Alpay Asma
Şef Gümüş Kıvrım
- 23 Kasım 2008
- 73.945
- 23.507
- 3.723
Bugün oynadığımız Gençlerbirliği maçı bir kez daha gösterdi ki bu takımın kimyası gerçekten bozuk.
Evet kimya bozuk ama sebebi ne sabotaj ne de takımda ki arkadaşlık veya disiplin ortamının bozulması. Arkadaşlık da disiplin de başarıya götürecek formülden geçer futbol da. Başarı varsa daha bir takım olursun hep bu ülkede o iş bizde farklı masalına hiç inanmadım, inanmam. Hele de bizim gibi başarıya bu kadar endeksli takım tutan bir taraftar varken.
Takım kimyası ve dengesi eksik dedim. Peki bu ne demek o zaman?
Açmak gerekirse biraz, takımda ki futbolu zekasını öne çıkararak oynayan başka yönlerden defolarını bu şekilde kapatan isimler (Sneijder, Muslera, Hamit,Drogba) ile, hem mücadele hem de orta karar/iyi oyun zekaları ile katkıda bulunmaya çalışan/bulunması gereken-ki bu sınıf takımı en çok sahiplenmesi gereken sınıftır (Selçuk, Melo), ve atletik yetenek,sezi, çalışkanlık, mücadele sınıfı olan tanımlayabileceğimiz bir nevi işçi olması gereken gurup (Burak, Umut,Semih,Sabri,Zan) ve bunlar dışında kalan spor olsun diye futbol oynayan-vurdumduymaz sınıf (Chedjou, Balta, Aydın, Çolak, Yekta, bu sene Drogba bile girer) arasında bariz bir dengesizlik var.
Takımda ki devre arasında yapılan bana göre yerinde olmayan transferler ve yaşı nedeniyle gözden çıkarıldığı düşündüpüm gönderilen Riera ile bu dengeyi zeka yönünden geriye götürecek şekilde daha da kötü hale getirdi. Bu yüzden daha o zaman bile yapılan işlerin saçma olduğunu bu kadar transfer yerine 1 TANE ZEKİ VE DAHA DİNAMİK FUTBOLCU, ve bir tane de yerli oyuncu (kanat, orta saha) transferi ile 2. yarı bundan kötü olmazdık diye düşünmüşümdür hep.
Şimdi bakınca ben gelecek sene için de karamsarım. Çünkü takımda bunu görüp ona göre davranacak bir yönetim kadrosu ve teknik heyet göremiyorum.
Bunun yerine benzer tip adamları (vurdumduymaz, işçi sınıfı) sahaya yığarsam daha fazla mücadele ve gol bulurum diye düşünen ama tekniği, zekayı 2.plana iten, yaptığı transferler ve saha içi hamleler ile bunun farkında olduğunu hissettirmeyen bir kenar yönetimi ve kenar yönetimlerini sadece saha da kazanılan sonuçlara göre şirket mantığı ile değerlendiren kağıt üzerinde profesyonel ama futbolda acemi bir yönetim.
Sizce de sorun biraz zeka değil mi?
Ama söz konusu zeka sadece sahada ki oyunculara bu yönde takviye yapmak değil biraz da bu kimyayı-balansı yanlış planlayanlar için de geçerli olması gerekmez miydi?
Sabotaj-ruhsuzlar diye yaftalamadan önce bu dengesiz yapılanma ve bir nevi gecekondulaşma anlayaşını biraz sorgulamak sanki daha yerinde olacaktır.
Saygılarımla.
Evet kimya bozuk ama sebebi ne sabotaj ne de takımda ki arkadaşlık veya disiplin ortamının bozulması. Arkadaşlık da disiplin de başarıya götürecek formülden geçer futbol da. Başarı varsa daha bir takım olursun hep bu ülkede o iş bizde farklı masalına hiç inanmadım, inanmam. Hele de bizim gibi başarıya bu kadar endeksli takım tutan bir taraftar varken.
Takım kimyası ve dengesi eksik dedim. Peki bu ne demek o zaman?
Açmak gerekirse biraz, takımda ki futbolu zekasını öne çıkararak oynayan başka yönlerden defolarını bu şekilde kapatan isimler (Sneijder, Muslera, Hamit,Drogba) ile, hem mücadele hem de orta karar/iyi oyun zekaları ile katkıda bulunmaya çalışan/bulunması gereken-ki bu sınıf takımı en çok sahiplenmesi gereken sınıftır (Selçuk, Melo), ve atletik yetenek,sezi, çalışkanlık, mücadele sınıfı olan tanımlayabileceğimiz bir nevi işçi olması gereken gurup (Burak, Umut,Semih,Sabri,Zan) ve bunlar dışında kalan spor olsun diye futbol oynayan-vurdumduymaz sınıf (Chedjou, Balta, Aydın, Çolak, Yekta, bu sene Drogba bile girer) arasında bariz bir dengesizlik var.
Takımda ki devre arasında yapılan bana göre yerinde olmayan transferler ve yaşı nedeniyle gözden çıkarıldığı düşündüpüm gönderilen Riera ile bu dengeyi zeka yönünden geriye götürecek şekilde daha da kötü hale getirdi. Bu yüzden daha o zaman bile yapılan işlerin saçma olduğunu bu kadar transfer yerine 1 TANE ZEKİ VE DAHA DİNAMİK FUTBOLCU, ve bir tane de yerli oyuncu (kanat, orta saha) transferi ile 2. yarı bundan kötü olmazdık diye düşünmüşümdür hep.
Şimdi bakınca ben gelecek sene için de karamsarım. Çünkü takımda bunu görüp ona göre davranacak bir yönetim kadrosu ve teknik heyet göremiyorum.
Bunun yerine benzer tip adamları (vurdumduymaz, işçi sınıfı) sahaya yığarsam daha fazla mücadele ve gol bulurum diye düşünen ama tekniği, zekayı 2.plana iten, yaptığı transferler ve saha içi hamleler ile bunun farkında olduğunu hissettirmeyen bir kenar yönetimi ve kenar yönetimlerini sadece saha da kazanılan sonuçlara göre şirket mantığı ile değerlendiren kağıt üzerinde profesyonel ama futbolda acemi bir yönetim.
Sizce de sorun biraz zeka değil mi?
Ama söz konusu zeka sadece sahada ki oyunculara bu yönde takviye yapmak değil biraz da bu kimyayı-balansı yanlış planlayanlar için de geçerli olması gerekmez miydi?
Sabotaj-ruhsuzlar diye yaftalamadan önce bu dengesiz yapılanma ve bir nevi gecekondulaşma anlayaşını biraz sorgulamak sanki daha yerinde olacaktır.
Saygılarımla.