Normal zamanında oynansaydı bir Pazar günü, nerdeyse tam dolu bir tribünün geliriyle oynanacaktı.
Devletin güvenliği sağlayamadığı gerekçesiyle bir Haftaiçin günü, hatta büyük ihtimalle gündüz, kimbilir kaç kişiyle oynanacak.
Güvenlikten sorumlu olan Devlet, eğer bu görevini yerine getiremiyorsa iki kulübün de mağduriyetini gidermek zorundadır normalde. Sneijder'in sakatlanmış olması falan bunlardan biri değil, ama maçın Pazar+akşam+dolu tribünle oynanamayacak olması bunlardan üçü.
Yineliyorum normal bi ülkede bunu mahkemeye götürdüğünde şıp diye hakkını alırsın, ama ahtapotların hukukunun geçerli olduğu bi yerde ne olur? Davayı açarsın, dava sırasında maç oynanır, dava zaman aşımı veya takipsizlikten düşene kadar sürer. Çünkü suçu işleyeni suçu işleyene şikayet ediyorsun. Bunu Kizer ve Gökhan olaylarını karşılaştırınca yeteri kadar açık görüyoruz malesef.
Yönetime bi kabahat bulmak istiyorum ama malesef bulamıyorum. İstedikleri kadar dik dursunlar, devrimci tavır sergilesinler. Sonuçta olacak şey belli. Bütün medya da bunların elinde olduğu için bunun dik duruş değil diklenme, tağşiş olarak görünmesini sağlayacaklar. Genel Kurul'da gördüğümüz "Siz savaşı açın biz arkanızdayız, o savaşı kazandırırız" diyen arkadaşlar o zaman da "Koca devlete karşı çıkılır mı, sen ne yapıyorsun?" diyecekler ya da sessiz sessiz oturacaklar.
Lanet olsun hukukun olmadığı sistemlere, ne diyeyim başka. Hem hukuku kendi takımlarına transfer edip hem de internette devrimci gibi takılan şerefsiz kulüp taraftarlarının da bin türlü belasını görmek isterim...