Okan Buruk | Teknik Direktör | ARŞİV

Suan eminim hala macı kafasinda oynuyordur. Rakibin sol tarafina o kadar focuslandik ki kendi oyun planimimizi ortaya koyamadik.

Daha dogrusu ortaya koyduk ama beklendik ilk gol ve planimizin islememesi sikinti yaratti.

Bence kerem-mertens degisikligi tam oyuna mudahale edilmesi gereken zamanda yapildi ama dogru bir tercihler degildi.

Barisi sag beke cekmeliydik. Top bizdeyken 3-5-2 rakipte iken 5-4-1 benzeri bir pozisyonda maca baslayabilirdik.
 
alternatif oyunları da düşünebilmeli hoca

grup aşamasında bile neyse de skoru ilk ayağında aldığımız maçta farklı oyun iyi olurdu
 
Okan Hocam'ı çok severim sayarım ama dün akşam Demirbayı çıkarıp Oliviera'yı almakla ne düşündü .Hiç mi hiç anlam veremedim. Zaten beklerden facia yı yaşıyorsun , ortayıda deldirdinmi bittiğinin eseridir ve başardı.Nakavt 1.2.3.4.5.6.7.8.9.10.
Barış sağda tek başına kalmıştı , adamlar ordan madeni bulmuşlar yardıra yardıra geldiler.

hoca da 4 4 1 oynayayım bari dedi diğer türlü zaha kendisi çok fazla sola atmıştı orta 3lü olunca da sağda barış tek başına nefesi yetmedi zaten çocuğun
 
Bence dün en büyük hatası aksayan sol kanadımıza çözüm üretememesi oldu. Şahsen ben Berkan'ı çıkarıp Barış Alperi Solbeke almasını, Sağ açığa da teteyi koymasını bekliyordum. Üzerine Top tutamayan Kerem yerine ayağında top saklayabilen Zaha değişkliği orayı rahatlatırdı.
 
yetersiz bi hoca. bugune kadar kendisini icardi ve torreiranin ustun performanslari tasidi onlarda olmayinca kopenhagen, spartaprag ve molde gibi takimlara karsi ezilirsin. senin hic alternatif bi planin yokmu hoca? durmadan ayni oyuncular ayni taktik.
 
3 tane oyuncunun biletini kestigi söylenıyor
 
yetersiz bi hoca. bugune kadar kendisini icardi ve torreiranin ustun performanslari tasidi onlarda olmayinca kopenhagen, spartaprag ve molde gibi takimlara karsi ezilirsin. senin hic alternatif bi planin yokmu hoca? durmadan ayni oyuncular ayni taktik.
Bot mesajı gelmiş.
 
alternatif oyunları da düşünebilmeli hoca

grup aşamasında bile neyse de skoru ilk ayağında aldığımız maçta farklı oyun iyi olurdu
Farkli bi oyun yok

İlk mac 4-0 bitse ikinci mac skor tutmaya veya daha dengeli oynamak yerine yine hucum futbolunu tercih ederdik

İkinci bi plan yok.

Bu takimin 2 sezondur tek plani var. Saldırı :d
 
Şahsen Avrupa'yı salmıştım. Lig her şeyden önemli. Lakin bu şekilde elenmek elbet koyar. Okan Buruk eldeki mevcut kadro ve gelen oyuncuların F/P etkisizliğine rağmen oldukça başarılı bir iş çıkarttı. Özellikle dünkü maçta futbolcuların saha içindeki vücut dilinden hiç hoşlanmadım.

Boey'dan gelecek para bankalar birliğinden çıkmak için kullanılacaksa bu taraftara güzel bir dil ile anlatılmalı idi. Yani sen sadece divan veya genel kurula değil, milyonlarca taraftara hitap ediyorsun ve doğal olarak herkes bir beklenti halinde.

Genel branşlara da bakarsak yönetim profesyonellik ve liyakat meselelerinde oldukça zayıf bir performans sergiliyor. Hatta skandal işler de var. Sanki değişim vakti yaklaşıyor gibi hissediyorum. Kulüp ve camia mekanizması bunu sezon sonundaki futbol başarısına göre şekillendirecektir.
 
Oyuncu tercihlerine laf etmekten genelde kaçınıyorum. Çok yanlış gibi gördüğümüz bazı tercihlerinin mantıklı temellere dayandığını sonradan anlayabildiğimiz de çok oldu doğal olarak. İçerde neler olup bittiğini, kimin fiziksel/ mental form durumunun hangi seviyede olduğunu, birbirleriyle uyumlarını filan bilmemize imkan yok. Kaldı ki futbolu hepimizden daha iyi bildiği de tartışmaya kapalı bir konu. Deneme babında yaptığı bazı tercihlerin olumlu sonuç vermemiş olması da doğal; adı üstünde 'deneme'...Yanılma payı olmasa farklı bir şey denirdi...

