Xavi bir deep lying playmaker, Sneijder´e nazaran tamamen ayri bir görevi var. Ve ayni zamanda kariyeri boyunca Barcelona sisteminin icinde oynadi. Ister Milli takimda, ister Barca´da olsun... O futbol kültürü disinda da, Xavi olamaz.
Iniesta ise Sneijder´in geldiginden yaptigi ve orgazm oldugumuz o kasimpasa macindaki tarzda calimlari, sürekli yapabilen bir oyuncu. Isteyince peynir ekmek gibi oyuncu geciyor. Barca´nin sistemi zaten, ileri üclüye hizmet etmek icin calisiyor genel anlamda, ama Iniesta´nin misal olarak yaptiklarindan cok daha fazlasini yapabilme yetenegi var ofansif acidan. Biz alsak, cok daha degisik oynar, daha dogrusu oynamak zorunda olur. Ve daha göz önünde bir oyuncu izleriz.
Wesley Sneijder kariyeri boyunca pozisyonunu teknik direktörlerin kolay kolay belirleyemedigi bir oyuncu oldu. En dogru tanimlamasi ise, oyun zekasi yüksek, hareketli, kosan, skorer bir 10 numara olmasidir. Ve Mourinho sonrasi, Inter´de Sneijder´den verim alma konusunda zorlanmistir.
Aslinda yildizdan cok görev adami, yildiz olarak parlatan ise olagan üstü sut teknigidir. Bir senedir göremiyoruz, ama Sneijder´in sut tekniginin kalitesi dünya futbolunda cok az oyuncunun sahip oldugu seviyededir. Ancak oyunsal anlamda diva gibi oynamaya basladi vakit, cekilecek yetenege sahip degildir. Misal Lincoln´da istedigi zaman oynardi, ama her pozitif hareketi bir keyifdi.
Sneijder herzaman sola yakin oynardi, orta sahanin solunda da oynamisligi vardir Inter´de en iyi dönemlerinde. Ama onu Inter´in sistemine de her daim uyduran Mourinho idi. Hollanda´da ise sol agirlikli olmasi sikinti olmazdi, hem o dönemler defansif acidan cok daha iyi idi, hemde sag kanatta Robben gibi bir adam oynuyordu. Bütün oyun sola yikilip kilitlendigi vakit, bir kere Robben´e ters kanada yön degistir, feristahi gelse tutamazdi zaten.
Sneijder´in bastan itibaren Galatasaray´in kadrosuna uymadigi, ancak özel sut teknigi ile fark yaratabildigini zaten her daim yazdik. Bazi konularda daha da gerilmeye basladi, ama ayni selcuk inan gibi, gol özelligi azaldigi an, oyunsal anlamda eksiklikleri daha da gün yüzüne cikdi. Sneijder´den Xavi tarzi, bir deep lying playmaker yaratmak bir iki sene önce en önemli sansimizdi. Ama bunu bence prandelli döneminde ne sneijder, ne de taraftar kabul etti.
(Burak icinde aynisi gecerli... Burak Yilmaz´in gol ortalamasi ilk senesinden sonra ciddi oranda düsmüstü. Nezaman daha az gol atmaya basladi, defolari daha net görünmeye basladi)
Eger Sneijder tüm kadroyu degistirmek ve revize etmek adina alinsaydi, ki o mantik ile alinmadi asla, cok aptalca bir hamledir. Galatasaray´in sneijderi transfer ederken, bulundugu konum belli. Türkiye ligini domine eden bir gücdü. Galatasaray´in byöle bir kadroyu harcayabilecek maddi lüksü asla yoktu, zaten Sneijder o kadroyu daha iyi oynatabilsin diye alindi. Kadroyu degistirmek adina degil.
Wesley Sneijder bireysel becerileri ile herseye ragmen güzel anilar yasatti bu kulübe. Ama en gec 14/15 sezonundan sonra iyi bir fiyata satilmaliydi, ayni Selcuk Inan gibi, ve cogunun gittigi diger kamburlar gibi. Son kursunlar atildi o sene... Ama kulüp yönetirken, nezaman, hangi hamleyi yapacagini da bilmen lazim. Biz bunu bilemiyoruz, cünkü futbol akli yok. Ya degisiyor, yada firsat verilmiyor.