2005-2006 Şampiyonluk Akşamını Uyuyarak Geçirmek

Dediğin gibi ergenlikte bu duyguları daha bir yoğun yaşıyorsun. 2006'da üniversiteyi kazandım ve mümkün olan her maça gitmeye çalıştım üstelik Eskişehir'de okuyordum 4 yıl üni okuduk desek o arada Samiyen'de oynanan tüm Fener maçlarına gittim , hatırladığım ilk maç o meşhur ''su savaşları'' olarak tarihe geçen maçtı. 5 maç ceza aldık ve Lincoln'u izlemek için ilk seyircili maç olan Gençlerbirliği maçına yine gittim , kupada Ümit Karan'ın son saniyede atıp Fener'i elediğimiz maça , Bjk 4-2 Baros hat-trick yaptığı maça sabah finalden çıkıp otogara koşarak gittim. Arada normal maçlara da gittim tabi. Zaten Eskişehir'de olduğumdan dolayı Galatasaray geldiğinde o maçlara da gittim üstelik öğrenim kredisi bile almıyordum. Nonda'nın gol attığı şampiyonluk maçı için 2 arkadaş totalde 250 lira yeni açık üst biletine verdik ve sene 2008. Eskişehir-İst arası yol masrafına hiç girmiyorum. Eses deplasmanını büyük maçlarda o şehirde olanlar bilir. Formayla şehirde gezene deli gözüyle bakıyorlar ve aha bunu birazdan linç edecekler gel izleriz diye peşine takılanlar oluyor . Bilet satılan yerlerin önünde nöbet tutup çıkışta biletinin hangi tribüne ait olduğunu kontrol edecek kadar psikopat bir anlayış hakim. Bir keresinde de Galatasaraylı olduğumuzu anlayıp üzerimize pompalı tüfek doğrultmuşlardı ve inadına üstlerine gitmiştim. Şimdi düşünüyorum da onların hepsi acaba neyin kafasıydı. Yaşın da ilerlemesiyle o eski fanatikliğim pek kalmadı ama böyle kritik maçları da genelde sevgilim ya da normal kız arkadaşlarımla geçirmeyi tercih ediyorum size de tavsiye ederim inanın maç aklınıza bile gelmiyor . İzlemediğim derbiler bile oluyor, mesela ilk aklıma gelen playoff maçında İnönü'de Melo -Aydın 2-0 aldığımız maçtı . Bir arkadaşa sadece gol olursa mesaj at demiştim sonra da teli sessize alıp bir kenara attım, skora bakmaya bile gerek duymadım.Yendiğimizi sabah öğrenmiştim. Hiç de pişman değilim. :asd:
 
Yaramı deştin... Ben Uefa Kupası final maçını izleyemedim gecenin üçünde teleteksten öğrendim, o akşamı rahmetli amcam trafik kazası geçirmişti. :-/
 
Ben saat 2 buçuk civarında Ali Sami Yen çevresine gidip sabaha karşı 5 sularında Taksim'den dönerek anı anına yaşamıştım şampiyonluk coşkusunu. Zaman makinası verseler ve geçmişte yaşadığın 10 günü sana tekrar yaşatacağız deseler biri kesinlikle o gün olurdu. Zafer sarhoşluğunun nirvanaya ulaştığı bir gündü o gün. Bir benzeri daha zor yaşanır derdim ama 2012'deki şampiyonluk da o coşkuya çok yaklaşmıştı. Ama yine de 14 Mayıs 2006 daha efsanedir benim gözümde 12 Mayıs 2012'den. Çünkü statta izlemek ve o coşkuyu canlı yaşamak inanılmazdı..
 
