Daha açıklayıcı anlatayım. Ben 40 yaşında ve futbolla ilgisiz olsaydım. Seninde o günleri sana ayrıntılı anlatacak biriyle mesai paylaşmış olsaydın, yada yazılı kaynaklar olsaydıda (maalesef yok) okumuş olsaydın. Bendende daha iyi bilirdin. Söylediğim şu. Fikir sanı ile oluşmaz. Bilgi ile oluşur. Tarihi konularda da bilgi sahibi değilse tabiki yorumlayamaz. Fakat bilgi sahibi olmak için illa yaşamakta gerekmez. Sen sanıyorum dedinya. Sen sanma ben sana anlatayım Hakan'ı dedim. Bunda gocunacak birşey yok.
Başkaları ne için savunuyor Burak'ı bilemem. (Yerli, yersiz sebepleri olabilir) Fakat ben neden savunuyormuş gibi durduğumu söyleyim. Savunmakta onu eleştirmediğim anlamına gelmesin. Teknik eksikliklerini görüyor ve yazıyorum bunlarıda. Savunuyor gibi duruyorum çünkü haksız eleştiriler (eleştiri sayılmaz gerçi boş laf) çok fazla. Haksız övgüler yapanın yanındada karşısında gibi dururum. Söylenenlerin çoğunda neye dayanarak boş olduklarını düşünüyorum onuda söyleyim.
1. Futboldan biraz anlarım. 2. Hangi konu olursa olsun duygudan uzak rasyonel düşünürüm. 3. Futbol kulubü hem bir sportif faaliyettir. Hemde bir ticari faaliyettir. Ve benim her ikisine aitte fazlasıyla tecrübem var. Bu sadece olay yaşamışlıkla ilgili olmuyor. Yaşadıklarından neler alabildiğinle ilgili. 4. İnsan psikolojisi, tarih, sosyoloji ... gibi konuların meraklısıyım. Bunların bana kazandırdığı bilgi yapılan eleştiriler ile ilgili gerçek nedenleri analiz etmemi sağlıyor..... Falan filan filan.
Şimdi bunları örneklendireyim. Bahsettin ya yerli ayrımı. İşte ben onu tarihten biliyorum. Osmanlı son dönemi aydınlarının düştüğü vahim durumu. Burdaki ergenlerin (mecaz, akıl) çoğunun kişiliğindeki o tümörü yakalıyorum yazdıklarından. Ticari faaliyet dedim ya. Benim gönlüm olsun diye her sene kulübümün 50 milyon dolar zarar etmesini istemem. Maliyet-fayda açısından bakarım olaylara. Tecrübe dedimya. Futbol öyle enteresan bir oyunki hiçbir iş koluna benzemiyor. Yatırımın karşılığını alma oranının belirsizliğinin bu kadar yüksek olduğu hiçbir sektör yok. Bunun ötesi bildiğin kumar yani. Onun için adı Burak değil isterse Michael olsun. Oturmuş düzeni değiştirerek iyileştirmeye karşılık. Yıkıp yeni maceraya girmeye çok temkinli bakarım işler fena gitmiyorken. vb. onlarca nedenden dolayı söylenenlerin çoğunun akılsız, mantıksız, bilgisiz, öngörüsüz, yararsız olduğunu görüyorum. İşte bu kadar irrasyonel çöplüğün karşısında bende savunuyormuşum gibi duruyor, yada savunmak zorunda kalıyorum. Dediğin özellikler açısından Burak skora muazzam katkısı olan, oyuna fazla katkısı olmayan bir oyuncu bana göre. Hangisi önemli. İkiside önemli. Ama oyun daha önemli bizim gibi takımlar için.
Bizler daha eleştirinin amacına vakıf değiliz. Eleştiri kişi kendini düzeltsin diye yapılır. Adam gitsin diye yapılan kampanyaları millet eleştiri sanıyor. Onun eleştirisi Burak'a değil. Teknik ve idari yönetime yapılır. Oda kadroda tutacağı oyuncularla ilgili kararlarını düzeltsin diye.