Şanssızlık bahanesine sığınmaya gerek yok. İlk maçta ManU da oldukça şanssızdı. Chicarito hattrick bile yapabilirdi (bizimkiler direkten döndü, aynı şey mi demeyin, gol değilse değildir, direk mirek farketmez, pozisyonun netliğini baz alarak konuşuyorum). Carrick gol atmayıp, kendini yere atıp Muslera'yı attırabilirdi.
İkinci maçta kendi salaklığımız yüzünden kaybettik. Rakibi ablukaya aldık ama pozisyona girmek aklımıza gelmedi. Forvetlerimiz stoperlerle yapışık ikiz oldular. Her kontratak tehlikeli oldu.
Cluj maçında yağmur bizim de işimizi zorlaştırdı ama Cluj gibi kontralardan hızlı ataklarla gol bulmaya çalışan bi takım için de oldukça büyük bi dezavantajdı. Penaltı kaçırmak ise şanssızlık değil, kötü tercih ve kötü vuruştu. Sayısını unuttuğum kadar orta yapıp bunların çoğunu rakibe göndermek de saçmalıktı, şanssızlık değil.
Aklımızla oynamıyoruz bi türlü. Şu son İBB maçında iyi oynadık ama. Rakibi abluka altına almaya gerek yok, bi süredir söylüyorum bunu. Rakibe stoperlerinden başlayarak pres yapmak zorunda da değilsin, oyuncuların yıpranır. Rakibin atak yapmasına izin ver ki rakibin de açık verebilsin. Ama 20 kişi tek yarı sahada oynuyorsa Fabregas, Xavi, Iniesta ve Messi gibi adamların olmadığı sürece pozisyon bulmakta zorlanırsın, bulduğun pozisyonlar da çok net olmaz. En azından şu deplasman maçında Allah ne verdiyse saldırmayalım. Bırak, zaten deplasmandasın. Rakip gelsin, sen de git. Rakibinin açık vermesini bekle, olmuyorsa buna zorla.
"ManU maçında müthiş oynadık" falan diyoruz da buna izin veren ManU idi. Braga maçını izleyin Old Trafford'da oynanan. Bizim 90 dakka bunalttığımız adamlar takır takır oynadı, atak yaptılar, 2 gol de attılar ve hatta 3-2 geriye düşünce bile atak yaptılar. ManU maçında iyi oynadık, evet ama bu tamamen bizle alakalı bi durum değil, Manchester United'ın taktiğiyle de alakalı. İzleyip izleyip çalışmamız gerek o adamların taktiğini. Müthiş oynuyorlar. 22 oyuncunun da sahaya eşit şekilde dağılmasını sağlıyorlar.
Neyse...