Şiirler

Cevap: Şiirler



İris'in Ölümü



Bugün kalbimi eski bir plak gibi

Öyle çok tersine çevirdim ki:

Bazı şarkılar vardır

Cızırtılı bir yağmur gününü anlatır

Uzaklarda süren sarı yağmurluklu bir hayatı

Deniz bazen kendini kaldırımlara fırlatır,

O zaman bir yavru yengece bakan

İnsanların şarkısı olurdu o şarkının adı.

Keşke ismim İris olsaydı,

Keşke ismim herkese

Sarı yağmurluğuyla koşan hayatı anlatsaydı.

Bazı şarkılar vardır

Ellerim kocamanlaşır, tuhaflaşır

İşte o ellerimle herkese

Çamurlu şiirler uzatsaydım

Hepsi çok kirli olsaydı tanrım!

Bazı şarkılar vardır

Kırmızı akşam sefalarını anlatır

Karanlığın kalbinde yalnız, açmanın acısını

Komşu kadınların basma elbiseli konuşmalarını

Geceyi onlar bahçeye taşırdı

Ben ne zaman öleceğim tanrım!

Sabah olunca mı?

Keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım

İrileşen, gitgide irileşen ağaç gibi

Şu odanın ortasında dursam,

Saat kuleleri dökülürdü dallarımdan tanrım!

Artık sarı yaprakların ölü olduğuna inanmıyorum.

Bazı şarkılar vardır

Kanatlarında yağmuru taşıyan kelebeği anlatır

Kırmızı bir çakmak gibi neşeli ölmek olurdu

O şarkının adı,

Ardında yalnızca nemli sigaralar bırakmanın acısını

Keşke ismim İris olsaydı,

Keşke ismimin bir anlamı olmasaydı.

Herkes çıkarsın kalbini

O çirkin mücevher sandığından

Ve herkes onu birbirine fırlatsın tanrım!







Didem Madak
 
Cevap: Şiirler



Şimdiden Bir Hatırasın



Şimdiden Bir Hatırasın

Bulutsa, tozsa, uçarsa

Bütün (aşklar) paranteze alınsın

Rüzgar çanısın, rüzgarın diline dolanırsın

Ne bir şarkısın,

ne de dillerde nağme adın

Artık bazı şarkılar kadar yarılısın

Günler izmarit diplerinde biriksin

O zaman mutlaka bir trenle gelirsin

Köpüklerdensin, mavisin, sakinsin

istesen suyun tenine bitişirsin

ellerimi bıraktım, artık buna sana yazsın

İçimde iki yaşlı balık varsa,

İçimde biri pulsuz, iki balık varsa

Biri senden, gelirsen ve yok edersen

Bunu yazmak istiyorum sana

Sonra postalamak istiyorum

Pulsuz bir zarfla

Hiçbir mektup artık ikna etmiyor beni hayata

Bu kırmızı oyalarla saçlarımda

Beyaz bir tülbent gibi kalırsam

tenimde, süzemediğim tortularla

Gün olur sararırsa sayfalarda

Bıraktım ellerimi, sana bunu yazsın

Şimdiden bir hatırlasın

Kırık kalplerle süslü bir sayfaysan

Camsan, saydamsan, beni kırarsan

Simlerimle sevişirim seninle

O süslü sayfaların üzerinde

İçimde mutlu iki yıl varsa,

İçimde biri simli iki kadın varsa

Sen, gelirsen ve yok edersen

Bunu yazmak istiyorum sana

sonra postalamak istiyorum

Simli bir yılbaşı kartıyla

Hiçbir mektup artık beni, ikna etmiyor hayata







Didem Madak
 
Cevap: Şiirler



MUTLAK BUTLAN



Seni bana kim sorsa

Sevdiğimdir diyorum

Sevgilim diyemem ki...

