Eren Arslan
10 Numara!
- 22 Haziran 2009
- 16.914
- 5.070
- 2.493
Gökmen Özdemir yazıyor. Görünen o ki Mircea Lucescu ile Galatasaray yeniden yollarını kesiştiriyorlar. İsterseniz size "Lucescu nasıl çalışır?", "Nelere dikkat eder?" kısaca özetleyelim.
Önce Fatih Terim, sonra Roberto Mancini ve şimdi Mircea Lucescu.. Ünal Aysal çok şanslı.. 3 büyük isimle çalışmış olacak. 4. ve 5. olur mu? Kimse bu yönetim modeliyle 'olmaz' diyemez.. Ama açalım biraz...
Geçen yazımda da bahsettim. Galatasaray 'başkan kulübüdür.' Başkan kimle isterse onunla çalışır. Buna kimse karışamaz. Ama hocaların gönderiliş şekillerinde hatalar var. Bu gönderiliş modelleri Galatasaray'a yakışmadı.
Şimdi Lucescu geliyor. Romen hoca çok uyumlu ve çalıştığı yerlere hemen uyum sağlayan bir görüntü çizse de onun modeli farklıdır. Anlatmaya çalışayım..
* Mircea Lucescu da Fatih Terim gibidir. Başarıya endeksli çalışır. Genel bir sistem kurmak yerine günlük başarının peşinde koşar. Onun için ilerisi adına "Adam yetiştirsin, onu eğitsin, bunu öğretsin" beklentilerine girmemek gerekir.
* Lucescu destek ister. Yönetimden onu desteklemesini bekler. Bunun da takıma yansımasını sağlamaya çalışır. Ekibine "Patron benim" mesajını böyle verir. En zor anlarda eline taşın altına sokar ama onunla birlikte taşın altına girecek 2. veya 3. eli bekler. Bu bakımdan Galatasaray yönetimi ona istediğini verebilir mi emin değilim..
* Her futbolcuyla çalışır. Çalışamayacağı futbolcu yoktur. Eninde sonunda 5 dakika da olsa her isimden verim alır. Sneijder onun gözdesi olur. Oyunu muhtemelen onun üzerine kuracaktır.
* Defansif anlamda pozisyon alamayan oyuncuların işi zor olacaktır. Bu sebepten dolayı sol bekte Telles yerine Hakan Balta'yı kullanırsa kimse şaşırmasın. 2002'de Victoria iyi futbolcu olduğu için değil, dediğini yaptığı için oynuyordu Galatasaray'da..
* 'Lucescu defansif futbol oynatır' diyenlere gülüyorum. Lucescu elinde ne varsa onu oynatır. Kadrosuna göre oyun şekillendirir. Shakthar'ın defansif oynadığını kim iddia edebilir?
* Brezilya'da geniş portföyü olan menajerlerle çalışıyor. Shakthar'ın son 2 senede sattığı futbolcularla 150 milyon Euro gelde etmesi onun sayesindedir. Futbolcuyu alır, geliştirir, kullanır, satar... Onun için vazgeçilmeyecek ya da yeri dolmayacak futbolcu yoktur.
* İtalyan kondisyoneri Carlo Niccolini en büyük yardımcısıdır. Ona her maç öncesi 23 dakikalık rakip analizleri hazırlar. Her maça özel dosyaları Lucescu yazar. Ve futbolcularına rakip analizini en az 2 toplantıda anlatır.
* Florya'da fazla adam istemez. Az ama öz insanla çalışır. Orayı kendine bir kale haline getirir. Fazla yönetici onu yorar, hiç yönetici bozar! Mutlaka ona stratejik ve lojistik destek sağlayacak yetkili bir isim ister.
* Başkanların ona atabileceği çalımlara göz yumar, görür, görmezden gelir ama asla unutmaz. Profesyonelce işini yapar.
* Basınla oynamayı sever. Her demecinin altında mutlaka bir mesaj vardır. Demeçlerini hem çalıştığı kurum hem de rakipleri iyi çözmelidir.
Sonuç olarak.. Lucescu ile çalışmak hem çok kolaydır hem de çok zor. Onunla aynı dili konuşuyorsanız başarıya koşarsınız.. Ahmedov'dan hemen ayrılamamasının sebebi de budur. Ukrayna'da Lucescu'yu kral gibi konumlandırdılar. Pamuklara sardılar. Orada çok mutluydu. Ukrayna'da iç savaş tehlikesi olmasa Türkiye'ye de dönmezdi.
