#17 Burak Yılmaz

13-14 olamamızın sebebleri; Ocak ayında Riera,Amrabat'ın yollanıp Ontivero,Hajrovic,Veysel vs. alınmasıdır. Drogba, Karabük maçından sonra Mancini ile tartıştı ve sakatım bahanesiyle oynamadı. Deplasmanda maç kazanamadık vs.

Ayrıca sadece Burak mı gol kaçırdı Sneijder,Umut,Ligin ilk yarısı Bruma vs. Burak'ı sevmiyorum dersin de koca 1 sezonu bir oyuncuya yüklemek nedir?

Sneijder 1 kaçırdıysa Burak 5 kaçırdı.Herkes insan gol kaçırabilir.Burak'ın kaçırdıklarının bunla alakası yok,tamamen kendi yeteneksizliği.
 
Yerine daha iyisi alınabiliyorsa gidecek abi.2013-2014'te şampiyon olamadıysak tek sebebi Burak'ın kaçırdığı saçma sapan pozisyonlardır.Hakan Şükür'le Burak'ın bir olduğunu düşünmüyorum.Burak,Hakan Şükür'ün oynadığı dönemlerde oynayabilir miydi hiç sanmıyorum.

Hakan Şükür bize geldiğinde sen 5 yaşındaymışın. Onun için san ile iş yapma zaten. Ben söyleyim sana. Burak'ı bugünkü haliyle koy 92-93 sezonuna, oynama ne zaten uçmuştukta. 1 kat daha uçururdu. Burak'ın kaçırdıklarını sen dert ettiysen, Hakan'da kanser olurdun, kanser. Hakan birde psikolojik problemleri (kendine güvensiz) olan biriydi. Benimde tanıdığım İstanbul Eczacılık'tan bir kızla ilk evliliği var. Tam madara Türkiye'ye. Kız öldü sonra. Kendi anlattığı meşhur bir hikayesi vardır. Milli maçta iken bu baya kaçırıyor. Kaçırdıkça morali bozuluyor. Bozuldukça dahada kaçırıyor. Kaçırdıkça kenara geliyor. F.Terim'e hocam beni oyundan al diye. Hocada bunu tanıdığı için çıkarsa dibe vuracak iyi bir taktik yapıyor. İstersen 100 tane kaçır. Asla çıkarmayacağım diyor. Onun biraz mecburiyetiyle sonradan bir daha atıyor. Hakan kafada 100 üzerinden 100, ayakta 100 üzerinden 30'du gol vuruşlarında ilk başlarda. Haftalar geçer gol atamaz. Türkiye'de Hakan'a moral programları yapılırdı. Safting'in sezonu Kocaelinden Saffet'i getirdi. Saffet atıyor. Bunun morali bozuluyor, kaçırıyor. Saffet atıyor, bu kaçırıyor. Fakat hakkını yemeyelim. Çok çalışırdı. 90'larda ben üniversitede iken antremanlara çok giderdim. Ben futbola onun kadar emek veren birini daha görmedim.

Hakan ile Burak tabiki bir değil. Hakan'nın oyuna katkısı çok fazla idi. Burak'ın sadece skora katkısı oluyor. Fakat bu bizim elimizdeki imkanı ve değeri çöpe atmak için geçerli bir neden değil. Versin biri 15 milyon dolar. Gitsin. Hiç dert etmem. Yada yerine daha iyisini alabiliyorsan. Gitsin. Fakat 3-5 akılsız ergen kısakanacak diye. Elimizdeki oyuncuyu göndereceğiz. Yok öyle yağma.
 
