Arif Çelik
Hocaların Hocası
- 18 Temmuz 2014
- 50.902
- 29.261
- 2.993
Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Buna katilmiyorum, burasi Galatasaray forumu, agirlikli olarak Futbol konusuyoruz.
Dogrular varken bile eksikleri konusmamiz lazim, bunu Tudor kendi icinde ve teknik heyeti ile de yapmali.
Bunlari yapmazsa, yanlislarin üzuerinde konusulmaz ise o yanlislar hic düzelmez.
Bunlarin konusulmasi takimi kötü etkilememeli, hepsi profesyonel, eksikleri görüp degistirmek icin daha cok calismalari lazim.
Peki söyle bisey sorayim, bu sadece bir senaryo.Nasrettin Hoca, bir gün suya gönderdiği çocuğun eline testiyi vermiş ve
- Testiyi kırmadan getir; diyerek bir de tokat patlatmış.
Yanındakiler hocaya söylenmişler:
- Hocam, çocukcağız testiyi kırmadı ki, neden tokat atıyorsun? Bu yaptığın doğru bir iş değil!
Nasrettin Hoca istifini bozmadan cevap vermiş:
- Doğru söylüyorsunuz; ancak testiyi kırdıktan sonra tokat atmanın ne faydası olur?
İşte günlerdir yapılan Tudor eleştirisinin özeti bu Nasrettin Hoca fıkrasıdır. Daha derbiler gelmeden tokat atıyoruz. Bakalım Tudor testiyi kıracak mı kırmayacak mı!
Ama Tribünlerde, Takimin Teknik direktörün taraftar ile bire bir temasi olan yerlerde son maclarda bisey yok ki.Dediğin olması gereken ama gerçeklikle alakası olan bir yorum değil.Burası Türkiye.Bizde eleştiri kültürü diye bir şey yok.Eleştiriler çoğu zaman hakarete döndüğü için bu gerginliğe sebep oluyor ve zarar verebiliyor oluşan sinerjilere.
Futbolun doğrusu veya yanlışı baskıya göre değişmez. Büyük takım yönetiyorsan baskı hep vardır. Şenol için de var aynı baskı, Tudor için de. Sen sanıyor musun ki Şenol 1-2 hafta tökezlese homurdanmalar olmayacak? Futbolcudan nasıl baskıya karşı dirençli olması bekleniyorsa aynısı ve hatta daha fazlası teknik adamdan beklenmelidir. Zira teknik adamın yapacağı yanlışın telafisi çok daha zordur.Adam 10 da 10 da yapsa üzerinde hep baskı olacak..Şenol güneşin diğer tüm hocalardan farkı bu.. TUdor baskı hissetmese üzerine bu kadar gidilmemiş olsa zaten Antalyada Selçuk u alıp skoru koruyum demezdi ya da diğer maçlarda maçı bitirmeye uğraşmazdı.. Adam futboldan futbolcudan anlıyo kadro yapılanması istediği oyuncular hepsi 4 4 lüktü. İstemediği hiç bir adam diğer takımlarda coşmuş değil hatta bi çoğuna talip bile çıkmadı..
Eleştirmeye korkar oldum adamı biraz eleştirsek o gazla adam linç ediliyo.. Yok 4 1 yenmişizde ama güven vermemişiz yok takımlar kötüymüş hadi köyüne vs vs.. ligde 5. hafta kovulan hoca sayısı 10 a yaklaştı .. Bu kadar güvensiz ve baskı üerinde tüm hocalar Buna Azizin yol arkadaşı aykut dahil bi tek Şenol güneş hariç..
Rahat yönetmesi için taraftar baskısını az hissetmesi lazım.Bunu riekerink e de dedik..Eleştirinin sonu tez kovulsuna gitmese dozunda kalsa hele 5 de 13 yapılmışken herkes daha sakin tartışıp fikir beyan edebilir..