Sevmedin biliyorum



Hadi gel evlenelim gidip

Sonra sen evine git

Ben de kendi evime

Maksat aşkımı yasalar tanısın



Çünkü sen

Yolda görsen tanımazsın beni

Hiç olmadım ki senin için

Gözlerinde hiç dolmadım



Bir hukukumuz bile yok

Çünkü senin anayasanda

Mutlak butlan benim adım



Oysa seni bana kim sorsa

Sevdiğimdir diyordum

Sevgilim diyemem ki

Sevmedin biliyordum



Çünkü herkesin

Payına düşenler var şu hayatta

Benim payıma düşen

Senden miras bir elem

Bir de herkesin hayran olduğu

Güllü dallı bir kalem

Yazdıklarımıysa

Çok iyi biliyorsun

Seninse elinde bir silgi

Kader dahil ne yazsa

Gözyaşına bakmadan

Bir anda siliyorsun



Yiğit Güralp
 
Cevap: Şiirler



---XxX---xXx---



Sevda Çiçeği...



Seni ektim bahçeme,

Toprak olmadan el oldun,

Yağmura karıştın,

Benim olmadan,sel oldun...



Kırdılar kopardılar yaprağını dalını,

Sen başlamadan,son oldun,

Aldılar üzerinden güneşi,sıcağı...

Tir tir titreyip lal oldun...



Umut ektim bahçeme...

Tekrar büyürsün diye,

Güneş oldum gecene,

Üşümeyesin diye,

Dua oldun takıldın dilime,

Seni söyledim...

Kabul olursun diye,

Emek oldun ellerimde,

Dikenini batırdın istemeden olsa bile,

Ürkektin,sevecektin,bunu bilsem de...

Vazgeçtim senden toprağın ol sende...



Şair=Sinan Arslan...

26/08/2009
 
Cevap: Şiirler



leyla sev beni sokma müşküle,

seninle kaşık atalım iki tabak keşküle




:blush2:
 
Cevap: Şiirler



Kadın ve Meyva



Dünyada en tatlı şey

Kadın bir, meyva iki



İkisi birbirine

Öylesine benzer ki....

Kadın var, can eriği,

Kah tatlı, kah buruk.

Kadın var üzüm gibi,

Yenir olsa da koruk !

Kadın var, vişne gibi,

Reçel yap tabak tabak

Kadın var, karpuz gibi,

Yandın çıkarsa kabak.

Kadın var, kestanedir,

Kış mevsimine sakla

Kadın var, kavun gibi,

Aman alırken kokla !

Kadın var, incir gibi

Kuru yenir, yaş yenir.

Kadın var, muz gibi,

Soya soya yenilir.

Kısaca her kadının benzeri bir meyvadır.

Ama nikah masasında

Evet ! diyen erkeğin

Yediği hep ayvadır.....





Ümit Yaşar Oğuzcan
 
Cevap: Şiirler



Üç nokta; aşktır ...



Her nokta gizli bir (ah!)tır ...



Seviyorum diye haykıramamaktır ...



Boğazda düğümlenen iki çift sözdür ...



Dilin lal, gönlün melal olduğu andır ...



Gözlerden süzülemeyen iki damla gözyaşıdır ...



Hissedilen fakat bir türlü yazılamayandır ...



Kelimelerin kifayetsiz kaldığı andır ...



Üç nokta; hayattır ... Hüznüyle, sevinciyle ...



Üç nokta; bitmeyendir ... Bitemeyendir ...



Üç nokta; ölümdür ... İçinde sonsuzluğu barındıran sondur ...



Üç nokta; dünün güzelliklerine duyulan özlem, yarına duyulan hasrettir ...



Geçmişle gelecek arasında kurulan köprüdür üç nokta, üzerinden bugünün geçtiği ...



Üç nokta; bir an durmaktır ... Bir nefeslik moladır ... Bazen korkudur, heyecandır ... Bütün duyguları içinde barındırandır ...



Üç nokta; 'yar'dır her noktada bir harfin gizlendiği ...



Üç nokta; bitmeyen duamdır ve hediyemdir sizlere ...



Yaşanacak daha çok şeyiniz olsun diye ...



