1990 senesinden beri her derbiyi izlemiş biri olarak öngörüm yenileceğimiz yönünde. Çünkü o tarihten beri sadece 2 kez (1993-1999) kazanabildik. Yani bu da yüzde 4'lük bir galibiyet yüzdesine tekabül ediyor aşağı yukarı.
Bu derbilerde Galatasaray 2 farklı tipte sahaya çıkar.
1- Normal sezon performansından oldukça geride. Adeta amatör bir takım edasında sahaya çıkan, atmosferden aşırı derecede etkilenen ve maç boyu sahada elleri ayaklarına dolaşan, ne yaptığını bilmez 11 tane adamın oynadığı Galatasaray.
2- Maç boyunca iyi oynayan, istekli, baskılı, oyun kontrolünü elinde tutan ve kazanmaya yakın Galatasaray.
Son yıllarda ağırlıklı olarak 1. durumdaki Galatasaray'ı izliyoruz derbilerde ve pısırık ötesi oynayıp sonunda kaybeden taraf oluyor. Bu Galatasaray'a en güzel örnek 2006 yılındaki 4-0'lık yenilgiye uğrayan ve sahada hiçbir varlık gösteremeyen hatta daha büyük hezimetten kurtulan takımı verebiliriz. Aynı şekilde turuncu formayla çıkıp öne geçmemize rağmen dağılıp 4-1 yenildiğimiz, mor menekşe şarkısının iz bıraktığı ve 3-1 kaybettiğimiz maç da bu kategoriye girer. Bu tarz oynayan Galatasaray'ın bir özelliği de şanslı olmasıdır. Çünkü o kadar kötü oynadığı maçlarda yeni bir 6-0'lık hezimet yaşamayıp 2-3 farklı yenilgiler alarak sahadan ayrılabilmiştir. Özellikle 4-0'lık maç 10-0 bitse kimse şaşırmazdı.
2. tipteki Galatasaray ise özellikle 90'ların ortalarından 2000'lerin başlarına kadar vardı. Fb maçlarında gerçekten çok iyi oynayıp, galibiyeti hak eden taraf olmasına rağmen ya basit bir golle kaybeder, ya da berabere kalırdı. Buna en son verilecek örnek 2012 yılındaki 2-2 biten ve son dakikada direğe takılan takımdı. Aynı şekilde 2006 yılındaki bir kupa maçında da çok baskılı oynayıp son dakikada Alex'in frikiğiyle kaybetmiştik. 90'lı yıllarda çoğu maçta üstün oynayan ama bir şekilde kaybeden de bizdik. Bu tarz oynayan Galatasaray'ın da en büyük özelliği şanssız olmasıydı.
Bu sezon hatta son 3 sezonda oynadığı tüm büyük maçları kaybeden hem de kötü oynayarak ve ezilerek kaybeden Galatasaray'ın bu hafta da kazanamayacağını düşünüyorum. Zaten bjk'den 3, fb'den 6 puan önde gitmek de bunu tetikler nitelikte. Zira Türkiye'de puan farkı açıksa genelde bir şekilde geride olan takım kazanır ki öndeki kopmasın diye. Yine de Aykut Kocaman ve Fatih Terim faktörünü de göz önünde bulundurursak baskılı oynayan bir Galatasaray izleyebiliriz. Şanssızlık yaşamadığımız bir akşam olursa ve Gomis de bitirici bir gününde olabilirse kazanabiliriz ama bana pek öyle gelmiyor. Selçuk-Donk orta sahasıyla Kadıköy bizi boğar gibi duruyor.
Tahminim: 2-1 fb