Yemeğim bitti salata yedim ama tavuk iyi pişmemişti bu yüzden bir öfkeyle yazıyorum
Önce hocanın geçen 3 sene boyunca ligdeki hakkını vermem lazım, çünkü geçen 3 sezon boyunca Okan hoca hem derbilerde hem de galibiyet serileriyle hem de iç saha deplasman fark etmeden alayına bam bam bam koya koya ilerledi, tabii ki şimdi Okan hoca ilerledi diyorum ama yani oyuncular vs herkes dahil tabii ki. Hoca yaptı hoca etti demiyorum. Aynı zamanda bu sene Okan hocayı kendi adıma ŞL'de çok başarılı buluyorum. Güzel maçlar oynadık, şu zorlu fikstüre rağmen liderliği de koruduk vs eyvallah. Yani hakkını vermem lazım ama lig özelinde bu sene maşallahı var zıçış üstüne zıçış yaşıyor.
Okan hoca ilk 2 sene hem gayet makul maliyetlerde transferler (geçen sene Osi kiralıktı bi Sara pahalıydı bi de Jelert fiyasko çıktı yoksa 10 milyon euro öyle pahalı değil) ile işi götürmeyi başarıyordu. Özellikle ilk 2 sene bu konuda çok iyiydi. Oyuncu kullanımları da öyle, Zaniolo varken onu yedeğe koyup Rashica'yı oynatan bir hocaydı Okan hoca. Gomis'i oynatmayıp Barış Alper'i oynatmıştı mesela. Forma dağıtımı konusunda da çok çok çok daha iyiydi.
1- Hoca tesislerde bir düzen kurdu, gerçekten bir aile ortamı sağlanması için çabaladı bu bir gerçek. Oyuncularla hoca/arkadaş ilişkisi kurdu ve bu 3 sezon boyunca ok. Ama bu sene besleyip büyüttüğü (rakipler adına) canavar kontrolden çıkmaya başladı. Aslında geçen sene bunun emarelerini gösteriyordu takım ama bir şekilde idare etti. Oyuncularıyla sürekli yan yana olan, onları hepimizden daha iyi tanıyan biri olarak bunu öngöremedi. Ön göremediği şey açık açık şu ki bu takım bu sene ligdeki herhangi bir maça motive o-la-mı-yor. Hoca da bunun farkında, iş işten geçti ve yok Kocaeli açıklaması yok bilmem ne ekstra motivasyon kaynağı yaratmaya çalışıyor ama nafile. İşlemiyor yani çok net.
2- Mertens sonrası oluşacak boşluğu ön görememesi veya zaten Yunus var İlkay var dolar deyip geçmesi. Bu çok büyük bir fail. Bakın direkt sezonun tüm kaderini değiştiren bir şey oldu. Belki biz ŞL'de çeyrek bile görmüş olabilirdik, ligde belki şu an şampiyonluğu ilan etmiş de olabilirdik. Elimizde 35 milyon euro bonservis sıkacak güç vardı madem, bunu Singo için kullandı. Sene başında 35'in üstüne 5-10 daha ekleyip world class bir 8-10 numara getirebilirdik. Hatta eminim isteseydik en kötü Asensio'yu alırdık da neyse konu Asensio değil zaten. Konu Okan hoca'nın Mertens eksikliğini önemsememesi oldu.
3- Hoca 3 sezon boyunca ligin 2. yarısında kendini hazır tutan ve kendini göstermeye çalışan çok fazla oyuncudan verim aldı. Kaan, Berkan, Barış vs. Ama şu an takımda böyle 1 tane bile oyuncu yok. Takımda örneğin Anadolu'dan alınmış 23 yaşında ve forma şansı gelsin diye yanıp tutuşan, forma şansı alınca da elinden geleni yapacak olan 1 tane bile yerli oyuncu yok. Rotasyonda takımda yeri olmadığını bilen Ahmet Kutucu, sene sonu gidici olduğunu bilen Kaan Ayhan falan var. Üstelik bu oyuncularla sezona başladı... Aspirilla falan sene sonu döneceğini biliyor. Yani Galatasaray'da bir şeyler başarma ve kalıcı olma hayali hevesi olan bir tane oyuncu yok. Bu direkt Okan hocanın transfer hatası.
4- Bu takım 2. sezonda Bayern maçlarında Ziyech-Zaha-Mertens-İcardi-Kaan-Torreira 6'lısı ile çok daha organize şekilde ön alan baskısı yapıyordu. Bu sene ön alan baskımız tamamen Osimhen, Barış ve Yunus'un yeni çeri gibi oyuncuların üstüne son sürat koşması üzerine. Açıkçası mesele sadece Osimhen'in olmaması değil, ön alan baskısındaki organize oluşumuzun kaybolması ki burada yine İcardi'nin tamamen düşmüş olması ve Mertens'in yokluğu direkt etken. Ayrıca Osimhen'in ortalamada sakatlığa yatkınlığı ve Afcon hikayesi biliniyorken, buna önlem almayışı -Zaten İcardi var- deyip geçmesi yine bir öngörüsüzlük ya da besleyip büyüttüğü canavarı kontrol etme yöntemiydi.
5- Okan hocanın Galatasaray'ında başka hocalarla görmediğimiz bir şey var, çok yüksek bir tavana sahibiz. Yani gerçekten başka kimseyle kolay kolay Juve'ye 5 atamayız ama üstüne gelip de Konya'ya da yenilmeyiz. Okan hocayla her sezona böyle başlar, tavan ve tabanımız çok geniş olur, sezon ortasından sonra gittikçe dengeli hale gelirdi. Şimdi hala aynı sorunu yaşıyoruz. Yani bu takım 2 hafta sonra Fenerbahçe'yi kendi evinde tarumar etse şaşırmam, ama ertesi hafta Samsun deplasmanında 2-1 kaybetse yine şaşırmam. Takımda tavan-taban arası uçurum farkı var ve Okan hoca bunu bir türlü bu sene dengeleyemedi.
6- Derbiler. 3 sene boyunca kendi evimizdeki fener maçı hariç ki o maçta aslında formalite icabıydı, sadece kendi evimizde kutlama niyetindeydik yoksa şampiyon olduğumuz kesindi, derbilerde milletin kafasına ne zaman gerekse vurduk. Fener'e koya koya hanımı eyledi. Bu sene ise bir BJK deplasmanı hariç Galatasaray ne oynadı beeee dedirten derbimiz yok. Gerçi BJK deplasmanında da öyle bir oyun oynanmadı zaten, sadece 3 puan almayı bildik. Sırf 1 tane ekstra derbi galibiyetimiz olsaydı şu an 2 değil 4 veya 5 puan farkla öndeydik zaten.
7- İyi giden şeyleri niyeyse bozdu. Mesela Sallai sağ bekte taş gibi oynuyordu. Neden tekrar sol açığa döndü? Yahu adam Kenan'a karşı bile belli bi düzeyde oynadı, 1.5 senedir sağ bek adam şimdi sol açık oldu birden. E sene başında Jakops-Eren kanadı oluşturmuştun, verim de almıştın belli bi oranda. Sallai'yi koyacağına Eren'i niye koymuyorsun? Yani tüm sorun bu değil tabii ki ama anlatmaya çalıştığım şey kendisinin deneyip iyi sonuç aldığı, bulduğu şeyleri de çok kez bozdu. Geçen senenin sonuna doğru dengeli bir oyun oturtmuştu Lemina-Torreira-Sara ile, onu bozdu. Sol açık Yunus'la bi oyun bulmuştu, onu bozdu. Torreira'yı ön alanda direkt press'e göndermeyi bulmuştu, onu da bozdu... Yaptığı iyi şeyleri sanki unuttu, yani save almayı unuttu taktiği ve öyle devam ediyor.