ŞL 14/15 D Grubu 3.Maç | Galatasaray 0-4 Dortmund | M.S | 22 Ekim

3-5-2 oynatiyor yoksa banami oyle geldi

Отправлено с моего GT-I9003 через Tapatalk
 
Prandelli'nin boşuna eleştirildiğini düşünüyorum ve oyun kurgusunu, oyuncu seçimini de çok hatalı bulmuyorum. Galatasaray'ın oyun temposu çok düşük. Aynı diziliş, aynı oyuncular, aynı teknik direktör ama son birkaç yılını başka bir ligde geçirmiş bir takım olsa (isterse o ligde orta sıra takımı olsun) acar futbolcumuz Burak ve henüz uyumsuz olan Pandev yüzünden belki gol atamazdık ama 7 atakta kalemizde 3 gol, 1 direkten dönen top görmezdik.

Bunun için gelen teknik direktörlerin özel bir çaba sarf edip takımı ligin ötesinde Avrupa maçlarına hazırlaması gerekiyor ama bu cidden çok zor, belki de imkansız. Süper ligin düşük temposu, ağır futbolu ligde oynayan tüm futbolcuların iliklerine kadar işlemiş durumda. Gelen yabancıların Avrupa'da oynadıkları gibi etkileyici olamamaları da bu sebepten. Futbolcular ağır, hızlı karar veremiyorlar ve bu oyunun her alanına yansıyor. Defans rakibe yetişemiyor, kanatlar koşamıyor, iki duvar pası yapana kadar top rakipte kalıyor. Forvet deseniz Burak futbolun zaten bazı temellerini bilmiyor. Hızlı oynamak için sadece fizik değil hızlı düşünmeye de ihtiyaç var ve bunun için de her daim pratik yapmaya... Bir senede 6 tane ŞL maçı oynayarak bu pratiği kazanamazsınız.

Olcan ya da Bruma olsa skor şu andan çok da farklı olmazdı. Bu gerçeği kabullenmeyip Prandelli 6. haftada gitsin demek ancak popülistlik olur. Yapmak istediği de aslında çok basit. Ortasahada göbeği Melo, Selçuk ve Hamit ile tutmak isterken, kenarlardan Tarık ve Telles ile gelmek istiyor. Mantıksız değil ama önündeki en büyük engel oyuncuların kalitesi ya da diziliş değil yavaş futbol. Prandelli Lucescu gibi eldeki bulgura göre yemek yapmak istemiyor. Kafasındakileri oyunculara yansıtmak istiyor ve bildiğine devam ediyor. Bunu da sanırım İtalya'da daha orta sıra takımlarda görev yapmış olmasına bağlıyorum. Büyük takımda olduğunun farkında ama düşüncelerinde alışkanlıklarından henüz vazgeçmiş değil. Vazgeçseydi Lucescu gibi elindekilere göre mi davranırdı bilemem ama biz Galatasaray taraftarı da sabırsızız. Tüm bu kötü tesadüfler üst üste gelince en çok Prandelli eleştiriliyor.

Mali olarak Galatasaray çok parlak değil, başkan yok ve Türk Futbol'u bitmiş durumda. Bu durumda en iyi şey sabretmek, takımı ve teknik direktörü tam desteklemek ve beklentileri azaltıp ligde şampiyonluğu kovalamak olacaktır. Dortmund ile teknik direktörleri değişsek gene birşey değişmezdi. Enseyi karartmayalım ve bence lige konsantre olalım derim.

ilk cumleden sonra okumadım
 
Senin top kontrolunu yiyimmmm burakcim


Verzonden vanaf mijn iPhone met behulp van Tapatalk
 
Bu subotiç stoper ise bizim göbekteki iki canlı varlık ney acaba ?
 
ulan yasin ne yapıyor da şöyle maçta oyuna girmeyi hakediyor, üstelik olcan da tribünde.

defol prandelli.
 
Maçı kapattım.

