- 14 Ağustos 2011
- 28.945
- 2.153
- 2.043
saçmalıktır. sebebi ne olursa olsundur. kendi düşüncem değil, gerçeklerdir aynı zamanda da. bu gerçeği kabul etmeyenler de yanlış düşünüyorlardır.
öncelikle gelir, gelmez kısmını bi kenara bırakacağım. şimdi zlatan'ı istemeyenlerin öne sürdüğü başlıca sebeplere bi göz atalım ve bunları çürütelim
1. sağ bek, orta saha daha önemli
2. yaşlı, egoist, çok para, ona vereceğimiz parayla şu yapılır
ilk maddeyi ele alalım. bana sorsanız "şu anda sağ bek, orta saha ve stoper transferi mi isterdin yoksa forvet mi?" diye, cevabım "sağ bek, orta saha ve stoper" olurdu. mantıklı olan da bu çünkü. burak ligi idare ediyor, şampiyonlar ligi'nde de sneijder, podolski falan öne çıksa bi şekilde günü kurtarırız. sağ bekte ise sabri var, orta sahamız temposuz, stoperlerimiz güven vermiyor.
peki neden bu sebebi öne sürenler gaflet içinde? açıklayalım. zlatan ibrahimoviç, aktif futbolcular arasındaki en iyi oyunculardan birisi. tek başına bi marka. bu özellikleri barındırması da boşuna değil. karakterinin yanı sıra, tek başına maç kazandırabilecek bi oyuncu. futbolu profesyonel seviyede oynamış en iyi forvetler arasında. işler kötü gittiğinde ortaya çıkabilecek bi isim. "selçuk kötü pas attıydı, sabri ortayı tribüne attıydı" falan gibi sebeplerle maçı kaybedecek biri değil. gerekirse o topu tribünden alıp kaleye gömecek kalitede bi oyuncu. gittiği her takımda kupa kazanmış bi adam ve bu da tesadüf değil. oynadığı her takımda ağırlığını ortaya koymuş birisi. takımda aksayan mevkiler olsa bile bu adam sahadayken ümidin kaybolmaz. hagi zamanında 85 dakka gezip 5 dakka oynasa bile maç kazandırırdı, işte o dominantlık zlatan'da var.
öteki maddeye geçelim. yaşlı. olabilir. futbolda yaş önemlidir, sonuçta fiziksel özelliklerin öne çıktığı bi spor dalı. ancak zlatan'ı seyredenler bilir ki yaşı şu anda onu etkilemeyen bi unsur. adamdan zaten maç başı 15km koşmasını bekleyen yok, hızıyla rakipleri ekarte etmesini de. ki bunlara gerek duyacak biri de değil. durduğu yerde sihirbazlık yapıp sonuca ulaşabilecek biri. scorpion kick, 35 metreden attığı röveşata, anderlecht'e attığı gol ve niceleri. o kapasitesinden en ufak bi eksiği yok. ayrıca sadece golleriyle değil, oyuna katkısı ile de ön plana çıktığını anlatmama gerek yok sanırım. egoistliğinden de burada bahsetmiş olalım. bi işte bu kadar iyi olup da egoist olmayan insan sayısı azdır, belki de yoktur. bu seviyede birçok kişi için kullanılan "egosu yok" tabiri aslen "egosunu gizleyebiliyor" anlamındadır. ki egosu da oynadığı futbolu, kurduğu arkadaşlıkları vs. etkileyen bişey değildir. öyle olsaydı arkadaşları devamlı şikayetçi olurdu kendisinden, performansı istikrarlı şekilde iyi olmazdı.
maddi konuya gelecek olursak... "çok para, o paraya başka şu yapılır" gibi nedenler öne sürülüyor. evet çok para, evet o paraya belki sağ bek ve orta saha alırsın. peki ya sonrası? o paraya alacağın herhangi bi oyuncu sana zlatan kadar güven verecek mi hedeflerin doğrultusunda. forumda maksimum 3-5 kişinin 3-5 maçını canlı izlediği amartey, meunier gibi oyuncular için millet ölüp bitiyor. bunlar geldi diyelim. maç kazandıracaklar mı? zor. takım oyununa etki edecekler tabi ki, bu nedenle de dolaylı yoldan maç kazandıracaklarını söyleyebiliriz ama bunun için de sağlam bi sistem gerekli, bunu da hamza'nın yapamayacağını hepimiz biliyoruz.
ayrıca zlatan bi markadır. nasıl ki bir iş adamı "yha o paraya 5 tane mini cooper alırım" demiyor, mercedes gibi araçlara biniyor ve bu sayede de imajını, saygınlığını koruyorsa, aynı şey bu mesele için de geçerlidir. o iş adamı mercedes'e dünyanın parasını vermiş olabilir ama imajını korumuş, bu sayede de birçok iş olanağı sağlamıştır kendine. kaz gelecek yerden tavuğu esirgememiştir. futbol bir şovdur. tribüne gelen fanatik taraftarlarımız hariç, ayda yılda bir maça gelenlerden selçuk, burak izlemeye değil, sneijder izlemeye gelenler şüphesiz ki %90 oranındadır en az. zlatan gelirse bu durum onun için de geçerli olacaktır, hatta sneijder bile ikinci plana atılabilir. aynı şekilde olası sponsorlar da bu imkanı değerlendirmek isteyeceklerdir. kısaca getirisi, götürüsünden çok olacaktır. bu net. bakkaldan çikolata alma mantığıyla bakmayınız olaya.
