Polislerin 'Komutanım hoş geldiniz,' dedikleri adamdım ben."
Zamanında Türkiye’nin en ünlü D Tipi (içeride IŞİD, PKK, fetö, tecavüz ne ararsanız olan) cezaevlerinden birinde asteğmen jandarma olarak görev yaptım. Hem Yol Kontrol Noktası (YKN) sorumlusu hem de sevk lideriydim; yani anlayacağınız piyasada görebileceğiniz pek çok olaya canlı canlı şahit oldum. Yarın bir gün yolunuz düşerse, suçlu ya da suçsuz fark etmeksizin kulağınıza küpe olması gereken birkaç hayati tecrübemi paylaşmak istiyorum:
Haklı veya haksız olmanız o an önemli değil, bazen sadece yanlış ortamda bulunduğunuz için bile paketlenebilirsiniz. İçeri girdiğinizde ilk iş ortamın nabzını yoklayın. Eğer ortam gerginse ve görevliler size karşı sertse işler ciddi demektir. Öyle arkaya yaslanıp "Abi valla ben suçsuzum, bir şey bilmiyorum" demekle o iş çözülmez, fazlası lazım.
Hemen barodan avukat talep edin. Muhtemelen karşınıza yeni mezun, genç bir çocuk gelecektir. Sakın "Bu çocuk mu beni savunacak?" diye düşünmeyin; o genç avukat işleyişe, bürokrasiye ve prosedürlere o kadar hakimdir ki o kaosun içinde size inanılmaz faydası dokunur.
Gözaltına alındığınız bölge de çok önemli. Eğer Diyarbakır gibi imkanların kısıtlı olduğu bir mahrumiyet bölgesinde denk gelirseniz, lüks beklemeyin. Büyük boy bir buzdolabı poşetinin içinde 1 salatalık, 1 domates, 1 meyve suyu ve yarım ekmeği kucağınıza bırakırlar; tek öğününüz bu olur. Tuvalete en fazla 2 kere gidersiniz, 3. kez isterseniz lafı yersiniz.
Nezarette başınızda bekleyen polis ya da jandarma sizin dosyanızı, olayın içeriğini bilmez. O adamlara "Ben ne zaman çıkacağım?" gibi boş sorular sorup adamları darlamayın. Sessizce oturun ve avukatınızı bekleyin. Bu sırada ailenizden en mantıklı, en sakin düşünen kimse ona haber verin; ortalığı ayağa kaldıracak fevri birini aramayın.
Olay ilerleyip savcılığa çıktığınızda sakın oranın şahıymış gibi, aşırı özgüvenli, "ağır abi" modlarında takılmayın. Ağzınızdan "Sayın Savcım" kelimesini asla eksik etmeyin. Avukatınız zaten yanınızda olacak; siz de kendi durumunuzu net, düzgün ve saygılı bir şekilde anlatın. Unutmayın, o an hayatınız savcının iki dudağının arasında.
Şerefli TSK görevimi Teğmen olarak noktaladım.