Cevap: Michael Skibbe | Teknik Direktör
Skibbe'ye cahil diyenler gözümde yine zavallıdır. Bunun başka açıklaması yok. Kusura bakmasınlar.
Maça geçelim. Kadroda rotasyon olması sanırım hepimizin beklediği birşeydi. Yani niye bazı oyuncular dinlendirildi diye kimse çıkıp konuşmasın lütfen. Forumda bile çoğu kişi bazılarının dinlendirilmesi gerektiğini yazdı, çizdi vs.
Skibbe 3-5-2 çıkarak hata mı yaptı? Evet. Ama hata yapmayan teknik direktör yok sanıyorum dünyada. Peki Kewell'a tek başına bir koridor vermesi hata mıydı? Hayır zira Galatasaray sol taraftan Mehmet ve Kewell ile pek boşluk vermedi. Yenilen gollerin çoğunun sağ taraftan olması Galatasaray'ın her daim belirttiğim sağ koridor problemindendir. Peki Skibbe'nin hatası neydi? Kenarda oturan ve hiçbir zaman yorulmayan Barış'ı oynatmayıp, Sabri'ye güvenmesi. Olmuyor işte. Bu adamın futbol oynamaya niyeti yok belli ki. Tekniğini, hücuma katılmasını falan geçtim, bu adam çalım yiyince topun peşinden koşmuyor. Futbola saygısızlık yapıyor. Takım arkadaşlarına saygısızlık yapıyor. Skibbe bu adama güvenerek bir anlamda kendini yaktı.
Diğer bir Skibbe hatasına gelelim;
Yediğimiz 2. gol. Kewell ile Sabri'nin kanat değiştirmesini anlamak mümkün değil. Evet Kewell sağ tarafa geçtiği o 3-4 dakika içinde Sabri'den daha yararlı oldu fakat Kewell'la ortaklaşa o kanadı savunması gereken Mehmet Güven çok ağır kaldı. Bu yüzden Murat Hacıoğlu'nun golünde o tarafı kimse kapatamadı. Bu da Skibbe'nin diğer bir hatası oldu zaten.
Maçtaki ilk 11'de ise tek bir hata vardı. Ümit Karan'ı ilk 11 oynatmak. Bu adam artık futbol falan oynamıyor. Yaser'in sakatlığı var mı bilmiyorum. Fakat eğer yoksa kesinlikle Yaser - Nonda ikilisi ile başlamalıydı. Umarım dünkü rezalet Sabri ve Ümit Karan ile bu takımın bağını koparır. Skibbe'yi yakan 2 adam bunlardır.
3-5-2 Bordeaux maçının gerekliliğiydi. Bu maçın değil. Fakat dün oynayan yedek futbolcular içinde sadece Emre Güngör'ün çabaladığını görüyoruz. O da 3'lü defansı pek beceremediği için bir iki pozisyonda hata yapsa da genel olarak fena değildi. En azından oyuna dair bir hırsı vardı. Bazı dallamalarımızın beğenmediği Arda'daki hırsın 3'te 1'i o çok büyük Galatasaraylı Sabri'de yok. Yok yani. Bu adam en iyi oynadığı Almanya maçında bile bize 3. golü yedirmiş adam. Lahm içeri koşarken cezasahasında adamını takip etmeyen bir futbolcu. Hani herhangi birini değil, kendi kontrolünde olması gereken adamı takip etmeyen bir futbolcu. Bana göre altyapıdan çıkan ve futbolun doğrularını en az bilen oyuncu. Her fırsatta tribüne şov yapacağına dün azıcık, bakın çok değil, azıcık futbola saygılı oyun oynasaydı, kendi taraftarından küfür yemezdi.
Gelelim 2-5'lik travmaya.
