Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Pep Guardiola kariyeri boyunca Barcelona, Bayern Münih ve Manchester City gibi astronomik bütçeli ve dünyaca ünlü yıldızlarla dolu kadroları yönetti. Pep harika bir taktik zekaya sahip; ancak kurduğu o kusursuz çarkların işlemesi için üst düzey teknik kapasiteye sahip oyunculara ihtiyaç duyar.
Obradovic, Avrupa basketbolunun en büyük efsanelerinden biridir. Panathinaikos ve Fenerbahçe ile devasa bütçelerle zirveye çıkmışken, Partizan’a döndüğünde daha sınırlı bütçeler ve genç kadrolarla aynı dominasyonu kurmakta doğal olarak zorlandı.
Ancelotti "taktik deha" tartışmalarından ziyade, yıldız yönetiminin yaşayan en büyük ustasıdır. Ancelotti, kusursuz ve katı taktik sistemler çizmek yerine Bellingham, Vinicius Jr. veya Mbappe gibi dev egoları ve süper yetenekleri doğru konumlandırarak 5 kez Şampiyonlar Ligi kazandı. Büyük takımlarda "hocalık", oyuncuya ne yapacağını dikte etmekten çok, yıldızın potansiyelini serbest bırakmaktır.
Dünyanın hiçbir elit takımında (Real Madrid, Man City, PSG) "yıldızsız şampiyonluk" mantığı yoktur. Okan Buruk’un baskılı ve önde pres dayalı oyun tarzı; rakip ceza sahasında bitiriciliği yüksek, baskı altında paniklemeyen soğukkanlı liderler (Icardi, Torreira vb.) gerektirir. Kaliteli malzeme olmadan kaliteli yemek çıkmaz.
Süper Lig gibi kapalı savunmaların, fiziksel temasın ve zaman geçirmenin yoğun olduğu liglerde "kilit açıcı" şey çoğu zaman karmaşık sistemler değil, yıldız oyuncunun bireysel yeteneğidir. Okan Buruk da her büyük hoca gibi bu kilidi açacak anahtarlara (yıldızlara) ihtiyaç duyar.
Bu yüzden bu takımın 10 numarası Yunus, sol kanatta birinci önceliği Barış olamaz. Sol kanadımız hiç ama hiç işlemiyor. Sol bek savunma arkası koşu atamıyor, orta sahalaşıp oyun kuramıyor.
Barış Alper Yılmaz’ın en büyük gücü geniş alan, patlayıcı güç, fizik üstünlüğü ve çizgiden içeri yapacağı topsuz koşular. Önüne geçip otobüsü çeken, sırtı kaleye dönük oynaması gereken maçlarda Barış Alper "teknik kilit açıcı" bir kanat değildir.Eğer Yunus Akgün’ü 10 numaraya çekiyorsan, Yunus gezgin ve içeri kat etmeyi seven bir profil olsa da tipik bir "pasör/oyun kurucu" 10 numara değildir. Dar alanda kilit pas atan, oyunu yönlendiren bir Mertens veya klasik bir maestro etkisi vermez. Yunus daha çok çizgiye yakın ya da ceza sahasına yüzü dönük hareketlendiğinde etkilidir.Jakobs atletik, fiziki olarak güçlü, savunma geçişlerinde ve arkaya kaçırmamada iyi bir bek. Ancak rakipten sıyrılıp adrese teslim orta kesecek veya dar alanda al-ver ile çizgiye inecek elit bir "hücum beki" meziyetine sahip değil.
Sadece bu sol hat ve merkez kurgusuyla, kapanan anadolu takımlarına karşı set oyunu oynamak tüm hocaların belini bağlar.
İşte tam da bu yüzden "yıldız oyuncu" tartışmasına dönüyoruz: O bölgede dar alanı tek çalımla geçip kilit açacak bir Dries Mertens, Hakim Ziyech veya oyunu tek dokunuşla çözecek Mauro Icardi kalitesi olmadığında; Barış-Yunus-Jakobs üçlüsü hevesli ve mücadeleci olsa da tabela yapmakta fazlasıyla zorlanır.
Ligin kalanında fbnin puan kaybedeceğini sanmıyorum
Sane ve baris ozelinde katiliyorum. Mactan kopuklardi yaptiklari hatalarla beraber.Çok fazla gerçeklikten kopuk olduğunu düşündüğüm duygusal reaksiyon okudum. Takım iştah olarak gayet de yeterliydi maçta. Üretkenlik ve istek de vardı. Ama bitiricilik konusunda çok kötü başlandı sezona. Yükleme dönemlerinde pres odaklı oyun oynayınca bu bitiricilik sorunu her zaman başımıza bela oluyordu zaten. Barış ve Sane dışında takımdan kopuk birini görmedim. Kalanlar işini yaptı. Bu ikili biraz ağırlık koysa maç kolayca bize gelecekti.
Rekabeti yüksek alternatifli kadronun bir avantajı da oynayan oyuncuların Sane ve Barış gibi umarsız oynama lüksünü ortadan kaldırması.
Bu yorumun uzantısını da buraya bırakıyorum;
Sanchez, Sane ve Barış'ın gerçek alternatifleri olması gerekiyor. Bu adamlar formayı garanti gördüğü an keyfi aksiyonları artıyor sahada.