Kendisinin şu ana kadar gelmeyi kabul ettiği iddiasını yalanlamaması dahi ne olduğunu gösteriyor.
_Her maç sonu en fanatik gibi açıklamalar yap.
_Galatasaray'lılığı Fatih Hoca'dan öğrendim de.
_Gittikten sonra ''bozuk yol'' onlar de.
_Galatasaray benim yuvam de.
_Kulübede otursun onlar izlesin falan de.
Günün sonunda da 2-3 aydır bu olay ısınmaya başlayınca (muhtemelen); Galatasaray'dan ayrılış sürecimde yaşadıklarımı da bir gün konuşuruz falan demeye başla.
Bir gün değil bugün konuşulacak çok şey var (ama bir o kadar da aslında hiç yok, çünkü gün itibari ile varlığın yok hükmünde)
Yine de madem giriştik yazalım. Ne mi onlar?
Ayrılmadan önce oynanan Beşiktaş maçında
1. Oyundan alındıktan sonra formaya küfür edip soyunma odasında fırlattın mı?
2. Ona rağmen hocan bunu basına servis ettirmeden içeriden çözmeye çalıştı mı? Seni affedip oynatmaya devam etti mi?
3. Israrla gitmek istemen karşısında tamam diyip, teklif alamayınca kalmak istiyorum dediğinde tamam dedi mi hocan?
4. Transferin son günü, takımı zora sokup kaçar adım havaalanı'na yetişerek transfer olurken yönetim sana, seni göndermek istememesine rağmen engel oldu mu?
5. Hayalim hayalim dedin. Gittin. Eleştiri aldın her futbolcu gibi. O kadar trip attın seni hala taraftarın büyük bölümü savunmadı mı burada?
6. Hayalim diyip evlendikten 1 sene sonra ülkeye geleceğim diye tuttururman mı Galatasaray'lılık. (Üstelik bizim transferde adımız bile geçmezken)
Terim'den öğrendim dediğin Galatasaray'lılık Galatasaray ve Milli Takım ile aile hayatı dışında araya başka bir faktörü sokmamayı emrederken, senin sözde Galatasaray'lılığın bugün bir şekilde gitmesen bile ayağına pazarlık için getirdiğin onca sana laf edenlerin formasını giymeyi düşünmeni ve büyük ihtimal giyecek olmanı içeriyor.
Hiç değilse ağzına Terim'i almasaydın. Çünkü onun Galatasaray'lılığı evladını takıma alamayınca ziyarete geldiğinde beraber üzülmeyi içeriyor.
Sen bırak babam dediğin Terim'i, bu resimdeki Nijerya vatandaşı Onyekuru'nun duygularını ve Galatasaray'lılığını anlayabilseydin az pazarlık etmeyi bırak aynı masaya bile oturmazdın seni her fırsatta itibarsızlaştırmaya çalışan o Fenerbahçe ile.
Terim'e, Hakan'a, Hasan'a, Ayhan'a, Arda'ya, Tugay'a ne teklifler gitti, ne siyasiler bakanlar araya girdi de gitmediler geçmişte.
İleride, belki yarın üzerinde farklı forma ile yine gol atarsın. Ama bu kendi kalene attığın golün azabını reddetsen de içten içe ömür boyu taşıyacaksın.
Gelsen de öyle yarın sabah, gelmesen de öyle.
Seni sen yapanlara sırtını döndüğün gün bittin. Sürekli zihninde yarattığın mağdur üzerinden inşa ettiğin hırs ile ilmek ilmek ördüğün kariyerin öldü o masaya oturduğun gün.
Ne acı senin adına.