Skibbe'yi ne kadar savunduğumu ve oyun felsefesine ne kadar inandığımı herkes bilir. 1 gr dahi azalma yoktur bunlarda. Fakat hatadır bu. Herkes yapmıştır. Galatasaray en başarılı döneminde Erzurumspor'a elenmiş, 2. Fatih Terim döneminde Fenerbahçe'den 6, Bursaspor ve Rizespor'dan 5'er tane yemiş bir takım. Sözün özü çok ağır olsa da futbolun diğer yüzü bu. Maç sonu istatistiklerinde Galatasaray'ın rakibi ne kadar ezdiği gözüksede bir Levent Kartop'taki oyun disiplini bazı oyuncularımızda olmadığı için o istatistikte bir işe yaramıyor.
Konuya dönersek;
Kendi taraftarının, kendi stadında istifa dediği teknik direktör için o takım bitmiştir. Skibbe iyi niyetli bir adam bu yüzden istifa etmez ve sanıyorum görevine de son verilmeyecek. Çünkü Adnan Polat'ta ne kadar eleştirsem de ani kararlar vermeyecek kadar akıllı bir adam. Zira dün "Kalli" ile yaptıkları toplantının sonunda da buna benzer bir açıklama yapmıştı. Bordeaux maçına 3 gün kala takımın Avrupa'da takır takır topunu oynadığını bildiği için Skibbe'yi yollamayacaktır. O maçın sonucundan sonra ise durum belirlenir. Benim kendi görüşüm ise olası bir Avrupa'dan eleniş sonucu Skibbe'nin takımdan ayrılması. Bunun sebebi bazı zavallıların öne sürdüğü saçma sebepler değil, takımın elinde sadece lig kalması ve lider ile aramızda bulunan 8 puanlık fark sebebiyle bu takımın ligi de bırakacak olması.
Skibbe'nin motivasyon konusunda zayıf olduğunu biliyoruz. Eğer UEFA'dan elenilirse bu takımı toparlayamaz. Bu saatten sonra gelecek herhangi bir antrenör zaten Galatasaray'a hırs ve heyecan aşılamaktan başka bir şey yapamaz. Galatasaray'a gelebilecek adamlara bakıyorum, daha doğrusu olabilecek isimlere;
1. Kalli: Kesinlikle ve kesinlikle bu takımı şampiyonluk için motive edemez. Bunun sebebi ise geçen sene 6 hafta kala görevden ayrılmasıdır.
2. Cevat Güler: Taraftarın ve futbolcuların büyük saygısı var kendisine. Ama geçen seneki son 6 ile bu seneki uzun periyod arasında baya fark var. Takımı motive edebilir. Fakat geçen seneki gibi güzel bir yönetim sergileyebilir mi? Bilmiyorum. Kalli'den iyidir ama.
3. Gheorghe Hagi: Bu takıma gerekli hırsı, kazanma arzusunu verebilecek tek adam. Fenerbahçe'ye 5 gol atabilmiş bir adam. O maçın bu skorla bitmesinin sebebi ise o maçtaki Galatasaraylı oyuncuların bariz hırsı. Mondragon'un performansını kimse unutmuyordur sanırım.
4. Hakan Şükür: Şu saydıklarım içinde en yanlış isim olur. Takımı bir arada tutamaz. Gruplaşmalar olur. Lincoln, Baros ve bir çok yabancıyı takımdakilerden dışlar. Bunu ben kafamdan uydurmuyorum. Hakan Şükür'ün haftalık Galatasaray eleştirilerinde bu futbolcular hakkındaki düşüncelerinden yola çıkıyorum.
Bana göre elde var olan bu 4 seçenekten Hagi en makulu. Kendisine ayrı bir sempatim var fakat kazanma hırsı denildiğinde bunu Hagi'den başka kim iyi bilebilir ki zaten?
Futbolculara gelirsek;
Sabri ve Ümit Karan'ın artık biran önce bu takımdan elini eteğini çekmesi lazım. Tamam Sabri iyi Galatasaraylı, hoş Galatasaraylı ama abi bende Galatasaraylıyım yani. Bu göbekle sağbeke, kanada koysalar ben bile takip ederim adamımı edebildiğim kadar ama en azından durmam. O formaya saygısı olacak bir kere. 3'lü çektirmekle Galatasaraylılık arasında saygı farkı var.
