Sedat Görür
Aslan Üye
- 7 Şubat 2013
- 9.603
- 1.566
- 1.168
Dediğin gibi ergenlikte bu duyguları daha bir yoğun yaşıyorsun. 2006'da üniversiteyi kazandım ve mümkün olan her maça gitmeye çalıştım üstelik Eskişehir'de okuyordum 4 yıl üni okuduk desek o arada Samiyen'de oynanan tüm Fener maçlarına gittim , hatırladığım ilk maç o meşhur ''su savaşları'' olarak tarihe geçen maçtı. 5 maç ceza aldık ve Lincoln'u izlemek için ilk seyircili maç olan Gençlerbirliği maçına yine gittim , kupada Ümit Karan'ın son saniyede atıp Fener'i elediğimiz maça , Bjk 4-2 Baros hat-trick yaptığı maça sabah finalden çıkıp otogara koşarak gittim. Arada normal maçlara da gittim tabi. Zaten Eskişehir'de olduğumdan dolayı Galatasaray geldiğinde o maçlara da gittim üstelik öğrenim kredisi bile almıyordum. Nonda'nın gol attığı şampiyonluk maçı için 2 arkadaş totalde 250 lira yeni açık üst biletine verdik ve sene 2008. Eskişehir-İst arası yol masrafına hiç girmiyorum. Eses deplasmanını büyük maçlarda o şehirde olanlar bilir. Formayla şehirde gezene deli gözüyle bakıyorlar ve aha bunu birazdan linç edecekler gel izleriz diye peşine takılanlar oluyor . Bilet satılan yerlerin önünde nöbet tutup çıkışta biletinin hangi tribüne ait olduğunu kontrol edecek kadar psikopat bir anlayış hakim. Bir keresinde de Galatasaraylı olduğumuzu anlayıp üzerimize pompalı tüfek doğrultmuşlardı ve inadına üstlerine gitmiştim. Şimdi düşünüyorum da onların hepsi acaba neyin kafasıydı. Yaşın da ilerlemesiyle o eski fanatikliğim pek kalmadı ama böyle kritik maçları da genelde sevgilim ya da normal kız arkadaşlarımla geçirmeyi tercih ediyorum size de tavsiye ederim inanın maç aklınıza bile gelmiyor . İzlemediğim derbiler bile oluyor, mesela ilk aklıma gelen playoff maçında İnönü'de Melo -Aydın 2-0 aldığımız maçtı . Bir arkadaşa sadece gol olursa mesaj at demiştim sonra da teli sessize alıp bir kenara attım, skora bakmaya bile gerek duymadım.Yendiğimizi sabah öğrenmiştim. Hiç de pişman değilim. 
