- 22 Kasım 2008
- 11.550
- 7.111
- 2.493
Cevap: #16 Mustafa Sarp
Şu yorumlar bence Mustafa Sarp'a çok büyük haksızlık. Adam dünyanın en teknik, en iyi pas yapanı, her pası dikine olumlu ve yaratıcı kullanan bir adam elbette değil. Ancak, birçok farklı haksızlık yapmışsınız. Mustafa Sarp bizde oynadığı maçların büyük çoğunluğunda "orta sahanın en gerisindeki adam" olmadı. Sadece sene başındaki maçlarda orta alanda Arda ve Ayhan'la beraber oynarken en gerideki adamdı, ki bu aylardır olmuyor, o zamanlarda da dediğiniz gibi az geride doğru yerde pozisyon alıyordu ve görevini yerine getiriyordu. Topal'la oynadığı maçlarda Topal geride kalma görevini üstlendi (hem 2+1 hem 1+2'li orta saha dizilişlerinde). En gerideki adam değilken de geride pozisyon almasını beklemeyezsiniz. Çünkü pas trafiğinde alacağı pozisyon daha ileride olmalıdır. Bunun dışında Mustafa Sarp top bizde iken takımda en hareketli olan ve top isteyen, sorumluluk alan isim. Pas trafiğine de bu sene takımdaki herkesten çok katkı verdi. "Çok top kaybetmiyor ama faydalı paslar da atamıyor" eleştirisi ise çok acımasız çünkü bizim takımın şu anda önceliği fazla top kaybı yapmamak ve pas trafiğini zamanla oturtmak çünkü kaybettiğimiz her top kalemize pozisyon ve oyundan düşme olarak geri dönüyor. Bu sebeple Sarp hayet bilinçli şekilde basit oynamaya çalışıyor, gereksiz risk almıyor, daha garanti paslarla oyun kurmamıza yardımcı oluyor, riskli pasları da daha yaratıcı ve çabuk oyuncuların atması kadar doğal birşey olamaz. Onun dışında kendisinden beklenmeyen pasları attığı ve hatta vücut çalımları ile oyunu açtığı, takımı rahatlattığı, ters kanada uzun veya kısa toplar attığı da sık sık görülüyor. Yani basit şekilde etkili oynamayı da başardığını ben net olarak görüyorum. Arada sırada atılabilecek etkili pasları at(a)madığı doğru ama o kadarı da olacak, zaman zaman Xavi'ye bile "ah oraya atsaydın!" dediğim(iz) oluyor TV başında. Sarp'ın ondan biraz daha fazla yapması da normal artık.
İki pasla yerini kaybettiğine falan katılmıyorum. Topa müdahalelerinde zaman zaman biraz ağır kaldığı doğru, cüsseli bir adam ve refleksleri çok çabuk değil, yani dönüşleri, ayak uzatışları pek çabuk değil, çok çevik değil yani. Yine de güçlü ve fiziği yerinde olduğu için çok top kazanıyor. Omuz omuzaları kazanıyor. Ayrıca müdahaleleri ağır olsa da koşusu ağır değil, bu sebeple geriye dönüşleri çabuk, bir şekilde geçildikten sonra yeniden pozisyon alışı çabuk. Kazandığı topları da çabuk ayağından çıkarmak konusunda biraz kendini geliştirirse daha iyi olacak ama o konuda da çok aman aman eksik değil. Orada da çeviklik problem yaratıyor zaten, çünkü top ayağına hazır gelmeyince, rakiple arasında sekerken falan ani hareketlerle topu kontrolü altına almak veya arkadaşına dürtüvermek çeviklik istiyor. Tabi, tekrar söylüyorum bu öyle çok zayıf olduğu bir konu değil, sadece geliştirebileceği ve diğerleri kadar iyi olmayan bir özelliği.
Takımı atağa kaldırabilmeli. Ancak oynadığı maçlarda öncelikli görevi pek bu olmadı. Topal-Barış-Sarp üçlüsünde oynarken bu görevi ciddi şekilde üstlendi ve başarılı oldu. Hızlı şekilde kontratak başlatmakta zayıf olduğuna katılabilirim ama genel olarak olgun atak başlatmak konusunda çok başarılı, yukarıda dediğim gibi basit ama doğru paslarla risk almadan, oyunu açıyor, atağı olgunlaştırıyor, bol pas isteyerek hereketli oynayarak da sorumluluk alıyor. Çok yaratıcı değil tabi ama bu zaten ondan çok da beklenen birşey değil.
