Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi Takip Başlığı

2020-2021 sezonu ING Basketbol Süper Ligi yarı final serisi müsabakaları hakkında açıklama yapma gereği hasıl olmuştur.

Türk basketbol kamuoyunun bildiği gibi Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı sezon başında büyük bir yerlileşme ve gençleşme hamlesi gerçekleştirmiş, yaşanılan tüm zorluklara rağmen bu vizyondan geri adım atmamıştır.

Sezon sonuna geldiğimizde, yapılan yatırımlar ve verilen emeklerin geri dönüşü; milli takıma verilen sporcu sayısı ile genç oyunculara verilen süreler gibi kriterlerde ligin açık ara en iyi performans sergileyen kulübü olmamızla alınmış, Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı, taraflı tarafsız bütün basketbol kamuoyunun takdirini ve beğenisini kazanmıştır.

Anadolu Efes kulübünün ülkemizi Euroleague’de temsil ettiğinin bilincinde olarak, kısıtlı imkanlarımızla sıkıştırılmış bir fikstürde oynamak zorunda kaldığımız yarı final serisinin ilk iki maçında sıra dışı hakem hatalarıyla karşı karşıya kalmak, sadece bizi değil, Beşiktaş Erkek Basketbol Takımını merakla takip eden ve yıldız sporcularımızı izlemek isteyen bütün basketbolseverleri üzmüştür.

Anadolu Efes’in Avrupa’da elde edeceği başarı kadar, Beşiktaşımızın genç oyuncularının adalet duygusu ile yetişmesi ve doğru yönetimle tecrübe kazanması da önemlidir. Beşiktaş; hiçbir zaman, hiçbir branşta iltimas istemez. Tek beklentimiz sahada adaletin sağlanması ve sonucun sahada bulunan oyuncular tarafından belirlenmesidir. Olanı göremeyen veya olmayanı gören hakemlerimizin daha dikkatli olmalarını talep eder, Türkiye’de birçok basketbolseverin yapılan hata ile yanlışı ayırt edebilecek bilgi ve tecrübeye sahip olduğunu hatırlatmak isteriz.

Beşiktaş JK



bunlar bela mı ya
Kodugumun aglaklari
 
Ulan maçı izlemedik fenere yenilmişiz.

Yokuz diye meydanı boş bırakmışsınız bir galibiyet aldıramamışsınız GSC basketbol sever gencolar, size de kırgınım.
 
Üçüncü çeyrekte Karşıyaka'nın ayaklar gitmedi her şeye rağmen dönerdi yine Henry, Mbaye çok boş attı.
 
Karşıyaka her maçta belli bir bölüm acayip tıkanıp oradan geri dönmeye çalışıyor.

takımın lideri yarım ayak oynayınca çok akıcı olamıyorlar. ama herifler inanılmaz atlet, en kötü günlerinde bile en üst seviyenin bir tık altı tüm takımlara karşı maçın içinde kalabiliyorlar. eskaza finale çıksalar efes hacamat eder tabi o ayrı konu.
 
Umarım KSK kazanır da fener final maçlarına iyice yorulmuş bir şekilde çıkar. Ha zaten Efes o final serisini her türlü alır da 4-0'la süpürse ben onu istiyorum.
 
Melih İzmir’in 1000 km yakınından geçme, ebeni bellerler.
 
sarıca ve hakemlerin ekstra çabaları neticesinde fener bu yıl da ergin hocamın goomah'ı olmaya hak kazandı.
 
Maçı yine izleyemedim. Son 2 hücumda açabildim, skora bakabildim ara ara. Beko 8-9 sayı öndeydi 2. Yarı sürekli, KSK yine geri dönmüş.

Bu kadar kısıtlı kadro, bu kadar yoğun bir tempo, corona ve Semih denyosuna rağmen gayet başarılı bir sezon geçirdi KSK. FIBA CL final, lig yarı final gayet iyi.

Tek takıldığım nokta, Ufuk Sarıcalı Karşıyaka aslında kritik topları mantıklı kullanırdı hep. Şampiyon olduğu sezon da, bu sene de. Girer girmez o ayrı mesele. Fakat geçen maç da bu maçta da son 2 top inanılmaz kötü kullanıldı. Çok acemice, 2 pas yapamadan. Bunlar önemli değil de FIBA CL finalinde de 1 veya 2 sayı gerideyken son 1 dk kala Mbaye topu getirip o yorgunlukla 9 metreden üçlük attı. O inanılmaz garipti.

Bir de kabul etmeyebilirsiniz ama büyük takımlar dahil olmak üzere bu ligde taraftarıyla birlikte en çok coşan, taraftarın en çok ittiği basketbol takımı açık ara Karşıyakadır. Basketbolu en iyi bilen taraftar da Karşıyaka taraftarıdır. 25sene önce bu ülkenin %70i serbest atışın 1 sayı olduğunu bilmezken Karşıyaka taraftarı salonda rakip takım topu oyuna sokarken 5ten geriye sayıyordu. Maçlar taraftarlı oynansa Karşıyaka deplasmanda fenerden yine maç çalardı ama fener burada maç alamazdı bu kadro farkına rağmen. Gelen Amerikalılar da enteresan şekilde 2 hafta sonra KafKaf çekmeye başlıyor ve taraftarla coşuyor. Misal dolu salondaki Tony Taylor ile boş salondaki Taylor arasında inanılmaz fark var.

Morgan Palacios’un, Mbaye de Kenny Gabriel’in yerini tutsa da, Taylor’ın Karşıyaka’daki Prime Bobby (şampiyon olunan sezon), Sek’in Strawberry, Kennedy’nin de Diebler olmadığı çok aşikar. (Taylor gayet üst düzey bir adam bu arada, Euroleague’de 8. sıra için mücadele eden Zalgiris, Valencia, Asvel gibi bir takımda 18-20 dk süre alır) Hedefi Eurocup kazanmak olan bir takımda başrol oyuncularından birisi olabilir ama o seneki Bobby başkaydı) Ama o sene Diebler de inanılmaz fark yaratıyordu. Mesela bugün skor 76-77 iken sondan bir önceki hücumda DJ Kennedy’nin kullandığı üçlüğü Diebler atsa Karşıyaka öne geçmişti. Kadro olarak senden kat kat üstün takıma karşı maçı oraya getiriyorsan orada noktayı koyman lazım. Ama bu Kennedy’yle bir yere kadar oluyor. Sek de geçen maç, maçın kopacağı noktalarda bomboş üçlükler kaçırmış.

Ama başta da belirttiğim gibi bu bütçe ile bu sıkışık coronalı sezonda Ufuk Sarıcalı 2. senede başarılı sayılır. Şampiyonluk da 3. Sezonda gelmişti zaten. Zor ama Mbaye, Morgan, Taylor; Diebler gibi net atıcı bulunursa; Türklerden de Metecan, Onuralp tutulursa; en önemlisi Semih öküzünden kurtulunabilirse seneye CL gelebilir.
 
Geri
Üst Alt