Atarsak şimdi atarız.
 
Prandelli'nin boşuna eleştirildiğini düşünüyorum ve oyun kurgusunu, oyuncu seçimini de çok hatalı bulmuyorum. Galatasaray'ın oyun temposu çok düşük. Aynı diziliş, aynı oyuncular, aynı teknik direktör ama son birkaç yılını başka bir ligde geçirmiş bir takım olsa (isterse o ligde orta sıra takımı olsun) acar futbolcumuz Burak ve henüz uyumsuz olan Pandev yüzünden belki gol atamazdık ama 7 atakta kalemizde 3 gol, 1 direkten dönen top görmezdik.

Bunun için gelen teknik direktörlerin özel bir çaba sarf edip takımı ligin ötesinde Avrupa maçlarına hazırlaması gerekiyor ama bu cidden çok zor, belki de imkansız. Süper ligin düşük temposu, ağır futbolu ligde oynayan tüm futbolcuların iliklerine kadar işlemiş durumda. Gelen yabancıların Avrupa'da oynadıkları gibi etkileyici olamamaları da bu sebepten. Futbolcular ağır, hızlı karar veremiyorlar ve bu oyunun her alanına yansıyor. Defans rakibe yetişemiyor, kanatlar koşamıyor, iki duvar pası yapana kadar top rakipte kalıyor. Forvet deseniz Burak futbolun zaten bazı temellerini bilmiyor. Hızlı oynamak için sadece fizik değil hızlı düşünmeye de ihtiyaç var ve bunun için de her daim pratik yapmaya... Bir senede 6 tane ŞL maçı oynayarak bu pratiği kazanamazsınız.

Olcan ya da Bruma olsa skor şu andan çok da farklı olmazdı. Bu gerçeği kabullenmeyip Prandelli 6. haftada gitsin demek ancak popülistlik olur. Yapmak istediği de aslında çok basit. Ortasahada göbeği Melo, Selçuk ve Hamit ile tutmak isterken, kenarlardan Tarık ve Telles ile gelmek istiyor. Mantıksız değil ama önündeki en büyük engel oyuncuların kalitesi ya da diziliş değil yavaş futbol. Prandelli Lucescu gibi eldeki bulgura göre yemek yapmak istemiyor. Kafasındakileri oyunculara yansıtmak istiyor ve bildiğine devam ediyor. Bunu da sanırım İtalya'da daha orta sıra takımlarda görev yapmış olmasına bağlıyorum. Büyük takımda olduğunun farkında ama düşüncelerinde alışkanlıklarından henüz vazgeçmiş değil. Vazgeçseydi Lucescu gibi elindekilere göre mi davranırdı bilemem ama biz Galatasaray taraftarı da sabırsızız. Tüm bu kötü tesadüfler üst üste gelince en çok Prandelli eleştiriliyor.

Mali olarak Galatasaray çok parlak değil, başkan yok ve Türk Futbol'u bitmiş durumda. Bu durumda en iyi şey sabretmek, takımı ve teknik direktörü tam desteklemek ve beklentileri azaltıp ligde şampiyonluğu kovalamak olacaktır. Dortmund ile teknik direktörleri değişsek gene birşey değişmezdi. Enseyi karartmayalım ve bence lige konsantre olalım derim.
geçin bu klişeleri. sabretmek ve kredi vermek ancak hakedenedir. takımın rezil oğlu rezil bi futbol oynadığı yerde zaman falan verilmez t.direktöre
 
Prenslerinden biri Yekta kaldı onuda alsana oyuna boşuna yedeğe almış olma bari...
 
Hala 3 orta saha ile oynuyoruz bu arada, adam hiç sallamıyor skoru, takımı vs..
 
2. yari gayet basarili suana kadar, 20 dakika oldu henuz gol yemedik, 0-3 iyidir iyi..
 
