Goksu Toprak
Kırmızı Üye
- 11 Mayıs 2009
- 2.045
- 0
- 1.306
Cevap: Emir Satriani : "Lincoln Galatasaray Demektir"
Dogdugu gun Galatasaray li olanlardan degildi , buda yetmezmis gibi yasitlarinin hemen hemen hepsinin isminde olan Can dan (Alican , Ozcan , Muratcan) onda yoktu.
5 yasina kadar Fenerbahceli olan gencin futbol hakkinda en kucuk bir fikri olmadigi o zamanlar Show Tv eski logosunu kullaniyor reklamlara girerken o ilginc sound u veriyordu.Tabi bu cocuk niye Fenerbahceli oldugunuda bilmiyordu ne ise yaradigini da.Ona soruyorlardi hangi takimlisin cevap netti Fenerbahce.Gercek Galatasaray li olan babasi bu durumdan elbette hosnut degildi ama bu durumun sebebi ortadaydi bizim veletin sevdigi agabeylerinden biri ona Fenerbahce li oldugunu solemisti sadece.
Ve o gun hani hepimizin tekrar istedigi sari forma varya onla cikageldi babasi eve bizimkinin.8 numaraydi sari renkliydi 1996-1997 sezonu formasinin tam kendisiydi orjinaldi.O donemde Asker olan babasinin Merzifona Istanbul gorevinden dondugunde getirdigi seydi..Sortu bile vardi yaninda.
Bizim velet aldi topu eline ustune gecirdi yeni formasini gitti agabeyleriyle top oynamaya yada yasi kucuk oldugundan her zamanki gibi kaleye gecmeye o gun fenerbahceli olan agabeyi onu karsi takima aldirtti kirginligindan belkide bilmioruz ama o karsi takima gecmek o kucugun garip olsada umit verici bi degisimdi cunku artik kalede top beklemek yerine topu calmaya topa vurmaya basliyacakti.Farkinda degildi belki ama o yil Galatasaray Fatih Terimle yola koyulmaya baslamisti,ayni onun gibi Galatasaray da artik topu calmaya isirmaya calisacakti.Ilk baslarda bizim velet cok zorlandi rakibe karsi,ayni Galatasaray gibi ama o kucuk bir mahalle maci degildi onun icin artik o mac formasini gecirdigi numarali oyuncuyu icinde hayal ederek oynadigi bir macti hatta icindeki his bundan sonra baska mahalledeki oyucularla bile yakinda oyniyacagini hissettiriyordu, Galatasaray in yavasca Avrupa kupalarinda iyice yer edinmeye baslamasi acilmasi gibi...
Yillar gecti Asker olan babasinin tayin vakti geldi yolculuk Izmir e idi...
Izmir de aynen futbol oynamaya devam etti yeni arkadaslariyla 4 yil oyle boyle saglam adimlar ata ata ilerledi buyudu gelisti.Bir yandan da CINE 5 de Galatsaray in UEFA kupasi maclarini izledi Lig maclari zaten kacmazdi.Sonra bir gece Mallorca buyuk bir zafer...Sans a bak ki Galatasaray o mac donusunde Izmir de yapicak macini su anda ligle olmayan herhangi bir Izmir takimi ile.E bu firsat kacar mi 10 yasina girmis evlat yaklasik 5 yildir Galatasaray liligi yasiyor daha dogrusu gercek takim sevdasi nedir onu hazmediyor.Plan belliydi once zaferle donen takim Havaalaninda karsilanacak ertesi aksam da Izmir Ataturk Stadinda "Avrupa avrupa duy sesimizi , Iste bu Cimbom un ayak sesleri" diye bagirilacak.Haydi giyinelim diyerekten ayaklandi bizimkisi ama ne giysin hala 8 numarali forma orada duruyor,dusunceli oturur bizimki babasi havaalanina gitmek icin bi donsun isten hesap soracak forma hesabi.O da ne baba tedarikli Elinde Galatasaray in 1999-2000 sezonu Cubuklu formasi.Arkasinda bu sefer numarasi yok ama isleme seklinde Galatasaray yaziyor.Bu ne supriz havalara ucma fesli takimin havalardan inmesiyle yerini sevinc,gurur ve onun gibi diger takimdaslarini gorme hissi vardir ya ayni seyi destekledigin icin birbirine karsi yakinlik sicaklik onu hissediyor, taraftarlik nedir biraz daha anliyor...
