Okan Buruk | Teknik Direktör

Kendisi vasat topçularla kraldır. 4-5 büyükbaş yıldızın olduğu takımda asla top oynatamaz. Aksine ısrarla bosvervisi yüksek yıldız transfer istiyor.
 
Açık ara en kötü olduğu sezon.

Herkes transfer veya oyuncu odaklı bakıyor işlere ama ilk defa hocayı da bu kadar kötü görüyorum.

Ne olursa olsun bir şeyler yapar takımı ateşlendirirdi eskiden olsa. Şimdi ise tamamen oyunu nasıl geliştireceğinden kopuk ve anlamsız bir şekilde hareket ediyor.

Yine de kendisine inanıyor ve güveniyoruz. Toparlayacak ve bir daha bizi şampiyon yapacak.
 
Açık ara en kötü olduğu sezon.

Herkes transfer veya oyuncu odaklı bakıyor işlere ama ilk defa hocayı da bu kadar kötü görüyorum.

Ne olursa olsun bir şeyler yapar takımı ateşlendirirdi eskiden olsa. Şimdi ise tamamen oyunu nasıl geliştireceğinden kopuk ve anlamsız bir şekilde hareket ediyor.

Yine de kendisine inanıyor ve güveniyoruz. Toparlayacak ve bir daha bizi şampiyon yapacak.
Takım hazırlık kampından beri minimum 2-3 tane yiyor her maç, beyefendi ölü taklidi modunda. Ne bir çözüm arayışı ne bir farklı strateji. Sorunun varlığını inkar ediyor belli ki. Bariz salmışlık ve kibir. Sonunda noldu, tersten gördük....

SM-S911B cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Hala takımın başında olması büyük bir rezalettir.

İlla barçadan 8 yedirecek öyle kovulacak, yani hanesine illa bir kepazelik daha yazdırıp öyle gidecek.
 
Fatih hoca da böyleydi okan hoca da aynı mantıkla devam. Genel oyun anlayışları şu alınabilecek maksimum riski alıyorlar. İşler yolunda giderse ooo işte hoca işte taktik işte baskı işte dominasyon. Tutmadıysa takım iplik iplik dağılıyor. Bireysel hataları kısa düşen pasları pozisyon alma yanlışlarını hiç hesaba katmıyorlar. Emniyet sibopu yok. Birkaç şey ters gidince takımın bütün havası kaçıyor. Sezon başı adamlar geç gelmiş doğru düzgün taktik idmana çıkamamışsın hala yükleme yapıyorsun buna rağmen yüzde yüz adama yüzde yüz baskı yapınca olmuyor işte. Her sene böyle oluyor. Gelen transferler hazır ve formda gelirse ilk 5-10 maçta öyle geçiyorsun sonrası zaten güzel olacak. Bu sene olmadı çünkü yönetim transferlerde çuvalladı. Yine de buraya kadar bu kadar puan kaybıyla gelmemiz iyi sonuç. Milli ara sonrası 3 hafta. Sonrasında zımba gibi bir galatasaray izleriz
 
Lesley ve batrakovdan ne istiyosun sen herif!

Sagbeke lemina çek ayrıca

Yeter bıktık senden.off.
Sağ beke lemina mı? Daha senin hiç bir yorumunu ciddiye almam serginho. Muhtelemen her övdüğün alt yapı topçusuna da artık bu önerinden sonra uçurtma bağlayarak uzaya yollarım
 
He ben götten atıyorum hasan da sallıyor, bir şey diyorsa delikanlı gibi dediğinin arkasında duracak baya bi ceza da almıştı zaten dediği yüzünden

Desem dedim derim, sorun yok, kimden çekinecem. ancak böyle birşey demedim, olayı yanlış hatırlıyorsun, ceza yeme sebebim bebek oteldi ve yönetimi yalancılıkla suçlamamdı. Bildiğim kadarı ile yaşça büyüksün benden ve olumsuz birşey yazmak istemiyorum, ama ısrarla alakam olmayan şeyi yazıyorsun. Yakışmıyor. Öyle birşey yazsam yönetim değil bir hafta tamamen beni menetmesi gerekirdi, burda yazdığıma göre? Delikanlılık umrumda değil ama hak bilirim renkdaş, sevmediğim hatta nefret ettiğim insanın hakkına girmemeye gayret ederim. İnsanın, düşmanına bile adil davranma borcu var. Ben kendimden emin olduktan sonra sen istediğini yazabilirsin sorun yok.
 
