UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | İçerik 1. Sayfa'da

Cevap: UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | İçerik 1. Sayfa'da



Cantu, Top 16 maçları için şimdiden 3.700 bilet satışı gerçekleştirmiş.



Arada şu basket biletlerine de rağbet gösterin. Yarın S.Erdem'de şölen yaşayalım.



salonun 4 de 3 ü bizim rahat ol:D
 
Cevap: UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | Herkesten Destek Bekliyoruz



Türkiye Futbol Federasyonu'nun, 58. Madde'nin değiştirilmesi konusunda tüm kulüp başkanlarını 26 Ocak'ta olağanüstü toplantıya çağırması üzerine Galatasaray'ın etkili taraftar grubu ultrAslan tarafından UEFA'ya şikayet için mail kampanyası başlatıldı.



Gönderilecek E-Posta Adresi: [email protected] veya [email protected]



"Mr.Platini and UEFA authorities;



I felt it was necessary to ask for your help about the match fixing scandal currently ongoing in Turkish Football. I’m sure you are quite aware of what had transpired, but to summarize a number of managers, players and even chairmen of several football clubs were arrested by the police with accusations of match fixing; accusations that soon were backed up by irrefutable evidence, sadly showing us -football fans- that we have been fooled for a very long time. The most serious accusations are on Fenerbahce, the reigning champions, who are accused of fixing several matches to win the league.



Turkish football is currently ruled by Mr. Mehmet Ali Aydinlar, a former Fenerbahce board member. On his way to the top of Turkish football, he was mainly backed up by Mr. Aziz Yildirim, the president of Fenerbahce, who was arrested and is still in prison for the charges mentioned above. With Mr. Aydinlar at the helm, the Turkish Football Association (TFF) crumbled under the pressure of Fenerbahce, and Digiturk, the tv channel that has the rights of the league, and was bombarded with economic, political and social threats. TFF failed to act sternly and diligently; in most cases it simply failed to act at all. The penalty for match fixing is clear in the law: relegation for each attempt, whether successful or not; yet Fenerbahce and other clubs have managed to stay in the league so far, with the help of Mr. Aydinlar. Furthermore, these people have also managed call for a general council on 26th of January, 2012, no doubt to change the law so that match-fixing no longer is punishable by relegation. Aside from few notable clubs, practically all others have so far sided with the accused due to the economic repercussions the relegations would bring and I am afraid will side with them once again on the 26th. I believe this will be the final nail in the coffin for football in Turkey; for if the clubs in this scandal will be allowed to get away with it, there simply will be no one and no law left to stop the future attempts.



This is why we are asking for your help; we have long lost our trust in the people that govern football and believe that only an intervention from the UEFA body, supported by respectable parties can put an end to this effrontery. Please help us in our crusade against those who would stain the beautiful game, who still are trying to bend the laws and the regulations to their will through threats and using their connections with senators, with media, with the acting president of Turkish Football Association and their other cohorts. Please help us prevail against those who have created a mafia organization to destroy what football should mean, an honest competition to do and to become better.



Please help us clean Turkish football from the mob."
 
Cevap: UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | Herkesten Destek Bekliyoruz



Saygideger Bayanlar ve Baylar,



Türkiyedeki sike skandalindan mutlaka haberiniz vardir. Hemen hemen her forumda ve her taraftar sitelerinde su anki resmi „sampiyon“ (burada almancada bir kelime oyunu yaptim, „getürkt“ aslinda sahte, oynanilmis anlamina geliyor ama icinde türk kelimesi gectigi icin cuk oturmus bir ifade) fenerbahce hakkindaki iddialar okuyorum, ki bu beni bir sporsever olarak cok ürpertiyor. Basindada hergün yeni kanitlar ortaya cikiyor, gerek telefon görüsmeleri , gerek video kayitlari ve daha nice dokümanlar, ki bunlar yüzlerce klasörden olusuyor ve Türkiyede hukuk tarafindan kabul edilmis kanit olarak. Tabiki saniklara ve sorumlu kisilere karar verilmeden savunma hakki verilecektir, ama sunu unutmamak gerek ki, bu hukuksal sürec Türkiyede seneler alir ve muhtemelen alacaktirda, eger su anki „sampiyonun“ lobi faaliyetlerini göz önünde bulundurursak.



E bu halde Türk futbolunun ulusal ve uluslararasi prestijinin ve güvenirliginin korumak acisindan mecburen hukuki karardan bagimsiz sportif bir karar verilmeli. Türkiye Futbol Federasyonu (kisaca TFF) bir UEFA üyesi olarak bütün avrupa ülkelerinde oldugu gibi politikadan bagimsiz bir kurumdur ve UEFA nin kurallarina tabiidir yada en azindan tabii olmak zorundadir.