Dediğin gibi ergenlikte bu duyguları daha bir yoğun yaşıyorsun. 2006'da üniversiteyi kazandım ve mümkün olan her maça gitmeye çalıştım üstelik Eskişehir'de okuyordum 4 yıl üni okuduk desek o arada Samiyen'de oynanan tüm Fener maçlarına gittim , hatırladığım ilk maç o meşhur ''su savaşları'' olarak tarihe geçen maçtı. 5 maç ceza aldık ve Lincoln'u izlemek için ilk seyircili maç olan Gençlerbirliği maçına yine gittim , kupada Ümit Karan'ın son saniyede atıp Fener'i elediğimiz maça , Bjk 4-2 Baros hat-trick yaptığı maça sabah finalden çıkıp otogara koşarak gittim. Arada normal maçlara da gittim tabi. Zaten Eskişehir'de olduğumdan dolayı Galatasaray geldiğinde o maçlara da gittim üstelik öğrenim kredisi bile almıyordum. Nonda'nın gol attığı şampiyonluk maçı için 2 arkadaş totalde 250 lira yeni açık üst biletine verdik ve sene 2008. Eskişehir-İst arası yol masrafına hiç girmiyorum. Eses deplasmanını büyük maçlarda o şehirde olanlar bilir. Formayla şehirde gezene deli gözüyle bakıyorlar ve aha bunu birazdan linç edecekler gel izleriz diye peşine takılanlar oluyor . Bilet satılan yerlerin önünde nöbet tutup çıkışta biletinin hangi tribüne ait olduğunu kontrol edecek kadar psikopat bir anlayış hakim. Bir keresinde de Galatasaraylı olduğumuzu anlayıp üzerimize pompalı tüfek doğrultmuşlardı ve inadına üstlerine gitmiştim. Şimdi düşünüyorum da onların hepsi acaba neyin kafasıydı. Yaşın da ilerlemesiyle o eski fanatikliğim pek kalmadı ama böyle kritik maçları da genelde sevgilim ya da normal kız arkadaşlarımla geçirmeyi tercih ediyorum size de tavsiye ederim inanın maç aklınıza bile gelmiyor . İzlemediğim derbiler bile oluyor, mesela ilk aklıma gelen playoff maçında İnönü'de Melo -Aydın 2-0 aldığımız maçtı . Bir arkadaşa sadece gol olursa mesaj at demiştim sonra da teli sessize alıp bir kenara attım, skora bakmaya bile gerek duymadım.Yendiğimizi sabah öğrenmiştim. Hiç de pişman değilim. :asd:





Hangi bölümde okudun?
 
Bir de bu efsane maçın kale arkası biletleri sadece 17 liraydı. 2006 yılı için 17 lira da şimdinin 30 lirası falan eder herhalde. Çünkü maçın 17 lira olduğunu öğrenince çok sevinmiştim ve 5 bilet almıştım. Normalde pek maça gelmeyen arkadaşlarım da gelmişti. Biletin üstünde "Bu bir şampiyonluk maçıdır" yazıyordu. Geride olmamıza rağmen inanç biletlerden başlamıştı bile. Meşhur 20:45 sloganı da unutulmaz.



Adnan Polat: "DENİZLİ'DEN DUYULSUN"



Tüm Stat: "20:45"
 
bende 2005-2006 şampiyonluğunu kırklareli'nde tatbikatta tankın içinde radyodan dinleyerek duymuştum :D ne günlerdi be
 
Hayatımın şampiyonluklarından ve olaylarından biridir. İlki 14 sene sonraki şampiyonluktu 5 puan gerideyken herkes benimle dalga geçmişti şampiyon olacağız deyince. 3-0lık Xamax maçından sonra 5-0 yeneriz dediğimde de aynısı olmuştu. ama en efsanesi 2005-2006. O dönemki kız arkadaşımdan ayrılma eşiğindeyim çok sevdiğim işimden ayrılma eşiğindeyim daha önemlisi ciddi ciddi intihar hazırlıkları yaptığım beter bir depresyon süreci lisansüstü dönemi 8 ders vermek zorundayım. Öyle bir dönemdi. Ev arkadaşlarıyla ciddi problemlerim vardı bazı insanlar etraflarındaki kişilerin hayatını mahvetme konusunda çok başarılıdır. Ben şampiyon olacağız dediğimde çok dalga konusu olmuştum. Sürekli Allahım bir mutluluk sebebi ver diye dua ediyordum. O 16 dakika bittiğinde elimdeki küçük pilli radyo ile salondakilerin yüzündeki şaşkın ifadeye attığım bakışı asla unutamam.
 