Ancak çoğu kişi gibi ben de uygulamaya çalıştığı oyun anlayışının mantığını çözebilmiş değilim;

İstanbulspor / Bayern; 2-0 önde / 2-0 geride, takım 10 kişi / rakip 10 kişi; iç saha / dış saha vs vs hep aynı oyunu oynatmaya çalışıyor gördüğümüz kadarıyla. Bunu şu an en mükellef kadro ve oyun anlayışına sahip City' de Pep dahi zorlamıyordur ki üstelik aşırı uyum ve efor gerektiren bir formasyondan bahsediyoruz ve kadro da hedeflere göre oldukça dar sayılırdı. O yönden sıkışık takvimde ekstra iki Liverpool maçı oynamamak hayrımıza oldu gibi görünüyor...

Takım yine en iyi olarak pres işini yapıyor aslında doğal olarak; hocanın mottosu sonuçta. Ancak zayıf takımlar karşısında bile enerjisi bir noktada düşüyor ve o zaman iş değişiyor; takım boyu uzuyor, peş peşe tehlikeli kontralar kaçınılmaz oluyor haliyle. Hem takımın total atletizm seviyesi o kadar parlak değil, hem de böyle oynayan takımın topu kazandığı zaman kolay kaybetmemesi gerekiyor ve özellikle öndeki dörtlü bu konuda ağır defolu maalesef. Sürekli top kazan-kaybet-kazan döngüsü sonucu takım yorgun düşüyor; daha kötüsü, rakip bizim takım kadar yorulmuyor. City mesela, presin kralını yapıyor ama topu alınca da kolay kaybetmediği için rakibi bayıltıyor adeta...

Kollektif-atletik takımlara karşı en baştan itibaren veya skorun alındığı durumlarda, presi ille tam saha yapmazsın da ağırlıklı olarak 2/3 ünde yapabilirsin mesela; varsın rakip kaleci bekine pas atabilsin. Otobüsü çeksin diyen yok; bu takım onu zor uygular zaten...

İmkanım olsa bu hususta kendisiyle sohbet etmek isterdim...
 
Oyuncu tercihlerine laf etmekten genelde kaçınıyorum. Çok yanlış gibi gördüğümüz bazı tercihlerinin mantıklı temellere dayandığını sonradan anlayabildiğimiz de çok oldu doğal olarak. İçerde neler olup bittiğini, kimin fiziksel/ mental form durumunun hangi seviyede olduğunu, birbirleriyle uyumlarını filan bilmemize imkan yok. Kaldı ki futbolu hepimizden daha iyi bildiği de tartışmaya kapalı bir konu. Deneme babında yaptığı bazı tercihlerin olumlu sonuç vermemiş olması da doğal; adı üstünde 'deneme'...Yanılma payı olmasa farklı bir şey denirdi...

Ancak çoğu kişi gibi ben de uygulamaya çalıştığı oyun anlayışının mantığını çözebilmiş değilim;

İstanbulspor / Bayern; 2-0 önde / 2-0 geride, takım 10 kişi / rakip 10 kişi; iç saha / dış saha vs vs hep aynı oyunu oynatmaya çalışıyor gördüğümüz kadarıyla. Bunu şu an en mükellef kadro ve oyun anlayışına sahip City' de Pep dahi zorlamıyordur ki üstelik aşırı uyum ve efor gerektiren bir formasyondan bahsediyoruz ve kadro da hedeflere göre oldukça dar sayılırdı. O yönden sıkışık takvimde ekstra iki Liverpool maçı oynamamak hayrımıza oldu gibi görünüyor...

Takım yine en iyi olarak pres işini yapıyor aslında doğal olarak; hocanın mottosu sonuçta. Ancak zayıf takımlar karşısında bile enerjisi bir noktada düşüyor ve o zaman iş değişiyor; takım boyu uzuyor, peş peşe tehlikeli kontralar kaçınılmaz oluyor haliyle. Hem takımın total atletizm seviyesi o kadar parlak değil, hem de böyle oynayan takımın topu kazandığı zaman kolay kaybetmemesi gerekiyor ve özellikle öndeki dörtlü bu konuda ağır defolu maalesef. Sürekli top kazan-kaybet-kazan döngüsü sonucu takım yorgun düşüyor; daha kötüsü, rakip bizim takım kadar yorulmuyor. City mesela, presin kralını yapıyor ama topu alınca da kolay kaybetmediği için rakibi bayıltıyor adeta...

Kollektif-atletik takımlara karşı en baştan itibaren veya skorun alındığı durumlarda, presi ille tam saha yapmazsın da ağırlıklı olarak 2/3 ünde yapabilirsin mesela; varsın rakip kaleci bekine pas atabilsin. Otobüsü çeksin diyen yok; bu takım onu zor uygular zaten...

İmkanım olsa bu hususta kendisiyle sohbet etmek isterdim...

