Hepimizin Anlayacağı Dilden Sermaye Artırımı

Yahya Kuleli

Parçalı Üye
Katılım
6 Nisan 2013
Mesajlar
3.178
Tepkime puanı
1.042
Puan
1.143
Arkadaşlar bu konuyu açmama sebep olan şey, forumda birçok arkadaşın SPK'da olan olayları tam olarak anlayamadığına dair attıkları mesajlardır. Ben de borsa uzmanı değilim ancak bir dönem borsada bulunmuştum. Ayrıca yakın bir arkadaşım finans alanında uzman birisi, onunla bu konuyu biraz konuştum ve olayı hepimizin anlayacağı dilden sizlere aktarmak istedim.



Konu içinde vereceğim rakamlar hayal ürünüdür.



Bedelli sermaye artırımı nedir?

İnsanlara yeni hisseler satacağız ve sermayemizi artıracağız. Yani ya ortaklardan para isteyeceğiz ya da yeni ortaklar edineceğiz. (Borsada 1 adet hisse bile alsanız Galatasaray AŞ ortağı olmuş olursunuz.)



Diyelim ki kulübümüzün sermayesi 100.000.000 (yüz milyon) TL olsun.



Hisse sayımız 10.000.000 (on milyon) adet
olsun.



Her bir hissemiz bugün 25 TL'den satılıyor diyelim.



Biz, hisse başı 5 TL'den yüzde 100 bedelli sermaye artırımı ile, şirketimizin hisse sayısını iki katına çıkaracağız, yani artık 20.000.000 (yirmi milyon) adet hissemiz olacak. Yeni satılacak 10.000.000 (on milyon) adet hisseyi 5 TL'den vereceğimiz için kasamıza 50.000.000 TL girecek.



Bunu yaparsak ortaklarımızın şirketteki hisse oranı değişeceği için onlara iki seçenek sunuluyor.



1. Seçenek: Şirkette 100.000 adet (yüzde 1) hissesi olan Ahmet Amca'yı ele alalım. Elindeki hisselerin değeri 100.000 * 25 TL = 2.500.000 TL eder. Biz Ahmet Amca'ya diyoruz ki; sen bizim yüzde 1 ortağımızsın. Hala yüzde 1 ortağımız olarak kalmak istiyorsan, gel yeni hisselerden, 5 TL'ye, elindekilerin yüzde 100'ü kadar, yani 100.000 tane daha al. (Çünkü yüzde 100 bedelli sermaye artırımı yapıyoruz) Yani 100.000 * 5 TL = 500.000 TL daha ver bize. Ahmet Amca bunu yaparsa, bizim yüzde 1 ortağımız olarak kalmaya devam eder.



2. Seçenek: Ahmet amca bu parayı ödemek istemezse, kendisine verilen 5 TL'lik yeni hisselerden alma hakkını borsada başkasına satar. Satar diyorum, çünkü: Bizim hissemiz 25 TL idi. Biz hisse sayısını yüzde 100 artırmak istedik ve yeni hisseleri 5 TL'den satışa çıkardık. Dolayısıyla Ahmet amca, 1. seçeneği yerine getirirse, hisse sayısı 2 katına çıkacak, ama 25 TL olan hisseleri 5 TL'ye almış olacak. Dolayısıyla hissenin fiyatı düşecek. Ne kadar düşecek? 2 adet hisse 25 TL + 5 TL = 30 TL'ye geldiği için 30 TL / 2 = 15 TL'ye düşecek.



NOT: Ahmet amca, bedelli sermaye artırımına katılsa da katılmasa da hisselerin fiyatı düşecek. Katılırsa sadece yüzde 1 olan ortaklık oranını korumuş olacak. Yani eskiden 100.000.000 TL sermayesi olan bir kulübün yüzde 1 ortağıydı, artık 150.000.000 TL sermayesi olan bir kulübün yüzde 1 ortağı olacak.



SPK Bize Ne Diyor?

