#10 Wesley Sneijder (ESKİ KONU)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
"Bi takım kaybedince en büyük yıldızı eleştirilir" diye mantık kuruyor adam yaaa. :D Bunu Benfica maçından sonra söyle, hadi neyse diyelim çünkü kötüydü. Ama bari bu maçtan sonra söyleme. Adam çok iyi oynadı.

Sent from my Nexus 5 using Tapatalk
 
"Bi takım kaybedince en büyük yıldızı eleştirilir" diye mantık kuruyor adam yaaa. :D Bunu Benfica maçından sonra söyle, hadi neyse diyelim çünkü kötüydü. Ama bari bu maçtan sonra söyleme. Adam çok iyi oynadı.

Sent from my Nexus 5 using Tapatalk

Galatasaray´da bu sezon en iyi macini oynadi. Ön libero oynayamaz diyenlerin tam aksine, benim tezimi tamami ile dogrulayan bir mac cikardi hatta. Ancak benim meselem, ben demistim iste, gibi seyler ile bilir kisi oynamak degil.
Benim sözüm galibiyet, ve maglubiyet ile alakali degil, basari ve basarisizlik ile alakali, taraftarin bakis acisina genel bir elestiriydi. Nezaman yazildigi da önemli degildir.

"Dünya´nin her yerinde bir basarisizlik oldumu"

Görüldügü kadari ile yorumum bir macin üzerinde, daha genis bir zamani kapsiyor. Sneijder´in bu maclik performansi ile alakali degil, taraftarin genel anlamda yaptigi yorumlar ile alakali. Ama herkes lafi istedigi yerden anlamaya özgür, ben sadece yazdiklarimidan sorumluyum.
 
Son düzenleme:
Başarısız olunduğu zaman hocalar sonrada yönetimler sorumlu tutulur taraftar basınında. En son futbolcular hedef alınır ki burda da genelikle yıldız futbolculara dokunulmaz pek genelikle.
Başka gezegenlerde başka olabilir tabiki durum.
 
Galatasaray´da bu sezon en iyi macini oynadi. Ön libero oynayamaz diyenlerin tam aksine, benim tezimi tamami ile dogrulayan bir mac cikardi hatta. Ancak benim meselem, ben demistim iste, gibi seyler ile bilir kisi oynamak degil.
Benim sözüm galibiyet, ve maglubiyet ile alakali degil, basari ve basarisizlik ile alakali, taraftarin bakis acisina genel bir elestiriydi. Nezaman yazildigi da önemli degildir.

"Dünya´nin her yerinde bir basarisizlik oldumu"

Görüldügü kadari ile yorumum bir macin üzerinde, daha genis bir zamani kapsiyor. Sneijder´in bu maclik performansi ile alakali degil, taraftarin genel anlamda yaptigi yorumlar ile alakali. Ama herkes lafi istedigi yerden anlamaya özgür, ben sadece yazdiklarimidan sorumluyum.
o zaman muslerayı da eleştirelim kardeş o da takımın en büyük 2 yıldızından 1 tanesi

önce benfica sonra bu maç için eleştirelim muslerayı
 
Galatasaray´da bu sezon en iyi macini oynadi. Ön libero oynayamaz diyenlerin tam aksine, benim tezimi tamami ile dogrulayan bir mac cikardi hatta. Ancak benim meselem, ben demistim iste, gibi seyler ile bilir kisi oynamak degil.
Benim sözüm galibiyet, ve maglubiyet ile alakali degil, basari ve basarisizlik ile alakali, taraftarin bakis acisina genel bir elestiriydi. Nezaman yazildigi da önemli degildir.

"Dünya´nin her yerinde bir basarisizlik oldumu"

Görüldügü kadari ile yorumum bir macin üzerinde, daha genis bir zamani kapsiyor. Sneijder´in bu maclik performansi ile alakali degil, taraftarin genel anlamda yaptigi yorumlar ile alakali. Ama herkes lafi istedigi yerden anlamaya özgür, ben sadece yazdiklarimidan sorumluyum.
Sneijder ön libero oynayamaz zaten. Ön liberonun görevleri arasında top kapmak, ikili mücadele kazanmak vs vardır. Bunu ondan isteyemezsin. Ha oyun kurucu olarak gayet iyi oynar ama o zaman da bu maçta da olduğu gibi kilit pas atma, uzak şut gibi meziyetlerinden vazgeçmiş olursun. Ayrıca çevresine de De Jong, Blind gibi oyuncular koymak zorunda kalırsın.

