Aziz, TFF ve TBF seçimlerinde, avanesiyle birlikte ortalara düşer, bütün kurulları özene bezene oluşturur...Bu kurullarda göstermelik birkaç silik karakterli BJK lı ve Galatasaraylı da bulunur ama kritik durumlarda kendi istediğinin aksine bir karar çıkması imkansızdır...Amacı sadece ''Adalet'' tir...
Sonra federasyonlardan ve kurullardan talepleri bitmek bilmez; öyle ki, bu şekilde dizayn edilmiş kurullarda bile bazen ''O kadar da değil başkan!'' deme noktasına gelenler olur, hemen gereken yapılır ve türlü taktiklerle bu ''Nankör'' tipler ya derhal susturulur, ya da uzaklaşmak zorunda bırakılır, yerine yeni emir kulu mu yok?...
Son seride de sonucun yine hüsran olacağını anlayınca, birden bire -kaç dönemdir tam destek çıktığı- Turgay Demirel in Galatasaray kökenli oluşunu hatırlayıverdi!, federasyonu tanımadıklarını bile söylediler...Tabi mesaj hemen alındı ve Adalet bir kez daha tecelli ettirildi, aslanın kediye boğdurulması için şartlar pervasızca oluşturuldu...Çocukça olsa da, ne güzel bir dünyası var bu paranoid şizofrenin yahu!...Bunca zaman kullandığı adam, bir kez dediğini yapmamış olsa ''Fenerbahçe düşmanı'' ilan edilecek, istediği olunca hiçbir şey yok...İtaat ettikleri müddetçe TBF ye hiçbir şey olmaz...
Bu dediklerim, aslında herkesin bildiği şeyler, toparladım kısaca...Hala hayret ettiğim nokta da burası; federasyonların seçimi aşamasında, bir kulübün ve başkanının bu denli inisiyatif alabilmesi nasıl sorgulanmaz?...Fiyakalı geldiğinden olacak, çok kullanılagelen ''Etik'' in sözlük anlamına taban tabana zıt bir durum olmasın sakın!...