Hakan Şükür bize geldiğinde sen 5 yaşındaymışın. Onun için san ile iş yapma zaten. Ben söyleyim sana. Burak'ı bugünkü haliyle koy 92-93 sezonuna, oynama ne zaten uçmuştukta. 1 kat daha uçururdu. Burak'ın kaçırdıklarını sen dert ettiysen, Hakan'da kanser olurdun, kanser. Hakan birde psikolojik problemleri (kendine güvensiz) olan biriydi. Benimde tanıdığım İstanbul Eczacılık'tan bir kızla ilk evliliği var. Tam madara Türkiye'ye. Kız öldü sonra. Kendi anlattığı meşhur bir hikayesi vardır. Milli maçta iken bu baya kaçırıyor. Kaçırdıkça morali bozuluyor. Bozuldukça dahada kaçırıyor. Kaçırdıkça kenara geliyor. F.Terim'e hocam beni oyundan al diye. Hocada bunu tanıdığı için çıkarsa dibe vuracak iyi bir taktik yapıyor. İstersen 100 tane kaçır. Asla çıkarmayacağım diyor. Onun biraz mecburiyetiyle sonradan bir daha atıyor. Hakan kafada 100 üzerinden 100, ayakta 100 üzerinden 30'du gol vuruşlarında ilk başlarda. Haftalar geçer gol atamaz. Türkiye'de Hakan'a moral programları yapılırdı. Safting'in sezonu Kocaelinden Saffet'i getirdi. Saffet atıyor. Bunun morali bozuluyor, kaçırıyor. Saffet atıyor, bu kaçırıyor. Fakat hakkını yemeyelim. Çok çalışırdı. 90'larda ben üniversitede iken antremanlara çok giderdim. Ben futbola onun kadar emek veren birini daha görmedim.

Hakan ile Burak tabiki bir değil. Hakan'nın oyuna katkısı çok fazla idi. Burak'ın sadece skora katkısı oluyor. Fakat bu bizim elimizdeki imkanı ve değeri çöpe atmak için geçerli bir neden değil. Versin biri 15 milyon dolar. Gitsin. Hiç dert etmem. Yada yerine daha iyisini alabiliyorsan. Gitsin. Fakat 3-5 akılsız ergen kısakanacak diye. Elimizdeki oyuncuyu göndereceğiz. Yok öyle yağma.

Yaş ne alaka,kimse yorum yapmasın hiçbir şeye o zaman.

Kimse 15 milyon Euro veya Dolar vermez Burak'a.Birbirimizi kandırmanın anlamı yok.Senin bahsettiğin yerli düşmanlığıvari şeylere katılıyorum amacım tabi ki o değil ama bu adam da yetersiz bu da apaçık bir gerçek.Gol atmayı tek kıstas olarak alacaksak golcü dediğin Jardel gibi olur,adamın oyuna katkısı yoktu neredeyse ama çok nadir kaçırırdı.Bu beyefendi böyle mi?
 
medyanın gazına gelen insanlar futboldan anlamıyor. Sosyal medya çıkınca iyice arttı bu sayı.

Bu sosyal medya ile pek ilgili değil. Daha önemli 2 nedeni var. Birincisi bizim eğitim ve insan kalitemiz her geçen gün düşüyor. (Yılmaz Özdil'in 2 gün önceki yazısını tavsiye ederiim bu bağlamda) İkincisi bu futbol oyunları varya. Altyapısız genç neslimiz futbolu oyundaki kadar basit birşey sanıyor. Bu durum futbol yönetiminde dahada büyük sorun oluşturuyor.
 
Hakan Şükür nere Burak Yılmaz nere.Burak takım varsa varlığını sürdürür,takım yoksa ha 11 kişi çıkmışsın ha 10 kişi.Adam 16 gol atmış ve o golllere minnet duymamızı istiyorlar.
Siz daha tüm orta saha-defansı değiştirin gol yiyoruz diye..Savunma en uçtan başlar.En uçtaki adamın topu 2 saniye tutamıyorsa her maç tonca pozisyon vermeye mecbursun.Muslera bazen hepsini kurtarır bazen de 4 gol yer.Yahu son 4-5 hafta adam stresten bayılacaktı nerdeyse.
Sadece bu forumda değil,şikecilerin forumunda yerli oyuncular o kadar övülüyorki bilmesem milli takım gelene gidene çakıyor sanacağım.
İşe bak ya adam 16-18 gol atacak diye takım oyunun içine edilecek bir de o 16 gole minnet duyacağız.
 