Ama farklı lisanlardan, farklı perdelerden hayata bakıyorsanız Lucescu'yu kaybedersiniz. Dolayısıyla da başarıyı ve şampiyonluğu da
3puan.com
Önce Fatih Terim, sonra Roberto Mancini ve şimdi Mircea Lucescu.. Ünal Aysal çok şanslı.. 3 büyük isimle çalışmış olacak. 4. ve 5. olur mu? Kimse bu yönetim modeliyle 'olmaz' diyemez.. Ama açalım biraz...
Geçen yazımda da bahsettim. Galatasaray 'başkan kulübüdür.' Başkan kimle isterse onunla çalışır. Buna kimse karışamaz. Ama hocaların gönderiliş şekillerinde hatalar var. Bu gönderiliş modelleri Galatasaray'a yakışmadı.
Şimdi Lucescu geliyor. Romen hoca çok uyumlu ve çalıştığı yerlere hemen uyum sağlayan bir görüntü çizse de onun modeli farklıdır. Anlatmaya çalışayım..
* Mircea Lucescu da Fatih Terim gibidir. Başarıya endeksli çalışır. Genel bir sistem kurmak yerine günlük başarının peşinde koşar. Onun için ilerisi adına "Adam yetiştirsin, onu eğitsin, bunu öğretsin" beklentilerine girmemek gerekir.
* Lucescu destek ister. Yönetimden onu desteklemesini bekler. Bunun da takıma yansımasını sağlamaya çalışır. Ekibine "Patron benim" mesajını böyle verir. En zor anlarda eline taşın altına sokar ama onunla birlikte taşın altına girecek 2. veya 3. eli bekler. Bu bakımdan Galatasaray yönetimi ona istediğini verebilir mi emin değilim..
* Her futbolcuyla çalışır. Çalışamayacağı futbolcu yoktur. Eninde sonunda 5 dakika da olsa her isimden verim alır. Sneijder onun gözdesi olur. Oyunu muhtemelen onun üzerine kuracaktır.
* Defansif anlamda pozisyon alamayan oyuncuların işi zor olacaktır. Bu sebepten dolayı sol bekte Telles yerine Hakan Balta'yı kullanırsa kimse şaşırmasın. 2002'de Victoria iyi futbolcu olduğu için değil, dediğini yaptığı için oynuyordu Galatasaray'da..
* 'Lucescu defansif futbol oynatır' diyenlere gülüyorum. Lucescu elinde ne varsa onu oynatır. Kadrosuna göre oyun şekillendirir. Shakthar'ın defansif oynadığını kim iddia edebilir?
* Brezilya'da geniş portföyü olan menajerlerle çalışıyor. Shakthar'ın son 2 senede sattığı futbolcularla 150 milyon Euro gelde etmesi onun sayesindedir. Futbolcuyu alır, geliştirir, kullanır, satar... Onun için vazgeçilmeyecek ya da yeri dolmayacak futbolcu yoktur.
* İtalyan kondisyoneri Carlo Niccolini en büyük yardımcısıdır. Ona her maç öncesi 23 dakikalık rakip analizleri hazırlar. Her maça özel dosyaları Lucescu yazar. Ve futbolcularına rakip analizini en az 2 toplantıda anlatır.
* Florya'da fazla adam istemez. Az ama öz insanla çalışır. Orayı kendine bir kale haline getirir. Fazla yönetici onu yorar, hiç yönetici bozar! Mutlaka ona stratejik ve lojistik destek sağlayacak yetkili bir isim ister.
* Başkanların ona atabileceği çalımlara göz yumar, görür, görmezden gelir ama asla unutmaz. Profesyonelce işini yapar.
* Basınla oynamayı sever. Her demecinin altında mutlaka bir mesaj vardır. Demeçlerini hem çalıştığı kurum hem de rakipleri iyi çözmelidir.
Sonuç olarak.. Lucescu ile çalışmak hem çok kolaydır hem de çok zor. Onunla aynı dili konuşuyorsanız başarıya koşarsınız.. Ahmedov'dan hemen ayrılamamasının sebebi de budur. Ukrayna'da Lucescu'yu kral gibi konumlandırdılar. Pamuklara sardılar. Orada çok mutluydu. Ukrayna'da iç savaş tehlikesi olmasa Türkiye'ye de dönmezdi.
Ama farklı lisanlardan, farklı perdelerden hayata bakıyorsanız Lucescu'yu kaybedersiniz. Dolayısıyla da başarıyı ve şampiyonluğu da
3puan.com