Demir Isik
Ulubatlı Souness
- 5 Temmuz 2012
- 32.895
- 21.911
- 2.783
Utansam hiç yazmam la siler geçerim, ne tuhaf bir teori bu böyle.![]()
Ayrıca o 34 yaş muhabbetini görmezden geliyorum, 34 yaş öyle büyük bir yaş değil artık 60 yaş orta yaş olarak geçiyor.
Bundan daha beterini yapan ve hala büyük bir partinin başında olan bir insan var. Türkiye standartlarına göre net bir şekilde iyi espri.
ben teorimin arkasindayim, ben yapiyorum ordan bilirim
simdi baktigin zaman 34 yasina gelsem bi huzunlenirim ne bilim sabah aksam raki icerim mesela
simdi kendini o zat-i muhteremle kiyaslayip kendine haksizlik etme tabi ki de soyle bir gercek var:
Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.