Cevap: STSL 11/12 H:26 | Galatasaray 1-0 Kayserispor | Maç Sonucu | 11 Şubat
Ben hiçbir teknik direktörün, maç içinde takımının böylesine panik davranışlar sergilemesini sağlayacak ortamları seveceğini düşünmüyorum. Buna rağmen özellikle her iç maçta, takımın üzerinde kontrolsüz agresiflik, 90 dakika durmayan panik havası, maçın her anını ŞL finalinin son 1-2 dakikasını mağlup oynayan takımın psikolojik hali var. Buna sebep olan olan mücadele birçok kişiyi cezbedebilir, ama mücadelenin karşılığında istenen sportif başarıyı bu cezbediş sağlayamaz.
Futbolda artık takımlar kendilerini minumum seviyede yıpratmaya çalışarak, rakibi yormanın yollarını arıyorlar. Biz ise kendi kendimizin rakibi oluyoruz her maç. Gösterilen mücadelenin %10'u taktiksel akıla dönse çok farklı bir takım oluruz, ama bu yok. Rakibe karşı agresiflik, ileride baskı çok mantıklı. Bunun uygulanmasında oyuncular zekalarını kullanamıyorlar ya da kullanmalarına olanak sağlanmıyor. Bir noktadan sonra mesele rakibe sertliğe dönüyor, ileride baskının devamlılığını sağlayacak sahaya yerleşme sadece önde var, arkada yok. Bu da ilerideki büyük mücadelenin boşa çıkmasına neden oluyor ve rakip bu şekilde çok pozisyon buluyor. Oyuncular yüksek mücadele gösterdiklerinden bunun sportif olarak kendilerine dönmelerini bekliyorlar ama bu gerçekleşmiyor. Bundan dolayı her ilerleyen dakikadan sonra mücadeleden vazgeçilmese dahi, mücadele oyuncu için anlamsızlaşıyor ve yüksek oranda oyuncu yıpranmış oluyor. Bu da zaten aklın pek olmadığı oyun anlayışı içinde, kendini kaybetmiş oyuncuların saha içinde koşuşturmasına sebep oluyor.
Özetle, takımın salt mücadeleye dayalı oyun oynaması yerine, bunu taktiksel zeka ile orantılaması gerekiyor. Terim'in futbol yapısından dolayı bunun gerçekleşmesi ise çok zor duruyor.