Sakin olmak lazım.
Mümkün mertebe Galatasaray'ın kaynaklarını yurtdışına çevirip, bu ülkeye hiçbir şekilde bağımlı olmamak gerekiyor.
Mümkün mertebe özelliklen Fenerbahçeli taraftarlarla münakaşaya girmek bir kenara, hiçbir şekilde muhabbet edilmemesinden yanayım ve tavsiyemdir.
Mümkün mertebe takımınızı tutmayan insanlarla spor muhabbetine girmeyin, çünkü hiçbir zaman anlaşamıyacaksınız.
Laf dalaşına girmenizin bir anlamı yok çünkü onlar sizin seviyenizde insanlar değiller.
O yüzden hakaret etmeden, "he he" diyip geçiniz.
Sezon sonuna kadar hiçbir açık vermeden mücadelemize devam etmeli, bir yandanda Türkiye Futbol Federasyonu ve Şikecileri yurt dışına şikayet etmeye devam etmeliyiz.
Türkiyedeki Spor Adaleti olmadığından ötürü bu tür sonuçlar beklenen sonuçlardır. Bizler hakkımızı sonuna kadar UEFA ve FIFA'dan şikayetlerimizle sonuna kadar zorluyacağız.
Bu ülkede şikecilere ceza verilmedi ve verilene kadar yurt dışına şikayet etmeye devam etmeliyiz.
Kulüp olarak Galatasaray Gazetesi vs TV'si hariç hiç bir kanalı tesislere almamakta ve röportaj vermemekte yarar görüyorum. Zorunlu maç sonu toplantılardada kel alaka konuşarak toplantıların sabotaj edilmesi gerekiyor. Böylece yasanın açığından faydalanarak cezada almamış oluruz.
Telegol ve BeyazFutbol benzeri futbol kanalarının dikkatle her program izlenmesi ve en ufak hukuk dışı söylemde dava açılması için hazırda avukatlar ordusunun bekletilmesinde yarar görüyorum. Böylece insanlar Galatasaray'a saldırmaktan elbette vazgeçmek zorunda kalacaklardır. Hatta ve hatta burası dahil yani Türkiye lokasyonlu sunucularla hizmet veren kurumlar içerisinde Galatasaray'a yapılmış en ufak hakaret ve küfürde dava açılmasından yanayım.