Ümit Karan ise artık senede 1 güzel maç oynamaya başladı. Bu sene talih Benfica maçına vurdu. O maç dışında elle tutulur bir hareketi yok. Her daim eleştirdiğimiz Nonda dün sahada sağa sola koşarken Ümit eli belinde gezdi durdu. Kötü gittiği her sezon sonunda Fenerbahçe haberlerini okumaya da alıştık zaten. Artık kendisi mi menejeri mi çıkarıyor bu haberleri bilmem. Ama tam yollanacakken değere biniyor adam ve takımda kalıyor. Artık yollansın. Özgürcan'ı koysak şu takıma en azından forma aşkıyla adam 3-4 gol atar.
Telegol'de dün dinlediğim kadarıyla De Sanctis ve Hasan Şaş gibi isimler de yolcular arasındaymış. Bana saçma geldi. Hadi De Sanctis zaten bizim oyuncumuz değil bunu geçtim, yahu Hasan Şaş ne yaptı? Onu bir türlü anlamadım. Gerçi kovboy şapkasıyla yorum yapan bir insanın olduğu programa göz ucuyla bile bakmak benim garipliğimden başka bir şey değil. Neyse.
Sonuç olarak ben Skibbe hakkında dediklerimin arkasındayım. Her zaman mükemmel olmadığını, hatalar yaptığını fakat şu elimizdeki güzel gözüken ama içi boş kadroya en iyi taktiği verdiğini söyledim, bundan sonrada söyleyeceğim. Bana göre tek taktik hatası dünkü 3-5-2. En azından Alpaslan ve Serkan ile 4-2-3-1'e dönebilirdi. Neyse. Galatasaray'ın oynadığı taktiğe zaten herkes sahip çıktığı için adamın bu konuda başarısız olduğunu söylemek mümkün değil. 5 hafta önce şampiyonluğun en büyük adayı Galatasaray, 5 haftada 11 puan kaybetti. Futbol işte. Puan farkı 2'ye indiği sürece ise Galatasaray şampiyon olabilir. Zira Sivasspor'la maçımız hem son hafta hem de ASY'de. Bu yüzden şampiyonluk gitti demek için çok çok erken. He bu Skibbe ile olur mu? Ben pek sanmıyorum. Travmalar köklü değişiklerle atlatılır. Bazı oyunculara güvenmenin ve maalesef yalnız bırakılmanın cezasını Skibbe çekecek. Belli oldu bu.
Bana göre de doğru karar olur. Fakat bu ayrılık Skibbe'nin futbol bilgisiyle alakalı değil tamamen takım psikolojisiyle alakalıdır. Galatasaray yola devam etmek zorunda. Ama bunun için takım hırsına ihtiyaç var;
Penaltı pozisyonunda topa bakamayacak kadar maçı yaşayan Arda'nın artık, lütfen kaptan olmasına ihtiyaç var. Adnan Polat'ın bu konuda inat etmemesine ihtiyaç var. Arda'yı oyun anlamında eleştirsek de bu takımı, bu yokuştan çıkarabilecek tek isim Arda'dır. Eğer Hasan Şaş oynayabilirse o ve Arda'dır. Motivasyon kuvveti yüksek bir teknik direktör ile Arda bu takıma kaptan olarak belletilirse ve Galatasaray 3 maç üstüste kazanabilirse şampiyonluk için bitti imasında bulunanlar yüzlerine tokat yiyebilir.
Bana kalırsa Galatasaray'da Skibbe dönemi bitmiştir. Galatasaray'a futbol oynatmaya çalışan bir adam Skibbe. Bu Türkiye'de olamaz. Medya, Adnan Sezgin ve bazı garip futbolcular arasında tutunamadı. Kendi hatalarıyla ve güvendiği bazı oyuncuların ona ve Galatasaray'a sırtını dönmesiyle Galatasaray'daki kariyeri bitmiştir. Yolu açık olsun. Olası bir Bordeaux mağlubiyetinde ise zaten resmi olarak görevi bitecektir.
Saygılar.