Beni Hatırlayınız
'Atatürk’ün 29 Ekim 1933 günü, Cumhuriyet’in 10. yıldönümü kutlanırken, yaptığı konuşma metninde bazı satırların üzerleri çizilip yenileri yazılmıştı. 10. yıl nutkunun ilk metni Cumhurbaşkanlığı Köşkü arşivinde korunuyor.
Atatürk’ün “5/1” diye numaraladığı devam sayfasında çok ilginç bir bölüm var:
“Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve kabiliyeti bundan sonraki inkişafı ile atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.
Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün medeni beşeriyetten dileğim şudur:
Beni hatırlayınız!”
Sonradan bu son iki cümlenin yanına işaret koymuş ve üzerlerini çizmiş.
Daha büyük şerefler
Ve son sayfa: “Türk milleti!
Ebediyete akıp giden her on senede bu büyük millet bayramını, daha büyük şerefler, saadetler, sulh ve (“sulh ve”nin üzeri çizilmiş) huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.
Ne mutlu Türküm diyene!”
“O HAZİN CÜMLEYİ KALDIRMASINI RİCA ETTİM, SİLDİ!”
Hikmet Bayur, “Atatürk’ten Anılar” kitabında (Türk Tarih Kurumu Ankara, 1998) 10. yıl nutkunun ilk halini okuduğu günden şu anıyı aktarıyor:
“Son sayfaya gelince durdu. Duygulandı.
‘Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün medeni beşeriyetten dileğim şudur: Beni hatırlayınız!’
Bu sözler bana çok hazin gelmişti, adeta bir vedanâme hissi veriyordu.
Bütün milletin o güne onunla erişmeyi dilediğini ve düşündüğünü söyleyip bu cümleyi kaldırmasını rica ettim.
Cümlenin sonunda görülen işareti koydu, sonra müsveddeyi gören hemen herkes aynı şeyi tekrarlayınca cümleyi sildi.”