Mancini'yi Anlamak

Öner Güzel

Kırmızı Üye
Katılım
25 Kasım 2012
Mesajlar
1.544
Tepkime puanı
56
Puan
738
Türkler, tarih boyunca kendilerini anlaşılmaz ilan etmişlerdir. Dışardan bir insan bunu fark etmez ama Türk, kendi içinde anlaşılmazdır. O öyle hisseder. Bu konuda her Türk vatandaşı hemfikirdir. "Türkleri Anlama Kılavuzu" diye bir kitap vardır hatta, örneklendirmek gerekirse.



Maç içerisinde konu için başlık düşünüyordum. İkinci yarı başlar başlamaz, Semih değişikliğini görünce, başlığı bulmuştum. "Bir babayiğit çıksa da, Mancini'nin ne yapmak istediğini açıklasa" dedim kendi kendime.



Forumdaki en büyük Mancini sempatizanlarından biri olduğumdan eminim. 14.03.2014 itibariyle, bu sempatizanlık değer kaybetmese de, büyük hoca olmadığı fikri, bunun önüne geçti. Ekim ayından bu yana, deplasmanda sergilenen isteksiz, Anadolu takımlarından hallice, beceriksizliklerin ve nispeten şanssızlığın hat safhada olduğu takımı motive edemeyen Mancini, bu konuda sınıfta kalmıştır.



Mücadeleci bek, mücadeleci ve fizikli yedek defansif orta saha oyuncularını her daim sisteminde bulunduran Mancini, bu konudaki tercihini 2.7 milyon bonservisle Salih'i alarak ve Ceyhun'u takımda tutup, sıklıkla forma şansı vererek kullandı. Orta sahası S.O.S. veren Galatasaray'a, transfer döneminde takıma kazandırdığı oyuncularla ilaç olmaya çalıştı. Kanat oyuncusu bulunmayan, kadro yapısı itibariyle kanatları etkili kullanmak zorunda olan takımdaki Amrabat'ı kiraya gönderdi ve benzer nitelikte bir oyuncuyu, 3.5 milyon bonservis vererek aldırdı.



Uzun ve sıkıcı bir yazı olma yolunda ilerleyen konuya devam etme isteği, Fenerbahçe'ye altın tepside sunulan şampiyonluğun verdiği sıkıntıdan kaynaklıdır. Evet, her zaman olumlu düşünme yanlısı olan ben, bugün itibariyle pes etmiş durumdayım. Bunun nedeni de kaybedilen 2 puan değildir, ona alıştık. 6 aydır çözülmeyen, daha doğrusu çözülemeyen deplasman fobisidir. Bunun en büyük nedeni de motivasyondur. Teknik heyet, gerekli olan bu motivasyonu takıma sağlayamamaktadır. Arena'da bu görevi ise taraftar üstlenmektedir, rahat galibiyetlerin en büyük sebebi budur. En çok merak ettiğim, ceza aldığımız zaman parfüm kokusu eşliğinde oynayacak Galatasaray'ın, Arena'da ne yapacağıdır.



Son dakikalarda oyuna alınan "karambol golcüsü" Umut ile 3 forveti de sahada olan Galatasaray'ın en büyük umudu Drogba'nın indireceği toplarla veya karışıtıracağı rakip ceza sahasında Burak ve Umut ile bulması muhtemel gollerken, bu konunun kahramanı Drogba'nın oyundan alınıp, ne idüğü belirsiz, hangi amaçla oyuna alındığını çok merak ettiğim Ceyhun'un alınması, en azından benim futbol bilgime hakarettir, terstir.



Spiker bir şey söylüyor 2. yarının başlarında; "Sneijder, topla buluşturulması gereken oyuncu değil de, top buluşturması gereken oyuncu olmalı." Bunu spiker, ekran başındaki binlerce futbol seyircisi rahatlıkla görebilirken, büyük taktik dehası Mancini, bana her zaman o hatırlanmaması gereken sezonu hatırlatan Tugay göremiyor mu, merak ediyorum.



Bu soruları sorarken yorduğum beynim, mantıklı cevap arayışına girdi ve buldu. Acaba Mancini, çok büyük bir mentalist ve yaptığı "Onlar daha iyiler, kazanamayız" vb. cümleler kurup, doğru ama kullanılmaması gereken kelimelerle yüzde verip, rakibi rehavete sokup, kazanmak mı? Belki de amacı Fenerbahçe'nin rehavete kapılmasını sağlayıp, öyle zafere ulaşmaya çalışmaktır.



Mancini'yi anlamak, çok zor. Umarım bir gün hayat bizi karşılaştırır ve sorularımın cevabını alabilecek zaman ve imkan tanır. Bunu gerçekten çok istiyorum.
 
Ne yaptığını kendi bile bilmiyor ki :D Birisi kafasına vuracak zorla "bak öyle değil böyle" diye... Çok zor. Bir kaç ay dedik. Ama yani Sabri'den, Selçuk'tan, Burak'tan, Ceyhun'dan anlamıyorsa ve orta saha çıkarıp, forvet alıyorsan son dakika tekrar forvet çııkarıp orta saha alıyorsan, yabancı kıtlığında yedekte yabancı bulunduruyorsan....

3998_b2d6072f711d41f2a1903c7a65435f12.jpg
 
Geri
Üst Alt