Takım hazırlık kampından beri minimum 2-3 tane yiyor her maç, beyefendi ölü taklidi modunda. Ne bir çözüm arayışı ne bir farklı strateji. Sorunun varlığını inkar ediyor belli ki. Bariz salmışlık ve kibir. Sonunda noldu, tersten gördük....

SM-S911B cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Aynen öyle. Biz burada Okan Buruk kötü hoca veya hoca değil falan demiyoruz. Anlık sinirle sen hoca değilsin dediğimiz oluyordur ama işin gerçeği o değil. İlk 2 senesi dışında hocalık yapmıyor diyoruz. 2. şampiyonluktan sonra tamam ben oldum artık, sırtım yere gelmez moduna ve rahatlığına büründü. Ben mi kafa yoracağım ben mi rakip analizi yapacağım bu şafaktan sonra gibi bir ruh haline büründü.

Hatta ikinci senesinde bile ciddi falsoları oldu. Kopenhag deplasmanı, Sparta Prag deplasmanı ve matematiksel olarak garantilemeden şampiyon modunda maça çıkıp şampiyonluk kutlayacağız derken 0-1 kaybettiğimiz chobanispor maçı. Şu maçlarda kendisine çentik atmaya başladı taraftar. 3. sezonun başında da patır patır dökülmeye başlamıştı da Victor Osimhen gibi bir anomaliyi bir anda mucize eseri kucağında buldu. İstisnai birkaç maç dışında o gün bugündür Osimhen takımı sırtına aldı taşıyor. Ha ilk 2 sene Icardi gibi bir golcüye sahip olması onun büyük şansıydı. Ama Osimhen bambaşka bir mevzu.

2 senedir hiçbir ölüm kalım maçından Osimhensiz çıkamadı. Halbuki ilk senesinde, Icardi'nin yedek olduğu maçta, uçan kaçan Jesus fenerbahçesini kendi evinde Barışlarla Berkanlarla Keremlerle 3 tane tıklatıp madara etmişliği de vardır. Ama işte o zamanlar başarıya aç bir teknik adamdı. Şimdi doydu. Terhisi yaklaşmış kıdemli asker gibi ben mi uğraşayım bu saatten sonra moduna büründü. Yoksa ciddiye aldığını ve iyi hazırlandığını hissettirdiği bütün kırılma maçlarını aldı neredeyse özellikle TR liginde. 4. şampiyonluk ise tamamen rakibinin aptallığından gelen bir şampiyonluk. Şampiyonluğu vermek için elinden geleni yaptı hem kendisi hem de takımı. Rakibin aptallığı ve Osimhen farkı ile gelen bir şampiyonluk oldu.

Hem umursamazlık var hem kibir var hem ciddi transfer yanlışları var hem de oynadığı oyunu herkes çözdü artık ve yeni bir oyun tasarlama çabası da yok. Benim bir tane oyunum var, istinai bir iki maç dışında çıkar onu oynarım, gerisi beni ilgilendirmez rahatlığından bahsediyorum. Adamın bir derbiyi ciddiye alması için illa Chobanispor ile maç yapmamız gerekiyor sanırım. Bjk ve Trabzon maçları umurunda değil sanki. Bir de Fatih Terim'in yaptığı hataya düştü; Evlatçılık hastalığı. İşte evlatçılık hastalığına yakalanıp forma adaletini sağlayamazsan bir gün patlarsın. Tıpkı dün akşamki gibi. Şimdi kucağına düşecek yeni bir Osimhen de olmayacak çünkü transfer tahtası kapandı.