Ayrıca başarısızlık oldu mu yıldız oyuncu eleştirilmesi konusu da değişkenlik gösterir. Messi, Ronaldo gibi gole yakın oyuncular bir kenara, senin de verdiğin Pogba örneğinde olduğu gibi görevi gol atmak olmayan oyuncular her zaman ilk eleştiri noktası olmayabilirler. Özil örneğini vereyim mesela, daha yakın Sneijder'a (çalım vs gibi özellik olarak değil, mevkisel beklentiler olarak). Özil Arsenal'e geldiğinden beri birçok kez eleştirilmiş olsa da zaman zaman eleştiri hedefinde Giroud ve Walcott daha önde yer aldılar. Sebebi de Özil'in ürettiği pozisyonları skora çevirememeleri oldu. Yani bizdeki duruma baya yakın.

Daha yakın olarak Coutinho örneğini de verebilirim, çünkü geçen sezon onun önündeki de arkasındaki de oyuncular kapasite olarak yetersizlerdi. Coutinho çalım yeteneği olan bi oyuncu olmasına rağmen özellikle arkadan yeterli desteği alamadığında sık sık etkisini yitirdi ve ön tarafta önemli işler yapmakta zorlandı. Yaptığı olumlu işler de forvetler tarafından sıkça heba edildi. Tıpkı bizdeki gibi. Sneijder'a arkadan yeterli destek gelmiyor, kendisi arkaya gelip top çıkarıyor, etkisini yitiriyor. Ön taraftaki armutlar aldıkları toplara el bombası muamelesi yapınca da baskı kurulmuyor, ataklar devam etmiyor, Sneijder yine etkisiz. Böyle durumlarda Coutinho da eleştirilmez, Sneijder da. Hadi Coutinho'yu "alıp gitmedi topu, çalımlar atıp şut çekmedi" diyebilirsin bi derece, ama Sneijder'ın böyle bi yeteneği olmadığından ona yapılan bi haksızlık olmuş olur.

Yani eleştirilenlerin "yıldız" olmasının nedeni o oyuncunun yıldızlığından çok, etrafındaki oyuncuların kapasitelerinin yeterli düzeyde olduğuna inanılması, bu nedenle de yıldız oyuncunun üst düzey özelliklerini sergileyememiş olduğunda karar kılınması. Messi'nin Dünya Kupası performansı mesela. En çok eleştirilen oydu. Aslında kötü değildi, turnuvada en çok gol durumu üreten oyuncu oldu, bikaç istatistikte daha üst sıralarda yer aldı. Ama alıştığımız "alıp gitme, gol atma" özelliğini oyunlarına yansıtamadı. Higuain ve Palacio'nun mallıkları olmasa belki kupayı kazanırlardı, ama yine de bu iki oyuncudan önce Messi eleştirildi. Çünkü etrafındaki oyuncular belli düzeyde.

Geçen sezon birçok Liverpool taraftarının yorumlarıyla karşılaştım. Hepsi bizim şu an Sneijder için yazdıklarımıza benzer şeyler yazdılar. "Bu takım seni hak etmiyor. Gitmek istersen 'gitme' diyecek yüzümüz yok." tarzı. Çünkü takımın yıldızı o olsa da problem onda değildi. Problem Balotelli, Joe Allen, Lallana, Markovic, Lambert, Henderson hatta Gerrard'da görüldü. Ve tabi ki Brendan Rodgers.

Bizde de sorunun asıl kaynağı futbol oynamakta güçlük çeken Umut, Burak, Yasin gibi oyuncular ve arkadan yeterli desteği sağlayamayan, rakip oyuncu arkasına saklanan Bilal ile Selçuk. Ve tabi Hamza.
 
o zaman muslerayı da eleştirelim kardeş o da takımın en büyük 2 yıldızından 1 tanesi

önce benfica sonra bu maç için eleştirelim muslerayı

Muslera´yi Benfica macinda elestiremezsin, cünkü iyi oynadigi bir macti. Ama Muslera´da bu sezon bir cok macta formsuzdu, cok hatali gol yedirdi bu sezon. O maclar ile alakali tabiki elestirilir. Tabiki Muslera´nin da basarisizlikta sorumlulugu vardir. Herkes elestirilebilir, Muslera´nin da dogal olarak her olumlu, yada olumsuz sonucta sorumlulugu vardir. Daha bir ay önce adam zaten konuyu, iyisisek takim olarak iyiyiz, kötüysek takim olarak noktasina getirip, tepkilere reaksiyon gösterdi.
 