İçimde kötü bir his var bu sezon burak yüzünden kadro şekillenmeyip zor anlar yasıyacagız gibi.
 
Yaş ne alaka,kimse yorum yapmasın hiçbir şeye o zaman.

Kimse 15 milyon Euro veya Dolar vermez Burak'a.Birbirimizi kandırmanın anlamı yok.Senin bahsettiğin yerli düşmanlığıvari şeylere katılıyorum amacım tabi ki o değil ama bu adam da yetersiz bu da apaçık bir gerçek.Gol atmayı tek kıstas olarak alacaksak golcü dediğin Jardel gibi olur,adamın oyuna katkısı yoktu neredeyse ama çok nadir kaçırırdı.Bu beyefendi böyle mi?

Yaş şu alaka. Ben 70'li yıllar için yorum yapamam. Bundanda hiç gocunmam. Çünkü ne yaşadım. Nede ayrıntılı dinledim kimseden. Sanı ile düşünce olmaz. Yaş işte bu alaka. Gol atmak tek kıstas değil tabiki. Zaten öyle olmasa. Burak çok başka yerlerde olurdu bugün. Jardel 18 içinden tek vuruş kaçırmazdı Tanju gibi ama topu ayağına versen 2 metre süremezdide. 18 içinde topa ayağına gelene kadar topada dokunduğuda pek görülmemiştir. Yeni basit yaklaşıyorsun. Fakat konu o kadar basit değil. 2 türlü oyuncu yok forvette.

Bu beyefendinin asla yapamayacağı şeyler var bu saatten sonra. Fakat artı yapabilecekleride var. Mesela hep golü düşünerek oynamasa. Oyunada katkısı olur. Fiziği, gücü, kondüsyonu müsait. Tekniğide müsait. Hocanın forvet arkası oynattığı birkaç maçta bunu gösterdi. Bu sadece Burak ile olacak birşey değil. Bunu yapacakta, yaptıracakta antrenör.
 
Yaş şu alaka. Ben 70'li yıllar için yorum yapamam. Bundanda hiç gocunmam. Çünkü ne yaşadım. Nede ayrıntılı dinledim kimseden. Sanı ile düşünce olmaz. Yaş işte bu alaka. Gol atmak tek kıstas değil tabiki. Zaten öyle olmasa. Burak çok başka yerlerde olurdu bugün. Jardel 18 içinden tek vuruş kaçırmazdı Tanju gibi ama topu ayağına versen 2 metre süremezdide. 18 içinde topa ayağına gelene kadar topada dokunduğuda pek görülmemiştir. Yeni basit yaklaşıyorsun. Fakat konu o kadar basit değil. 2 türlü oyuncu yok forvette.

Bu beyefendinin asla yapamayacağı şeyler var bu saatten sonra. Fakat artı yapabilecekleride var. Mesela hep golü düşünerek oynamasa. Oyunada katkısı olur. Fiziği, gücü, kondüsyonu müsait. Tekniğide müsait. Hocanın forvet arkası oynattığı birkaç maçta bunu gösterdi. Bu sadece Burak ile olacak birşey değil. Bunu yapacakta, yaptıracakta antrenör.

Çok bilmişlik yapmak başka şey yorum yapmak başka şey.

Basit yaklaşıyorum çünkü Burak'a uygun yorum yapıyorum.
 
Çok bilmişlik yapmak başka şey yorum yapmak başka şey.

Basit yaklaşıyorum çünkü Burak'a uygun yorum yapıyorum.

Yazdıklarım yorum değildi. Benim jenerasyonumun yaşadığı senin jenerasyonunun yaşamadığı anılardı. Bundan alınacak birşey yok ancak alınıyorsanda senin problemin. Burak'a uygun yorum yapmıyorsunda öyle yapıyorsun diyelim. Sorun şu burda olgu futbol, sen futbol'a uygun yorum yapmıyorsun. Kendine uygun yorum yapıyorsun.
 
