Cevap: STSL 11/12 H:28 | Galatasaray - Beşiktaş | 26 Şubat | 19.00
Alın beyler gaza gelin biraz..
Hagi'nin hırsı, Kewell'ın yüzündeki gülümseme, ilk yarısını 0-2 önde kapattıkları maçı 3-2 kaybeden
Real madrid'li futbolcuların şaşkınlığı, 5 metreden vurduğu kafayı Taffarel'in nasıl çıkardığını a
nlamaya çalışan henry'nin boş gözlerle etrafa bakışıdır galatasaray. Hagi'nin 30 metreden çatala astığı
golün arkasından Sabri Ugan'ın attığı çığlık; Ömer Üründül'ün kupa gelince dudaklarından dökülen "...korkunçç bir şeyy"
feryadıdır. çıkık omzuna aldırmadan maça devam eden Bülent kaptan'ın inancına; uefa finalindeki son penaltıyı gole çeviren
Popescu'nun deparına; Fatih Terim'in gözyaşlarına; Metin Oktay'ın "bizi sevenleri üzmeyelim baba" cümlesine
bakmak gerekir ona dair sevginin ne olduğunu; nasıl bir şey olduğunu anlayabilmek için. kimi zaman Meksika'da
bir hapishane duvarında çıkar karşına adı,
Kimi zaman Ryan Giggs'in kariyerine dair anlattığı bir hikayede ya da Gregory Coupet'in bir röportajında...
unutturmaz kendini, unutamazsınız. türkiye denince Galatasaray gelir aklına dünyadaki bir çok kişinin. Hakan Şükür gelir,
Hagi gelir, Popescu gelir, Fatih Terim gelir. Galatasaraylı olmak, torununa, çocuğuna, arkadaşına, kardeşine anlatacak
bir şeylerinin olmasını sağlar. Turgay Şeren'den bahseder eskiler, Coşkun Özarı'dan bahseder, Prekazi'den bahseder,
Metin Oktay'ı düşürmez dilinden misal. Şampiyon kulüpler kupası'ndaki yarı finali anlatırlar. Efsanevi Manchester
maçlarına değinmemek olur mu? Ya da Neuchatel maçlarını. Biraz daha yaklaşırsın bugüne,
4 yıl üst üste şampiyonluk ve akabinde hiç yenilgi almadan gelen Uefa kupası, Süper kupa... 17 mayıs 2000 hani.
Türkiye'nin tek yürek olduğu gün. Dünya üçüncüsü olan milli takım'ın ilk 11'indeki 7 futbolcu. Sivas'ta
5-3 biten maçta hissedilenler, Hasan şaş'ın Samiiyendeki o umudu..
Galatasaraylı olmak, futbol mevzubahis ise, yılmamayı öğrenmektir. Mamuttur Galatasaray zira. 1-2'lik maçı
son 10 dakikada 3-2 kaybeden Maldini'li Milan'ın sahadaki "ne oluyor ak... " duruşudur. 10 kişi kalan takımın
mücadelesini gören Arsene Wenger'in yüzündeki endişedir. Yenilmiyor mu? yeniliyor. Fark yemiyor mu en büyük rakibinden?
yiyor. Adı sanı duyulmamış takıma elenip avrupa'ya veda etmiyor mu? ediyor. Sma ne fark eder ki? Neyi değiştirebilir
tüm bunlar? Sevgisini mi eksiltir taraftarının; inancını mı azaltır; daha az bağırmasını mı sağlar tribünde? Hiçbiri..
hiçbirini yapamaz. O yüzden Galatasaraylılık sadakat ister. Sabır ister; her koşulda bağrına basmayı gerektirir takımı.
Kaypak aşklar gibi günübirlik olmamıştır; ezeldir, ebed olacaktır. Evet, geçmişle yaşamak insana fazla birşey kazandırmayabilir
ama iş takım taraftarlığına gelince geçmiş; asaletin ve azametin tekrar hatırlanması için önemlidir.