Sneijder ön libero oynayamaz zaten. Ön liberonun görevleri arasında top kapmak, ikili mücadele kazanmak vs vardır. Bunu ondan isteyemezsin. Ha oyun kurucu olarak gayet iyi oynar ama o zaman da bu maçta da olduğu gibi kilit pas atma, uzak şut gibi meziyetlerinden vazgeçmiş olursun. Ayrıca çevresine de De Jong, Blind gibi oyuncular koymak zorunda kalırsın.

Ayrıca başarısızlık oldu mu yıldız oyuncu eleştirilmesi konusu da değişkenlik gösterir. Messi, Ronaldo gibi gole yakın oyuncular bir kenara, senin de verdiğin Pogba örneğinde olduğu gibi görevi gol atmak olmayan oyuncular her zaman ilk eleştiri noktası olmayabilirler. Özil örneğini vereyim mesela, daha yakın Sneijder'a (çalım vs gibi özellik olarak değil, mevkisel beklentiler olarak). Özil Arsenal'e geldiğinden beri birçok kez eleştirilmiş olsa da zaman zaman eleştiri hedefinde Giroud ve Walcott daha önde yer aldılar. Sebebi de Özil'in ürettiği pozisyonları skora çevirememeleri oldu. Yani bizdeki duruma baya yakın.

Daha yakın olarak Coutinho örneğini de verebilirim, çünkü geçen sezon onun önündeki de arkasındaki de oyuncular kapasite olarak yetersizlerdi. Coutinho çalım yeteneği olan bi oyuncu olmasına rağmen özellikle arkadan yeterli desteği alamadığında sık sık etkisini yitirdi ve ön tarafta önemli işler yapmakta zorlandı. Yaptığı olumlu işler de forvetler tarafından sıkça heba edildi. Tıpkı bizdeki gibi. Sneijder'a arkadan yeterli destek gelmiyor, kendisi arkaya gelip top çıkarıyor, etkisini yitiriyor. Ön taraftaki armutlar aldıkları toplara el bombası muamelesi yapınca da baskı kurulmuyor, ataklar devam etmiyor, Sneijder yine etkisiz. Böyle durumlarda Coutinho da eleştirilmez, Sneijder da. Hadi Coutinho'yu "alıp gitmedi topu, çalımlar atıp şut çekmedi" diyebilirsin bi derece, ama Sneijder'ın böyle bi yeteneği olmadığından ona yapılan bi haksızlık olmuş olur.

Yani eleştirilenlerin "yıldız" olmasının nedeni o oyuncunun yıldızlığından çok, etrafındaki oyuncuların kapasitelerinin yeterli düzeyde olduğuna inanılması, bu nedenle de yıldız oyuncunun üst düzey özelliklerini sergileyememiş olduğunda karar kılınması. Messi'nin Dünya Kupası performansı mesela. En çok eleştirilen oydu. Aslında kötü değildi, turnuvada en çok gol durumu üreten oyuncu oldu, bikaç istatistikte daha üst sıralarda yer aldı. Ama alıştığımız "alıp gitme, gol atma" özelliğini oyunlarına yansıtamadı. Higuain ve Palacio'nun mallıkları olmasa belki kupayı kazanırlardı, ama yine de bu iki oyuncudan önce Messi eleştirildi. Çünkü etrafındaki oyuncular belli düzeyde.

Geçen sezon birçok Liverpool taraftarının yorumlarıyla karşılaştım. Hepsi bizim şu an Sneijder için yazdıklarımıza benzer şeyler yazdılar. "Bu takım seni hak etmiyor. Gitmek istersen 'gitme' diyecek yüzümüz yok." tarzı. Çünkü takımın yıldızı o olsa da problem onda değildi. Problem Balotelli, Joe Allen, Lallana, Markovic, Lambert, Henderson hatta Gerrard'da görüldü. Ve tabi ki Brendan Rodgers.

Bizde de sorunun asıl kaynağı futbol oynamakta güçlük çeken Umut, Burak, Yasin gibi oyuncular ve arkadan yeterli desteği sağlayamayan, rakip oyuncu arkasına saklanan Bilal ile Selçuk. Ve tabi Hamza.


Normal bir hitap seklinde yazdigin icin öncelik ile tesekkür ederim.


Bak Sampiyonlar ligi maci sonrasi neden yazmadin dedin, aslinda bu yazdiklarin cogu esas sampiyonlar ligi maclarinda gecerli. Cok net dünya futbolunun, en kaliteli seviyesi CL´dir. En azindan Türk futbolunu baya bir asan bir mecradir. Orada cikip, pekhala takim arkadaslarininin o seviyede olmadigini iddia ederek, basarisizlikta sorumlulugu Sneijder´in üzerinden alabilirsin. Ancak Süperlig icin buna katilmam, 4 senedir, bu takimin seviyesinin Süperlig üzerinde oldugu ortada, hatta ve hatta iyi bir Avrupa ligi takimiyiz.