Yazdıklarım yorum değildi. Benim jenerasyonumun yaşadığı senin jenerasyonunun yaşamadığı anılardı. Bundan alınacak birşey yok ancak alınıyorsanda senin problemin. Burak'a uygun yorum yapmıyorsunda öyle yapıyorsun diyelim. Sorun şu burda olgu futbol, sen futbol'a uygun yorum yapmıyorsun. Kendine uygun yorum yapıyorsun.

Bir kere jenerasyon konusu 40 yaşındaymışsın dolayısı ile senden daha iyi bilemem bunda haklısın,ama bu hiçbir şey söylemeyeceğim karşında sus pus oturacağım anlamına asla gelmez.Öyle olsa kimse tarihi konuları yorumlayamaz bu mantıkla.

Kendime uygun yorum yapmıyorum,gol atıyor diye savunulmuyor mu Burak?Savunulduğu temel dayanak bu değil mi?Ben de ona göre yorum yapıyorum işte.

Forvet arkası konusuna kesinlikle katılmıyorum.Hangi vasfa sahip diyeceğim yukarıda yazdım diyeceksin.Fiziği yeterli olabilir ama tekniği de oyun zekası da buna müsait değil.
 
Son düzenleme:
Bir kere jenerasyon konusu 40 yaşındaymışsın dolayısı ile senden daha iyi bilemem bunda haklısın,ama bu hiçbir şey söylemeyeceğim karşında sus pus oturacağım anlamına asla gelmez.Öyle olsa kimse tarihi konuları yorumlayamaz bu mantıkla.

Kendime uygun yorum yapmıyorum,gol atıyor diye savunulmuyor mu Burak?Savunulduğu temel dayanak bu değil mi?Ben de ona göre yorum yapıyorum işte.

Daha açıklayıcı anlatayım. Ben 40 yaşında ve futbolla ilgisiz olsaydım. Seninde o günleri sana ayrıntılı anlatacak biriyle mesai paylaşmış olsaydın, yada yazılı kaynaklar olsaydıda (maalesef yok) okumuş olsaydın. Bendende daha iyi bilirdin. Söylediğim şu. Fikir sanı ile oluşmaz. Bilgi ile oluşur. Tarihi konularda da bilgi sahibi değilse tabiki yorumlayamaz. Fakat bilgi sahibi olmak için illa yaşamakta gerekmez. Sen sanıyorum dedinya. Sen sanma ben sana anlatayım Hakan'ı dedim. Bunda gocunacak birşey yok.

Başkaları ne için savunuyor Burak'ı bilemem. (Yerli, yersiz sebepleri olabilir) Fakat ben neden savunuyormuş gibi durduğumu söyleyim. Savunmakta onu eleştirmediğim anlamına gelmesin. Teknik eksikliklerini görüyor ve yazıyorum bunlarıda. Savunuyor gibi duruyorum çünkü haksız eleştiriler (eleştiri sayılmaz gerçi boş laf) çok fazla. Haksız övgüler yapanın yanındada karşısında gibi dururum. Söylenenlerin çoğunda neye dayanarak boş olduklarını düşünüyorum onuda söyleyim.

1. Futboldan biraz anlarım. 2. Hangi konu olursa olsun duygudan uzak rasyonel düşünürüm. 3. Futbol kulubü hem bir sportif faaliyettir. Hemde bir ticari faaliyettir. Ve benim her ikisine aitte fazlasıyla tecrübem var. Bu sadece olay yaşamışlıkla ilgili olmuyor. Yaşadıklarından neler alabildiğinle ilgili. 4. İnsan psikolojisi, tarih, sosyoloji ... gibi konuların meraklısıyım. Bunların bana kazandırdığı bilgi yapılan eleştiriler ile ilgili gerçek nedenleri analiz etmemi sağlıyor..... Falan filan filan.