Bunu hiç anlayamadım. Ben 5-10 dakika oyundan düştüğüne falan hiç şahit olmadım. Fazla pozisyon kaybettiğine falan katılmadığı zaten söyledim, nasıl aynı maçlardan bu kadar farklı yorum çıkartabiliyoruz şaşıyorum. Topun arkasında kalamadığı belli anlarda da konumunu kısa sürede yeniden alıyor bence ve defansif ön libero olduğu dönemlerde de topun arkasında gayet kalmıştı. Şimdi daha ofansif görevler de üstlenirken arada alanını biraz kaybedebilir tabi ama olacak bunlar, takım çok top kaybı da yapıyor bazı maçlarda.
Barış'ı ben de insanlar kadar beğenmiyor değilim. Barış'ı Hamit'in çok ham haline benzettiğimi hep söylerim hatta ve form durumuna göre tercihler değişebilir ancak Mustafa Sarp şu anki performansı ile bir hayli üst düzey görüntü çiziyor bence ve Barış'ı hiç bu kadar iyi görmedim. Bir tek bu sene Sivas maçında çok sivrildi Barış. Bunun dışında tek ön libero + iki merkezi orta saha dizilişine şimdiden geçmemiz zor gibi çünkü malesef bizim ligimizin aşırı sertliği buna izin vermiyor. Bu sebeple pas trafiğimizi oturtana kadar, özellikle diğer mevkiler pas trafiği zaaflarını iyice atana kadar o sisteme geçmemiz zor. Çünkü sert ve basan rakiplere karşı top kaybı yaptığımız anda o tek ön liberolu (toure + Xavi + Iniesta) sistemde çok ters yakalanıyoruz. Bu sebeple takımın geri kalanı tıkır tıkır pas yapmaya alışana kadar iki tane defansif özellikleri ağırlıklı olan ama pas da yapabilen adamla oynamak zorundayız. Tek ön libero oynayacaksak Sarp'ın o canavar cinsinden her topa yetişen ve müdahale eden ön libero tanımına uymadığı için orada oynayacak adamın Topal veya daha iyi bir transfer olmasını ben de isterim. Ama o zamana kadar Sarp bu performansı ile orta sahadaki çift yönlü adamlar arasında en iyisi. Yanında Topal ve Elano ile oynarken de bu sorumluluğu taşıyabilecek kapasitede. Ondan formayı bence sadece çok formda bir Ayhan kapabilir.
Doğrudur, çok iyi oynadıktan sonra daha çok tepki almışsındır ama ben onlardan değilim. Sarp'ı sene başından beri beğeniyorum ve giderek daha çok kendini gösterdi, üstüne koydu. Birkaç maç kötü oynaması gözümde düşürmez artık değerini, ancak formdan düşerse yeniden form tutana kadar yedek bekleyebilir, bu herkes için geçerli. Yani sen de beni o günlük savunuculardan zannederek ciddiye almamazlık etme.
Saygılar...
Mustafa Sarp düzgün pozisyon alabiliyor mu ? Bence alamıyor. Hem top bizdeyken hem de rakipteyken incelersek... Bi kere orta sahanın en gerisindeki adamsın. Önünde topla oynayan adam sıkışınca sana dönebilmeli. Ama sana döndüğünde ve topu ayağına aldığında bulunduğun yerden yine ileri doğru elverişli bir pas atıcak açıda olmalısın. Mustafa Sarp bunu kesinlikle beceremiyor, pas trafiğine katkı yapabilen bir adam malesef değil. Biraz bu açıdan Maldonado'ya benzetiyorum. Çok top kaptırmıyor ama faydalı paslar da atamıyor.