Hollanda´lilar ofansif oyun anlayisi ile, en az bizim kadar beter, belki bizden bile beter bir savunma kültürüne sahipler. Van Gaal 5 savunma oyuncusu kurdu arkalarina.
Bence üclü orta sahada her türlü oynar, en azindan Türkiye liginde siritma ihtimalini görmüyorum, avrupa ligine de yeter.
Wesley Sneijder´i top ile bulusturmak mesele, ileride top ile bulusturmakta sorun oldugunu nerdeyse son yillarda oynadigi tüm hocalar görüp, mevkisini degistirdi. Biri ön libero, diger sol kanat... Ön liberodan kastim zaten, oradan Pirlo tarzinda bir oyun kurucu gibi oynamasi, toplan cok fazla bulusturmasini saglayip, oyunun akimini hizlandirabilirsin. Rakip oyuncularin baskisindan cikarmak lazim Sneijder´i...

Bu mactaki sikinti, tasiyici isimlerin ön alanda olmamasi. Yasin (tasima kabiliyeti hasbelkader, oyun zekasi düsük), Burak (tasima kabiliyeti yok, birde formsuz), Bulut (Bitik, formsuz), Podolski (tasima kabiliyeti kistli). Hamza gibi garip kadrolar kuran bir hocaya da ilk defa rastladim. Zaten golleri de ancak, rakip bir ara geriye yaslaninca bulduk.

Ben Sneijder´i son yillarda oyun icinde en cok begendigim maclarda, hep ön liberoda oynadi. Ben 2014 dünya kupasinda da, Prandelli döneminde de, hatta ve hatta son macta da, oyun icerisinde, en etkiliyeci performanslarini gördüm.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Liverpool bence cok kaliteli bir takimdi, gecen senede, bu senede. Eger bir takim kaliteli olmasina ragmen, oyuncularin geneli performans olarak sikintili ise, ozaman takimin basindaki hoca fazla birsey verememistir takima. Liverpool cok genc bir takimdi birde, bunun ile birlikte 2013/2014 sezonundan iki yildizini kaybetti. Dünya´nin bana göre en iyi forveti Luis Suarez, ve yine o dönem müthis formda olan Sturridge (Sakatlik). Birden takim Coutinho, Sterling, Ibe, Balo, marko, borini gibi oyunculara kaldi. Bana göre PL´de, iki tane yildizi kaybetmisken, sucu 22´lik Coutinho´ya atmak dogru olmazdi.
Bu sene yine önemli yatirimlara ragmen, takimin üzerine koyamayinca, Klopp gibi genc oyunculari parlatmis bir Klopp getirildi takimin basina. Ben zaten genel anlamda genc oyunculari en son elestiren insanlarin basinda geliyorum.

Ancak sunu anlatamadim, en fazla yildiz oyuncu elestirilir demedim zaten, ilk elestirilir dedim. Ve ilk paragrafta, son cümlemde, "sorumluluktan" bahsettim. Aynisi Selcuk icinde gecerli, hatta burak icinde gecerli. Basarisiz bir sezondan sonra, kurbanlik kuzu aramayi dogru bulmam, ama bir Burak´da basarisizliktan, bir Yasin´den, yada Telles´den ziyade daha bir sorumludur. Hem takim ici statüsü, hemde kazandigi paraya göre. Yani takimin iyi olmasini saglamak adina, etraftaki oyunculari daha iyi yapmak adina, onlar da sorumludur.
Eger cogunluk kötü ise, teknik adamda bir sikinti vardir.

Pogba´da cok genc, cocugu bence erken dünya yildizi ilan ettiler. Takimin performansi düsünce, birden kurbanlik koyun oldu mesela.

- Benim gözümde bu isler yukaridan asaga gider, ama Türkiye´de hep asagidan yukari gidiyor...

Diger örneklerinde de kendin benim demek istedigimi yazdin zaten. Etraftaki adamlar elestirilmez, sogrulanmaz demedim. Ama takimin yildizlari ön planda olur, ilk elestirilir, ve sorumluluk verilir. Cünkü bu tip oyuncular etrafindaki adamlari daha iyi yapmak ile de sorumludur.

Fenerbahce´de de bu yillarca yapildi. Bir sampiyonluk olunca Alex büyük kaptan, Aziz büyük Baskan, sampiyonluk kacinca, genel olarak Ümit Özat gibi parasini bile düzenli almayan, 1/4 paraya forma giyen herifler suclanir, teknik direktörler asilir, Alex ile Aziz Baskan yine hep bas taci olurdu. Bir nevi fener taraftari bu profilden yinede cikti son yillarda.
 
