- 17 Eylül 2018
- 21.152
- 24.164
- 2.038

Galatasaray'ı aşağı çekmeye, çekemezse alçak saldırılarla rahatsız etmeye odaklanmış, organize iftira saldırılarının altında ve arka planında hangi kirli hesaplarla gündemi nasıl değiştirmeye çalıştıklarını önce tarihi geri sararak sonra bu haftaya dönerek hafızaları tazeleyip, inceleyelim. 20 Kasım’da malum kulübün asbaşkanı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yasadışı bahis soruşturması açıldığı gün, sabah saatlerinde adeta kendisine YAPILACAK OPERASYONU HABER ALIP gündem saptırmak amacıyla apar topar resmi kulüp hesaplarından Savcılık tarafından “Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar” verilmesinden dolayı kulübümüzün aleyhine mesnetsiz bir açıklamayla yargıya ayar vermeye çalışması, kendisine başlatılacak operasyon öncesinde Fenerbahçe adını bir tehdit unsuru gibi kullanması hafızalarımızda tazeliğini koruyor. Bu hafta Salı günü, Fenerbahçe başkan adaylarından ve medya ayağındaki önemli isimlerinden Sadettin Saran hakkında yine yasadışı bahis soruşturması kapsamında yurtdışı çıkış yasağı kararı alınması üzerine Çarşamba günü yalı çocuğu sahneye çıktı ve en tepki çektiği dönem yine en iyi bildiği işi yaptı, Galatasaray'a saldırdı. Oktar’ın kediciğini ve Saran’ı kullanarak YARGIYA YİNE TEHDİTLER SAVURDU! Düne gelecek olursak Yalı çocuğunun basın toplantısında girizgah yaptığı, çok önceden verilmiş bir ifade, sanki yeni bir durum gibi başta Saran Medya olmak üzere içeriğe ve söyleyen kişinin kim olduğuna bakmaksızın camiamıza iftiralar atarak haberleştirildi. Üstüne üstlük iftira dolu manşet yaptıkları ifadenin sahibi olan kulüpten kovulmuş KULLANIŞLI BİR APARATIN tüm bu iddialara şahit olmuş gibi anlattığı hiçbir belge ve delile dayanmayan yalan yanlış duyumları Saran Grubu tarafından "İTİRAF" diye manşetleştirmek nereden bakılırsa bakılsın ALÇAKLIKTIR. Bu haberlerden yaklaşık 1-2 saat önce sezon başında canlı yayın sonrası silahlı saldırıya uğrayan Serhat Akın, olay sonrası ilk açıklamalarını akşam yapacağını duyurduktan sonra bu suç örgütü çetenin ne denli organize ama amatör çalıştığının adeta kanıtı olmuştur. Serhat Akın’ın kendisini vurduranların kim olduğuna dair işaretlerde bulunduğu bu yayının hemen sonrasında ise yalı çocuğu ve yönetimine yönelecek tepkileri yine kulüp sitesinden yaptıkları Galatasaray aleyhine açıklamayla aciz bertaraf etme çabaları gözden kaçmamıştır. Yine kulüp hesaplarından bu metni İngilizceye çevirdikleri için ULUSLARARASI HABER DEĞERİ OLDUĞUNU SANAN bu aptalların aslında Türk yargısını ve hukuk sistemini jurnallemeye çalıştığı çok açıktır. Üstelik bunu CAS namusumuzdur diyen ama CAS’ta namusunu satan UEFA’DA TESCİLLİ BİR ŞİKECİ KULÜBÜN yapması ise oldukça ironiktir. Tüm bu sıralı gelişmeler ve TESADÜF denk gelişler, Yalı Çocuğu ve Oktar kediciğinin Fenerbahçe'yi kendi kirli gündemlerine kalkan etmek, suçlarını perdelemek, başarısızlıklarını gündemden düşürmek ve hitap ettikleri kazları bir yıl daha yolmak için kullandıklarını gözler önüne seriyor. Yalı çocuğunun gerek basın toplantısında, gerekse daha önceki söylemlerinde DEVLETİN HUKUK SİSTEMİNE NASIL SALDIRDIĞINI, nasıl BASKI ALTINA almaya çalıştığını, nasıl itibarsızlaştırdığını, "Düşündüğü" bazı konuları mutlak doğru kabul edip TÜRK YARGISINA, TÜRK HUKUKUNA VE ONUN PAYDAŞLARINA tehditvari buyruklar verdiğini görüyoruz. Ve bir kez daha soruyoruz; senelerdir her suçu, her şımarıklığı cezasız kalmış ve toplumsal barışın dibine dinamit döşeyen bu ÖRGÜTE KİM DUR DİYECEK! Aynı yalanı, kalabalık bir kitleyle düzenli olarak söylediği zaman kanıtsız iddialarının gerçek kabul edileceğini düşünen bu şahıs ve çetesinin; bu ucuz propaganda metotlarını OLMAYAN YÜZLERİNE her zaman çarpmaya devam edeceğiz! Siz bunları yolduğunuz kazlara, muhtaç olanlara anlatın. Nasıl olsa ANLAMIYOR APTALLAR.