Iste tam burada Türk futbolundaki sorunlar basliyor:

Savcilik tarafindan önümüze o kadar cok belge sunulmasina ragmen TFF bir karar verebilecek bir konumda degil (karar verecek cesaret yok anlaminda yazdim burayi). Maalesef bunun sorumlusu federasyon baskani sayin Mehmet Ali Aydinlardir, ki tescilli Fenerbahce taraftari olarak talimatnamede yazsada sevdigi ve tuttugu takimi ikinci lige göndermek istemiyor. Talimatnameyi uygulama yerine Türkiyede su an kurallar (talimatname) öyle bir degistirilmek isteniyorki, sikeye ragmen hic bir takim küme düsürülmesin isteniyor, hemde gerekce olarak sikenin „sadece“ yesil saha disinda yapilip sahaya yansimamasi, yani maclarin tertemiz olmasi. YERSEN!



26 ocakda TFF tarafindan büyük ihtimal sike ve sahtekarlik/dolandiricilik yüzünden küme düsürülme bir kereye mahsus kaldirilsinmi oylamasi yapilacak, Türk futbolunun mümkün oldugunca en az hasarla bu isin icinden cikabilmesi icin. Hayret ettigim konu su ki, bu oylamada futbol kulüplerin delegelerinin Türkiyedeki futbolun gelecegi hakkinda oy kullanmalari. Her ne kadar ilk bakista sorun yok gibi gözüksede Türkiyede savciligin dosyasinda 8 kulübün ismi gectigini unutmamak lazim. Bu kulüplerin delegelerinin karar verirken aktif rol almalari ayri gülünc bir durum.



Düsünsenize, bir katile kendisi hakkinda karar yetkisi veriyorsunuz hapis cezasimi alsin yoksa serbestmi kalsin diye, hatta dahada kötü, ona öyle bir yetki veriyorsunki, ceza kanununu katilin istegi dogrultusunda bir kereye mahsus es geciyorsun yani uygulamiyorsun, ama bundan sonra adam öldürenlere en agir cezalari veririm diyorsun. Hani herkese kanun esit sekilde isliyordu? Evet, maalesef suanki Türkiyedeki futbolun hali bunlardan ibaret. En acisida, cogu politikaci, bunlarin arasinda spor bakanida, „sirf“ sike yaptilar diye kulüplerin küme düsmesinin dogru olmadigina vurgu yapiyorlar. Benim sahsi görüsüm, bunlar tamamiyle hasta ve sacma demecler, ki bunlarin sportmenlik ve sportif adaletle uzaktan yakindan hic bir alakasi yok. Hele ki politikacilarin hic bir sekilde karismamasi gereken bir ortamda.



Bild gazetesi olarak her ne kadarda bir kac kez Türkiyedeki futbol skandalina deginsenizde, Bild okurlarina ve dolayisiyla Almanyada yasayan büyük bir bölüme ulasarak bu üstte yazdigim gercekleri ulastirmanizi dilerim, ki herkes ögrensin yarali Türk futbolunun düstügü halleri.





almancasi:





Sehr geehrte Damen und Herren der Bild Redaktion,



sicher sind Sie informiert über den Manipulationsskandal im türkischen Fußball. In sämtlichen Foren und Fanseiten lese ich tagtäglich neue Vorwürfe gegen den türkischen "Meister", oder besser gesagt "getürkten Meister" Fenerbahce Istanbul, was mich als Fußballfan immer mehr erschaudern lässt. In den Medien tauchen auch jeden Tag Beweismittel in Form von Telefongesprächen, Videomaterial und viele andere Dokumente, die anscheinend mehrere hundert Ordner in Anspruch nehmen und von der türkischen Justiz auch als Beweismittel akzeptiert wurden. Natürlich wird den Beschuldigten Verantwortlichen die Möglichkeit gegeben, sich zu verteidigen, bevor ein Urteil gefällt wird, aber das ist ein juristischer Prozess, der in der Türkei mehrere Jahre dauern kann und höchstwahrscheinlich auch dauern wird in Anbetracht der Lobby des türkischen "Meisters".



Nun gilt es aber, ein sportliches Urteil zu fällen, welches unabhängig vom juristischen Urteil gefällt werden muss, um das Prestige und die Glaubwürdigkeit des türkischen Fußballs national und international "am Leben" zu erhalten. Die "Türkiye Futbol Federasyonu" (oder kurz TFF) ist als UEFA Mitglied, wie in allen europäischen Ländern, ein von der Politik unabhängiger Verband, der jedoch den Regeln der UEFA untergeordnet ist oder sein sollte.



Und genau da fangen die Probleme im türkischen Fußball an:

In Anbetracht der Indizien, die von der Staatsanwaltschaft zu Verfügung gestellt wurden, ist der türkische Fußballverband nicht in der Lage, ein Urteil zu fällen. Dies ist leider zurückzuführen auf den Verbandspräsidenten Herr Mehmet Ali Aydinlar, der als "eingefleischter" Fenerbahce Fan trotz der Verbandsrichtlinien seinen geliebten Verein nicht in die zweite Liga schicken will. Stattdessen wird nun in der Türkei versucht, die Regeln so abzuändern, dass trotz Manipulation kein Team in die zweite Liga absteigt, und das mit der Begründung, dass die Manipulationen "nur" außerhalb des Rasens stattgefunden haben und auf dem Rasen die Spiele lupenrein waren. Wer's glaubt.