Üç noktanız bol olsun ...
 
Cevap: Şiirler



Üç nokta; aşktır ...



Her nokta gizli bir (ah!)tır ...



Seviyorum diye haykıramamaktır ...



Boğazda düğümlenen iki çift sözdür ...



Dilin lal, gönlün melal olduğu andır ...



Gözlerden süzülemeyen iki damla gözyaşıdır ...



Hissedilen fakat bir türlü yazılamayandır ...



Kelimelerin kifayetsiz kaldığı andır ...



Üç nokta; hayattır ... Hüznüyle, sevinciyle ...



Üç nokta; bitmeyendir ... Bitemeyendir ...



Üç nokta; ölümdür ... İçinde sonsuzluğu barındıran sondur ...



Üç nokta; dünün güzelliklerine duyulan özlem, yarına duyulan hasrettir ...



Geçmişle gelecek arasında kurulan köprüdür üç nokta, üzerinden bugünün geçtiği ...



Üç nokta; bir an durmaktır ... Bir nefeslik moladır ... Bazen korkudur, heyecandır ... Bütün duyguları içinde barındırandır ...



Üç nokta; 'yar'dır her noktada bir harfin gizlendiği ...



Üç nokta; bitmeyen duamdır ve hediyemdir sizlere ...



Yaşanacak daha çok şeyiniz olsun diye ...



Üç noktanız bol olsun ...





Çok güzel gerçekten.
 
Cevap: Şiirler



---XxX---xXx---



Bir daha aşık olamayacağımı düşünenler,

Seni hesaba katmamış olmalı...

Dua olup dile gelen sevgililer,

Kabul olacağını sanmamış olmalı...

Doğan güneş gözümü korkutmuş,

Gece yıldızlar beni kasvete boğmuş,

Saatler sensizliğe kurulmuş,

Pilini sökeceğimi hesaba katmamış olmalı...

Yağmur yağınca içim üşütürdü,

Yanaklarımdan aşağı süzülürdü,

Bir ateş bulsa bari diye düşünürdü,

Sıcacık ellerinden habersiz olmalı...

Gemiler yalnızlığa kalkar bu limandan,

Her sevgili el sallar gün batmadan,

Sensiz bir başıma kalacağımı sananlar,

Sığınacak limanım olduğunu farketmemiş olmalı...

Yolumuzu kesti bugüne kadar acı,

Bu aşk illeti aşımıza zehir kattı,

İçtiğimiz suda zemberek tadı vardı,

Ağzımızın tatlanmamasını isteyenler

İçireceğin aşk şarabını tatmamış olmalı...

Beddua,dua olmadı dilimizde,

Ayrılığa boynumuz kıldan inceydi her seferinde,

Her duayı ayrılıklarıma edenler,

Son duamın sen olduğunu duymamış olmalı...



Şair=Sinan Arslan!
 
Cevap: Şiirler



Birilerine gelsin. Çok seviyorum bu şiiri =)

*****



Be Hey Dürzü



Ne ararsin Allah ile aramda! ...

Sen kimsin ki orucumu sorarsin?

Hakikaten gözün yoksa haramda

Basi açiga niye türban sorarsin?



Raki, sarap içiyorsam sana ne.

Yoksa sana bir zararim, içerim.

Ikimiz de gelsek kildan köprüye,

Ben dürüstsem sarhosken de geçerim



Esir iken mümkün müdür ibadet?

Yatip kalkip Atatürk'e dua et.

Senin gibi dürzülerin yüzünden,

Dininden de soguyacak bu millet



Isgaldeki hali sakin unutma.

Atatürk'e dil uzatma sebepsiz.

Sen anandan yine çikardin amma

Baban kim olurdu bilemezdin serefsiz.


Neyzen Tevfik
 
Cevap: Şiirler



3004521531_455722270b.jpg




Bugün pazar.

Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.

Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün

bu kadar benden uzak

bu kadar mavi

bu kadar geniş olduğuna şaşarak

kımıldamadan durdum.