Son düzenleme:
Sneijder'i bırakın bu ülkede Burak aslında Trabzon'da çıkış yaptığı mevki olan sağ kanatta oynadı Drogba gelince diye medya kıyameti kopardı. Adam savunmanın hemen önündeydi. Deli gibi koştu ki şu takımda son vuruşa güçlü olmasını isteyeceğiniz iki adam Podolski ve SNeijder'dir. Tek derdimiz Umut-Burak beyler sahada olsun.

Kusura bakmayın ama Hagi'ye bunu yapsanız adam sahayı terkeder, giderken de hocaya 2 tane yumruk sallar. Sneijder biraz efendi diye adamın üstüne gidiyorlar. Ama Sneijder de bence bu konuda ağırlığını koymalı. Daha dünkü çocuk Yasin bile şu mevkiyi isterim diye açıklama yaparken Sneijder'in bu profesyonelliği bir yandan takdire şayan ama bir yandan da insanı çıldırtan adaletsizliğe yol verdiği için yanlış sanki.
 
Dün 1 gol 1 asist yaptı. İstatistikler Galatasaray için en iyi oyuncu olduğunu gösterir. Ama niye 2 gol 2 asist değil bu sorgulanmalı.
 
Son düzenleme:
En gercekci mesajim budur bana göre. Adaletsizlik ile de alakasi yok, gayet mantikli... Taraftar Sneijder´e bir futbolcu degil, bir süs ve accessoir gibi bakiyor. Bu bakis acisi normal bir bakis acisi degil.
Ben sadece, basarisizliklarda da Sneijder´in sorumlulugu oldugunu yazdim, sadece basarilarda degil. Bu sadece Sneijder icin degil, dünyanin her takim sporlarinda, büyük oyunculari icin gecerlidir.

Bu gayet mantikli ve futbolun dogasina uygun sözleri, büyük bir skandalmis gibi algilamak bile, insanlarimizin kafa olarak daha cok Hindistan Futbol ligine uyuduklarini gösteriyor. Yahu bizde bir Teknik Adam gidip Van Gaal gibi Sneijder´i boynundan tutup hortlak gibi bagirsa, burada kalp krizi gecirir Hakan Delikanli gibi futbol uzmanlari.

Adem,başarı ve başarısızlıkta tüm takım sorumlu ise ne yapılmalı?Başarısızlıkta tüm takım komple değiştirilmeli mi?
 
Bizim daha ligte kopmadigimizi Muslera,Ched,hakan ve sneijdere borclu hamza. Bunu kimse inkar edemez.

Peki Sneijder niye kötü oynuyor ? Kac mactir 6 numarada oynuyor. yani os en gerisinde. Bunu ne hollanadada, ne inter de nede real de yapmistir. En kötü 8 numarada oynuyordu ve 6 numarada yani gerisini toplayan bi cambiasso , de jong gago yada bizde melo vardi.

Sneijderi kaleye yakin oynatacaksin uzak degil. Yinede isini cok cok iyi yapiyor hollandali göz bebegimiz
 
Normal bir hitap seklinde yazdigin icin öncelik ile tesekkür ederim.


Bak Sampiyonlar ligi maci sonrasi neden yazmadin dedin, aslinda bu yazdiklarin cogu esas sampiyonlar ligi maclarinda gecerli. Cok net dünya futbolunun, en kaliteli seviyesi CL´dir. En azindan Türk futbolunu baya bir asan bir mecradir. Orada cikip, pekhala takim arkadaslarininin o seviyede olmadigini iddia ederek, basarisizlikta sorumlulugu Sneijder´in üzerinden alabilirsin. Ancak Süperlig icin buna katilmam, 4 senedir, bu takimin seviyesinin Süperlig üzerinde oldugu ortada, hatta ve hatta iyi bir Avrupa ligi takimiyiz.

Hollanda´lilar ofansif oyun anlayisi ile, en az bizim kadar beter, belki bizden bile beter bir savunma kültürüne sahipler. Van Gaal 5 savunma oyuncusu kurdu arkalarina.
Bence üclü orta sahada her türlü oynar, en azindan Türkiye liginde siritma ihtimalini görmüyorum, avrupa ligine de yeter.
Wesley Sneijder´i top ile bulusturmak mesele, ileride top ile bulusturmakta sorun oldugunu nerdeyse son yillarda oynadigi tüm hocalar görüp, mevkisini degistirdi. Biri ön libero, diger sol kanat... Ön liberodan kastim zaten, oradan Pirlo tarzinda bir oyun kurucu gibi oynamasi, toplan cok fazla bulusturmasini saglayip, oyunun akimini hizlandirabilirsin. Rakip oyuncularin baskisindan cikarmak lazim Sneijder´i...