İşte tam da bu yüzden Okan Buruk devri kapanmalı artık diyoruz zaten. Ben bu takımda, ne yönetici olarak ne teknik adam olarak ne de futbolcu olarak doymuş adam kibirli adam görmek istemiyorum. Neymiş 4 sene üst üste şampiyon olmuşuz. O dünde kaldı artık, bugüne ve yarına odaklanmak gerekiyor. Yoksa geçmişle yaşansa getirelim Fatih Terim'i, ölene kadar o yönetsin takımı. Ondan daha büyük başarılara imza atan kimse yok bu kulüpte. Ama işte futbolda böyle bir şey yok.

Geçmişle yaşarsan fenerbahçe olursun. Her daim geleceğe odaklanırsan anlı şanlı Galatasaray olursun.
 
Aynen öyle. Biz burada Okan Buruk kötü hoca veya hoca değil falan demiyoruz. Anlık sinirle sen hoca değilsin dediğimiz oluyordur ama işin gerçeği o değil. İlk 2 senesi dışında hocalık yapmıyor diyoruz. 2. şampiyonluktan sonra tamam ben oldum artık, sırtım yere gelmez moduna ve rahatlığına büründü. Ben mi kafa yoracağım ben mi rakip analizi yapacağım bu şafaktan sonra gibi bir ruh haline büründü.

Hatta ikinci senesinde bile ciddi falsoları oldu. Kopenhag deplasmanı, Sparta Prag deplasmanı ve matematiksel olarak garantilemeden şampiyon modunda maça çıkıp şampiyonluk kutlayacağız derken 0-1 kaybettiğimiz chobanispor maçı. Şu maçlarda kendisine çentik atmaya başladı taraftar. 3. sezonun başında da patır patır dökülmeye başlamıştı da Victor Osimhen gibi bir anomaliyi bir anda mucize eseri kucağında buldu. İstisnai birkaç maç dışında o gün bugündür Osimhen takımı sırtına aldı taşıyor. Ha ilk 2 sene Icardi gibi bir golcüye sahip olması onun büyük şansıydı. Ama Osimhen bambaşka bir mevzu.

2 senedir hiçbir ölüm kalım maçından Osimhensiz çıkamadı. Halbuki ilk senesinde, Icardi'nin yedek olduğu maçta, uçan kaçan Jesus fenerbahçesini kendi evinde Barışlarla Berkanlarla Keremlerle 3 tane tıklatıp madara etmişliği de vardır. Ama işte o zamanlar başarıya aç bir teknik adamdı. Şimdi doydu. Terhisi yaklaşmış kıdemli asker gibi ben mi uğraşayım bu saatten sonra moduna büründü. Yoksa ciddiye aldığını ve iyi hazırlandığını hissettirdiği bütün kırılma maçlarını aldı neredeyse özellikle TR liginde. 4. şampiyonluk ise tamamen rakibinin aptallığından gelen bir şampiyonluk. Şampiyonluğu vermek için elinden geleni yaptı hem kendisi hem de takımı. Rakibin aptallığı ve Osimhen farkı ile gelen bir şampiyonluk oldu.

Hem umursamazlık var hem kibir var hem ciddi transfer yanlışları var hem de oynadığı oyunu herkes çözdü artık ve yeni bir oyun tasarlama çabası da yok. Benim bir tane oyunum var, istinai bir iki maç dışında çıkar onu oynarım, gerisi beni ilgilendirmez rahatlığından bahsediyorum. Adamın bir derbiyi ciddiye alması için illa Chobanispor ile maç yapmamız gerekiyor sanırım. Bjk ve Trabzon maçları umurunda değil sanki. Bir de Fatih Terim'in yaptığı hataya düştü; Evlatçılık hastalığı. İşte evlatçılık hastalığına yakalanıp forma adaletini sağlayamazsan bir gün patlarsın. Tıpkı dün akşamki gibi. Şimdi kucağına düşecek yeni bir Osimhen de olmayacak çünkü transfer tahtası kapandı.