Şu yorumlar bence Mustafa Sarp'a çok büyük haksızlık. Adam dünyanın en teknik, en iyi pas yapanı, her pası dikine olumlu ve yaratıcı kullanan bir adam elbette değil. Ancak, birçok farklı haksızlık yapmışsınız. Mustafa Sarp bizde oynadığı maçların büyük çoğunluğunda "orta sahanın en gerisindeki adam" olmadı. Sadece sene başındaki maçlarda orta alanda Arda ve Ayhan'la beraber oynarken en gerideki adamdı, ki bu aylardır olmuyor, o zamanlarda da dediğiniz gibi az geride doğru yerde pozisyon alıyordu ve görevini yerine getiriyordu. Topal'la oynadığı maçlarda Topal geride kalma görevini üstlendi (hem 2+1 hem 1+2'li orta saha dizilişlerinde). En gerideki adam değilken de geride pozisyon almasını beklemeyezsiniz. Çünkü pas trafiğinde alacağı pozisyon daha ileride olmalıdır. Bunun dışında Mustafa Sarp top bizde iken takımda en hareketli olan ve top isteyen, sorumluluk alan isim. Pas trafiğine de bu sene takımdaki herkesten çok katkı verdi. "Çok top kaybetmiyor ama faydalı paslar da atamıyor" eleştirisi ise çok acımasız çünkü bizim takımın şu anda önceliği fazla top kaybı yapmamak ve pas trafiğini zamanla oturtmak çünkü kaybettiğimiz her top kalemize pozisyon ve oyundan düşme olarak geri dönüyor. Bu sebeple Sarp hayet bilinçli şekilde basit oynamaya çalışıyor, gereksiz risk almıyor, daha garanti paslarla oyun kurmamıza yardımcı oluyor, riskli pasları da daha yaratıcı ve çabuk oyuncuların atması kadar doğal birşey olamaz. Onun dışında kendisinden beklenmeyen pasları attığı ve hatta vücut çalımları ile oyunu açtığı, takımı rahatlattığı, ters kanada uzun veya kısa toplar attığı da sık sık görülüyor. Yani basit şekilde etkili oynamayı da başardığını ben net olarak görüyorum. Arada sırada atılabilecek etkili pasları at(a)madığı doğru ama o kadarı da olacak, zaman zaman Xavi'ye bile "ah oraya atsaydın!" dediğim(iz) oluyor TV başında. Sarp'ın ondan biraz daha fazla yapması da normal artık.
Defansif manada ataklarda nasıl beceriyor bilmiyorum ama bir çok kez topun arkasında kalmıyor. Yani iki pasla yerini kaybediyor. Topa müdahaleleri zayıf. Sert değil. Orta sahada mesela bir Barış gibi yıldırıcı değil. Defansif ikili mücadeleleri kazanma oranı zayıf. Suat kısa bir adamdı ama güçlüydü. Yere sağlam basıyordu. Kimse yanından geçip gidemiyordu. Topu kapamasa da, topa müdahale edemese de mutlaka rakibi bozuyordu. Mustafa bu açıdan kesinlikle sınıfta kalır.
İki pasla yerini kaybettiğine falan katılmıyorum. Topa müdahalelerinde zaman zaman biraz ağır kaldığı doğru, cüsseli bir adam ve refleksleri çok çabuk değil, yani dönüşleri, ayak uzatışları pek çabuk değil, çok çevik değil yani. Yine de güçlü ve fiziği yerinde olduğu için çok top kazanıyor. Omuz omuzaları kazanıyor. Ayrıca müdahaleleri ağır olsa da koşusu ağır değil, bu sebeple geriye dönüşleri çabuk, bir şekilde geçildikten sonra yeniden pozisyon alışı çabuk. Kazandığı topları da çabuk ayağından çıkarmak konusunda biraz kendini geliştirirse daha iyi olacak ama o konuda da çok aman aman eksik değil. Orada da çeviklik problem yaratıyor zaten, çünkü top ayağına hazır gelmeyince, rakiple arasında sekerken falan ani hareketlerle topu kontrolü altına almak veya arkadaşına dürtüvermek çeviklik istiyor. Tabi, tekrar söylüyorum bu öyle çok zayıf olduğu bir konu değil, sadece geliştirebileceği ve diğerleri kadar iyi olmayan bir özelliği.
