Cevap: Transfer Nöbeti
Şimdiden eleştirilebilecek tek konu yönetimimiz ile ilgili, beklenti yönetimi. Ağzından çıkan sözün 25 milyon taraftar tarafından duyulduğunu unutmayacaksın, Drogba, Arshavin kelimeleri defalarca Ünal Aysal'ıjn ağzından çıkmıştır. Bu kelimelerin beklenti yaratacağını bilecek kadar akıllı bir başkanımız var, Allah'a şükür. Bu isimleri zikretmenin büyük bir hata olduğunu anlamıştır sanırım şimdi kendisi.
Böyle futbolcuları, Avrupa'da Rusya ayarında, hatta Katar'dan hallice olarak görülen bir ligin, en iyi takımına da olsa, getirmek gerçekten çok zor. Hele Avrupa kupalarında yokken. Ama mesele getirememek değil, beklenti yaratıp da getirememek.
Bunun dışında şimdilik eleştirilecek bir konu yok ortada. Son iki günü bekleyelim, sonra giydirmek gerekiyorsa da, giydiririz. Rezil bir beklenti yönetimi dışında, Selçuk, Muslera, Eboue ve Melo gibi 1. sınıf 4 futbolcuyu takıma kazandırmış olmaları hem süper bir başlangıç, hem de önemli bir başarıdır. Gaziantep'den hallice kalitede olan bir takımı, 1 transfer sezonunda Chelsea'ye çevirmek ancak Abramoviç'e falan nasip olur. Ya da cebinden 150 milyon € çıkarabilecek bir Arap şeyhine. Hayal dünyasında yaşamayalım.
Arda'yı göndermek büyük bir hataydı, yerine aynı kalitede hatta daha iyisini koyamadıktan sonra. Ama Podolski mendeburu senelik 3 milyon €'yu 4'e çıkartmış son anda...
Bu saatten sonra benim hayal gücümün bile zor kabul edebileceği tek olanak, Kaka, Tevez, Ronaldinho gibi bir süper yıldızın kiralanmasıdır. Onun dışında yıldız transferi çok çok zor artık.
Sonuçta, bence daha ilk senesinde iyi işler yapan yönetime fazla yüklenmenin manası yok. Ama yönetimde hem vizyonsuz, hem pinti, hem de beceriksiz bazı yöneticiler olduğu açık. Ligi daha sezon başlamadan kazanmışken, tekrar rekabete açtık. Rakiplerin bu kadar zayıf olduğu bir ligde, %95 şampiyon olabilecekken, bu ihtimali %40-50lere düşürdük takımı tam anlamıyla güçlendiremediğimiz için. Umarım şansımız yaver gider, herşeye rağmen şampiyon oluruz.