Sonra saygıyla toprağa oturdum,

dayadım sırtımı duvara.

Bu anda ne düşmek dalgalara,

bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.

toprak, güneş ve ben...

bahtiyarım...



Nazım Hikmet





Hayatimda okudugum en guzel siirdir belki de :) Degisik bir adammis Nazim, Django Reinhardt nasil nota bilmeden dunyanin gelmis gecmis en iyi muzisyenlerinden biri olmussa Nazim da benzer bir sekilde planlama yapmadan sadece dusundugunu aktararak dogaclama bir sekilde siir yazmistir bence. Aklindan boyle geciyormus adamin cok belli bu siirlerinden, gelmis gecmis en iyi sairlerden. Bu siir cok etkiler beni gercekten.
 
Cevap: Şiirler



"İlk düşüncem şu oldu:

Her sözü yalandı.

O yaşlı, sakat, kinci gözlerle

Yan yan benim gözelerime bakarak

Yalanının etkisini izliyordu.

Dudaklarının, yeni bir kurban bulduğu için

Sevniçle bükülmelerine zorlukla engel oluyor

Bu sevinç dudaklarının kenarlarını kırıştırıp büzüyordu."
 
Cevap: Şiirler



3004521531_455722270b.jpg




Bugün pazar.

Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.

Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün

bu kadar benden uzak

bu kadar mavi

bu kadar geniş olduğuna şaşarak

kımıldamadan durdum.

Sonra saygıyla toprağa oturdum,

dayadım sırtımı duvara.

Bu anda ne düşmek dalgalara,

bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.

toprak, güneş ve ben...

bahtiyarım...



Nazım Hikmet





Hayatimda okudugum en guzel siirdir belki de :) Degisik bir adammis Nazim, Django Reinhardt nasil nota bilmeden dunyanin gelmis gecmis en iyi muzisyenlerinden biri olmussa Nazim da benzer bir sekilde planlama yapmadan sadece dusundugunu aktararak dogaclama bir sekilde siir yazmistir bence. Aklindan boyle geciyormus adamin cok belli bu siirlerinden, gelmis gecmis en iyi sairlerden. Bu siir cok etkiler beni gercekten.



Nazım Hikmet okumadan yaşamak bence büyük kayıp,çok severim şiirlerini,''Henüz Vakit Varken Gülüm'' şiiri fiyakalıdır.





HENÜZ VAKİT VARKEN GÜLÜM



Henüz vakit varken, gülüm

Paris yanıp yıkılmadan,

henüz vakit varken, gülüm,

yüreğim dalındayken henüz,

ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri

Volter rıhtımında dayayıp seni duvara

öpmeliyim ağzından

sonra dönüp yüzümüzü Notrdam'a

çiçeğini seyretmeliyiz onun,

birden bana sarılmalısın, gülüm,

korkudan, hayretten, sevinçten

ve de sessiz sessiz ağlamalısın,

yıldızlar da çiselemeli,

incecikten bir yağmurla karışarak.

Henüz vakit varken, gülüm,

Paris yanıp yıkılmadan,

henüz vakit varken, gülüm,

yüreğim dalındayken henüz,

şu Mayıs gecesi rıhtımdan geçmeliyiz

söğütlerin altından, gülüm,

ıslak salkım söğütlerin.

Paris'in en güzel bir çift sözünü söylemeliyim sana,

en güzel, en yalansız,

sonra da ıslıkla bir şey çalarak

gebermeliyim bahtiyarlıktan

ve insanlara inanmalıyız.

Yukarda taştan evler,

girintisiz, çıkıntısız,

birbirine bitişik

ve duvarları ayışığından

ve dimdik pencereleri ayakta uyukluyor

ve karşı yakada Luvur

aydınlanmış ışıklarla

aydınlanmış bizim için

billur sarayımız...



Henüz vakit varken, gülüm,

Paris yanıp yıkılmadan,

henüz vakit varken, gülüm,

yüreğim dalındayken henüz,

şu Mayıs gecesi rıhtımda, depolarda

kırmızı varillere oturmalıyız.