Bir ön libero takımı atağa kaldırabilmeli. Sezon başından beri topla oynamada sıkıntı çekmemesine rağmen bu manada çok başarısız. Zaten istediğimiz oyunu oynayamamamızın en büyük sebebi belki de bu.
Takımı atağa kaldırabilmeli. Ancak oynadığı maçlarda öncelikli görevi pek bu olmadı. Topal-Barış-Sarp üçlüsünde oynarken bu görevi ciddi şekilde üstlendi ve başarılı oldu. Hızlı şekilde kontratak başlatmakta zayıf olduğuna katılabilirim ama genel olarak olgun atak başlatmak konusunda çok başarılı, yukarıda dediğim gibi basit ama doğru paslarla risk almadan, oyunu açıyor, atağı olgunlaştırıyor, bol pas isteyerek hereketli oynayarak da sorumluluk alıyor. Çok yaratıcı değil tabi ama bu zaten ondan çok da beklenen birşey değil.
Devamlılık dersek evet istikrar sahibi bir görüntü çizdi Galatasaray'da ama kastettiğim şey bu değil. Oyun içi konsantrasyon. Maç içinde konsantrasyon kaybı yaşıyor. Belki de topun arkasında kalamama ve kötü pozisyon alma sebebini bunla açıklayabiliriz. Bu da takımın direncini düşürüyor. Konsantrasyonunu kaybetiği 5-10 dakika bize maçı kaybettirir.
Bunu hiç anlayamadım. Ben 5-10 dakika oyundan düştüğüne falan hiç şahit olmadım. Fazla pozisyon kaybettiğine falan katılmadığı zaten söyledim, nasıl aynı maçlardan bu kadar farklı yorum çıkartabiliyoruz şaşıyorum. Topun arkasında kalamadığı belli anlarda da konumunu kısa sürede yeniden alıyor bence ve defansif ön libero olduğu dönemlerde de topun arkasında gayet kalmıştı. Şimdi daha ofansif görevler de üstlenirken arada alanını biraz kaybedebilir tabi ama olacak bunlar, takım çok top kaybı da yapıyor bazı maçlarda.
Bir arkadaş demiş ki Barışı beğeniyor Batu Han'ın görüşlerini ciddiye almayın. Barış'ı beğenmiyorum. Ama eldeki oyuncular içinden bir seçim yapacaksak ön liberoda iyi performans gösterebilir diye düşünüyorum. Tamam oyuna pozitif anlamda katkısı az. Ama özellikle geçen sezon ön libero oynadığı maçlarda defansif olarak çok iyi performans sergiledi. Çok iyi pozisyon alıyor, orta sahaya direnç katıyor, alman disiplini almış bir şekilde. Rakibi bozuyor. Takımın dinamizmini arttırıyor ve onun orta saha değil ama ön libero oynadığı maçlara dikkat edin takımı bir şekilde ileri çıkarıyor. Baskıyı daha önde kuruyoruz. Bence Mustafa Sarp gibi herşeyi biraz yapan ama her yönden de takımı biraz eksik bırakan bir adam yerine Barış gibi en azından defansı sağlam bir adam koyarsanız maç içinde eksik kaldığınız yönünüz azalır. Barış'ın Elano varken mevki olarak ön libero değil de orta saha oynamasına karşıyım. Yani Mehmet, Mustafa, Barış gibi bir orta saha saçma olur ama ön libero olarak Barış bence bu açıdan pekala Mustafa Sarp yerine düşünülebilir. Böylece Mustafa Sarp'ın eksiğini yanına Mehmet Topal ve Ayhan yada Barış'ı koyarak kapamak zorunda kalmazsınız. Her şeyden önce çift ön libero oynamaya mecbur kalmaz takım. Sırf bu yüzden bence çift ön libero oynuyoruz. Bu da takımı maç içinde daha etkisiz bir görüntüye büründürüyor. Rijkaard'ın sistemi diyenler olacaktır çift ön liberoya. Rijkaard Barca'da hep tek ön libero kullandı. Hiç bir zaman Motta, Marquez, Xavi gibi bir üçlü çıkarmadı sahaya. Henüz İniesta'nın genç yetenek olduğu dönemde Deco, Xavi