Okan hoca aslında tek bir şey yapalım ama onda çok iyi olalım en iyisi olalım kafasında bir adam.

Bu bakış açısı eleştirilebilir ama yanlış ya da doğru diyemeyiz çünkü bunun başarı getirdiği gibi başarısızlık getirdiği örnekleri de mevcuttur.

Okan hoca aklındaki oyun sistemine o kadar inanıyor ki; eğer kafasındaki şey sahada tam olarak uyuşur ve gittikçe daha iyi olur ise her rakibi yenebilen bir takım ortaya çıkacaktır, bu yüzden Okan hoca inatla oyun sisteminin mükemmelleşmesi için uğraşıyor.

Bu da tamamen bir tercih dediğim gibi.
 
Şunu ekleyeyim; tabii Okan hocanın taktiği için takımdaki tüm oyuncuların Boey, Torreira, Barış Alper gibi fizik ve kondisyona sahip olması gerekiyor çok net.
 
Bence maça kontrollü başlamak istedik hatta Muslera bildiğin zamana oynadı ama öyle aptalca bir gol yiyince tüm plan çöp oldu

Bir de topçularda kapanma alışkanlığı yok sanki
 
Futbolculuğuna hayran olduğum hocalığını beğendiğim sevgili Okan hocam ;
1-Futboldaki fiziksel güç gerekliliğine neden karşısın?
2-Genç futbolculara neden hiç ama hiç güvenmiyorsun?
Tamam bir Tuchel kadar fizik takıntın olmasın ama bu kadar da boşlama bu mevzuyu.
Ndombeleyi o kiloyla değil oynatmak kadroya almazdı x bir avrupalı hoca.
Sergio 3 ay sonra hop maçın en kritik anında sahada.
Kaan sakat sakat oynuyor.
İcardi güçsüz hareketsiz fit değil.
Bütün bu bilinen gerçeklere gözünü kapatıp avantajlı skora rağmen bildiği oyunu oynatmaya çalışmak cesaret değil başka bişey artık.
Yedekler yetersiz evet bekler orjinal değil evet ama futbol oyunu defans yapmak için çok büyük yetenekler gerektirmeyen zamanı tüketerek başarıya ulaşabileceğin bir oyun.yunan milli takımı gol atmadan avrupa şampiyonu olmuştu şerait 10 kişi kapanmayı gerektiriyorsa kapanacan hocam bunun felsefeyse onla bunla alakası yok.
Genç sağ bekimiz ali turap, genç orta sahamız akman fiziken bitiklerin yerine şans bulup alıştırılmaları gerekirken yüzlerine bakılmıyor.
İcardi 1 haftada 2 maçı çıkaramıyor agücü maçı 3-0 oldu ilk yarıda icardi neden 90.dakika kaldı sahada?
Lucescu zamanını 0 pozisyona girip barca roma liverpoll vs maçlarında hayvan gibi defans yaptığımız ama NETİCE aldığımız günleri özledim.
O an şartlar neyi gerektiriyorsa onu yapacaksın benim gözüme hoş gelmiyor gol kaçırmak bol pozisyona girmek vs.
Umarım bu 2 takıntılarından kurtulur elit hocalık yürüyüşünü devam ettirir.
 
yetersiz bi hoca. bugune kadar kendisini icardi ve torreiranin ustun performanslari tasidi onlarda olmayinca kopenhagen, spartaprag ve molde gibi takimlara karsi ezilirsin. senin hic alternatif bi planin yokmu hoca? durmadan ayni oyuncular ayni taktik.
Screenshot_2024-02-24-10-49-19-891_com.opera.browser.webp
 
Prag maçında Prag bile gole ihtiyacı olmasına rağmen bizim kadar risk almiyor hocam. Hele icardiyi 90 dakika oynatman çok acaibime gidiyor. 3 pas yapamadık. Bence şu olayı düzeltelim once
 
Dk 70'de 10 kişi kalmışsın gerekirse 10 kişi otobüsü çekip zamana oynayacaksın. Biz niye armut gibi 3 dk sonra golü yiyoruz? Es kaza 9 kişi falan kalsak 10-15 tane yeriz heralde.
Cünkü hocanin tek bir oyun felsefesi var, pres futbolu, önde rakipe bas topu kap gol at.

Bende eminimki 9 kisi kalsaydik ve mac o an 1:1 dahi olsa yine kontradan gol yerdik. Mantikli olan ise, defansa cekil oyunu yavaslat ve mümkün oldukca topu uzun süre elinde tut.

Ama biz arkadan oyun kuramadimiz icin topu uzun oynuyoruz ama rakip bizim gibi önde pres yapiyorsa caresiz kaliyoruz.

Tek bir oyun kurgusu bizim kalitesiz ligde yetiyor ama avrupada önde bazen cok kosan takimlar bütün defolarimizi ortaya cikariyor.
 
Geri
Üst Alt