E tamam iyi gününde olunca o yol da gözüne büyümüyor, para sana koymuyor her maç 40.000'e oynuyorsun işte. Ama kötü günün olunca, Fatih Terim başında olmayıp 2 maç üst üste kaybedip de şampiyonluğa havlu atınca kaç kombine satarsan sat maçlarını taş çatlasın 30.000'e oynuyorsun. Dortmund 2007'de iflastan dönerken de her maçını 60.000'e oynuyordu, 2013'te ŞL finaline yürürken de. Bana göre gerçek taraftarlık da budur. Ama Türkiye'de bazen güç sahiplerini cezalandırmak gerektiğine de inanıyorum. Çünkü bizde istifa kültürü olmadığından yönetenleri uyandırmak adına yapılacak en iyi işlerden biri maddi olarak destek çekmek. Bu noktada biletlerin pahalı olduğuna da katılıyorum. Bence asgari ücretin 2020 lira olduğu ülkede Almanya'daki gibi en iyi bilet asgari ücretin 3'te 1'i, en kötüsü 8'de 1'i olarak satılmalı. Bilhassa yapılanmaya gittiğimiz veya baştan bir şey yapamayacağımız sezonlarda böyle bir fiyat politikası izlemeliyiz. Galatasaray gibi 30 milyon taraftarı kulübe, şartlar ne olursa olsun içerde Arsenal'le oynayan ŞL maçına güç bela 20.000 taraftar çekebilmek yakışmıyor.