Şimdi bunları örneklendireyim. Bahsettin ya yerli ayrımı. İşte ben onu tarihten biliyorum. Osmanlı son dönemi aydınlarının düştüğü vahim durumu. Burdaki ergenlerin (mecaz, akıl) çoğunun kişiliğindeki o tümörü yakalıyorum yazdıklarından. Ticari faaliyet dedim ya. Benim gönlüm olsun diye her sene kulübümün 50 milyon dolar zarar etmesini istemem. Maliyet-fayda açısından bakarım olaylara. Tecrübe dedimya. Futbol öyle enteresan bir oyunki hiçbir iş koluna benzemiyor. Yatırımın karşılığını alma oranının belirsizliğinin bu kadar yüksek olduğu hiçbir sektör yok. Bunun ötesi bildiğin kumar yani. Onun için adı Burak değil isterse Michael olsun. Oturmuş düzeni değiştirerek iyileştirmeye karşılık. Yıkıp yeni maceraya girmeye çok temkinli bakarım işler fena gitmiyorken. vb. onlarca nedenden dolayı söylenenlerin çoğunun akılsız, mantıksız, bilgisiz, öngörüsüz, yararsız olduğunu görüyorum. İşte bu kadar irrasyonel çöplüğün karşısında bende savunuyormuşum gibi duruyor, yada savunmak zorunda kalıyorum. Dediğin özellikler açısından Burak skora muazzam katkısı olan, oyuna fazla katkısı olmayan bir oyuncu bana göre. Hangisi önemli. İkiside önemli. Ama oyun daha önemli bizim gibi takımlar için.

Bizler daha eleştirinin amacına vakıf değiliz. Eleştiri kişi kendini düzeltsin diye yapılır. Adam gitsin diye yapılan kampanyaları millet eleştiri sanıyor. Onun eleştirisi Burak'a değil. Teknik ve idari yönetime yapılır. Oda kadroda tutacağı oyuncularla ilgili kararlarını düzeltsin diye.
 
Yener kuşu


Sent from my iPhone using Tapatalk
 
Daha açıklayıcı anlatayım. Ben 40 yaşında ve futbolla ilgisiz olsaydım. Seninde o günleri sana ayrıntılı anlatacak biriyle mesai paylaşmış olsaydın, yada yazılı kaynaklar olsaydıda (maalesef yok) okumuş olsaydın. Bendende daha iyi bilirdin. Söylediğim şu. Fikir sanı ile oluşmaz. Bilgi ile oluşur. Tarihi konularda da bilgi sahibi değilse tabiki yorumlayamaz. Fakat bilgi sahibi olmak için illa yaşamakta gerekmez. Sen sanıyorum dedinya. Sen sanma ben sana anlatayım Hakan'ı dedim. Bunda gocunacak birşey yok.

Başkaları ne için savunuyor Burak'ı bilemem. (Yerli, yersiz sebepleri olabilir) Fakat ben neden savunuyormuş gibi durduğumu söyleyim. Savunmakta onu eleştirmediğim anlamına gelmesin. Teknik eksikliklerini görüyor ve yazıyorum bunlarıda. Savunuyor gibi duruyorum çünkü haksız eleştiriler (eleştiri sayılmaz gerçi boş laf) çok fazla. Haksız övgüler yapanın yanındada karşısında gibi dururum. Söylenenlerin çoğunda neye dayanarak boş olduklarını düşünüyorum onuda söyleyim.

1. Futboldan biraz anlarım. 2. Hangi konu olursa olsun duygudan uzak rasyonel düşünürüm. 3. Futbol kulubü hem bir sportif faaliyettir. Hemde bir ticari faaliyettir. Ve benim her ikisine aitte fazlasıyla tecrübem var. Bu sadece olay yaşamışlıkla ilgili olmuyor. Yaşadıklarından neler alabildiğinle ilgili. 4. İnsan psikolojisi, tarih, sosyoloji ... gibi konuların meraklısıyım. Bunların bana kazandırdığı bilgi yapılan eleştiriler ile ilgili gerçek nedenleri analiz etmemi sağlıyor..... Falan filan filan.

