peki madem kötü oynamadı, ne yaptı? Gelişine verdiği pasların çoğu rakibe gitti, oyunu hızlandırama dı. Kaleye şutu yok, kilit bir pası yok, hatırladığım kadarıyla yerini bulan iki orta dışında hiç bişey yok. Aksine bir iki kere sorumluluk alması gerekirken topu TOLGAYA geri yuvarladı.
Bu Ateş üfleyerek sönmez
Adamın attığı pasların yarısı tekrar adama döndü maçta hocam, bu leş ordusuyla yapabileceğini yaptı. Wesley için de aynı şeyi söylüyorsunuz 2 senedir. İyi takım kurulursa Wesley iş yapar. Takımın kötü olması, kimsenin bireysel performansı hakkında yorum yapamayacağımız anlamına gelmiyor elbette ki. Wesley nasıl bu berbat takımda son 2 senedir rezalet ise, Belhanda'nın bu berbat takımda bireysel performansı gayet iyiydi maçta.
Wesley'i 2 senedir görüyoruz, izliyoruz. Neler yaptığını, neler yapamadığını. Selçuk nasıl fizik olarak bitik ise, Wesley'in de ondan aşağıda kalır yanı yoktu. Ayakta duramıyordu. Fiziki açıdan bitmişti. Zaten hızlı bir oyuncu değildi, şimdi fizik de gidince el frenine dönmüştü.
Ha Wesley ne kadar kötü ve formsuz olursa olsun, her an maçı çevirebilecek bir isim. Yaşı, formsuzluğu, fiziki açıdan bitmiş olması asist veya gol atmasına engel değil. Wesley gibi adamlar bu kilit pasları her yaşta, her durumda atabilir gözü kapalı. Ama iş bundan ibaret değil. 17 asist yapmasını sürekli örnek gösteriyorsunuz, ancak takıma verdiği zararı göz arda ediyorsunuz. Birazdan yazacağım Burak örneği birebir uyuyor.
Her zaman örnek veriyorum ve vermeye devam edeceğim:
Yasin her sene 10 gol ortalaması ile oynuyor mu? Evet.
Selçuk? O da aynı Wesley gibi her sene gol ve asist sayısı olarak bir orta saha için iyi sayılabilecek skor yapıyor mu? Evet.
Peki, bizde her sene 20 küsür gol atan Burak? Oynadığı süre içerisinde; bu adamın nasıl oyun performansımızı sabote ettiğini anlatmama gerek yok ama gene de yazayım.
Bu adamlara niye hergün sövüyorsunuz? Madem her şey istatistik ise, bu adamlara tek laf edilmemesi gerekiyor?
20 küsür gol atan Burak'a söverken, millet o sene 12 gol atan Elmander'e niye methiyeler diziyor? Adam önde öyle bir basıyordu ki o yaşına rağmen, defans oyuncularını hataya zorluyordu. Yeri geliyor orta sahaya kadar gelip, orta sahayı rahatlatıyordu. Kendi 12 gol atmıştı belki ama, o sene Melo Selçuk ikilisi inanılmaz skor yapmıştı. Kanat oyuncularımız gene skora iyi bir şekilde katkı vermişti. Takım defansını çok rahatlatıyordu. Etrafına top indiriyordu, servis yapıyordu, top saklıyordu... O seneki inanılmaz oyunumuzun tek sebebi elbette ki Elmander değildi. Ama Elmander bu makinenin önemli dişlilerindendi.
Burak ne yapıyordu peki?
Servis yapabilme? Yok. Top indirebilme? Yok. Top saklama? Yok. Takım defansına katkı? Yok. Burak'ın topa el bombası muamelesi yapmasından dolayı, kaybettiği toplar yüzünden durmadan kontra atak yiyorduk. Takım eğer iyi oynuyorsa, sırıtmıyordu fazla. Ama eğer takım kötü ise, defoları çok net ortaya çıkıyordu.
Toparlayayım, demek istediğim şu:
Her şey istatistik değil. İsimler değişince bütün algınız da değişiyor. Bunu hepiniz biliyorsunuz. Selçuk nasıl zamanında katkı verdiyse ve şimdi gitmesini istiyorsak ben de aynı şeyi 2 senedir kötü olan Wesley için istiyorum. Tamamen aynı olay. Sadece isim farklı, hal böyle olunca kredisi de sonsuza kadar sürüyor sizin yanınızda elbette ki.
Belhanda konusuna tekrar döneyim: Belhanda tarz olarak Wesley ile uzaktan yakından alakası yok. Siz istiyorsunuz ki Wesley gibi çıkıp takımı yönetsin (yönetmeye çalışsın daha doğrusu), şeflik yapsın. Belhanda hiçbir zaman böyle bir oyuncu değildi. Bunu gene çok iyi biliyorsunuz. Bu sizin yaptığınız resmen balıktan uçmasını beklemekten öte değil.
Hele hele daha takıma geleli bu kadar kısa süre olmuş ve sakatlıktan çıkmış biri için, hiç mantıklı bir önerge değil. Wesley'in de ilk geldiği zamanları biliyoruz...
Özetleyeyim çok uzadı:
İsimler değişince bütün algınız değişiyor. Bknz: Burak ve Selçuk. Siz istediğiniz kadar yok bunlarla ne alakası var diyip kabul etmeyin. Tamamen aynı olay...