Yaklaşık bir senedir takip ediyorum forumu, haberleri okuyup taraftarın genel görüşünden haberdar olmak için, üye olmak bugüne kısmetmiş. Üye olmamdaki asıl sebebin bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya meraklı arkadaşlar olduğunu ekleyeyim.
Forumda yorum yapan birçok arkadaş ne Blerim Dzemaili'yi ne de Goran Pandev'i doğru düzgün izlememişler. Pandev denen adam yıllardır profesyonelliği, adapte olma konusundaki ustalığı, top dağıtımı ve pas trafiği içerisine kolayca girebilmesi ve alan açabilmesiyle öne çıkmış bir oyuncu. Burak Yılmaz hakkındaki en büyük şikayetimiz nedir? Pas trafiğine girememesi, takımdan kopuk oynaması. Pandev tam bu işin ustası olan bir adam. Pandev'i eleştirirken "Bu adam gol atmıyor" diyenlerin Burak'ın gol sayısına "Ama onlar boş istatistik" tepkisini vermesi ironik. Sadece gol atacak adam istiyorsan buyur, elinde var bir tane Burak isminde. Ama oyuna girecek, joker olabilecek, hemen katkı verecek bir hücumcu istiyorsan Pandev biçilmiş kaftan. Hele de bu fiyattan. Pandev, Prandelli'nin sistemine de cuk oturacak bir oyuncu ama ona sonra geleceğim.
Pandev zamanında Şampiyonlar Ligi alan Inter'in bir üyesi olduğu için nispeten daha iyi biliniyor. Asıl garip yorumlar Dzemaili hakkında. Bir kere Dzemaili'ye "düz adam" muamelesi çekilmesi, bu adamın hiç izlenmediğinin göstergesi. Dzemaili tam aksine, Selçuk İnan'ın bizdeki iyi zamanının daha box-to-box tipli olanıdır. Ayaklarına hakim olması, iyi pasör olması ve şut çekebilmesidir en önemli özellikleri. Gidip hiç ön libero oynatılmayan adama ön liberoymuş gibi yorumlar yapılmış. İsviçre Milli Takımı'nda Behrami-Gökhan ikilisi oynatıldı ve Gökhan'dan hücumcu rolü üstlenmesi beklendi. Sonuç hüsran oldu, İsviçre orta saha üstünlüğünü hiçbir maçta alamadı. Dzemaili oyuna girdiğinde ise hep ofansif anlamda zenginleştiler. Bunu Dünya Kupası'ndaki Fransa ve Arjantin maçlarını tekrar izleyerek görebilirsiniz. Mucize bir adam değildir ama orta sahasında pas trafiği sıkıntısı yaşayan ve dinamizm eksikliği bulunan bir takım için çok iyi hamledir.
Prandelli'nin getirmeye çalıştığı sistem açık. Hızlı paslaşmaya ve takım savunmasına dayalı kontra atak futbolu. Bir anlamda mini bir Atlético yaratmaya çalışacak Prandelli bizim takımdan. Bu sistem modern futbolun en sağlam sistemlerinden bir tanesi. Aynı sistemi Chelsea de uygulamakta şu dönem, tek farkı onlar daha uzun paslara ve kanat oyununa açık şekilde yapıyorlar bunu. Takımın savunma hattını daha geride kurup iyi kapanabilen bir takım yaratıp, orta saha ile hücum arası pas trafiğini iyi kurup hızlı şekilde atağa çıkarak Burak gibi belki de tek özelliği koşu gücü olan forvetini iyi kullanmak istiyor Prandelli. Chedjou-Semih ikilisinin bir araya geldiklerinden beri en iyi performans seviyelerinde olmalarının sebebi de bu yeni sistem. 4-3-2-1 şeklinde oynamasını bekliyorum takımın, 2 denilen kısımdaki oyuncuların ortayı ve kanatları gezen serbest bir rolde olmasını ön görüyorum. Zaten Bursaspor karşısında Bruma ve Sneijder sürekli yer değiştirerek bu rolü oynadılar. Bursaspor maçı iyi analiz edilirse Prandelli'nin ne yapmaya çalıştığı görülebilir.
Pandev tam bir joker adam olduğu, pas trafiğine girebildiği ve kontra futbolunu oynayabildiği için bu sisteme cuk oturacak bir adamdır. Keza Dzemaili de Bursa maçında Yekta'nın yapmaya çalıştıklarını istikrarlı şekilde, daha üst seviyede yapabilecek bir adam.
Takımı yenilemeye değil, onarmaya yönelik yapılmış hamleler ve ben iki hamleden de fazlasıyla memnunum. Fırsat transferi olan ve 8 milyon euro'ya alınmış bir Sneijder, Çin'den gelmiş bir Drogba yüzünden Balotelli gibi oyuncular bekleyen renktaşlar korkarım biraz fazla hayalperestler. Bu takım iyi işletilirse Şampiyonlar Ligi'nde üst turları görecek kadar tehdit yaratır, buna emin olun. Lucescu'nun Barcelona-Roma-Liverpool grubundan ofsayt golle çıkaramadığı takıma bakarsanız bu dediğimi daha iyi anlarsınız.
Herkese selamlar, uzun bir giriş oldu kusura bakmayın.