Bu mactaki sikinti, tasiyici isimlerin ön alanda olmamasi. Yasin (tasima kabiliyeti hasbelkader, oyun zekasi düsük), Burak (tasima kabiliyeti yok, birde formsuz), Bulut (Bitik, formsuz), Podolski (tasima kabiliyeti kistli). Hamza gibi garip kadrolar kuran bir hocaya da ilk defa rastladim. Zaten golleri de ancak, rakip bir ara geriye yaslaninca bulduk.

Ben Sneijder´i son yillarda oyun icinde en cok begendigim maclarda, hep ön liberoda oynadi. Ben 2014 dünya kupasinda da, Prandelli döneminde de, hatta ve hatta son macta da, oyun icerisinde, en etkiliyeci performanslarini gördüm.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Liverpool bence cok kaliteli bir takimdi, gecen senede, bu senede. Eger bir takim kaliteli olmasina ragmen, oyuncularin geneli performans olarak sikintili ise, ozaman takimin basindaki hoca fazla birsey verememistir takima. Liverpool cok genc bir takimdi birde, bunun ile birlikte 2013/2014 sezonundan iki yildizini kaybetti. Dünya´nin bana göre en iyi forveti Luis Suarez, ve yine o dönem müthis formda olan Sturridge (Sakatlik). Birden takim Coutinho, Sterling, Ibe, Balo, marko, borini gibi oyunculara kaldi. Bana göre PL´de, iki tane yildizi kaybetmisken, sucu 22´lik Coutinho´ya atmak dogru olmazdi.
Bu sene yine önemli yatirimlara ragmen, takimin üzerine koyamayinca, Klopp gibi genc oyunculari parlatmis bir Klopp getirildi takimin basina. Ben zaten genel anlamda genc oyunculari en son elestiren insanlarin basinda geliyorum.

Ancak sunu anlatamadim, en fazla yildiz oyuncu elestirilir demedim zaten, ilk elestirilir dedim. Ve ilk paragrafta, son cümlemde, "sorumluluktan" bahsettim. Aynisi Selcuk icinde gecerli, hatta burak icinde gecerli. Basarisiz bir sezondan sonra, kurbanlik kuzu aramayi dogru bulmam, ama bir Burak´da basarisizliktan, bir Yasin´den, yada Telles´den ziyade daha bir sorumludur. Hem takim ici statüsü, hemde kazandigi paraya göre. Yani takimin iyi olmasini saglamak adina, etraftaki oyunculari daha iyi yapmak adina, onlar da sorumludur.
Eger cogunluk kötü ise, teknik adamda bir sikinti vardir.

Pogba´da cok genc, cocugu bence erken dünya yildizi ilan ettiler. Takimin performansi düsünce, birden kurbanlik koyun oldu mesela.

- Benim gözümde bu isler yukaridan asaga gider, ama Türkiye´de hep asagidan yukari gidiyor...

Diger örneklerinde de kendin benim demek istedigimi yazdin zaten. Etraftaki adamlar elestirilmez, sogrulanmaz demedim. Ama takimin yildizlari ön planda olur, ilk elestirilir, ve sorumluluk verilir. Cünkü bu tip oyuncular etrafindaki adamlari daha iyi yapmak ile de sorumludur.

Fenerbahce´de de bu yillarca yapildi. Bir sampiyonluk olunca Alex büyük kaptan, Aziz büyük Baskan, sampiyonluk kacinca, genel olarak Ümit Özat gibi parasini bile düzenli almayan, 1/4 paraya forma giyen herifler suclanir, teknik direktörler asilir, Alex ile Aziz Baskan yine hep bas taci olurdu. Bir nevi fener taraftari bu profilden yinede cikti son yillarda.
Anlıyorum hangi çerçeveden baktığını ama kadro kağıt üzerinde ligin üstünde olsa da bi oyuncunun oynaması için gereken ortam oluşmuyorsa büyüklük sadece psikolojik baskı yaratır. Biz de kazandığımız maçların büyük kısmını "Galatasaray", "Podolski", "Sneijder", "Muslera", kısmen de "Selçuk" ve "Burak" isimleriyle kazanıyoruz.