Sayın Prandelli 5 dakika topa sahip olmamızı hazmedemedi ve hemen 2 saçma değişiklik ile topu yine Dortmund'a bıraktı
 
Prandelli'nin boşuna eleştirildiğini düşünüyorum ve oyun kurgusunu, oyuncu seçimini de çok hatalı bulmuyorum. Galatasaray'ın oyun temposu çok düşük. Aynı diziliş, aynı oyuncular, aynı teknik direktör ama son birkaç yılını başka bir ligde geçirmiş bir takım olsa (isterse o ligde orta sıra takımı olsun) acar futbolcumuz Burak ve henüz uyumsuz olan Pandev yüzünden belki gol atamazdık ama 7 atakta kalemizde 3 gol, 1 direkten dönen top görmezdik.

Bunun için gelen teknik direktörlerin özel bir çaba sarf edip takımı ligin ötesinde Avrupa maçlarına hazırlaması gerekiyor ama bu cidden çok zor, belki de imkansız. Süper ligin düşük temposu, ağır futbolu ligde oynayan tüm futbolcuların iliklerine kadar işlemiş durumda. Gelen yabancıların Avrupa'da oynadıkları gibi etkileyici olamamaları da bu sebepten. Futbolcular ağır, hızlı karar veremiyorlar ve bu oyunun her alanına yansıyor. Defans rakibe yetişemiyor, kanatlar koşamıyor, iki duvar pası yapana kadar top rakipte kalıyor. Forvet deseniz Burak futbolun zaten bazı temellerini bilmiyor. Hızlı oynamak için sadece fizik değil hızlı düşünmeye de ihtiyaç var ve bunun için de her daim pratik yapmaya... Bir senede 6 tane ŞL maçı oynayarak bu pratiği kazanamazsınız.

Olcan ya da Bruma olsa skor şu andan çok da farklı olmazdı. Bu gerçeği kabullenmeyip Prandelli 6. haftada gitsin demek ancak popülistlik olur. Yapmak istediği de aslında çok basit. Ortasahada göbeği Melo, Selçuk ve Hamit ile tutmak isterken, kenarlardan Tarık ve Telles ile gelmek istiyor. Mantıksız değil ama önündeki en büyük engel oyuncuların kalitesi ya da diziliş değil yavaş futbol. Prandelli Lucescu gibi eldeki bulgura göre yemek yapmak istemiyor. Kafasındakileri oyunculara yansıtmak istiyor ve bildiğine devam ediyor. Bunu da sanırım İtalya'da daha orta sıra takımlarda görev yapmış olmasına bağlıyorum. Büyük takımda olduğunun farkında ama düşüncelerinde alışkanlıklarından henüz vazgeçmiş değil. Vazgeçseydi Lucescu gibi elindekilere göre mi davranırdı bilemem ama biz Galatasaray taraftarı da sabırsızız. Tüm bu kötü tesadüfler üst üste gelince en çok Prandelli eleştiriliyor.

Mali olarak Galatasaray çok parlak değil, başkan yok ve Türk Futbol'u bitmiş durumda. Bu durumda en iyi şey sabretmek, takımı ve teknik direktörü tam desteklemek ve beklentileri azaltıp ligde şampiyonluğu kovalamak olacaktır. Dortmund ile teknik direktörleri değişsek gene birşey değişmezdi. Enseyi karartmayalım ve bence lige konsantre olalım derim.

Hocam hepsine tamam ama az önce Yasin kenara geldi. Bu ismin neden Olcan ve Bruma olmadığına değinmiyorum bile. Ama buradaki arkadaşlar daha oyuna girmeden espriyle şimdi bu adamı sağ bek oynatır diye yazdılar. Gözlerime inanamadım ama gerçekten bunu yaptı. 3-0 gerideyiz ve bir bek değişikliği yapıyor hoca. Yani bunun ligi temposuyla, şunla bunla ne alakası var sizce?
 
oynadığımızın futbol olmadığını kabullenin artık.prandelli'nin savunulması nedir arkadaş ya
 
Geri
Üst Alt