SPK bize diyor ki; kardeşim sen sermaye artırımı yapacaksan, o parayı Ahmet amcadan istemeyeceksin, kendin vereceksin. (Biz zaten maddi kaynak yaratmak için bunu yapıyoruz, paramız olsa bunu yapmayız)

Parayı verip sermaye artırımını yaparsan, 1 sene boyunca o hisseleri kimselere satmayacaksın. (Bir de cebimizdeki paraya ipotek koyuyorlar)



Arkadaşımın bu husustaki yorumu şu oldu: Bu olaya Amerika'da insanlar k*çıyla gülerler :)



Galatasaray küçük yatırımcıyı dolandırıyor mu?

Eskiden Ahmet Amca'nın 100.000 adet hissesi vardı ve 25 TL fiyattan 2.500.000 TL değerindeydi.

Sermaye artırımını yapınca 200.000 adet hissesi oldu ama 15 TL fiyattan 3.000.000 TL değerine geldi. Eee, Ahmet Amca zaten 500.000 TL verip bedelliye katılmıştı, hisseleri de aynı miktarda artmış. Sorun nerede?



Aslında sorun yok. Kimsenin kimseyi dolandırdığı da yok. Siz bir şirkete ortak oluyorsanız, kârına da zararına da ortak oluyorsunuz demektir; ki burada zarar edecek bir durum da yok. Kulüp birden ekonomik çıkmaza girip kötü günler yaşamaya başlarsa, yine hisselerin fiyatı düşebilir ve küçük yatırımcı mağdur olabilir.



Veya bir Şampiyonlar Ligi müsabakasını kazanır ve tur atlarsa, bunun sonucunda hisseler o gün tavan yapar ve küçük yatırımcı bayram eder.



Borsaya giren kişi tüm bunların bilincindedir (olmalıdır). Ancak bizim milletimiz borsayı şirketlerle ortaklık kurmak olarak değil de, kolay para kazanma kapısı olarak gördüğü için, en ufak bir olumsuzluk sayılabilecek durumda cıyaklamaya başlamaktalar.



Halbuki düşünseler şöyle bir durum da var: Galatasaray Kulübü bu bedelli sermaye artırımını yaparsa, yeni yatırımlar yapacak ve şirket daha fazla para kazanmaya başlayacak, daha çok sportif başarı elde edecek, marka değeri daha da artacak ve bunlar dolaylı olarak hisse fiyatlarına yansıyacak. Dolayısıyla orta ve uzun vadede yine kulübün ortakları bundan menfaat elde edecek.



Sonuç

- SPK'nın verdiği karar saçmalıktan öteye gidemez.

- İşin içinde sadece SPK değil başka güçlerin olduğu şeklinde bir görüntü var. (Şike lobisi diyelim, herkes anlar)

- Yatırımcı bu durumdan zarar görmüyor, aksine dolaylı yoldan menfaat edinmeleri yüksek ihtimal.



ÖNEMLİ NOT: Ben konuyu anladığım kadarıyla aktarmaya çalıştım. Herhangi bir yerde yanlış yaptıysam lütfen konuyla alakalı daha bilgili olan arkadaşlarım beni düzeltsinler.
 
emege-saygi_93166.jpg




+rep
 
Birinci sermaye artışından sonra değişen SPK başkanını, kimlerle teması olduğunu, kim veya kimler tarafından oraya getirildiğini araştırırsanız, neden artırıma şartlı olarak izin verildiğini anlarsınız zaten. Bu arada yazı çok iyi. Emeğine sağlık
 
Olay o kadar komik ki.



1. sermaye arttirima tüm parayi sen vereceksin diyorlar (sacmalik). Bir dusunun, siz ortaginiz ile bir dukkan acmak istiyorsunuz ve kanun size emrediyor ki "tüm parayi sen koyacaksin! Yani sen cefasini, ortagin sefasini surecek. Boyle bir sacmalik olabilir mi.



2. birinci şık altındaki sacmalik yetmiyormus gibi bir de 1 sene boyunca bu hisseleri satamazsin diyorlar (sacmaligin daniskasi cunku sermaye arttiriminin tabiatina aykiri).