Sneijder bizim atağımızda çok önemli bi noktada yer alıyor. Takım arkadaşlarının, hatta rakibin de, bir saniye kadar önünde. Ve bunu kullanarak bişeyler yapmaya çalışıyor. Geçenlerde Benfica maçının gifli analizini içeren bi konu vardı, oraya attığım mesajda 2 gif örneği verdim Selçuk'un topu dürtme sevdasını gösteren. Sneijder bu tarz bi oyuncu değil, topu erkenden ayağından çıkarmaya çalışıyor. Bu topla kötü olduğundan değil, rakibi açmak için yaptığı bişey.


Guardiola'nın şahane bi sözü var "you don't pass to move the ball, you pass to move the opposition" diye. Mükemmel bi tespit. Anlamayanlar için çevirecek olursak: "pas, topu hareket ettirmek için yapılmaz, rakibi hareket ettirmek için yapılır". Yani paslarla rakibin odak noktasını sürekli olarak değiştirip, onları hareket etmeye ve bu hareket esnasında da rakip takımın defansif boşluklar vermesine yol açarsın. Ancak bunu pas yapamayan adamlarla başarman mümkün değil. Topu Selçuk'a atıyorsun, 30 defa dürtüp geri oynuyor. Sabri'ye atıyorsun, orta yapacak durumda değilse geri oynuyor. Yasin'e atıyorsun, kontrol edebilirse çalım deniyor, çalım da denemezse geri atıyor. Burak, Umut, Bilal için de geçerli bunlar. Sadece Podolski biraz içeri kat edip uygun bir pas opsiyonu arıyor. Ve tabi Sneijder. Benim geri paslarla sorunum yok, ama bunu sürekli olarak yaparsan rakip zaten yerleşik olduğu için sen topu geri attığında dengeleri bozulmaz, odak noktalarında bi değişiklik olmaz çünkü kendi sahamızdan gol atacak değiliz. Dün attığımız 3 gol de zaten bu tür organizasyonlardan gelişen pozisyonlar değildi. Hikmet'in dediği gibi "İlk gol. Pas, şut, gol. İkinci gol, top sekti, şut, gol. Üçüncü gol korner, gol". Rakip sahada top çevirebilecek kabiliyette oyuncular olmayınca kadronun ligin üstündeliği falan kalmıyor, çünkü ya bu tarz goller bulmak zorunda kalıyorsun, ya da senin takımınla alakasız olarak rakibin bireysel hatalarını kovalıyorsun. Onları hataya sürükleyemiyorsun.


Kısaca, oyuncuların kabiliyeti CL maçıymış, lig maçıymış fark etmiyor. Fark eden, rakibin yapmaya meyilli olduğu hatalar. Rize'nin yapacağı bireysel hataları Benfica yapmaz. Ama doğru taktiklerle iki takımı da hataya sürüklersin. Böylece iki takım da bireysel hata yapmasa da gol bulma şansın yükselir. Ve böyle bir düzenin merkezinde Sneijder, etrafında da pas yapmayı bilen adamlar olur. Topu basketbol topu gibi sektiren Burak, Umut, Yasin gibi adamlar ve rakibin arkasına saklanmak, topu dürtmek gibi sevdaları olan Bilal, Selçuk gibi oyuncularla değil. Jose dün ilk yarı sudan çıkmış balığa dönse de ikinci yarı rakibi biçok kez top sürmeleriyle ve paslarıyla delmeyi başardı mesela. Daha baskılı bi oyun oynayabilmemizin başlıca nedenlerindendi bana sorarsan.


Sneijder'i son yıllarda en etkili olarak ön liberoda seyretmiş olmanın nedeni de bu. Ön tarafta top çeviremiyorken ondan faydalanamazsın şutları haricinde. Arka tarafta ise topu çıkaracak kabiliyeti olduğundan daha etkili olur. Bu onun geride, önde olduğundan daha iyi olduğuna değil, önde oynadığında onu oynatabilecek oyuncuların olmamasına işaret eder.


Liverpool hakkındaki sözlerine kısmen katılıyorum ama bu Coutinho'nun eleştirilme durumuyla alakalı tespitlerime herhangi bi etki etmiyor.


Yok, ben anladım dediğini "ilk eleştirilir" derken. Bu oyuncular yakışıklı oldukları için değil, maç değiştirebildikleri için "yıldız" olarak anılırlar zaten. Ama etraftaki oyuncular etkisiz olunca onların da yapacağı şeyler kısıtlı. Pirlo mesela WC2014'te pek etkili bi görüntü çizemedi, çünkü ofansif oyuncular berbattı. Hocaları da kötüydü belki ama asıl problem sahadaydı.