ve Marquez takımın flaş kadrosuydu. İşte orda adamın elinde Mustafa Sarp değil Marquez vardı. Bu nedenle Elano'nun, Kewell'ın, Arda'nın, Keita'nın, Baros'un olduğu bir takımda modern futbolun en önemli mevkisi olan ön liberoda Mustafa Sarp'ı Galatasaray'a yakıştıramıyorum. Bence önümüzdeki sezon bomba transfer yapıcaksan bu ön liberoya olmalı. Bakın Linderoth iyileşse bu takımın çehresi nasıl değişir görürüz. Bize lazım olan çok ama çok kaliteli bir ön liberodur. Şimdi önümüzdeki sezon beni eleştiren arkadaşlar ön libero olarak Mustafa Sarp'ı mı yoksa Flamini gibi bir adamı mı görmek ister? Hepimiz mükemmel kadrosuna rağmen Makalele gidince yerini dolduramayan Real'in nasıl çuvalladığını hatırlıyoruz. O dönem Gravesen'i almışlardı. İyi bir oyuncu olmasına rağmen o bile yetmemişti Real'e. Şimdi bence kaliteli kadromuza rağmen biz de aynı sendromu yaşıyoruz. Fakat önümüzdeki sezon düşünülcek şeyler bunlar. Bu sezon için eldeki kadroyla Barış'ı tek ön libero oynatıp önünde iki orta saha oyuncusu oynatmak çözüm olabilir. Bunlardan biri Elano olmak kaydıyla...
Barış'ı ben de insanlar kadar beğenmiyor değilim. Barış'ı Hamit'in çok ham haline benzettiğimi hep söylerim hatta ve form durumuna göre tercihler değişebilir ancak Mustafa Sarp şu anki performansı ile bir hayli üst düzey görüntü çiziyor bence ve Barış'ı hiç bu kadar iyi görmedim. Bir tek bu sene Sivas maçında çok sivrildi Barış. Bunun dışında tek ön libero + iki merkezi orta saha dizilişine şimdiden geçmemiz zor gibi çünkü malesef bizim ligimizin aşırı sertliği buna izin vermiyor. Bu sebeple pas trafiğimizi oturtana kadar, özellikle diğer mevkiler pas trafiği zaaflarını iyice atana kadar o sisteme geçmemiz zor. Çünkü sert ve basan rakiplere karşı top kaybı yaptığımız anda o tek ön liberolu (toure + Xavi + Iniesta) sistemde çok ters yakalanıyoruz. Bu sebeple takımın geri kalanı tıkır tıkır pas yapmaya alışana kadar iki tane defansif özellikleri ağırlıklı olan ama pas da yapabilen adamla oynamak zorundayız. Tek ön libero oynayacaksak Sarp'ın o canavar cinsinden her topa yetişen ve müdahale eden ön libero tanımına uymadığı için orada oynayacak adamın Topal veya daha iyi bir transfer olmasını ben de isterim. Ama o zamana kadar Sarp bu performansı ile orta sahadaki çift yönlü adamlar arasında en iyisi. Yanında Topal ve Elano ile oynarken de bu sorumluluğu taşıyabilecek kapasitede. Ondan formayı bence sadece çok formda bir Ayhan kapabilir.
Mustafa Sarp'ın sezon içinde belki de en iyi oynadığı maçtan sonra bunları söyledim. Hatta maç içinde spektekuler bir çalım falan attı. O yüzden bu arkadaşı ciddiye almayın gibi saçma sapan eleştirilerin olması doğal ama Mustafa Sarp'ın kötü oynadığı maçlardan sonra görmek isterim aynı kararlılığı ve güveni.
Doğrudur, çok iyi oynadıktan sonra daha çok tepki almışsındır ama ben onlardan değilim. Sarp'ı sene başından beri beğeniyorum ve giderek daha çok kendini gösterdi, üstüne koydu. Birkaç maç kötü oynaması gözümde düşürmez artık değerini, ancak formdan düşerse yeniden form tutana kadar yedek bekleyebilir, bu herkes için geçerli. Yani sen de beni o günlük savunuculardan zannederek ciddiye almamazlık etme.
Saygılar...