başladılar. Hesap edemedikleri şeyse bizim ekibin kavga konusunda epey deneyimli olduğuymuş. Ben boks ile ilgileniyordum tamam ama o arkadaşların da kavgada iyi olduklarını bilmiyordum. Yani bizim ekip pek geri vites yapacak kişiler değilmiş. Ama sayı çok ve kaçacak yerde yoktu, bir afallamadık değil.
Ama bil bakalım ne oldu, adamlar ordu gibi ama ben ilk yumruğu enseme yedim. Kaldı ki ağzımı bile açmamıştım yalnızca üzerimde forma vardı. Yani Kerem Aktürkoğlu'nun o en şerefli camiasından beklenmeyecek bir şekilde hareket edildi. Bariz sayı üstünlüğüne rağmen bana ensemden arkadan vurdular. Hani bir de bunlar ipsiz sapsız, holigan tribün keşleri falan da değildi. Mahallenin çocuğu, genci, adamı bunlar. Yani sizler malesef bir şampiyonluk sevincine bile yakışmayacakişler yapıyorsunuz. Herneyse devam edelim.
Bunlar çevreyi sarıp birde arkadan vurunca 4 GS li birden sırt sırta verdi ama ben dışarda kaldım. Kalabalığın ortasında küçük bir alanda etrafımız çember gibi sarılı bir halde linç girişimi resmen başladı.
Karakol hemen 300 metre ilerde biz ise semt pazar yerinin girişindeyiz. Polisler ancak 5 - 10 dakika kadar sonra coplarla müdahale edebildiler. Polisler gelip millet dağılmaya başlayınca etrafımızdaki kalabalığın artmış belki 100 kişiden fazla bir sayıya ulaşmış olduğunu gördük. O anda birçok arabanın durmuş ve herbirinin 4 kapısı açık şekilde bırakılmıl olduğu o manzarayı da gördük. Yayalar yetmemiş araç konvoyundaki FB'liler de 5 GS'liyi dövmeye inmişler. O resim gözümün önünden gitmiyor ortalık açık otopark gibi. İşte siz böyle güzel böyle adil insanlarsınız kardeşim.
Peki sonuç ne mi oldu?
Polisler bize ulaşıp kalabalığı dağıttığında manzara şöyleydi: Biz 5 kişinin elinde birer baygın fenerli duruyor. Yerdeyse bir okadar daha ama onlar daha perişan haldelerdi. Bunlar bizden darbeyi alıp ilk düşenler, düşünce de millet üstlerine basmış olabilir. O an bilemiyorum ben kime kaç tane vurduğumu. Neyse kargaşada birbirimizi göremeyen bizlerse yara bere içinde ama ayakta biranda birbirimizi gördük. O resimde aklımdan hiç gitmez. Benim önümde bir fenerli grogi halde yatıyor elimde bir başkası, onlarında ellerinde birer fenerli hala dövüyorlar.
Yerde yatan fenerli sayısını tam netleştiremeden ellerimizdekileri de bırakıp fenerlilerle beraber polisten kaçmaya başladık. Bizim suçumuz yoktu ama çok darbe almıştık, birde laf anlatana kadar cop yemeyelim dedik.
Bunu bir kahramanlık olarak anlatmıyorum bu bir travmaydı. Bizim şansımız çokça kavga etmiş olmamız ve gurubun bizi acemice gereğinden fazla sıkıştırmasıydı. Bundan dolayı dış halkadaki fenerliler bize ulaşamamışlardı. Bizse iç çemberde elimizden geleni sergiledik. Hatta fenerlilerde inanamadılar kalabalık birden açılınca biz 5 kişi Spartalı gibi ayaktayız yerde birsürü fenerli.
Polis gelmese ordan canlı çıkamayabilirdik. Ama Allah bizi orda korudu ve bir de o hakkaniyetsizlere haddini bildirmeyi nasip etti. Öyle bir amacımız yoktu ama canımızla uğraşırken sonuç böyle oldu. Biz ağrı sızı içinde koşarken biraz önce bizi linç etmeye çalışan fenerliler bizimle teke tek kalmaktan korkusuna hep yön değiştirdiler. Hortlak görmüş gibi etrafımızdan çekilip mesafeli koşuyu tercih ettiler.
İşte biz sizi böyle insanlar olarak tanıdık kardeşim.
