Puahaha watsapp haberi bildiğin komik yahu, inanıyor musunuz gerçekten?
Saçmalıkları bir kenara bırakırsak, bence Okan hoca hala camiadan beklediği krediyi bulamadı, bu da onun özgüvenli ve rahat hareket etmesini zorlaştırıyor. Bu sebeple de maç icerisinde tercih hataları yapabiliyor.
Mesela Fatih hoca, alfa bir adamdı, dolayısıyla kredisinin inanılmaz azaldığı anlarda bile, doğru/yanlış majör kararlar alabiliyor ve oyuncuların üzerinde inanılmaz bir otorite kurabiliyordu.
Aslında bu krediyi alabilmesi, çok ince çizgiler yüzünden olamadı. Örneğin Jesus Kadıköy'de ilk maç Ümraniye'ye 90+'da beraberliği buldu, bildiğin ligin 13. haftası itibariyle henüz ilk galibiyetini almış Ümraniye. Keza Karagümrük de oyle. Onda da 90+'da bulduğu golle +2 puan aldı.
Bu iki zayıf takımdan, hem de içeride 2 maçta 1 puan alsaydı, Jesus'un da durumu benzer olacaktı.
Biz de 90+da iki maç kazandık ama biri Antalya deplasmani, diğeri haksız şekilde 10 kişi kaldığımız Antep maçı. Yani 40 derecede Antalya ile deplasmanda berabere kalmak ile, içeride Karagümrük ile berabere kalmak aynı şey değil. Biri daha kabul edilebilir zor bir deplasman olduğu için.
Ayrıca majör hakem hataları da, galibiyet serisi yapamamizi ve Okan hoca'nin özgüven bulmasini geciktirdi. 12 hafta sonunda ilk defa VAR'dan lehimize bir karar çıktı.
Neyse tüm bunlar ışığında, kendisi ile ilgili en büyük olumsuz hissiyatim, kulübede çok efendi, vücut dili ve ifadelerinin son derece sakin olması. Bu camiasiz bir takımda ya da gelişmiş bir Avrupa ülkesinde teknik direktörlük yaparken tabiki sorun bile olmaz ama ülke futbolumuzun dinamikleri, kenarda biraz agresif yapı görmek istiyor. Seyircisinden, Türk futbolcusuna, hakeminden, basınına bu böyle malesef. Yoksa kolay lokma olarak görülüp, eziyorlar seni ve takımını.