Maclar gecip gidiyor,zaferler ardi ardina ve babaya bir yakaris"Baba bizde kornaya basmaya cikalim hadi bak herkez gidiyor".Baba nin cevabi net"Kupayi alalim cikacaz".O kadar netki oradan anliyorum kupa alinacak emin.17 Mayis geliyor catiyor.Evde yemek masasi kurulu bir yandan yemek yenicek bir yandan mac izlenicek.Mac heyecanli yemek falan hikaye halbuki Annesi tarafindan en sevdigi aparat mac icin ozel olarak hazir "Rus salatasi".Uzatmalarda Henry nin kafasiyla yasanan bir panik atak,penaltilar suresinde arka planda calan okul zili melodili telefon derken Popescu filmi bitiriyor.E hadi korna calmaya!!.Meydana cikiyor arabayla direksiyonda baba yaninda anne arkada bizimkisi elinde bayrak disari cikarmaya korkuyor ama etrafina bakinca da birakin bayragi vucunu cikaranlari da gormuyor degil!..Meydanda kutlamalar baya buyuk ama bizimkinde bi anlik bir his sanki doyum noktasinda gibi Galatsaray liliga doymus gibi anlamsiz bir his...
Daha sonraki yillar malum takimda iyi olmayinca bizimkini uzuyor ama asil uzdugu seyi sonradan fark ediyor artik o ilk 4-5 yasinda Fenerbahce li oldugu gibi Galatasaray li oldugunu hissediyor.Surekli eskiden konusuyor su kupa bizde falan ama hissetmiyor uzerinde olu topragi var sanki yuregindeki Galatasaray tarafinda yani tamaminda...
2008 Haziran OSS ye giriyor bizimki.Sinav bunu Istanbullu Teknik li yapinca bi rahatlama hissi ama cok garip bir his daha var gibi.Mabedin sicakligini hisseder gibi.Bunun uzerine tabi Istanbul a gitmeden bi sole formalaniyor arkadas.Bu sefer de full kirmizi tercihi.Giyiyor tabi o formayi ama ayni his olmuyor bir turlu.E buyuduk ulan ondan cocuk degilsin diyor kendi kendine ama kendini sadece yalandan avutuyor.Istanbul da 6-7 ay geciriyor ilk Istanbul yili olumlu Arada ASY ziyaret edilmis Maslak olan yakinligi nedeniyle Ayhan Sahenk neredeyse sindirilmis.
Yaklasik 1 yil geciyor Haziran 2009 oluyor.Izmir e tatil icin geldiginde forumlar,bloglar vakit olduruyor sicak desen iyice bastiriyor.Yeni gunun ilk 12 saati uykula gecmis gozunu aciyor once TV onunde basit bir kahvalti oda ne Rijkaar Galatasaray da.Bu ne sevinc allahim.Niye oldugunu bilmiyor ama cok mutlu cok dogru bir sey yapildigini hissediyor derinden.
Ertesi gunu hali saha maci var bizim elemanin bu sefer ustune giyerken formayi istem disi gozler kapaniyor gozunun onunde futbol sahasi..Evet ayni his yine geliveriyor....
Iste bu hissi bu velete yani bana tekrardan yaratan Rijkaard ve Galatasaray a tesekkur ediyorum..Umutluyum ve gercekten gururluyum Galatasaray li olmaktan.