Güzel bölüm... :) Ben ve eşimde Eskişehirde okuduk, hatta eşim sizin fakülte öğrencisiydi, 2008 mezunu o...



Evet , gelir kapısı fazla olan bir bölüm ve bir de Eskişehir'de okuyunca daha bir güzel oluyor :) Ben geç mezun oldum ya şehre yeni yeni ısınıyordum o dönemlerde. Sık sık giderim hatta en son 5 6 ay önce bizim maçın olduğu günlerde Eskişehir'deydim. Şehirden futbol kavramını çıkarsak mesela sosyal aktiviteleri (özellikle gece hayatı) , üniversiteleri ve de genel yapısıyla son derece gelişmiş bir şehir ama yine de nefret ettiğim bir zihniyete sahip tabi bir de okul kapandığı zamanlarda hayalet şehre dönüyor, o zamanlar da hiç çekilmiyor.
 
Galatasaray maçını veren kahve arayıp durmuştum çok azdı genelde bütün kahvehaneler Fener-Denizli maçını veriyordu.. Oyuncular son dakikalarda kenara koşarken Hasan falan.. Bende çıktım başka bir kahvenin önüne geldim ve Fener maçının bitmesini bekledim o 16 dakika bitmedi bir türlü işkence gibiydi.. :)
 
Bu maçı kaçıran yada yaşı itibariyle hatırlayamayan ufak taratarlarımıza üzülerek söylemeliyim ki bir daha öyle bir şampiyonluk göremezsiniz,göremeyiz :(
 
o son dakikada appiah ın kaçırdığı pozisyonu unutamıyorum.bütün sene ceza sahası dışından vurdu mu golü atan adam son dakikada atamamıştı.müthiş bir şampiyonluktu :D
 
maça gitme ihtimalim vardı (GS-kayseri) olmadı

lig tv'den fenerin maçı izliyim dedim.. ama denizlinin sürpriz yapacağını ummadığımdan izlemedim

bizim maçı veren 1 tane kahvehane yoktu

gittim eve radyodan dinledim.. evde kimse yok annem babam düğünde

radyodan fb maçı, netten bizim maç (hatta site webaslandı sanırım :D) fener 1 gol yedi.. evde kimse yok bağırıyorum ama sarılacak adam yok yapıştım yataklara yastıklara sarılıyorum.. ardından çıktım balkona bağırıyorum deli gibi goool diye, hemen pat pat silah sesleri duyuldu ben de fırladım içeriye :D sonra bir de şu var ne oldu nasıl oldu bilmem fb maçının 2. devresinin başını kaçırmışım ya da heycandan olanları unutmuşum, konfetiyi falan yani.. işte önce denizli attı sevindim sonra fb attı gerilim dolu dakikalar başladı

bizim maç bitti, fb maçı da 3 dakka uzar biter diye bekliyorum.. dedim ya maçın durduğunu unutmuşum

ulan hakem demesin mi 16 dakka

az önce sarıldığım yataklar yastıklar bu kez tekme tokat dayak yiyor benden :D

bekle bekle bekle bekle bitmiyo.. son dakkalar annemler de gelmiş düğünden, bişeyler konuşuyolar.. sokaklar bomboşmuş doğru düzgün insan yokmuş falan

dedim bi susun..

sonra spiker appiah'ın şutunu anlatırken: appiah vurduuuu dedi ve 1-2 saniye kadar bekledi, aha dedim şimdi spiker derin nefes alıyor ardından goooool diye bağıracak (bazıları o dönemler öyle yapardı brezilyalı spikerlere özeniyolardı heralde.. hatta ali ferahbot bu işte uzmandı gerçi o GS'li ama :)) o 1-2 saniye benim için 1-2 yıl gibiydi, sonra nihayet konuştu da gol olmadığını söyledi ben olduğum yere yığıldım.. ardından da maç bitmişti sanırım.. sonrasında sokağa çıkıp kutlamalar falan :D



bir de bursanın şampiyon olduğu maç var o ayrı bir olay.. 400 500 fenerli arasında içten içe sevinerek maç izlemek..



