Samed Çiçek
Tecrübeli Üye
- 17 Mayıs 2010
- 6.352
- 3.180
- 2.248

Rasmus Ankersen, 1983 yılında Danimarka’da dünyaya geldi. Henüz genç yaşlarda futbolun içinde yer almaya başlayan Ankersen’in kariyeri ise klasik bir futbol yöneticisinin hikâyesinden oldukça farklı gelişti. Profesyonel futbolcu olarak büyük bir kariyer yapamadı ancak zamanla asıl yeteneğinin saha içinde değil, futbolcuların gelişimini ve kulüplerin nasıl yönetilmesi gerektiğini analiz etmek olduğunu fark etti.
Ankersen’in futbol dünyasında tanınmasını sağlayan kulüplerden biri FC Midtjylland oldu. Danimarka kulübünün altyapı ve yetenek geliştirme sisteminde görev aldı ve özellikle genç oyuncuların potansiyelini belirleme konusunda farklı yöntemler üzerinde çalıştı. Henüz genç yaşta kulübün akademisinin başına geçti.
Futbola yaklaşımının merkezinde oldukça basit bir düşünce vardı: Futbolda alınan sonuçlar her zaman doğru kararların göstergesi değildir. İyi yönetilen bir takım kısa vadede kötü sonuçlar alabilir, kötü yönetilen bir takım ise şansın da yardımıyla bir süre başarılı görünebilir. Bu nedenle kulüplerin yalnızca puan durumuna veya klasik istatistiklere bakarak karar vermemesi gerektiğini savundu.
Bu düşünce onu futbol dünyasında veri kullanımının öncülerinden biri haline getirdi.
2015 yılında İngiltere Championship ekiplerinden Brentford’un yönetim kadrosuna katıldı. Brentford o dönemde Premier League’in dev bütçeli kulüplerinden çok uzakta, mütevazı imkanlara sahip bir takımdı. Kulüp; veri analizi, doğru oyuncu profillerinin bulunması ve piyasada değeri yeterince fark edilmemiş futbolcuların transfer edilmesi üzerine kurulu bir sistem geliştirdi.
Bu sistem zaman içerisinde İngiliz futbolunun en dikkat çekici projelerinden birine dönüştü. Brentford düşük maliyetlerle aldığı birçok oyuncuyu geliştirerek çok daha yüksek rakamlara sattı ve yıllar süren çalışmanın ardından 2021 yılında Premier League’e yükseldi.
Ankersen daha sonra Brentford’daki görevinden ayrılarak Henrik Kraft ile birlikte Sport Republic’i kurdu. Şirketin amacı farklı ülkelerde futbol kulüplerine yatırım yaparak ortak bir futbol ağı oluşturmaktı. Sport Republic’in yatırımlarından biri de Southampton olurken, 2022 yılında bu yapıya Göztepe de dahil oldu.
Ankersen böylece Göztepe’nin başkanlığına geçti.
Göztepe’de de daha önce çalıştığı kulüplerdeki anlayışını uygulamaya başladı. Amaç yalnızca pahalı ve tanınmış futbolcuları transfer etmek yerine, gelişime açık oyuncuları bulmak, kulübün sportif organizasyonunu güçlendirmek ve birkaç transfer döneminin ötesine geçen sürdürülebilir bir yapı oluşturmaktı.
Göztepe kısa süre içerisinde yeniden Süper Lig’e yükseldi ve kulübün transfer politikası da giderek daha fazla dikkat çekmeye başladı.
Ankersen’in hikâyesini ilginç yapan şey aslında sadece Göztepe başkanı olması değil. Kendisi futbol dünyasında yıllardır savunduğu bir fikri farklı ülkelerde uygulamaya çalışan bir futbol yöneticisi: Paradan önce doğru sistemin, isimlerden önce doğru oyuncu profilinin ve kısa vadeli sonuçlardan önce uzun vadeli planlamanın önemli olduğu düşüncesi.
FC Midtjylland’dan Brentford’a, Brentford’dan Sport Republic’e ve oradan Göztepe’ye uzanan kariyerinin ortak noktası da tam olarak bu.