Am 26. Januar wird innerhalb des türkischen Fußballverbands abgestimmt, ob der Zwangsabstieg in die zweite Liga wegen Manipulation, Betrug und dergleichen "einmalig" nicht angewendet wird, damit der türkische Fußball so wenig Schaden davonträgt, wie möglich. Erschütternd ist, dass bei dieser Abstimmung Delegierte der türkischen Fußballvereine über die Zukunft des türkischen Fußballs entscheiden dürfen. Bisher scheint alles normal, aber wenn man bedenkt, dass acht Vereine im Visier der Staatsanwaltschaft sind, ist es wirklich lachhaft, dass deren Delegierte entscheiden dürfen, ob und welche Sanktionen verhängt werden.



Stellen Sie sich vor, ein Mörder darf selber entscheiden, ob er in das Gefängnis muss oder freigesprochen wird oder gar noch schlimmer, er darf selber bestimmen, ob das Strafgesetz für ihn einmalig ausgehebelt wird, um dann im nächsten Mordverfahren gegen einen anderen Mörder angewendet zu werden. Soviel zum Thema gleiches Gesetz für alle. Tja so schaut es im türkischen Fußball leider aus. Das schlimmste ist, dass viele Politiker, unter anderem auch der Sportminister betonen, dass es falsch sei, ein Fußballverein zwangsabsteigen zu lassen, "nur" weil sie manipuliert haben. Meiner Meinung nach sind das überaus kranke Aussagen, die nichts mit Sportlichkeit und Fairness zu tun haben. Vor allem wenn man bedenkt, dass die Politik sich da nicht einmischen dürfte.



Obwohl Sie als Bild Redaktion doch einige Male auf den Skandal im türkischen Fußball eingegangen sind, würde es mich freuen, wenn Sie die Bild Leser, die einen Großteil der deutschen Bevölkerung ausmachen, auf die oben erwähnten Tatsachen aufmerksam machen, damit jeder erfährt, wie tief der schon angeschlagene türkische Fußball gefallen ist.
 
Cevap: UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | İçerik 1. Sayfa'da



...Dear Mr.Platini

you are one of the best player in this world.we know you are trustable person and you dont give any chance to match-fixings..now its time to goal..shoot to aziz and score in metris.and we singing tt arena like this:

metrisde yorgun düştün be aziz

platini koydu bittin be aziz(group ayna with ceylan song)

:D
 
Cevap: UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | İçerik 1. Sayfa'da



UEFA'ya türkçe almanca yollamayın beyler, ya ingilizce ya fransızca yollayın.
 
Cevap: UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | İçerik 1. Sayfa'da



hala gönderiyorum , tutmayın beniii :D
 
Cevap: UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | İçerik 1. Sayfa'da



Hızlı mail gönderme taktiği var mı?Bilmediğimiz.

İşyerindeyim kısa sürede göndermem gerekiyor.
 
Cevap: UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | İçerik 1. Sayfa'da



twitterdanda dünya çapında bir hareket olmalı
 
Cevap: UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | İçerik 1. Sayfa'da



Yardırmaya devam.Türk futbolunu mahvetmeye kimsenin hakkı yoktur.
 
Cevap: UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | İçerik 1. Sayfa'da



3 tane gönderdim.....
 
Cevap: UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | İçerik 1. Sayfa'da



Diğer klüp taraftarlarınında bize destek olması gerekirken Bjklısı Bursalısı diğerleri bize cephe alıyolar.Bunu Türkiye'nin en büyük taraftar grubu olarak başarıcaz.Şikecilere gereken cezayı verdirebilicek tek güç Galatasaray taraftarındadır.Allah'ın izniyle Uefa duyucak sesimizi.
 
Cevap: UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | İçerik 1. Sayfa'da



e-posta adreslerime gelen,mailleride gönderelim lütfen.
 
Cevap: UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | İçerik 1. Sayfa'da



Mailler gönderilmiştir.Umarım Uefa gereğini yapar ve bu hırsızlar da hakettiği cezayı alırlar.
 
Cevap: UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | İçerik 1. Sayfa'da



Diğer klüp taraftarlarınında bize destek olması gerekirken Bjklısı Bursalısı diğerleri bize cephe alıyolar.Bunu Türkiye'nin en büyük taraftar grubu olarak başarıcaz.Şikecilere gereken cezayı verdirebilicek tek güç Galatasaray taraftarındadır.Allah'ın izniyle Uefa duyucak sesimizi.



Aynı durumda biz olmuş olsaydık bizim düşmemeiz için her türlü çabayı gösterirlerdi. Özellikle kuşlar..

Zamanında bizim Basketbol skandalını bile nasıl kullandıkları ortada.

Bu ultraaslan denen taraftar grubunun sitesine baktım bu yönde haber yapmamışlar.

Açılış sayfasına Rauf Denktaş haberi koymuşlar.(Koysunlar ama ufak bir haber yapsınlar) Sanki siyaset sitesi orası.
 
Cevap: UEFA ve FIFA'ya Mail Yağdırıyoruz | İçerik 1. Sayfa'da



Uefa ile toplantı yarın mı perşembe mi?
 
Geri
Üst Alt