bizim kadıköy şampiyonluğunda rahattım ama.. karşımda tv istediğim gibi istediğim kadar bağırdım ettim..



son zamanlarda en büyük maç kaybım 2. juve maçı oldu.. öğlenki.. çalışıyordum cafede.. içeride biri netten tabletten izliyo bana söylüyo skoru ama donup duruyo yayın.. biz gol atmışız maç bitecek 90+ daha yeni söyledi "kardeş dakka 90 1-0 öndeyiz" diye. bağıramadım edemedim içimde kaldı çok fena. artık chelsea maçına inşallah
 
Birkaç el havaya sıkmıştım.
 
hiç unutmam amasya'da hatunun yanına gitmiştim.



Maçın olduğu gün 3 maçlık kupon attım yine.Son maç Denizlispor 10 çifte.



Kupon 50 liraya 500 tl veriyor,o zaman büyük para.



Benim hatun,onun kız arkadaşlarıyla oturuyoruz cafede.maça saatler kalmış,heyecandan kalbim çıkacak.



Dedimki hepinize söz veriyorum,Denizli kaybetmesin,şampiyon olalım.bu kuponun kazancını gidip bi dilenciye vericem.



Yemin verdim.



Maç başladı,heyecandan ölüyorum.



Hele son 16 dakika tarifsizdi..



Sonu güzeldi..



Geçmişe bakıyorum da..



Hayatta hiçbirşey,hiçkimse beni Galatasaray kadar mutlu etmedi.



Bunu kalpten söylüyorum..
 
2012 yılındaki fenerle son maça kalan şampiyonluk maçında da babam uyumuştu.Bir gün önceki gece hiç uyumamış.Ertesi günde maça 3-4 saate kala habire hap yutuyo. Şeker ve kalp hastası.Biz sanıyoz hastalığıyla ilgili ilaç alıyo. Meğer gidip uyku hapı almış,onları yutuyomuş. '' Benim bu maça kalbim hayatta dayanmaz,siz eğer şampiyon olursak beni hemen kaldırın-kızılaya konvoya çıkalım, yok eğer olamazsakda ertesi güne kadar ellemeyin,görmek istemiyom fenerlilerin sevinişini'' dedi. Şampiyon olduktan sonra etraf yıkıldı, Tv'nin sesini filan bile duyamıyoruz evde.Babam nasıl olsa kalkar birazdan bu seslere diye gittik kaldırmaya,adam uyanmıyo bir türlü. Abim omzuna girip halay çektiriyo, ben bir sürahi suyu yüzüne döktüm felan yok, banamısın demiyo. Annemde bırakın onu siz gidin dedi en sonunda.Bende videoya çektiydim hepsini,hesap sorarsa nasıl olsa kanıtımız var diye biz çıktık abimle konvoya. 5de felan geldik eve uykusuzluktan ölüyoruz artık,hemen yattım yatağa.Saat 6 buçuk felan suratımda tokatla uyandım. ''Ben demedim mi ulan size beni kaldırın diye.Sabah olduğunu görünce yüreğime iniyodu az daha,böyle şaka yapılırmı lan'' felan dedi.
 
o sene şampiyon olmamız benim kişisel gelişimime de katkı yapmıştır. fenerbahçeye yapılan kıyaklar beni bildiğin sinirden ağlatmıştır ağlatmış. hani öyle bir kez de değil. bir kaç kez ağlatmıştır. o yapılan kıyakları sıkı takipçi olan herkes bilir. allah büyük ya ligin son bölümüne haluk ulusoy başkan yetişti de adaletli bir yönetim baş gösterdi.



bunların dışında son maça geldiğimiz de içimde öyle büyük bir inanç vardı ki. biliyordum işte ilahi adalet tecelli edecek ve mutlaka iyi olan haklı olan kazanacaktı. evet içim de bir futbol maçının heyecanından çok adalet duygusunun tecellisinin heyecanı vardı ve sonunda mutlaka iyi olan kazandı. binlerce kez şükür.
 
Geri
Üst Alt