Kulup mahkemeye gitsin diyecegim ama bu meseleyi de senelerce oyalarlar ve sorun cozulmez. Yonetim son care olarak mecburen sermaye arttirima gitmek zorunda kaliyor. Siyaset ülkeyi allak bullak etti. Kim neyi nasil yapacagini bilmiyor korkudan. Gercekleri gormemek icin 3 maymunu oynamak lazim.
 
Ahmet Amca sözünü kullandığın için seni esefle kınıyorum. :(





:D



GT-S5301 cihazımdan Tapatalk 2 ile gönderildi
 
Yazida anladigim kadariyla ufak bir acik var : O da sayet Ahmet Amca'nin ekstra yatiracak parasi yoksa zarar ediyor olusu . En azindan ben boyle anladim . Objektif olmak adina bundan da soz etmeliyiz bence ( tabii eger dogru anladiysam :) . )
 
Yazida anladigim kadariyla ufak bir acik var : O da sayet Ahmet Amca'nin ekstra yatiracak parasi yoksa zarar ediyor olusu . En azindan ben boyle anladim . Objektif olmak adina bundan da soz etmeliyiz bence ( tabii eger dogru anladiysam :) . )

Bir ev kiraladın diyelim. Fiyatı da 100 lira olsun. Gel zaman, git zaman etrafına büyük alışveriş merkezleri, parklar vs yapıldı. Ev sahibi senden fiyat arttırmanı istiyor. 1 ya fiyatı arttıracaksın, 2 evden çıkacaksın, 3 evi başkalarıyla paylaşmana izin vereceksin... Bu basit anlatımla böyle. Ama sen bir şirketin kar ve zararına ortak oluyorsun. Yani çoğunluk hisse sahibinin ağzına bakıyorsun. Zaten bu işe girerken bunun bilincinde giriyorsun.



Ya bir de şu var aslında. Borsaya giren adam ne için girer? Bu kadar şikayet edeceksen git tahvil al, ne bileyim git vadeli hesaba paranı yatır... Bu kadar cavlayacaksan girme borsaya! Borsaya giren adamı da "küçük yatırımcı, yazık" diye ajite etmenin mantığı yoktur. Osman Altuğ'un dediği gibi "üç kağıt işi"ne niye girersin ki? Girersende kaybedince ağlamanın da anlamı yok.



Not: Benim korkum türlü tezgahlarla bu sermaye artışına engeller koyan kurum ve kurumların ardından mahkeme yoluyla "yatırımcı zarar görüyor hesabı" çekip olayı iptal etmesi. Çünkü yatırımcılar rüçhan hakkının ihlali adı altında başvurma hakları var. Maalesef mahkemelerinde iptal etme hakkı var. Sermaye arttırımına bu kadar engeller koyan bir ülkenin mahkemelerinden de her türlü sonuç çıkar.
 
iyi olmuş açıklanması bu konunun. Tebrik ederim.
 
Eline sağlık üstat güzel yazmışsın hiç bu konuları bilmeyen ben bile gayet iyi anladım ama bişey sormak istiyorum.Kulüp nakit olarak niye sıkıntı içinde ?.Ters giden ne var ve Ünal Aysal;florya,riva gibi yerleri niye satmak istiyor.Ekonomik olarak sıkıntı içinde mi gidiyoruz ki bunları yapıyoruz.Ve bu sermaye arttırımını yapamazsak ne olur?Çünkü atılan her adım geleceğimiz.Sana şartsız güveniyorumdan çok neler olduğunu öğrenmek daha cazip geliyor.
 
Güzel yazı ve açık anlatım için arkadaşa teşekkür ediyorum..



Bildiğim kadarıyla SPK'nın aldığı bu kararların dünya da eşi benzeri yok.. Zaten arkadaşların dediği gibi saçmalıktan öteye de gitmiyor malum ortaya bir para koyulacaksa bunu bütün ortakların koyması lazım.Büyük hisse sahibinin bütün ortaklar adına para ödemesi ne kadar mantıklı? Tabi bu ülkede kararlarda ne kadar mantık aranabilirse o kadar mantıklı..
 