öncelikle gelir, gelmez kısmını bi kenara bırakacağım. şimdi zlatan'ı istemeyenlerin öne sürdüğü başlıca sebeplere bi göz atalım ve bunları çürütelim
1. sağ bek, orta saha daha önemli
2. yaşlı, egoist, çok para, ona vereceğimiz parayla şu yapılır
ilk maddeyi ele alalım. bana sorsanız "şu anda sağ bek, orta saha ve stoper transferi mi isterdin yoksa forvet mi?" diye, cevabım "sağ bek, orta saha ve stoper" olurdu. mantıklı olan da bu çünkü. burak ligi idare ediyor, şampiyonlar ligi'nde de sneijder, podolski falan öne çıksa bi şekilde günü kurtarırız. sağ bekte ise sabri var, orta sahamız temposuz, stoperlerimiz güven vermiyor.
peki neden bu sebebi öne sürenler gaflet içinde? açıklayalım. zlatan ibrahimoviç, aktif futbolcular arasındaki en iyi oyunculardan birisi. tek başına bi marka. bu özellikleri barındırması da boşuna değil. karakterinin yanı sıra, tek başına maç kazandırabilecek bi oyuncu. futbolu profesyonel seviyede oynamış en iyi forvetler arasında. işler kötü gittiğinde ortaya çıkabilecek bi isim. "selçuk kötü pas attıydı, sabri ortayı tribüne attıydı" falan gibi sebeplerle maçı kaybedecek biri değil. gerekirse o topu tribünden alıp kaleye gömecek kalitede bi oyuncu. gittiği her takımda kupa kazanmış bi adam ve bu da tesadüf değil. oynadığı her takımda ağırlığını ortaya koymuş birisi. takımda aksayan mevkiler olsa bile bu adam sahadayken ümidin kaybolmaz. hagi zamanında 85 dakka gezip 5 dakka oynasa bile maç kazandırırdı, işte o dominantlık zlatan'da var.
öteki maddeye geçelim. yaşlı. olabilir. futbolda yaş önemlidir, sonuçta fiziksel özelliklerin öne çıktığı bi spor dalı. ancak zlatan'ı seyredenler bilir ki yaşı şu anda onu etkilemeyen bi unsur. adamdan zaten maç başı 15km koşmasını bekleyen yok, hızıyla rakipleri ekarte etmesini de. ki bunlara gerek duyacak biri de değil. durduğu yerde sihirbazlık yapıp sonuca ulaşabilecek biri. scorpion kick, 35 metreden attığı röveşata, anderlecht'e attığı gol ve niceleri. o kapasitesinden en ufak bi eksiği yok. ayrıca sadece golleriyle değil, oyuna katkısı ile de ön plana çıktığını anlatmama gerek yok sanırım. egoistliğinden de burada bahsetmiş olalım. bi işte bu kadar iyi olup da egoist olmayan insan sayısı azdır, belki de yoktur. bu seviyede birçok kişi için kullanılan "egosu yok" tabiri aslen "egosunu gizleyebiliyor" anlamındadır. ki egosu da oynadığı futbolu, kurduğu arkadaşlıkları vs. etkileyen bişey değildir. öyle olsaydı arkadaşları devamlı şikayetçi olurdu kendisinden, performansı istikrarlı şekilde iyi olmazdı.
maddi konuya gelecek olursak... "çok para, o paraya başka şu yapılır" gibi nedenler öne sürülüyor. evet çok para, evet o paraya belki sağ bek ve orta saha alırsın. peki ya sonrası? o paraya alacağın herhangi bi oyuncu sana zlatan kadar güven verecek mi hedeflerin doğrultusunda. forumda maksimum 3-5 kişinin 3-5 maçını canlı izlediği amartey, meunier gibi oyuncular için millet ölüp bitiyor. bunlar geldi diyelim. maç kazandıracaklar mı? zor. takım oyununa etki edecekler tabi ki, bu nedenle de dolaylı yoldan maç kazandıracaklarını söyleyebiliriz ama bunun için de sağlam bi sistem gerekli, bunu da hamza'nın yapamayacağını hepimiz biliyoruz.
ayrıca zlatan bi markadır. nasıl ki bir iş adamı "yha o paraya 5 tane mini cooper alırım" demiyor, mercedes gibi araçlara biniyor ve bu sayede de imajını, saygınlığını koruyorsa, aynı şey bu mesele için de geçerlidir. o iş adamı mercedes'e dünyanın parasını vermiş olabilir ama imajını korumuş, bu sayede de birçok iş olanağı sağlamıştır kendine. kaz gelecek yerden tavuğu esirgememiştir. futbol bir şovdur. tribüne gelen fanatik taraftarlarımız hariç, ayda yılda bir maça gelenlerden selçuk, burak izlemeye değil, sneijder izlemeye gelenler şüphesiz ki %90 oranındadır en az. zlatan gelirse bu durum onun için de geçerli olacaktır, hatta sneijder bile ikinci plana atılabilir. aynı şekilde olası sponsorlar da bu imkanı değerlendirmek isteyeceklerdir. kısaca getirisi, götürüsünden çok olacaktır. bu net. bakkaldan çikolata alma mantığıyla bakmayınız olaya.