Şimdi bunları örneklendireyim. Bahsettin ya yerli ayrımı. İşte ben onu tarihten biliyorum. Osmanlı son dönemi aydınlarının düştüğü vahim durumu. Burdaki ergenlerin (mecaz, akıl) çoğunun kişiliğindeki o tümörü yakalıyorum yazdıklarından. Ticari faaliyet dedim ya. Benim gönlüm olsun diye her sene kulübümün 50 milyon dolar zarar etmesini istemem. Maliyet-fayda açısından bakarım olaylara. Tecrübe dedimya. Futbol öyle enteresan bir oyunki hiçbir iş koluna benzemiyor. Yatırımın karşılığını alma oranının belirsizliğinin bu kadar yüksek olduğu hiçbir sektör yok. Bunun ötesi bildiğin kumar yani. Onun için adı Burak değil isterse Michael olsun. Oturmuş düzeni değiştirerek iyileştirmeye karşılık. Yıkıp yeni maceraya girmeye çok temkinli bakarım işler fena gitmiyorken. vb. onlarca nedenden dolayı söylenenlerin çoğunun akılsız, mantıksız, bilgisiz, öngörüsüz, yararsız olduğunu görüyorum. İşte bu kadar irrasyonel çöplüğün karşısında bende savunuyormuşum gibi duruyor, yada savunmak zorunda kalıyorum. Dediğin özellikler açısından Burak skora muazzam katkısı olan, oyuna fazla katkısı olmayan bir oyuncu bana göre. Hangisi önemli. İkiside önemli. Ama oyun daha önemli bizim gibi takımlar için.

Bizler daha eleştirinin amacına vakıf değiliz. Eleştiri kişi kendini düzeltsin diye yapılır. Adam gitsin diye yapılan kampanyaları millet eleştiri sanıyor. Onun eleştirisi Burak'a değil. Teknik ve idari yönetime yapılır. Oda kadroda tutacağı oyuncularla ilgili kararlarını düzeltsin diye.

Yalnız Hakan Şükür'ün oynadığı dönem derken son dönemlerini,Galatasaray'ın büyük maddi krizde olduğu dönemi kastetmiştim orada.Torinolu Şaban dönemlerini değil. :D Bunu belirteyim,diğer dediklerine katılıyorum zaten.
 
Daha açıklayıcı anlatayım. Ben 40 yaşında ve futbolla ilgisiz olsaydım. Seninde o günleri sana ayrıntılı anlatacak biriyle mesai paylaşmış olsaydın, yada yazılı kaynaklar olsaydıda (maalesef yok) okumuş olsaydın. Bendende daha iyi bilirdin. Söylediğim şu. Fikir sanı ile oluşmaz. Bilgi ile oluşur. Tarihi konularda da bilgi sahibi değilse tabiki yorumlayamaz. Fakat bilgi sahibi olmak için illa yaşamakta gerekmez. Sen sanıyorum dedinya. Sen sanma ben sana anlatayım Hakan'ı dedim. Bunda gocunacak birşey yok.

Başkaları ne için savunuyor Burak'ı bilemem. (Yerli, yersiz sebepleri olabilir) Fakat ben neden savunuyormuş gibi durduğumu söyleyim. Savunmakta onu eleştirmediğim anlamına gelmesin. Teknik eksikliklerini görüyor ve yazıyorum bunlarıda. Savunuyor gibi duruyorum çünkü haksız eleştiriler (eleştiri sayılmaz gerçi boş laf) çok fazla. Haksız övgüler yapanın yanındada karşısında gibi dururum. Söylenenlerin çoğunda neye dayanarak boş olduklarını düşünüyorum onuda söyleyim.