Şu meşhur küçük yatırımcıların elinde zaten değeri gerileyen bi hisse senedi varken daha da zarar etmemek adına ekstra bir para yatırmaları gerekliydi,ya rüçhan haklarını kullanacaklar ya da bu hakkını borsada satacaklardı ama yanlış hatırlamıyorsam bizim a.ş. bu hakkı satın almayı taahhüt etmişti zaten.

Ha rüçhan hakkını kullanmayan yatırımcıya gelirsek ki işte asıl kayıp burada veriliyor yüzde yüz artış şu meşhur küçük yatırımcılarımızı zora sokuyor,evet.

Ama dediğin gibi üzerine biraz düşünülse elde edecekleri karı görecekler. Sermaye artırımı demek;

-borçlarını kapatmış

-sermayesi güçlenmiş

-üstelik hisse başına kara geçilmiş a.ş. demek

-koskoca şirketin ortağı olmaya devam etmek demek olacaktı..



Size tavsiyem sağda solda atıp tutan zevzeklere aldırmayınız hatta hatırlarsınız bu Aziz efendi çok değil 5,6 ay önce "cas 2 yıl olarak verilen cezayı durdurdu,sorun yok fb avrupaya gidiyor" diyerek borsada vurgunun kralını yapmıştı.

bak gene andım namerdi:)
 
spk nın mevcut hükümetle bir bağlantısı varmı bu konuda bilgilendiren olursa sevineceğim
 
spk nın mevcut hükümetle bir bağlantısı varmı bu konuda bilgilendiren olursa sevineceğim





soruyu yanlış anlamadım umarım. spk başkanını bizim başbakan seçer gül onaylar. en son görevden alınan spk başkanı ve üyeleri "bize ayak uyduramadılar yoruldular" diyerek görevden aldılar. Guya yeni başkan ve üyelerini başka bir insan kaynakları şirketinden sağlayacaklarını söylediler tabi ki de hikaye. şimdi ki başkan Vahdettin i az biraz araştırırsan kimlerle nelerle bile bağlantısını bulursun.
 
soruyu yanlış anlamadım umarım. spk başkanını bizim başbakan seçer gül onaylar. en son görevden alınan spk başkanı ve üyeleri "bize ayak uyduramadılar yoruldular" diyerek görevden aldılar. Guya yeni başkan ve üyelerini başka bir insan kaynakları şirketinden sağlayacaklarını söylediler tabi ki de hikaye. şimdi ki başkan Vahdettin i az biraz araştırırsan kimlerle nelerle bile bağlantısını bulursun.



bilgiler için teşekkürler. hak ve hukuktan şaşmamak kaydıyla önümüze engeller koyan, başarımızı istemeyen her kurumun allah bin belasını versin diyorum özetle o zaman. ve bize yapılanları unutmamalıyız
 
bilgiler için teşekkürler. hak ve hukuktan şaşmamak kaydıyla önümüze engeller koyan, başarımızı istemeyen her kurumun allah bin belasını versin diyorum özetle o zaman. ve bize yapılanları unutmamalıyız





hak ve hukuk.. şu an ülkemizde üstünlerin hukuğu söz konu hukuğun üstünlüğü değil. ve sadece bize değil bu ülkeye yapılan hiç bir ihaneti unutmamalıyız. Rabbim bunların layığı neyse onu versin inşallah.
 
Bir ev kiraladın diyelim. Fiyatı da 100 lira olsun. Gel zaman, git zaman etrafına büyük alışveriş merkezleri, parklar vs yapıldı. Ev sahibi senden fiyat arttırmanı istiyor. 1 ya fiyatı arttıracaksın, 2 evden çıkacaksın, 3 evi başkalarıyla paylaşmana izin vereceksin... Bu basit anlatımla böyle. Ama sen bir şirketin kar ve zararına ortak oluyorsun. Yani çoğunluk hisse sahibinin ağzına bakıyorsun. Zaten bu işe girerken bunun bilincinde giriyorsun.