Türkiye'de aşağıdan yukarı doğru eleştirildiği tamamiyle doğru değil. Biz ilk Selçuk'tan başladık eleştirmeye. Burak'tan, Drogba'dan... Ve "bu oyuncular etrafındakileri iyi yapmak ile sorumludur" görüşüne de katılmıyorum. Etrafındakilerin de temellerinin sağlam olması lazım. Sneijder'in Selçuk'a attığı topta, Selçuk'un 30 defa topu dürtmesinin Sneijder ile bi bağlantısı yok. Yasin'in çalım denemesinin, Burak'ın kontrol edememesinin, Bilal'in saklanmasının vs. Etrafındaki adamın top oynamaya niyeti veya kabiliyeti yoksa bi yol kat edemezsin. Barcelona'da Tello, Cuenca, Deulofeu gibi oyuncuların tutunamamalarının nedeni de o. Ayak uyduramadılar çünkü kapasiteleri müsait değil. Bizde de saydığım oyuncular Sneijder'a ayak uyduramadıktan sonra Sneijder'in yapacağı çok şey de kalmıyor. Geçen sezon Yasin kendini göstermeye niyetliydi ve Sneijder de onu oynattı. Yasin'den hiç olmayacağı kadar iyi bi oyuncu yarattı adeta. Bu sezon Yasin'in etkisi düşünce yapabileceklerinin kısıtlı olduğu da ortada. Pas atıyorsun, 3 metre önünde kontrol ediyor.


Falan filan işte. Ben senin ne demek istediğini anladım. Sen de benim ne demek istediğimi anlamışsındır muhakkak, katılmıyor da olabilirsin. Ama durum bu. İyi futbol, iyi futbolcularla oynanır. Eşşeğe altın semer de vursan eşşek yine eşşek.
 
Bizim daha ligte kopmadigimizi Muslera,Ched,hakan ve sneijdere borclu hamza. Bunu kimse inkar edemez.

Peki Sneijder niye kötü oynuyor ? Kac mactir 6 numarada oynuyor. yani os en gerisinde. Bunu ne hollanadada, ne inter de nede real de yapmistir. En kötü 8 numarada oynuyordu ve 6 numarada yani gerisini toplayan bi cambiasso , de jong gago yada bizde melo vardi.

Sneijderi kaleye yakin oynatacaksin uzak degil. Yinede isini cok cok iyi yapiyor hollandali göz bebegimiz

Nasılsın Musap :D sakin kalmışsın.Dünden sonra ceza almamışsın.Ben yine ceza alır diyodum :D dün epey ceza alan olmuş zaten
 
Hakan Delikanli: "Sokakta yürürken kafama mermer tasi düstü, bu yüzden Türk futbolu gelismiyor"

Futbolu bilmek, ve yorumlamak bu heralde senin kafanda ?

Istatistikler ile futbolu yorumlamak, ücüncü dünya ülkesi vatandasi refkleksleri ile, bir oyuncunun performansini aciklamak icin, diger oyunculari suclamaktan cok daha akici ve gercekcidir.


Türkiye gibi "gelismeyen Umut´lu, Sener´li" bir futbol ülkesine karsi evde kazanamayip, deplasmanda 0:3 kaybetmesinde, yani hic bir sorumlulugu yok. Galatasaray mac kaybedince, yine hic bir sorumlulugu yok. Böyle bir sacmalik birak futbolu, hic bir sporda yoktur. Nasil bir basarida övgüyü alirsa, basarisizlikta da elestirilir.


Türkiye´de (Avrupa´daki Türk´leri de kapsiyor) insanlarin gelismesi icin, ilk önce ücüncü dünya ülkesi vatandasi reflekslerinden kurtulmasi gerekiyor.
Okumadim ama Talha nin yazdigini yazmak icin girdim. Bir takim yenilirse yildiz sorumludur mantigini kuran biri gelip masal anlatmasin.

Sneijder'e yenilgiden dolayi dün kötü oynadi demek sacmaligin kralidir. Hele ki müthis oynadigi macta.

Senin mantiga göre Bayern-Chelsea finalinde Bayern'li futbolcularin hepsi vasat oynadi, Chelsea li yildizlar iyi oynadi.

Bu mantigi kuran adam gelmis uzun yazilar ile hakli cikmaya calisiyor. Inatci olmayin, son yillarin en sacma ve adaletsiz yorumu yazdin iste. Hani bunu yazmak icin de cidden futboldan anlamamak gerekiyor. Bazen sakasina bir yorum üzerine sen futboldan anlamiyorsun yazilir.. Ama bu yorum üstüne bunu yazmayanin aklindan süphe ederler.
Bu bir görüs de degildir.

Kirmizi renk'e bu benim icin mavi, kendi görüsüm demek gibi birsey.

Gesendet von meinem C6903 mit Tapatalk
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt