- 6 Eylül 2014
- 94.102
- 64.898
- 4.608
Babam ve oglum
Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Filmlerin evrensel olma gerekliliği yok ki. Kaldı ki yabancı film izleme kararı alan yabancılar, farklı kültürlerin perspektifine immerse olmak için izliyorlar. Yoksa yani genelgeçer ve lokal öğelerinden arınmış bir filmi senin Amerikalılar kadar iyi çekmen mümkün değil çünkü arada çok ciddi prodüksiyon bütçesi ve kalitesi farkı var.Dondurma Gaymak filmi güzel film ama yabancı birinin anlayıp, sevebileceği türden bir film değil. Filmin evrensel bir tarafı yok. Nefes filmini yazmanın sebebi her şeyden önce teknik açıdan çok iyi bir film olması ve savaş karşıtı bir yanının olması. Yabancı birinin de izleyip, sevebileceği türden bir yapım olması. Dağ 2 gibi milliyetçilik pompalayan bir yapım değil.
Filmlerin evrensel olma gerekliliği yok ki. Kaldı ki yabancı film izleme kararı alan yabancılar, farklı kültürlerin perspektifine immerse olmak için izliyorlar. Yoksa yani genelgeçer ve lokal öğelerinden arınmış bir filmi senin Amerikalılar kadar iyi çekmen mümkün değil çünkü arada çok ciddi prodüksiyon bütçesi ve kalitesi farkı var.
Nefes filmine gelince zaten savaş yanlısı bir film kimse çekemez dünyada. En son Walt Disney kendisi bizzat çekti Japonya'ya nükleer atılmasının altyapısını hazırlamaya yardımcı olmak için. Bence çarpıcı bir sinematografik başarısı olmamakla birlikte, Nefes en azından çekildiği dönem için yaşıtı olan diğer Türk yapımlarından daha güzel görünüyordu, buna hak veririm. Yine de Oscar muhabbeti o kadar kolay değil, zaten o yüzden bir tane bile filmimiz yok.
Dondurmam Gaymak da o kadar iyi degil yani, sadece Nefes'ten cok cok daha iyi. Benim zaten hicbir Turk filminin hak etmesiyle ilgili bir iddiam yok.Peki o zaman Dondurmam Gaymak niye aday olamadı? Elin Amerikalısı Türkiye'nin yakın siyasi tarihinin alegorik anlatılmasına ne kadar entegre olabilir? Mesela Emir Kusturica filmleri. Yüksel Aksu da o tarzda bir yönetmen. Avrupa'da ödül alırsın belki ama Akademi'de işe yaramaz. Kaldı ki Holywood'un bizim ülkemize bakış açısı oryantalist. Adamlar gelip burada çekim yapıyorlar, sanki aralarında anlaşmış gibi hepsinin çekim yaptıkları yerler üç aşağı, beş yukarı aynı. Sanki Kapalıçarşı'da çekim yapmak kanun hükmünde kararnameymiş gibi hepsinde bir Kapalıçarşı sahnesi var. Oscar'a aday olmuş tek Türk filmi Deniz Gamze Ergüven'in çektiği Mustang. O da tıpkı Holywood'un bakış açısına hizmet eden oryantalist, gerçekle alakası olmayan bir Türkiye görseli. Ele aldığı konu her ne kadar Türkiye gerçeği olsa da film Türkiye'ye Fransız kalmış.
Dondurmam Gaymak da o kadar iyi degil yani, sadece Nefes'ten cok cok daha iyi. Benim zaten hicbir Turk filminin hak etmesiyle ilgili bir iddiam yok.
Oryantalizm biteli cok oluyor, bu belki 2000'lerin basi icin boyleydi ama globalizm oryantalizmi bitirdi en azindan akademinin gozunde.
Mahsun ne ya yaptigi en iyi is alem buysa kral cimbom. Bir de bi sahnesi vardi dost ortaminda dogulu ogrenci olarak turku soyluyorduDostum ben de iki filmi kıyaslamadım zaten. 2006 yılında belli ki daha iyi bir film yoktu. Dondurmam Gaymak gibi samimi, bizden bir hikayeyi aday olarak göndermişler. 2009 yılında Mahsun'un 'pain sells' filmi yerine Nefes gibi teknik açıdan çok daha iyi, yabancıların da sevebileceğini düşündüğüm bir film gönderilseydi eğer belki aday olma şansı çok daha yüksek olurdu diye düşündüm. Yoksa zaten Yüksel Aksu da sevdiğim, başarılı bir yönetmen. Diğer iki filmi de oldukça iyiydi. Ayrıca şunu da ekleyeyim, bizim sinemacılar özellikle suya sabuna dokunmadan film çekiyorlar. Yabancıların 'I Daniel Blake' tarzı filmlerin bu yeni Türkiye'de çekilmesi çok çok zor görünüyor maalesef.
yoksul ve uçurtmayı vurmasınlar olabilir
Tabutta Rövaşata veya Uçurtmayı Vurmasınlar