İşte tam da bu yüzden Okan Buruk devri kapanmalı artık diyoruz zaten. Ben bu takımda, ne yönetici olarak ne teknik adam olarak ne de futbolcu olarak doymuş adam kibirli adam görmek istemiyorum. Neymiş 4 sene üst üste şampiyon olmuşuz. O dünde kaldı artık, bugüne ve yarına odaklanmak gerekiyor. Yoksa geçmişle yaşansa getirelim Fatih Terim'i, ölene kadar o yönetsin takımı. Ondan daha büyük başarılara imza atan kimse yok bu kulüpte. Ama işte futbolda böyle bir şey yok.

Geçmişle yaşarsan fenerbahçe olursun. Her daim geleceğe odaklanırsan anlı şanlı Galatasaray olursun.
Okan Buruk, "ders almam, ders veririm" moduna gireli en az iki yıl oldu. Yerinde sayanı tarih affetmez ama o, yerinde saymakta ısrar ediyor.

Asıl problem, işler tersine gittiğinde ortaya çıkıyor. Paniklediğini gizleyemiyor. Oyuna müdahale etmesi, hamle yapması gereken anlarda dönüp dördüncü hakemle uğraşıyor, kenarda gereksiz bir gerilim yaratıyor. Bunu gören rakip hocalar da, rakip oyuncular da daha da cesaretleniyor. Çünkü kenarda oyunu okuyan değil, oyundan kopan bir teknik adam görüyorlar.

Rakip analizine inancım kalmadı. Her maça neredeyse aynı taktik, aynı ezber, aynı 11 mantığıyla çıkıyoruz. "Analize ne gerek var" diye düşünülüyor herhalde. Eğer gerçekten analiz yapılıp bu hallere düşüyorsak, durum çok daha vahim demektir.

Yanındaki ekibin ne işe yaradığı da ayrı bir muamma. Kimin ne görevi var, kim ne katıyor kimse bilmiyor. Aynı şeyi Fatih Terim de yapıyordu, eski oyuncuları toplayıp ekibe dahil ediyordu ama sahada etkilerini gören yoktu. Okan Buruk'ta da aynı film.

Açık konuşmak gerekirse Okan Buruk net bir şekilde tembel bir hoca görüntüsü veriyor. Çalışmayı sevmiyor. Bu yüzden antrenmanları olabildiğince basite indirgiyor, ne kendi kafasını yoruyor ne de oyuncuların kafasını. Hiçbir şey çalışılmadığı için de 90 dakika boyunca tamamen bireysel yeteneklerin ayağına bakıyoruz.

Gününde olan bir yıldız çıkıp maçı koparırsa kazanıyoruz. O gününde değilse ya çok zorlama, saç baş yolduran bir galibiyet alıyoruz ya da puan kaybediyoruz. Bir oyun planı, bir B planı, bir set oyunu göremiyoruz.

Bizim lig gerçekten çekişmeli bir lig olsaydı, bu kafa yapısıyla en fazla iki şampiyonluk yaşanırdı, daha fazlası olmazdı. Çünkü gelişmiyorsun, yenilik getirmiyorsun, üzerine koymuyorsun.

Yıldız oyuncuları da az antrenman ve bol tatil vererek kontrol altında tutmaya çalışıyor. Bu yöntem kısa vadede yıldızları mutlu ediyor olabilir ama hedefi olan, aç, forma için savaşacak gençleri tamamen görmezden gelmesine neden oluyor. Genç oyuncu gelişimi sıfır.

Öyle ya da böyle, bu kafa yapısıyla bu onun son sezonu olur gibi duruyor. Bu kafayla sezonu tamamlaması bile mucize olur. Çünkü lig bu sene eskisinden çok daha sert, çok daha zorlu ve şampiyonluğu almak her zamankinden daha güç.
 
Geri
Üst Alt