Ama bana bu hissiyati veren Cassio Lincoln degil , Galatasaray in ta Kendisidir.....
Dogdugu gun Galatasaray li olanlardan degildi , buda yetmezmis gibi yasitlarinin hemen hemen hepsinin isminde olan Can dan (Alican , Ozcan , Muratcan) onda yoktu.
5 yasina kadar Fenerbahceli olan gencin futbol hakkinda en kucuk bir fikri olmadigi o zamanlar Show Tv eski logosunu kullaniyor reklamlara girerken o ilginc sound u veriyordu.Tabi bu cocuk niye Fenerbahceli oldugunuda bilmiyordu ne ise yaradigini da.Ona soruyorlardi hangi takimlisin cevap netti Fenerbahce.Gercek Galatasaray li olan babasi bu durumdan elbette hosnut degildi ama bu durumun sebebi ortadaydi bizim veletin sevdigi agabeylerinden biri ona Fenerbahce li oldugunu solemisti sadece.
Ve o gun hani hepimizin tekrar istedigi sari forma varya onla cikageldi babasi eve bizimkinin.8 numaraydi sari renkliydi 1996-1997 sezonu formasinin tam kendisiydi orjinaldi.O donemde Asker olan babasinin Merzifona Istanbul gorevinden dondugunde getirdigi seydi..Sortu bile vardi yaninda.
Bizim velet aldi topu eline ustune gecirdi yeni formasini gitti agabeyleriyle top oynamaya yada yasi kucuk oldugundan her zamanki gibi kaleye gecmeye o gun fenerbahceli olan agabeyi onu karsi takima aldirtti kirginligindan belkide bilmioruz ama o karsi takima gecmek o kucugun garip olsada umit verici bi degisimdi cunku artik kalede top beklemek yerine topu calmaya topa vurmaya basliyacakti.Farkinda degildi belki ama o yil Galatasaray Fatih Terimle yola koyulmaya baslamisti,ayni onun gibi Galatasaray da artik topu calmaya isirmaya calisacakti.Ilk baslarda bizim velet cok zorlandi rakibe karsi,ayni Galatasaray gibi ama o kucuk bir mahalle maci degildi onun icin artik o mac formasini gecirdigi numarali oyuncuyu icinde hayal ederek oynadigi bir macti hatta icindeki his bundan sonra baska mahalledeki oyucularla bile yakinda oyniyacagini hissettiriyordu, Galatasaray in yavasca Avrupa kupalarinda iyice yer edinmeye baslamasi acilmasi gibi...
Yillar gecti Asker olan babasinin tayin vakti geldi yolculuk Izmir e idi...
Izmir de aynen futbol oynamaya devam etti yeni arkadaslariyla 4 yil oyle boyle saglam adimlar ata ata ilerledi buyudu gelisti.Bir yandan da CINE 5 de Galatsaray in UEFA kupasi maclarini izledi Lig maclari zaten kacmazdi.Sonra bir gece Mallorca buyuk bir zafer...Sans a bak ki Galatasaray o mac donusunde Izmir de yapicak macini su anda ligle olmayan herhangi bir Izmir takimi ile.E bu firsat kacar mi 10 yasina girmis evlat yaklasik 5 yildir Galatasaray liligi yasiyor daha dogrusu gercek takim sevdasi nedir onu hazmediyor.Plan belliydi once zaferle donen takim Havaalaninda karsilanacak ertesi aksam da Izmir Ataturk Stadinda "Avrupa avrupa duy sesimizi , Iste bu Cimbom un ayak sesleri" diye bagirilacak.Haydi giyinelim diyerekten ayaklandi bizimkisi ama ne giysin hala 8 numarali forma orada duruyor,dusunceli oturur bizimki babasi havaalanina gitmek icin bi donsun isten hesap soracak forma hesabi.O da ne baba tedarikli Elinde Galatasaray in 1999-2000 sezonu Cubuklu formasi.Arkasinda bu sefer numarasi yok ama isleme seklinde Galatasaray yaziyor.Bu ne supriz havalara ucma fesli takimin havalardan inmesiyle yerini sevinc,gurur ve onun gibi diger takimdaslarini gorme hissi vardir ya ayni seyi destekledigin icin birbirine karsi yakinlik sicaklik onu hissediyor, taraftarlik nedir biraz daha anliyor...