Antalya maçında Selçuk yerine yasini oyuna alsa maçı kazanmıştık bunu burda dedim. Ama üzerindeki baskıyla puan kaybetmeyim diye Selçuku aldı.Bİraz kendine güveni gelse eminim kendini daha çok geliştirir.Zira ligdeki çoğu büyük takım hocasından daha çok futbolu yaşamış. ayrıca antalya bejekeden istanbulda puan alacaktı nerdeyse çok kötü değildi Etonun o hırsı muhtemelen krizi örtmek için iyice kenetlenmiş motive olmuşlar..
Velhasıl baskı yaratmayalım yoksa bu baskı bursa maçında da ters teper
Ama Tribünlerde, Takimin Teknik direktörün taraftar ile bire bir temasi olan yerlerde son maclarda bisey yok ki.
Ben taraftarin kendi arasinda görüs bildirdigi bir forumun bu kadar etki edecegini düsünmüyorum.
Ayrica, bu olmayan Kültür Türkiyede herzaman böyleydi, bunu Tudor özellikle Medya üzerinden kendisine yapilanlardan sonra anlamis olmasi lazim.
Derbilerde güven tazeler, Sampiyonluk ile kredisini bayaga yükseltmis olur, Sampiyonlar liginde bu kadro ile, tabi bir kac takviye gerekli, basari kazanirsa basarili olmus olur.tudor sezona iyi başlayınca >durun hele derbilerde napacak
tudor derbileri geçince > durun hele uzun maratonda napıcak
tudor şampiyon yapınca > bi bakalım şlde napıcak o zaman kesin kararımı vericem
bu ne yaw
Bilmiyorum, büyük takimda oynayan oyuncu, calisan teknik direktör, bunlara alisik olmasi lazim.Tudor etkilenmeyebilir belki futbolcular etkilenebilir bilemem onu.Selçuk ve tayfası çok sever takımı karıştırmayı.
Kimse kimseye düsman degil, ikide bir agirligini dahi bilmediginiz su laflari edip durmayin.tudor dusmanlarını aglatıyor
Takımın başına fazla ses çıkarmasın idare etsin diye getirilen Riekerink ile her türlü imkan verilen Tudor mu karşılaştırılıyor. Riekerink'e sabır falan istendiğini hatırlamıyorum aksine galip geldiğimiz maçlarda bile eleştiriliyordu. Hatta şampiyonluk yarışından kopmadan bir an önce kovalım görüşü hakimdi. Sonra Tudor gelip 2 maçta şampiyonluk yarışından kopup ligi Fb'nin altında bitirmeyi başardı. Bütün büyük maçları kaybedip sezona da avrupadan elenerek başladı. Son yıllarda Gs'da bu kadar sabır gösterilen başka td hatırlamıyorum. Buna rağmen sabır konusunda şikayet mi ediyorsunuz?
Tudor'u savunanlar elinde çok daha vasat bir kadroyla oynayan Riekerink'e neden destek olmadı. Boyunu posunu beğenmediniz herhalde.
Ya o adama (yani Riekerink'e) laf edilmemesi normal zira o adam emanetçi olarak getirildi zaten. Sezon başında her an yeni td gelecek diye beklendi ama baktılar gelen yok bide süper kupayı alınca kaldı adam. Ne yapması beklendi de neyi yapamayınca eleştirildi o da ayrı konu. Takımı bıraktığında 5 puan fark vardı, kayseri ye yenilmese sezonu tamamlardı her türlü. İstediği alınmayan teknik adam gitsin zaten onu ben de söylerim hep. Ama ne riekerink ne Tudor un böyle bi lüksleri de güçleri de yok, adamlar da kariyer yok bi kere. Hele riekerink gelmiş 50 küsür yaşına daha ilk kez takım veriyorlar eline, adam da bulmuşken fırsatı kaybetmemek için herşeye he deyip geçti. Burada konu hangisi daha iyi hoca mevzusu değil, bulundukları konum ve eldeki imkanla değerlendirmek lazım. 120 km koşup da rize yi yenemeyen Tudor ile 90 km koşup akhisar a 6 atan bi riekerink kıyası yaparsak tabi ki Tudor a güven duymamak normal şu aşamada. Esas sınavı şimdi verecek Bursa (D), Karabük, Konya (D), Fener, Trabzon (D) gibi bi periyot var önünde. Ne kadar kendini geliştirebildiğini görücez artık.Niye diğer hocalar değil de Tudor işte sorun burada başlıyor.Demek ki yönetime güven veya kararlılık göstermiş öküzün altında buzağı aramaya gerek yok diye düşünüyorum burada.Pekala başarısız görünüyordu,o da gönderilebilirdi aynı sebepten.Gönderilmeyi geç,Östersunds faciasından sonra Sneijder'i göndermek gibi cesur bir karar bile aldılar. (Doğruluğu yanlışlığı ayrı bir konu ama kesinlikle cesur bir karardı bu inkar edilemez.)
