21 Ekim 2016 sabahına uyandığında Mbappe, Fransa Ligue1 kariyerinde sadece 1 kez o da bir önceki sezondaki önemsiz bir maçta 90 dakikayı tamamlamış ve genelde oyunun son bölümlerinde oyuna alınan üstelik de esas mevkisi yerine ikincil mevkisi olan sağ ya da sol kanatta oynatılan, piyasa değeri transfermarkt'a göre 3,5 milyon euro olan 18 yaşında bir genç yıldız adayıydı. 21 Ekim akşamı Montpellier karşısında 1 gol atıp, 2 asist yapan Mbappe, ilerleyen maçlarda daha fazla forma şansı bulmaya başladı. 12 Nisan 2017 Çarşamba akşamı B.Dortmund deplasmanında Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde attığı 2 gol ve oynadığı oyunla artık tüm futbolseverler tarafından tanınan bir yıldıza dönüşmüştü Mbappe. Yani sadece 5,5 aylık bir süreçteki performansla tanınmamış biriyken, dünya futbol tarihinin açık ara en fazla bonservis bedeli ödenen futbolcusuna dönüşmek herhalde rüyalardan da öte bir şey olsa gerek.
180 milyon euro eski para tabiriyle 747 trilyon ediyor gün itibariyle. Bir insanın 747 trilyon edecek kadar ne gibi bir özelliği olabilir ki bu hayatta. 747 trilyona bugün ufak çaplı bir ülke bile kurulabilir belki de, ya da açlıktan kırılan binlerce afrikalı ömür boyu doyacak kadar yemek yiyebilir, parasızlık yüzünden ölüme terk edilmiş binlerce ölümcül hasta tedavi olup hayata dönebilir, bu parayla kurulacak bir çok sanayi kuruluşuyla birlikte milyonlarca kişi evine ekmek götürebilir.
Ama ne yapılıyor bu para. Sadece yarım sezon parlamış ve ne yapacağı belirsiz bir futbolcunun başka bir kulüpte oynaması için harcanıyor. Defalarca kupa kazanmış, artık taraftarlarının bile başarıya doyduğu bir kulüp biraz daha fazla maç kazanıp, eğlensin diye. Bu mudur amacı sadece biraz eğlence ve vakit geçsin diye icat edilmiş bir oyunun, futbolun geldiği nokta. Hayat çok garip..