1. Futboldan biraz anlarım. 2. Hangi konu olursa olsun duygudan uzak rasyonel düşünürüm. 3. Futbol kulubü hem bir sportif faaliyettir. Hemde bir ticari faaliyettir. Ve benim her ikisine aitte fazlasıyla tecrübem var. Bu sadece olay yaşamışlıkla ilgili olmuyor. Yaşadıklarından neler alabildiğinle ilgili. 4. İnsan psikolojisi, tarih, sosyoloji ... gibi konuların meraklısıyım. Bunların bana kazandırdığı bilgi yapılan eleştiriler ile ilgili gerçek nedenleri analiz etmemi sağlıyor..... Falan filan filan.

Şimdi bunları örneklendireyim. Bahsettin ya yerli ayrımı. İşte ben onu tarihten biliyorum. Osmanlı son dönemi aydınlarının düştüğü vahim durumu. Burdaki ergenlerin (mecaz, akıl) çoğunun kişiliğindeki o tümörü yakalıyorum yazdıklarından. Ticari faaliyet dedim ya. Benim gönlüm olsun diye her sene kulübümün 50 milyon dolar zarar etmesini istemem. Maliyet-fayda açısından bakarım olaylara. Tecrübe dedimya. Futbol öyle enteresan bir oyunki hiçbir iş koluna benzemiyor. Yatırımın karşılığını alma oranının belirsizliğinin bu kadar yüksek olduğu hiçbir sektör yok. Bunun ötesi bildiğin kumar yani. Onun için adı Burak değil isterse Michael olsun. Oturmuş düzeni değiştirerek iyileştirmeye karşılık. Yıkıp yeni maceraya girmeye çok temkinli bakarım işler fena gitmiyorken. vb. onlarca nedenden dolayı söylenenlerin çoğunun akılsız, mantıksız, bilgisiz, öngörüsüz, yararsız olduğunu görüyorum. İşte bu kadar irrasyonel çöplüğün karşısında bende savunuyormuşum gibi duruyor, yada savunmak zorunda kalıyorum. Dediğin özellikler açısından Burak skora muazzam katkısı olan, oyuna fazla katkısı olmayan bir oyuncu bana göre. Hangisi önemli. İkiside önemli. Ama oyun daha önemli bizim gibi takımlar için.

Bizler daha eleştirinin amacına vakıf değiliz. Eleştiri kişi kendini düzeltsin diye yapılır. Adam gitsin diye yapılan kampanyaları millet eleştiri sanıyor. Onun eleştirisi Burak'a değil. Teknik ve idari yönetime yapılır. Oda kadroda tutacağı oyuncularla ilgili kararlarını düzeltsin diye.

Sizin GSbaskette hesabıız var mıydı?
 
Yalnız Hakan Şükür'ün oynadığı dönem derken son dönemlerini,Galatasaray'ın büyük maddi krizde olduğu dönemi kastetmiştim orada.Torinolu Şaban dönemlerini değil. :D Bunu belirteyim,diğer dediklerine katılıyorum zaten.

Ordada şunu söyleyim. 1996-2000 döneminde oynardı. Oyun stili uygun olduğu için değil. Fatih Terimin eli sopalı olmasından dolayı. Bugün beklediğimiz ve yapmadığı herşeyi Terim ona öttürerek yaptırırdı. (Terim hayranı sayılmayayım şimdi. Terimin kişiliğine dönük birinci ellerden bana hiç uymayacak şeyler duydum. Haz etmem. Ancak bu yaptıklarını değerlendirmeyeceğim değil) Lucescu zamı ise tam Burak'lık oyun zaten. İyi defans. At araya, arkaya Burak atsın golü. Burak beceri çeşitliliği az bir oyuncu. Fakat yaptığı birkaç şeyide çok iyi yapıyor. Birde ben Allah'a inanmam ama. Allah fizik vermiş adama. Zıpkın gibi. Bu fizik, sürat bizim eski çingene Arif'te olacaktı, birazda ahlak tabi. Maradonayla yarışırdı söyleyim. Çingene Arif Garrincha'nın Türk versiyonudur.
 
Geri
Üst Alt