Teknik adamın istemediği oyuncular alınıyorsa kendisi de hiçbir şey yapamıyorsa bıraksın görevini.Böyle bırakanlar çok.Bırakmıyorsa da sonradan laf etmesin.
Tudor'dan sonra ekstrem bir hal gibi görünmesinin sebebi hepsinin üst üste gelmesi.Takım kazanma alışkanlığını kaybettikçe özgüven olarak da dip yaptı.
Geçen seneden güvensizlik zaten benim konum.Geçen yıl aynı kadroyla Riekerink de Trabzon'a Başakşehir'e Fener'e Kayseri'ye Karabük'e falan kaybetti.Dışarda da kötü top oynayıp da puan bıraktığımız maçlar oldu veya zoraki kazandığımız.O adama laf etmeyenler şimdi Tudor düşmanı benim tepkim buna.Yoksa Tudor mükemmel bir performans gösteriyor veya mükemmel bir TD değil buna katılmadığımı belirttim.
Futbolun doğrusu veya yanlışı baskıya göre değişmez. Büyük takım yönetiyorsan baskı hep vardır. Şenol için de var aynı baskı, Tudor için de. Sen sanıyor musun ki Şenol 1-2 hafta tökezlese homurdanmalar olmayacak? Futbolcudan nasıl baskıya karşı dirençli olması bekleniyorsa aynısı ve hatta daha fazlası teknik adamdan beklenmelidir. Zira teknik adamın yapacağı yanlışın telafisi çok daha zordur.
Ya o adama (yani Riekerink'e) laf edilmemesi normal zira o adam emanetçi olarak getirildi zaten. Sezon başında her an yeni td gelecek diye beklendi ama baktılar gelen yok bide süper kupayı alınca kaldı adam. Ne yapması beklendi de neyi yapamayınca eleştirildi o da ayrı konu. Takımı bıraktığında 5 puan fark vardı, kayseri ye yenilmese sezonu tamamlardı her türlü. İstediği alınmayan teknik adam gitsin zaten onu ben de söylerim hep. Ama ne riekerink ne Tudor un böyle bi lüksleri de güçleri de yok, adamlar da kariyer yok bi kere. Hele riekerink gelmiş 50 küsür yaşına daha ilk kez takım veriyorlar eline, adam da bulmuşken fırsatı kaybetmemek için herşeye he deyip geçti. Burada konu hangisi daha iyi hoca mevzusu değil, bulundukları konum ve eldeki imkanla değerlendirmek lazım. 120 km koşup da rize yi yenemeyen Tudor ile 90 km koşup akhisar a 6 atan bi riekerink kıyası yaparsak tabi ki Tudor a güven duymamak normal şu aşamada. Esas sınavı şimdi verecek Bursa (D), Karabük, Konya (D), Fener, Trabzon (D) gibi bi periyot var önünde. Ne kadar kendini geliştirebildiğini görücez artık.