Karşıda karanlığa giren kanal.

Bir şat geçiyor,

selamlıyalım gülüm,

geçen sarı kamaralı şatı selamlıyalım.

Belçika'ya mı yolu, Hollanda'ya mı?

Kamaranın kapısında ak önlüklü bir kadın

tatlı tatlı gülümsüyor.



Henüz vakit varken, gülüm,

Paris yanıp yıkılmadan,

henüz vakit varken, gülüm...

Parisliler, Parisliler,

Paris yanıp yıkılmasın...



NAZIM HİKMET
 
Cevap: Şiirler



---xXx---xXx---



Yenildim sana aşk,

Her gün yaprak yaprak,yenildim…

Senden öylesine kaçıyorum ki,

Bu kadar hızlı koştuğumu bilmiyordum,

Kül tablalarında sigara gibi büküldü boynum,

Yandım yandım söndüm…

Külümü sılaya,öfkemi rüzgara savurdum…

Kayıp olan yıllara mı?

Kayıp olacak yıllara mı sitem zamanı şimdi?

Yoksa şükretmeli mi kaybetmişliğe?

Hani gerçekliğine inansam,bu kadar kaçmazdım senden,

Her gece biraz daha nefret etmek geliyor içimden,

Yaşattığına,yaşatacağın paranoyalara küfretmek geliyor elimden,

Yenildim sana aşk,

İsteme aşık olmamı,

Ayrılıkla kafa kafaya verip yok ediyorsun her şeyi,

Oysa aşka acemi değil bu hisler,

Bir fotoğraf parçasından gizlenmedi bu gözler,

Gördüklerime değil,göremediklerime kırıldım,

Aşıksam kırık kolum kanadım…

Şifayı gene sende aradım.!

Yanıldım!



Şair=Sinan Arslan

Saat:01:19

02/11/2009
 
Cevap: Şiirler



---XxX---xXx---



Susmak!





Susmak ne kadar da zormuş,

Dilsizleri anlamak da öyle…

Sanki bir lal’ı oynuyorum perdede,

İzleyen herkes konuşuyor…

Bir ben susuyorum…

Bir sana susuyorum…

Düşmez çenemiz sağda solda,

Sustururlar zor da olsa,

Bir senin karşında…

Bir sana susuyorum…

Daha önce bu kadar suskun olduğumu bilmezdim,

İçimde ki dilsizi canlandırdın ya sen…

Sahnede böyle karaktere rol vermezdim,

Beni,bana yabancılaştırdın ya sen…



Dilsizleri şimdi anlıyorum…

Sevdiklerine seni seviyorum diyememek böyle olsa gerek,

Sadece gözlerinle bir şeyler anlatma çabası zor olsa gerek…

Bazen konuşmanın da faydası yok biliyorum…

Öyle yanından sus pus geçerken,

Daha bir güzel hayat…

Aklıma takılanın,aklına takılmasını düşünmek…

Konuşmaktan daha manidar inan…

Konuşmak son çare olmalı hayatta,

Konuşunca saçmalamak var,ve yanlış anlaşılmak…

Dilsizler yanlış anlaşılmaz sevgilim…

Gözlerin yalan söylememeye yemini yok ama,

Yanlış cümle kurma gibi bir derdi de!





Şair=Sinan Arslan…
 
Cevap: Şiirler



---XxX---xXx---



Aradan geçmiş iki sene…

İki hece silememişim bugün anladım…

Meğer kendimi avutmuşum onca gece…

Uykumu bölen kabus değilmiş anladım…



Şimdi dolanır yabancı bir el beline,

Bunu düşünmek nasıl bir işkence?

Sen habersizsin bu satırlardan yine,

Yaşarken ölmek ne bir kez daha anlıyorum…



Sanki ölmüşsün gibi gebertiyorum kendimi,

Yas tutacak bir mezarın varsa nerede?