Maclar gecip gidiyor,zaferler ardi ardina ve babaya bir yakaris"Baba bizde kornaya basmaya cikalim hadi bak herkez gidiyor".Baba nin cevabi net"Kupayi alalim cikacaz".O kadar netki oradan anliyorum kupa alinacak emin.17 Mayis geliyor catiyor.Evde yemek masasi kurulu bir yandan yemek yenicek bir yandan mac izlenicek.Mac heyecanli yemek falan hikaye halbuki Annesi tarafindan en sevdigi aparat mac icin ozel olarak hazir "Rus salatasi".Uzatmalarda Henry nin kafasiyla yasanan bir panik atak,penaltilar suresinde arka planda calan okul zili melodili telefon derken Popescu filmi bitiriyor.E hadi korna calmaya!!.Meydana cikiyor arabayla direksiyonda baba yaninda anne arkada bizimkisi elinde bayrak disari cikarmaya korkuyor ama etrafina bakinca da birakin bayragi vucunu cikaranlari da gormuyor degil!..Meydanda kutlamalar baya buyuk ama bizimkinde bi anlik bir his sanki doyum noktasinda gibi Galatsaray liliga doymus gibi anlamsiz bir his...
Daha sonraki yillar malum takimda iyi olmayinca bizimkini uzuyor ama asil uzdugu seyi sonradan fark ediyor artik o ilk 4-5 yasinda Fenerbahce li oldugu gibi Galatasaray li oldugunu hissediyor.Surekli eskiden konusuyor su kupa bizde falan ama hissetmiyor uzerinde olu topragi var sanki yuregindeki Galatasaray tarafinda yani tamaminda...
2008 Haziran OSS ye giriyor bizimki.Sinav bunu Istanbullu Teknik li yapinca bi rahatlama hissi ama cok garip bir his daha var gibi.Mabedin sicakligini hisseder gibi.Bunun uzerine tabi Istanbul a gitmeden bi sole formalaniyor arkadas.Bu sefer de full kirmizi tercihi.Giyiyor tabi o formayi ama ayni his olmuyor bir turlu.E buyuduk ulan ondan cocuk degilsin diyor kendi kendine ama kendini sadece yalandan avutuyor.Istanbul da 6-7 ay geciriyor ilk Istanbul yili olumlu Arada ASY ziyaret edilmis Maslak olan yakinligi nedeniyle Ayhan Sahenk neredeyse sindirilmis.
Yaklasik 1 yil geciyor Haziran 2009 oluyor.Izmir e tatil icin geldiginde forumlar,bloglar vakit olduruyor sicak desen iyice bastiriyor.Yeni gunun ilk 12 saati uykula gecmis gozunu aciyor once TV onunde basit bir kahvalti oda ne Rijkaar Galatasaray da.Bu ne sevinc allahim.Niye oldugunu bilmiyor ama cok mutlu cok dogru bir sey yapildigini hissediyor derinden.
Ertesi gunu hali saha maci var bizim elemanin bu sefer ustune giyerken formayi istem disi gozler kapaniyor gozunun onunde futbol sahasi..Evet ayni his yine geliveriyor....
Iste bu hissi bu velete yani bana tekrardan yaratan Rijkaard ve Galatasaray a tesekkur ediyorum..Umutluyum ve gercekten gururluyum Galatasaray li olmaktan.
Ama bana bu hissiyati veren Cassio Lincoln degil , Galatasaray in ta Kendisidir.....