SM-G925F cihazımdan Gscimbom mobil uygulaması ile gönderildi
Eyvallah ama bu tek taraflı bir iş değil. Baskı hissetmesin diye bebek gibi sevecek değiller. Yönetim Tudor'a kayıtsız destek olduğunu bariz bir şekilde gösterdi zaten. Bundan sonrası Tudor'a kalmış. Taraftar her zaman için en acımasız olandır. Doğru ve güzel bir şey 2-3 defa gündeme geliyorsa en ufak bir hata 20-30 kez söylenir. Tudor başarılı bir kariyer sahibi olmak istiyorsa baskının üstesinden gelmek zorunda. Ayrıca yönetimin de kredisi yok. Geçen sene olanları biliyoruz.Baskıya göre futbolun değil hiçbirşeyin doğrusu yanlışı değişmez. Ama baskı yanlış yaptırabilir..Gol atamayan forvet baskı altında kalınca ilk fırsatta kaleye yollamak için acele der ve daha çok kaçıırır bu tamamen psikolojiktir. Kalite veya teknik eksikliği değil her insan her işte yaşayabilir..BUnu aşmanın yolu o forvete o hocaya o kişiye kucak açıp sabırla destek olmaktır.. Hala olmazsa o zaman tamam uyuşamadık denir..Şenol güneş 2 maç tökezlese de bu seneyi tamamlayacak bunu bilir. Aykut için bu kadar kötü forma rağmen cehennem donsa da hocamızlayız diyen yönetim sadece bu anlattığım baskıyı kırma istemiştir. HOcanın baskı altında kalıp yanlış yapmasını önlemek istemiişlerdir.. YAni baskı doktor içinde şoför içinde zorlaycıdır..
BAskıya karşı dirençli olmasını beklemek yerine baskıyı azaltmayı dener her akıllı yönetici fenerin yönetiminin yaptığı gibi bizde bu baskıyı azaltmalıyız söylemek istediğim bu
Bir baska örnel olarak Mourinho ve Real Madrid gösterilebilir mi?Süper Kupa'dan çok önce kaldı Riekerink.Fatih Terim'in ayrılması beklendi Euro 2016 sonrası Milli Takım'dan,ayrılmayınca Haziran sonu Riekerink'le imzalar atıldı.Süper Kupa Riekerink'in imzasından 1.5 ay sonra oynandı.Yaz kampını Riekerink ile yaptı takım,sezona onla başlayacağımız belliydi yani artık.
Tudor da ilk kez büyük takım çalıştırıyor ki o da he diyip geçebilirdi ama geçmedi işte.
Riekerink 6 attı doğru ama sonraki hafta da Kayseri karşısında evimizde hezimet yaşadık yarıştan koptuk.Geçen seneden güçlü bir Kayseri karşısında da Tudor'un takımı 4 attı bunu da böyle değerlendirmek lazım.
Eleştirilerin bazıları gerçekten art niyetli o yüzden bu adamın sınavı bence bitmez.Ben eleştirilerin bazılarına hemfikirim ama aynı yerden bakmıyoruz.Tudor ne yaparsa yapsın bazılarına kendini kabul ettiremeyecekmiş gibi bir hava var.
Bir baska örnel olarak Mourinho ve Real Madrid gösterilebilir mi?
Yanlis hatirlamiyorsam taraftar ile dogru düzgün bir türlü yilsizi barismadi ve Sampiyonlar ligini kazanamadigi icin kovuldu.
Süper Kupa'dan çok önce kaldı Riekerink.Fatih Terim'in ayrılması beklendi Euro 2016 sonrası Milli Takım'dan,ayrılmayınca Haziran sonu Riekerink'le imzalar atıldı.Süper Kupa Riekerink'in imzasından 1.5 ay sonra oynandı.Yaz kampını Riekerink ile yaptı takım,sezona onla başlayacağımız belliydi yani artık.
Tudor da ilk kez büyük takım çalıştırıyor ki o da he diyip geçebilirdi ama geçmedi işte.
Riekerink 6 attı doğru ama sonraki hafta da Kayseri karşısında evimizde hezimet yaşadık yarıştan koptuk.Geçen seneden güçlü bir Kayseri karşısında da Tudor'un takımı 4 attı bunu da böyle değerlendirmek lazım.
Eleştirilerin bazıları gerçekten art niyetli o yüzden bu adamın sınavı bence bitmez.Ben eleştirilerin bazılarına hemfikirim ama aynı yerden bakmıyoruz.Tudor ne yaparsa yapsın bazılarına kendini kabul ettiremeyecekmiş gibi bir hava var.