Hiç olmazsa doyasıya hıçkırıp dökeyim içimi,

Sen orda bile bırakır gidersin ya beni…!



Hatırlar mısın yağmur yağınca bu şehre beni özleyeceğini söyledin?

Sen gittin yağmuru sel aldı bu şehri…

Sen yağıyorsun diye uzaktan sevdim seni…

Yere düşüp yok ettiğinde kendini…

Sırılsıklam diz çöküp elime almaya çalışırken seni,

Sen çoktan toprağın olmuştun kalbimde,

Bir mezarın olmasın gönlümde…

Toprağıma düştüğünü bileyim,gözyaşlarımla sularım…!

Beni sırılsıklam ettiğin her Perşembe gecesi!





Şair=Sinan Arslan!
 
Cevap: Şiirler



ISMAIL



ismail bir tuhaf adamdir

uc kuruş icin hesap sorandir

uyanik gecinir amma yalandir

tum malvarligi cebinde olandir

liseyi 6 senede bitirmiş

cin gibi cocuk bizim ismail

neden bu kadar acele etmiş

aklini seveyim lan ismail lan ismail lan ismail lan ismail lan ismail ismail ..



sek sek sekerek ismail

(ismail) rastik cekerek ismail

(ismail) adresim ayni ismail

(ismail) posta kodum da ayni yavrum

(ismail)



kel başa şimşir tarak

bu ayaklari artik birak

ne işin var ki isporyum da

yaninda bir kiz sarimtirak

ayranin yok icmeye

atla gidersin ceşmeye

bu ne perhiz, what's this

aman ismail, can touch this

hafif psikopattir kendileri

buna enayilik de dahil

kizma amcasi daha cok cahil

ismail



(ismail) ismail odalarda işiksizim

(ismail) peşindeyim ismail

(ismail) tut ki karnim acikti kedimi yedim

(ismail) ah .. ben deli ismail, sen benden deli

(ismail)



kirdigin potlar beni aşti

bak yalnizsin herkes kacti

ismail de buna şaşti

aklini seveyim lan ismail

lan ismail atli misin

yavrum bagdatli misin

herkes zeka yaşini sorar

lan sen bu kadar tatli misin

ulan ismail ulan ismail ulan ismail ulan ismail ismail



(ismail) sira sira siniler

(ismail) hasta olan iniler

(ismail) ismail kel kafandan sen suclusun

(ismail) ismail miyav dedi

(ismail) minik fare kukredi

(ismail) ismail iki gozum iki iki musluk

(ismail) oynatmama az kaldi ismail nerde

(ismail) la fa, la sol ismail

(ismail) ismail balli lokma tatlim benim

(ismail) ismail sensiz cennet bile surgun sayilir

(ismail) seninki dupeduz vurgun sayilir ismail

(ismail) ismail sen kocaman bir cilginsin

(ismail)



....



(ismail) cilgin cocuk iso

(ismail) ismail onemli şahsiyetim benim

(ismail) ismail felsefe yapma

(ismail) ismail tut-i mucize-i guyem

(ismail) ben ne desem laf degil

(ismail) ismail tutti frutti seyrediyorum

(ismail) goremiyorum biraz egil

ismail beni anlamadin ya, ben ona yaniyorum .

...

ismail mutfakta biri mi var ?
 
Cevap: Şiirler



O’nu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O’nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O’nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain... sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O’ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa, ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa... dünyanın en güzel yeri O’nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse... hayat O’nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O’nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar... her şiirde anlatılan O’ysa... her filmin kahramanı O... her roman O’ndan söz ediyor, her çiçek O’nu açıyorsa... bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa... iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa... eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O’nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O’na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız... kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü... özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu... hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız... O’nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse... gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O’nun yüzü suyu hürmetine... uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa... dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız... kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa... Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla... ...o halde yarın sizin gününüz!.. "Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.





CAN DÜNDAR...





Ömrü hayatım boyunca okuduğum ve dinlediğim en güzel şiirdir bence..
 
Geri
Üst Alt