Ya bir de şu var aslında. Borsaya giren adam ne için girer? Bu kadar şikayet edeceksen git tahvil al, ne bileyim git vadeli hesaba paranı yatır... Bu kadar cavlayacaksan girme borsaya! Borsaya giren adamı da "küçük yatırımcı, yazık" diye ajite etmenin mantığı yoktur. Osman Altuğ'un dediği gibi "üç kağıt işi"ne niye girersin ki? Girersende kaybedince ağlamanın da anlamı yok.



Not: Benim korkum türlü tezgahlarla bu sermaye artışına engeller koyan kurum ve kurumların ardından mahkeme yoluyla "yatırımcı zarar görüyor hesabı" çekip olayı iptal etmesi. Çünkü yatırımcılar rüçhan hakkının ihlali adı altında başvurma hakları var. Maalesef mahkemelerinde iptal etme hakkı var. Sermaye arttırımına bu kadar engeller koyan bir ülkenin mahkemelerinden de her türlü sonuç çıkar.



Dostum ilk olarak insan haklarinin adam akilli uygulandigi cagdas ulkelerde kalinlastirdigim olay yok . Dedigin sey akla mantiga uymaz tefe tufe vardir arttirimlar ona gore olur'' yaninda alisveris merkezi kuruldu ben senin kirani 500'den 1000 cikardim isine gelmiyorsa cikarsin'' gibi bir sey soz konusu degildir normal ulkelerde . Her sene sozlesmende anlastigin uzerinden zam yapabilirsin . Turkiye'de ne kadar uygulaniyor kiracanin hakki ne kadar korunuyor o tartisilir . Fakat ilk kisimdaki kurdugun mantik tamamiyle yanlis . Sirketin kar ve zararina ortak oluyorsun meselesine gelince kanuni olarak durumu tam bilmiyorum mantiksal olarak sirketin haraketlerinden kucuk ortagin etkilenmesi isin '' kavun tatli salatalik aci kismidir ( kavun ve salatalik yerine gerekli uzuvlari yazamiyorum malesef ) '' ki bence bu cok normaldir . Zaten ben buna karsi cikmiyorum da. Bence olmasi gereken bir risk . Sadece ilk yazida sanki yatirimci her kosulda kar ediyor gibi gosterilmis ben de daha objektif bakmak adina zarar da edebiliyor kismini yazmak istedim .
 
Eski sistemle sermaye artırımı yapsaydık 170 milyon biz koyacaktır, 130 milyonu da küçük yatırımcının koymasını isteyecektik. Ama küçük yatırımcı bu parayı koymak istemezse, yani sermaye artırımına katılmak istemezse, onların hisselerini satın alacağımızı da taahhüt edecektik.



Şimdiki sistemde ise biz baştan 300 milyon koyuyoruz ve küçük yatırımcıya kendi hissesine tekabül eden hisse kadar hisseyi alma hakkını veriyoruz belli bir süre içinde (sanırım 1 ay). Eğer küçük yatırımcı bu parayı vermeyi kabul ederse sermaye artırımına katılacak ve para bize geri gelecek aslında.



Eski sistemden tek farklı olan bölüm parayı baştan koyuyor olmamız değil mi? Eskiden de küçük yatırımcı sermaye artırımına katılmak istemeseydi zaten adamdan hisselerini satın almaya mecbur olmayacak mıydık? Yani parayı baştan koyuyor olmamız dışında (bu parayı baştan bulmak zor olabilir tabi) aslında eski ile yeni sistem arasında ne fark var onu çok anlamıyorum.



Hisseleri 1 yıl boyunca satmama konusuna gelirsek burada aslında kulübün (hakim hissedar) uğradığı faiz masrafı dışında pek bir zarar yokmuş gibi gözüküyor. Sonuçta bu para kulübün ortağı olduğu şirkette (Sportif A.Ş.) duracak ve şirket bu parayı kullanabilecek. Dışarı para vermiyoruz, kendi şirketimize veriyoruz. Kulübün elinde bu kadar nakit olsa ve sermaye artırımı için kredi almasına gerek olmasa herhangi bir zarara da uğramayacak faiz açısından.



Konunun uzmanı değilim, yanlış düşünüyorsam düzeltin.
 
Geri
Üst Alt