yaklaşık 2 ay önce the athletic'in aston villa yazarı gregg evans bana ulaşmıştı. trezeguet'in türkiye performansıyla ilgili bir röportaj yapmak istiyordu. orada sevilen, çalışkan bir futbolcu olduğunu söyledi. ben de kasımpaşa stadında canlı çok izlemiştim trezeguet'i. kasımpaşa kendisini 2-3 milyon euroya aldığında ilk yıl sonuna kadar 5 milyon euroya satın alma opsiyonu vardı trezeguet'te. o sezon ligi dağıtmıştı. yaşı sadece 24'tü. gs da 17-18'de, aynı sezon, garry ve gomis önderliğinde şampiyon olmuştu. o dönem sürekli olarak "garry'nin yaşı geldi. 8-10 neyse araplara satıp ondan 5 yaş küçük trezeguet'i 5'e almak lazım diyordum. hem gençleşeceksin, hem potansiyelli adam alıp cl'de oynatıp büyük paralara satabileceksin (ki ozan kabak öyle oldu), hem ekonomik olarak kara geçeceksin... her açıdan çok mantıklıydı. bu gerçekleşmedi. trezeguet dünya kupasında kötü oynayınca kimse almadı. 5 milyon euro satın alma opsiyonu kaçtı. gs aynı yaz 4 milyon euro verip emre akbaba'yı aldı ama.
trezeguet bir sezon daha oynadı ve yine 9 gol 9 asistle süper lig'e damga vurunca aston villa'ya gitti. feghouli'nin slimani'nin, seri'nin vs tr'de 3-5 milyon euro maaşlar dağıttığımız daha çok futbolcunun oynayamadığı premier lig'de çatır çatır oynadı. biz premier lig'de oynayamayıp gelenlere tanrı gözüyle bakarken, nedense orada oynayabilen trezeguet'in buraya geri dönebileceğini düşünüyoruz. paşa'dan gitti diye herhalde...
ilk sene sonunda aston villa küme düşer, trezeguet de ndiaye gibi geri gelir diye hesaplar yapıyordu bizim basın. son haftalarda hem trezeguet hem de aston villa'nın müthiş formuyla geçen sezon sonu ligde kalmışlardı. bu sene de trezueget sakatlanana kadar ilk 11 oynamaya devam ediyordu.
gregg'e sordum, devre arası gs istiyormuş diye haberler çıkıyor dedim. "trezeguet villa'nin önemli bir parçası, ne alakası var" gibilerinden şaşırdı adam...
bizde böyle. iş işten geçtikten sonra... kasımpaşa'dayken ucuzken burun kıvırırsın, beğenmezsin. pl'ye gidince hayal kurarsın. gözünün önündeydi koca sezon! oyuncuları çıkış yapmadan önce alıp getirmiyoruz, küçük görüyoruz oynadıkları takımları... sonra çıkış yapıp paraya boğuluyorlar, düşüşe geçiyorlar, gazları kaçıyor, kadro dışı falan kalıyorlar, o zaman istiyoruz, cv'ye bak, oynadığı takıma bak, gelsin rehabilite olsunlar diyoruz. rehabilitasyon merkeziyiz biz çünkü. marka bağımlısıyız. erzurum'dan gelen taylan'ı yakıştıramıyoruz, rize'den gelen oğulcan'ı yakıştıramıyoruz ama 2000 uefa kupasını karabük'ten gelen ünsal'lar, gençler'den gelen ergün'ler, diyarbakır'dan gelen ümit davala'ları geliştirdiğimiz için kaldırdığımızı da unutuyoruz.
nzonzi, seri kiralayarak mı başarılı olduk biz? üreterek mi başarılı olduk, tüketerek mi?
sinan yılmaz galatasaray sözlükte yazmış
mahmoud hassan trezeguet
hala trezeguet hayali olanlara...
