- 30 Temmuz 2009
- 12.441
- 6.711
- 1.993
Üzerinden yıllar geçmesine rağmen içimde yaradır.
Ve nedendir bilmem buraya yazasım geldi. Baştan belirteyim. Olay tamamen istemsiz biçimde gerçekleşmişti...
Düşünün ki son şampiyonluğu 2001-2002 sezonunda görmüşsünüz. Aradan 4 yıl geçmiş ve doğal olarak şampiyonluğa bir özlem var. Tüm sezonu heyecanla takip etmişsiniz, son hafta gelip çatmış... Şampiyonluk düğümünün çözüleceği akşama doğru ilerliyor zaman... Haftalarca, günlerce o günü beklemişsiniz...
İşte bu şartlarda gerçekleşti olay.
Lise yıllarındaydım. Şampiyonluk maçının olduğu gün o dönemki kız arkadaşımla geçirdim günü. Saat akşamüstü 5 sularında eve geldim. Başım zamansız ve anlamsız biçimde ağrıyordu.
-Bari bir-iki saat kestireyim biraz. Belki iyi gelir
diye düşündüm. Vurdum kafayı, yatış o yatış...
Gözümü açtığımda gördüğüm tek şey dipsiz bir siyahlıktı. Ve ciddi söylüyorum o an "öldüm mü ulan ?" düşüncesi hakim oluverdi beynimde birkaç saniyeliğine. El yordamıyla odamın içerisinde ilerleyip ışığı açtım. Saate baktığım an "5:15" ibaresini görmemle birlikte yaşadığım o afallayış, kısa süreli sersemlikten sonra aklıma ilk olarak maçların gelişi, bilgisayarın kasasına doğru atılıp power tuşuna basışım, ve bilgisayarın açılıp hazır hale gelmesine kadar beklemek zorunda olduğum o 1-2 dakikalık sürenin geçmek bilmeyişi...
-MAÇLAR NE OLDU OĞLUM ?
-LAN NASI UYURUM YAA....
-HADİ BE... ULAN HADİ YAA... ŞAMPİYONUZ BU KEZ HADİ BAK...
-UYUNUR MU OĞLUM UYUNUR MU YAA...
Ve sonunda açıldı bilgisayar. Girdim internete, ekranımda kocaman bir yazı... "ŞAMPİYON GALATASARAY !"
Ardından ergenliğin de verdiği o coşkuyla attığım çığlık, uykulu vaziyette karşıma gelen annemi kucaklayıp havaya kaldırışım, bana dönük tuhaf bakışlara aldırış etmeden geceye dair tüm videoları izleyip, kendimden geçişim...
Öyle karmaşık duygulara girdim ki. 4 yıl sonra gelen şampiyonluğa mı sevineyim, yoksa bu tarihi anlara canlı canlı tanık edemeyip tüm akşamı uykuda geçirmiş olmama mı yanayım...
Ortalık durulduğunda anneme sordum. "Be anne beni neden uyandırmadın ?"
Aldığım cevap yüzümde hala salak bir gülümseme oluşturur.
"Kıyamadım ki uyandırmaya. Güzel güzel uyuyordun işte..."
[media]https://www.youtube.com/watch?v=VkhrtzrqVMs[/media]
Düşünün ki son şampiyonluğu 2001-2002 sezonunda görmüşsünüz. Aradan 4 yıl geçmiş ve doğal olarak şampiyonluğa bir özlem var. Tüm sezonu heyecanla takip etmişsiniz, son hafta gelip çatmış... Şampiyonluk düğümünün çözüleceği akşama doğru ilerliyor zaman... Haftalarca, günlerce o günü beklemişsiniz...
İşte bu şartlarda gerçekleşti olay.
Lise yıllarındaydım. Şampiyonluk maçının olduğu gün o dönemki kız arkadaşımla geçirdim günü. Saat akşamüstü 5 sularında eve geldim. Başım zamansız ve anlamsız biçimde ağrıyordu.
-Bari bir-iki saat kestireyim biraz. Belki iyi gelir
diye düşündüm. Vurdum kafayı, yatış o yatış...
Gözümü açtığımda gördüğüm tek şey dipsiz bir siyahlıktı. Ve ciddi söylüyorum o an "öldüm mü ulan ?" düşüncesi hakim oluverdi beynimde birkaç saniyeliğine. El yordamıyla odamın içerisinde ilerleyip ışığı açtım. Saate baktığım an "5:15" ibaresini görmemle birlikte yaşadığım o afallayış, kısa süreli sersemlikten sonra aklıma ilk olarak maçların gelişi, bilgisayarın kasasına doğru atılıp power tuşuna basışım, ve bilgisayarın açılıp hazır hale gelmesine kadar beklemek zorunda olduğum o 1-2 dakikalık sürenin geçmek bilmeyişi...
-MAÇLAR NE OLDU OĞLUM ?
-LAN NASI UYURUM YAA....
-HADİ BE... ULAN HADİ YAA... ŞAMPİYONUZ BU KEZ HADİ BAK...
-UYUNUR MU OĞLUM UYUNUR MU YAA...
Ve sonunda açıldı bilgisayar. Girdim internete, ekranımda kocaman bir yazı... "ŞAMPİYON GALATASARAY !"
Ardından ergenliğin de verdiği o coşkuyla attığım çığlık, uykulu vaziyette karşıma gelen annemi kucaklayıp havaya kaldırışım, bana dönük tuhaf bakışlara aldırış etmeden geceye dair tüm videoları izleyip, kendimden geçişim...
Öyle karmaşık duygulara girdim ki. 4 yıl sonra gelen şampiyonluğa mı sevineyim, yoksa bu tarihi anlara canlı canlı tanık edemeyip tüm akşamı uykuda geçirmiş olmama mı yanayım...
Ortalık durulduğunda anneme sordum. "Be anne beni neden uyandırmadın ?"
Aldığım cevap yüzümde hala salak bir gülümseme oluşturur.
"Kıyamadım ki uyandırmaya. Güzel güzel uyuyordun işte..."
[media]https://www.youtube.com/watch?v=VkhrtzrqVMs[/media]