İş temposu oldukça yüksek. Dolayısıyla forumu açıp 3-5 satır karalayacak vaktim pek olmuyor. Esasında son günlerde gayet iyi giden Galatasaray hakkında bol bol konuşmak isterdim. Ama maçları izleyecek vakti bile zor yaratıyorum. Epey uzun seneler yurt dışında yaşadım. Şimdi gidip geliyorum iş dolayısıyla. Fakat Türkiye hakikaten çok yorucu bir yer. Sistemiyle, bürokrasisiyle, adaletiyle, en basit konuda bile insiyatif kullanmaktan ödü kopan insanıyla. Her şey hayatı zorlaştırmak üzerine dizayn edilmiş. Tüm enerjimi emiyor benim. Forumu açsam da yazacak gücü bulamıyorum.
Aynı şey futbolda da var. Tam ligin kalitesi yükseliyor, seyirci stada gelmeye başlıyor, avrupa'da süperlig yayını izliyoruz... Hop dangalakça bir yabancı sınırı tartışması. Ligin marka değerini, kalitesini düşürecek; uzun vadeli planları engelleyecek suni ve esasında tüm kulüplerin karşı olduğu bir gündem. Ha kiminde karşıyız diyecek yürek yok o ayrı... İstemiyoruz rekabeti gören Selçuk İnan kendine gelsin, potansiyelini hatırlasın. Abdulkadir adında bir genç yabancıları kesip Avrupa'nın radarına girsin... İstemiyoruz Cengiz'ler, Enes'ler Avrupa'ya ihraç olsun...
Futbol Türkiye'de neyse bürokrasi de o. Kendime, hobilerime ayırcağım zamanı anlamsızca çalıyor... 2019'dan itibaren bu ülkeyle tekrardan bütün ilişkimi kesmeyi düşünüyorum. Elimdeki işi bitirdikten sonra bir daha burada iş yapmak istemiyorum. Sanırım o zaman sık sık yazacak vaktim olacak.