Orda eğer bizi kurtarmak için arabadan inmiş veya olaya karışmamış, ayırmaya çalışmış Fenerliler varsa onları tenzih ediyorum.
Sizler konu tuttuğunuz takım olunca akli melekelerini kaybeden, doğruyu yanlıştan, yalanı gerçekten ayırt edemeyen, saldırgan canlılara dönüşüyorsunuz. Ben yaşadım gördüm. Allah bizi korumasa o gün ölebilirdik.
Ailemde fenerliler olduğu için sizlere düşmanlık hissetmeyen ben işte o günden beri hiçbirinizden hazetmem.
O fanatik Galatasaray'lılar sizi korkutmuşlar o da yanlış ama size vurmamışlar. Bizse mahallenin ortasında linç girişiminden sağ kurtulduk. Bu hikayeyi o mahalledeki herkes hatırlar. İşte ben o ayakta kalan 5 Spartalı'dan biriyim kardeşim.
Benim övündüğüm şey orada haşat edilememiş olmam. Eğer kendimi savunmayı bilmeseydim, boks yapmasaydım ve çokta şanslı olmasaydım şu an burda olmayabilirdim. Çok ciddi bir olaydı.Doğrudur abi de futbol için kavga etmek dünyanın en boş işi (tabi siz değil onlar saldırmış yapacak bir şey yok)
Sen övünmek için anlatmadığını söylüyosun ancak yazını okurken gizliden bi övünme sezdim asıl buna üzüldüm
Görkem kahramanlık değil bize saldırdılar, nefsi müdafa oldu bizimki. Ben bu foruma 20 yıldır üyeyim. Bu olayı bugüne kadar hiç paylaşmadım, kimse bilmez. Bununla övünecek olsam harika bir malzeme başkası yaşasa profil imzası yapar, 20 yılda 20 kez paylaşırdı.20' li yaslarda Iskender 2 kitayi fethetmisti. Fatih ise fetihleri haric 4. Dili ogreniyordu falan filan. Su an yasayip bu oldukca uzun ve olaganustu kahramanlik hikayelerini dinleselerdi '' bir omur bosa gecmis " derlerdi.
Tahtına göz dikmiş gibi. Kalkişalimmi reyizsuphi kimdir
suphi bir acayip adamdır
Eğitim her şeyin başlangıcı o ayrı. Lakin bu nefretin büyük sebebi başarısızlığını örtmek için rakiplerine türlü imalar yapan işi çok baka noktalara getiren şımarık, zengin eski başkanınız Ali Koç'tur. Her zaman karşılıklı sert açıklamalar olmuştur ama Ali Koç işi bambaşka boyutlara getirmiştir.Hepsini okudum. Tam olarak aynı şeyi anlatmaya çalışıyorum. Ben de cimbomlulardan haz etmezdim ve hayatımdaki bütün büyük nefretimi, yaşadığım haksızlıkları Galatasaray’a atfedip o şekilde yaşardım. Çocukken çok kez bu konuda da dayak yedim. Size çok geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Benim anlattığım tabi ki sizinkinin yanında devede sinek. Ama benim bahsettiğim şey bu gereksiz nefretin kaynağı sadece Fenerbahçe ve Galatasaray mı yoksa insanın insan olmasıyla mı alakalı? İnsan gücü elde ettiğinde zayıfı alt edip üstüne çıkmaya çalışır. İçgüdüsel olarak hepimiz birer katiliz. Bu içgüdünün törpülenmesini eğitimle sağlayan toplumlarda suç ve şiddet oranının az olmasını neye bağlıyorsunuz merak ediyorum? Maalesef yaşadığımız memleket bu içgüdüyü herhangi bir şekilde yönlendirebilecek sağduyu düzeyine tarihi boyunca gelemedi.
Ülkemizde çok değerli sosyologların holiganizm konusunda tezleri var. İncelemenizi tavsiye ederim.
Size yapılan da çok yanlıştı bana yapılan da. O yüzden buraya gelip herkesin yorumunu okuyup değer verip elimden geldiğince iletişime geçmeye çalışıyorum. Haz edip etmemek tabi ki size kalmış. Beni ciddiye alıp hikayenizi anlattığımız için teşekkür ederim.
Tanıştığıma memnun oldum Mert bey.